T.C. ADANA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR
T.C.
ADANA
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2018/68 Esas
KARAR NO: 2022/98
HAKİM: ... ...
KATİP: ... ...
DAVACI: ... -
VEKİLLERİ: Av. ... -
Av. ... -
DAVALI: ... - ...
...
VEKİLİ: Av. ... - ...
DAVA: İtirazın İptali
DAVA TARİHİ: 19/01/2018
KARAR TARİHİ: 27/01/2022
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : ...
Davacı vekili tarafından davalı aleyhine mahkememizde açılan itirazın iptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili Mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle;
Müvekkili banka ile dava dışı ... arasında akdedilen 08.02.2010 tarih 542 sayılı Genel Ticari Kredi Sözleşmesi'ni müteselsil kefil sıfatıyla davalı-borçlu ...'in imzaladığı, kullandırılan kredi borcunun ödenmemesi üzerine hesabın 10.10.2017 tarihinde kat edildiği, ihtarname keşide edildiği, borcun muaccel hale geldiği, toplam borç tutarı 18.592,94 TL.'nın ödenmesi için borçluya 3 günlük süre tanındığı, Adana 1.lcra Müdüdüğü'nün 2017/... E.sayılı dosyasında 23.10.2017 tarihinde icra takibi başlatıldığı, itiraz üzerine takibin durdurulduğu, borçlunun kötü niyetli olduğu iddialarıyla, davalı-borçlunun itirazlarının iptaline, takibin devamına, asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmelerine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili tarafından sunulan 09.03.2018 tarihli cevap dilekçesinde özetle, müvekkilin böyle bir borcunun bulunmadığı, imzalanan Genel Kredi Sözleşmesi'nin 08.02.2010 tarihli olduğu, müvekkilin oğlu tarafından borcun 1 yıllık süre zarfında vadelerinde günü gününe ödendiği, ...'in 2017 yılında iflas ettiği, bu yüzden çoğu borcunu ödeyemediği, ...'in kredi kartına ait bir borçtan dolayı müvekkili ve oğlu adına kredi kartı alacağından dolayı 11.10.2017 tarihinde noter kanalıyla ihtamame gönderildiği, sonuç alınamayınca müvekkil adına icra takibi başlatıldığı, yapılan itiraz neticesinde işbu dayanın açıldığı, çekilen ihtarda borcun kaynağının gösterilmediği savunmasıyla davanın reddine, takibin devamı ve icra inkâr tazminatı isteminin reddine karar verilmesini talep etmektedir.
Davacı banka vekilinin 03.04.2018 tarihli cevaba cevap dilekçesinde; dava konusu borcun dava dışı ...'in kredi kartına ilişkin bir borç olduğu iddialarının hukuki geçerliliğinin bulunmadığını, ihtarname borcun kredi sözleşmesinden kaynaklandığının belirtildiğini, sözleşmede dava dışı ...'in borçlu ...'in kefil sıfatıyla taraf olarak yer aldığını, ...'in sözleşmeden kaynaklanan kredi borcunun bulunması sebebiyle davalının kefilliğini sona erdirecek olan ibraname koşullarının oluşmadığını, davalı ...'in kredi sözleşmesi hükümleri gereğince kefil sıfatıyla borçtan sorumluluğunun devam ettiğini, davalının 08.02.2010 yılında kefil sıfatıyla imzalamış olduğu sözleşmeden kaynaklanan borcun ödenmemesi halinde 25.600,00.TL.'lık miktara kefil olduğunu, müvekkil banka ile dava dışı ...'in imzalamış olduğu sözleşmeye dayalı ...'in müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla sözleşmeye taraf olduğunu, ...'in Genel Ticari Kredi Sözleşmesi'nden kaynaklanan kredi taksitlerini ödememesi nedeniyle sözleşme hükümlerini ihlal ettiğini, davalı ...'in imzalamış olduğu sözleşmeden doğan borcunu yerine getirmediğini beyanla davanın kabulüne karar verilmesini talep etmektedir.
Davalı Vekili tarafından 30.04.2018 tarihinde sunulan ikinci cevap dilekçesinde özetle; kredi borcunun 25.000,00 TL. olduğunu, bu meblağın yaklaşık 1-1,5 yıl aralığında ödendiğini, kredinin asıl borçlu oğlu ... tarafından tamamen kapatıldığını, müvekkilin kefillikten dolayı borcunun bulunmadığını, davaya konu hususun müvekkilin oğlunun başkaca borcundan (kredi kartı) olduğu kanaatinde olduklarını beyanla davanın reddine, 08.02.2010 tarihinde müvekkilinde kefil olarak imza attğı söz konusu kredi borcunun ödenip ödenmediğinin, akıbetinin sorulmasına, ödenmiş ise dekontlarının gönderilmesi için ilgili bankaya müzekkere yazılmasına, takibin devamı ve icra inkâr tazminatı isteminin reddine, bu miktarın lehlerine karar çıkması durumunda tazminatın taraflarına ödenmesine karar verilmesini talep etmektedir.
YARGILAMA ve GEREKÇE:
Adana 1. İcra Müdürlüğünün 2017//... E. Sayılı dosyası celp edilmiştir.
Adana 1. İcra Müdürlüğünün 2017//... E. Sayılı dosyasında; alacaklı ... tarafından, borçlu ... ile ... aleyhine 17.010,57 TL asıl alacak ve işlemiş faizi ile birlikte tahsili amacıyla icra takibi açıldığı, borçlu vekilinin itirazı üzerine takibin durduğu anlaşılmıştır.
... ... Şube Müdürlüğüne müzekkere yazılarak; davacı banka ile davalı ... (TC :...) arasında 08/02/2010 tarihinde düzenlenmiş olan genel kredi sözleşmesine ilişkin tüm evrakların celbedildiği,
Mahkememizce dosya bilirkişi ...'na tevdii edilmiş ve bilirkişi tarafından düzenlenen 09/08/2021 tarihli rapor ile 07/12/2021 tarihli ek raporda; Davalının 08.02.2010 tarihli 25.000,00 TL limitli Genel Ticari Kredi Sözleşmesi'ni müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığı, Genel Ticari Kredi Sözleşmesi'ne istinaden kullandırılan kredilerin borçlarından kefalet limiti olan 28.650,00 TL. ile faiz ve fer'ilerinden kefaleten sorumlu olduğu, davacı banka ile dava dışı ... arasında akdedilen 12.03.2010 tarihli Kredi Kartı Üyelik ve Kredi Sözleşmesi'ne istinaden ...'e ... no.lu bireysel nitelikli kredi kartı tahsis edildiği, davalının Kredi Kartı Üyelik ve Kredi Sözleşmesi'ni kefil olarak imzalamadığı, davacı barkanın dava dışı ... ve davalı ... aleyhine başlattığı Adana 1.lcra Müdürlüğü'nün 2017/... E. sayılı icra dosyasında davacı bankanın 16.905,41.TL asıl alacak, 1.326,72 işlemiş faiz, 66,34.TL BSMV, toplam 18.298,47.TL alacaklı olduğu, 12.03.2010 tarihli Kredi Kartı Üyelik ve Kredi Sözleşmesi'nde kefil sıfatıyla imzası bulunmayan davalı ...'in takdir Sayın Mahkemenize ait olmak üzere Adana 1.İcra Müdürlüğü'nün 2017/... E. sayılı icra dosyasında davacı bankanın talep ettiği tutardan sorumlu olmayacağının düşünüldüğü, alacağın likid olduğu belirtilmiştir.
Dava İcra İflas Kanunu 67. Maddesine dayanan itirazın iptali davasıdır. Davalı banka ile dava dışı ... arasında akdedilen 08.02.2010 tarih 542 sayılı Genel Ticari Kredi Sözleşmesi'ni müteselsil kefil sıfatıyla davalı-borçlu ...'in imzaladığı, kullandırılan kredi borcunun ödenmemesi üzerine hesabın 10.10.2017 tarihinde kat edildiği, ihtarname keşide edildiği, davacı banka ile dava dışı ... arasında akdedilen 12.03.2010 tarihli Kredi Kartı Üyelik ve Kredi Sözleşmesi'ne istinaden ...'e ... no.lu bireysel nitelikli kredi kartı tahsis edildiği, davalının Kredi Kartı Üyelik ve Kredi Sözleşmesi'ni kefil olarak imzalamadığı, davalı banka ... şubesinden gelen müzekkere cevabında takip hesabının kredi kartı borcundan kaynaklandığının belirtildiği görülmüş olup 12.03.2010 tarihli Kredi Kartı Üyelik ve Kredi Sözleşmesi'nde kefil sıfatıyla imzası bulunmayan davalının icra takibine yapmış olduğu itirazı haklı olması nedeni ile davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM;Devam eden duruşmalar nedeniyle gerekçesi daha sonra açıklanacağı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Alınması gerekli 80,70 TL harçtan peşin olarak alınan 226,50 TL'nin düşülmesi sonucu bakiye 145,80 TL'nin karar kesinleştiğinde ve istek halinde davacıya iadesine,
3-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan AAÜT uyarınca hesap olunan 5.100,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
5-Hüküm kesinleştiğinde kullanılmayan gider avansının ilgilisine iadesine,
Dair, davacı vekili ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde, mahkememize veya eşdeğer başka bir mahkemeye verilecek bir dilekçe ile İSTİNAF YOLU açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 27/01/2022
Katip ...
Hakim ...