T.C. ADANA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİEsas-Karar No: 2019/649 Esas - 2022/437
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
T.C.
ADANA
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2019/649
KARAR NO: 2022/437
BAŞKAN: ...
ÜYE: ...
ÜYE: ...
KATİP: ...
DAVACILAR : 1-... - ...
2-... - ...
3-... - ...
VEKİLİ: ... - ...
DAVALI: ... A.Ş. - ...
VEKİLİ: ... - ...
DAVA: Menfi Tespit
DAVA TARİHİ: 17/09/2019
KARAR TARİHİ: 27/04/2022
KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : ...
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacılar vekili dava dilekçesinde; davalı banka ile asıl borçlu ... ve ... Şirketi arasında 24/03/2014 tarihinde 1.000.000,00 TL limitli genel kredi sözleşmesi imzalandığını, iş bu kredi sözleşmesini şirket hissedarları olan müvekkillerinin müteselsil kefil olarak imzaladıklarını, bu sözleşmenin imzalanması sırasında ve bu sözleşmenin eki olarak asıl borçlu sıfatı ile şirkete, kefil sıfatıyla ise hissedarlar olan müvekkillerine Adana 5.İcra Müdürlüğünün 2018/... E. Sayılı dosyasında takibe konu bononun imzalatıldığını, bu işlemlerden sonra borçlu şirkete sözleşme kapsamında bir takım ticari krediler kullandırıldığını, müvekkillerinden ...'nın 17/03/2015 tarihinde şirketteki hissesinin tamamını diğer ortak ...'ya devrettiğini, akabinde diğer müvekkilleri ... ve ...'nun da şirketteki hisselerinin tamamını 13/01/2016 tarihinde diğer hissedar ...'ya devrettiğini ve tüm bu devirlerin ve kefaletten vazgeçtiklerinin davalı bankaya bildirildiğini, bu bildirim sonrasında bankanın kefaletin kaldırılması şartı saydığı riskin kapatılarak hesap bakiyesinin sıfırlandığını ve bu çerçevede 31/03/2016 tarihi itibariyle müvekkillerinin kefalet riskinin sona erdiğini, 31/03/2016 tarihi itibariyle bono bedelinin ödendiğini ve bononun bedelsiz kaldığını, 31/03/2016 tarihinden 21/02/2018 tarihine kadar borçlu şirket ile davalı banka arasında hiçbir hesap hareketi yahut borçlandırıcı bir işlem bulunmadığını, 21/02/2018 tarihinde firma ile bankanın yeni bir genel kredi sözleşmesi imzaladığını ve bu sözleşme kapsamında yeni krediler kullandırıldığını, bu sözleşmede müvekkillerinin aslen yahut kefaleten taraf sıfatlarının bulunmadığını, 24/03/2014 tarihli genel kredi sözleşmesinin ise daha önce tasfiye edildiğini, bu kredilerin vadesinde ödenmemesi üzerine hesabın kat edildiğini ve borcun ödenmesi hususunda müvekkillerine ihtarname gönderildiğini ve toplam 1.000.030,39 TL borcun 1 gün içerisinde ödenmesi ve çek yapraklarının iadesinin yapılmaması halinde yasal yollara başvurulacağının bildirildiğini, bu ihtarnamede icra dosyasına konu senetten hiç bahsetmemesine rağmen Adana 5.İcra Müdürlüğünün 2018/... E. Sayılı dosyası ile müvekkilleri aleyhine kambiyo senetlerine özgü takip yoluna başvurduğunu, 24/03/2014 tarihinde imzalatılan sözleşme ile birlikte alınan ve bedeli ödenen bononun, müvekkillerinin hiçbir sorumluluğu ve taraf sıfatının bulunmadığı 21/02/2018 tarihli genel kredi sözleşmesinin borcuna karşılık iş bu kredi sözleşmesinden sonra takibe konulduğunu, oysaki müvekkillerinin 21/02/2018 tarihli kredi ile hiçbir ilgilerinin bulunmadığını, bononun dayanak verildiği kredi borçlarının tamamının kapatıldığını, takibe konu borcun 21/02/2018 tarihli genel kredi sözleşmesi kapsamında kullandırılan kredilerden kaynaklandığını belirterek, müvekkillerinin Adana 5.İcra Müdürlüğünün 2018/... E. Sayılı dosyasında takibe konu senetten dolayı toplam 975.021,13 TL borçlu olmadıklarının tespiti ile takibin iptaline ve davalının alacağın %20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına ve yine alacağın %10'u oranında para cezasına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacıların iddialarının tamamının haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olup, tamamıyla alacağın tahsilini geciktirme ve takibi sürüncemede bırakmak amacını taşıdığını, Adana 5.İcra Müdürlüğünün 2018/... E. Sayılı dosyası ile kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla yapılan takibe konu senedin, kayıtsız şartsız ... A.Ş. veyahut emrühavalesine 1.000.000,00 TL bedeli ödeme vaadi içeren 24/03/2014 düzenleme tarihli 18/09/2018 vade tarihli bono olduğunu, TTK'nun 776.maddesi uyarınca takibe konu senedin kambiyo senedi vasfında olduğunu, bu senede ilişkin taraflarca yapılmış bir ödeme bulunmadığını, davacıların kefaletinin süre ile sınırlı olmadığını, senet sebepten mücerret olmakla davacıların şirket ortaklığından ayrılmaları ya da kefaletten caydıklarını bildirmelerinin kefaleti sona erdirmeyeceğini belirterek, davanın reddi ile davacıların takibi sürüncemede bırakmak istemeleri nedeniyle aleyhlerine %20 oranında tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Adana 5.İcra Müdürlüğünün 2018/... E. Sayılı dosyası, Adana C.Başsavcılığının 2018/... Sor. Sayılı dosyası, Adana 9.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/... E. Sayılı dosyası, Adana 8.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/... E. Ve 2018/... E. Sayılı dosyaları ve dava konusu kredilere ilişkin tüm banka kayıtları celp edilmiştir.
Adana 5.İcra Müdürlüğünün 2018/... E. Sayılı dosyasının incelenmesinde; alacaklı ... A.Ş. Vekili tarafından, borçlular ... ... Ltd. Şti., ..., ..., ... ve ... aleyhine toplam 975.021,13 TL alacağın tahsili amacıyla kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile icra takibi açıldığı, takip dayanağının 24/03/2014 düzenleme tarihli 18/09/2018 ödeme tarihli 1.000.000,00 TL bedelli senet olduğu anlaşılmıştır.
Mahkememizce dosya bankacı bilirkişiler ... , ... ve ...'a tevdii edilmiş ve bilirkişi heyetince düzenlenen 14/08/2020 havale tarihli raporda; davalı ... A.Ş. ile dava dışı ... ... Ltd. Şti. Arasında 24/03/2014 tarihli 1.000.000,00 TL limitli Genel Kredi Sözleşmesi imzalandığı, davacıların ise iş bu sözleşmeyi müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatıyla imzaladıkları, ayrıca davacıların 24/03/2014 tarihli 1.000.000,00 TL bedelli bonoyu kefil (avalist) sıfatıyla imzaladıkları, daha sonra dava dışı şirket ve davalı banka arasında 22/02/2018 tarihli 1.000.000,00 TL bedelli genel kredi sözleşmesi akdedildiği, bu sözleşmede davacıların kefaletinin bulunmadığı, dava dışı şirkete kullandırılan kredilere ilişkin eksik belgelerin sunulması halinde yapılan ödemelerin tespit edilebileceği, davacı tarafından 28/02/2018 tarihinde 500.000 TL, 16/03/2018 tarihinde 255.250 TL, 10/04/2018 tarihinde 161.800 TL, 02/05/2018 tarihinde 85.000 TL, 26/06/2018 tarihinde 150.000 TL ve 17/07/2018 tarihinde 190.500 TL kredi kullandırıldığının ifade edildiği, kredi kullanım tarihleri dikkate alındığında kredilerin davacıların kefaleti bulunmayan 22/02/2018 tarihli Genel Kredi Sözleşmesi sonrasında kullanıldığı, Yargıtay kararlarında kefilin sadece imzası bulunan sözleşme kapsamında kullandırılan tutardan sorumlu oldukları görüşünün benimsendiği, davacıların 24/03/2014 tarihli Genel Kredi Sözleşmesine istinaden kullandırılan kredi borçlarından sorumlu tutulabileceklerse de kefaletlerinin olmadığı 22/02/2018 tarihli genel kredi sözleşmesine istinaden kullandırılan kredi borçlarından sorumlu olmayacakları, Adana 5.İcra Müdürlüğünün 2018/... E. Sayılı takip dosyasında borcun dayanağı 24/03/2014 tarihli 1.000.000 TL bedelli bononun, Genel Kredi Sözleşmesinin 8.maddesi düzenlemesi, bono ve genel kredi sözleşmesinin limit ve tarihinin aynı olduğu dikkate alındığında teminat senedi olarak düzenlendiği, davacıların dava dışı şirketin borçlarının tamamının kapandığı yönündeki iddiasını davalı bankaya karşı ileri sürüp süremeyeceği hususunun mahkemenin takdirinde olacağı belirtilmiştir.
Taraf vekillerinin bilirkişi raporuna karşı itirazları üzerine ve davalı bankadan celp edilen eksik belgeler ile birlikte dosya yeniden bilirkişi heyetine tevdii edilmiş ve bilirkişi heyetince düzenlenen 28/01/2021 havale tarihli ek raporda;
-... A.Ş. ile dava dışı ... ... Ltd. Şti. arasında 24/03/2014 tarihli 1.000.000,00 TL limitli Genel Kredi Sözleşmesi imzalandığı, bu sözleşmeyi davacılar ..., ..., ...'nun müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatıyla imzaladıkları, ayrıca davacıların 24/03/2014 tarih 1.000.000 TL bedelli bonoyu kefil (avalist) sıfatıyla imzaladıkları, daha sonra dava dışı şirket ile davalı banka arasında 1.000.000 TL limitli 22/02/2018 tarihli genel kredi sözleşmesinin akdedildiği, bu sözleşmede davacıların kefaletinin bulunmadığı,
-Dosyaya sunulan hesap özetlerinin incelenmesinde, 24/03/2014 tarihli genel kredi sözleşmesine istinaden kullandırılıp da ödenmemiş davacıların kefil sıfatıyla sorumlu tutulabileceği bir borcun tespit edilemediği,
-... numaralı hesap üzerinden 28/02/2018 tarihinde 500.000 TL, 16/03/2018 tarihinde 255.250 TL , 10/04/2018 tarihinde 161.800 TL, 02/05/2018 tarihinde 85.000 TL, 26/06/2018 tarihinde 150.000 TL ve 17/07/2018 tarihinde 190.500 TL kredi kullandırıldığı,
-Adana 5.İcra Müdürlüğünün 2018/... E. Sayılı dosyasında takibe konu bononun teminat senedi olarak düzenlendiği,
-Davacıların dava dışı şirketin borçlarının tamamının kapandığı, bononun teminat senedi olduğu yönündeki iddiasını davalı bankaya karşı ileri sürüp süremeyeceği hususunun mahkemenin takdirinde olacağı belirtilmiştir.
Bilirkişilere banka kayıtları üzerinde yerinde inceleme yetkisi verilmek suretiyle bu kez yeniden dosya bilirkişi heyetine tevdii edilmiş ve bilirkişiler tarafından düzenlenen 15/06/2021 havale tarihli 2.ek raporda; kök raporda belirtildiği üzere davacıların müteselsil kefil sıfatıyla 24/03/2014 tarihli genel kredi sözleşmesini imzaladıkları, 22/02/2018 tarihli genel kredi sözleşmesinde ise imzalarının bulunmadığı, 22/02/2018 tarihli genel kredi sözleşmesinin 31.maddesinde 24/03/2014 tarih 1 nolu 1.000.000 TL tutarlı genel kredi sözleşmesinin eki ve ayrılmaz bir parçası olduğuna dair hüküm bulunduğu, dosyadaki belgelerden 22/02/2018 tarihli genel kredi sözleşmesine istinaden kullanılan kredi borcunun mevcut olup olmadığı veya tutarının tespit edilemediği, banka kayıtlarının incelenmesinde takip konusu bononun teminat senedi olarak düzenlendiği kanaatlerini destekleyen bilgi ve belgenin tespit edilemediği belirtilmiştir.
Taraf vekillerinin rapora itirazları ve yeni celp edilen belgeler ile birlikte dosya yeniden bilirkişi heyetine tevdii edilmiş ve bilirkişiler tarafından düzenlenen 19/10/2021 havale tarihli 3.ek raporda; 15/06/2021 tarihli 2.ek raporda belirtilen hususların aynen geçerli olduğu, eksik bir kısım belgelerin bulunduğu, bu belgelerin ibrazından sonra istenilen tespitlerin yapılabileceği belirtilmiştir.
Bilirkişi 3.ek raporunda eksikliği bildirilen belgelerin celbi ile dosya yeniden bilirkişi heyetine tevdii edilmiş ve bilirkişilerce düzenlenen 07/03/2022 havale tarihli 4. ek raporda;
1-Davacıların, dava dışı şirketin davalı banka lehine keşide ettiği Adana 5.İcra Müdürlüğünün 2018/... E. Sayılı dosyasında takibe konu 24/03/2014 düzenleme tarihli 18/09/2018 ödeme günlü 1.000.000 TL bedelli bonoyu kefil sıfatıyla imzaladıkları,
2-22/02/2018 tarihli 1.000.000 TL bedelli genel kredi sözleşmesini davacıların müteselsil kefil sıfatıyla imzalamadıkları, davacıların 24/03/2014 tarihli 1.000.000 TL limitli genel kredi sözleşmesini müteselsil kefil sıfatıyla imzaladıkları, 22/02/2018 tarihli genel kredi sözleşmesinin 31.maddesinde boş bırakılan alanların el yazısı ile doldurulduğu,
3-a)Davalı bankanın icra takip tarihi itibariyle alacak tutarının 920.531,79 TL asıl alacak olmak üzere toplam 962.729,66 TL olarak hesaplandığı, davalı bankanın kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takip başlattığı, BSMV talebinde bulunmadığı,
b)Dava tarihi itibariyle alacak tutarının 947.851,79 TL asıl alacak olmak üzere toplam 1.213.234,55 TL olarak hesaplandığı,
4-Adana 5.İcra Müdürlüğünün 2018/... E. Sayılı takip dosyasının dava tarihi itibariyle hesaplanan alacak tutarının 955.563,40 TL asıl alacak olmak üzere toplam 1.149.103,84 TL olduğu belirtilmiştir.
Dava, İİK 72. Maddesine dayanan menfi tespit davasıdır.
Somut olayda; davalı ... A.Ş. İle dava dışı .... Ltd. Şti. arasında 1.000.000,00 TL limitli 24/03/2014 tarihli genel kredi sözleşmesi imzalandığı, bu sözleşmeyi davacılar ..., ... ve ...'nun müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla imzaladıkları, ayrıca aynı tarihli (24/03/2014) 1.000.000,00 TL bedelli bonoyu avalist sıfatıyla imzaladıkları anlaşılmıştır. Kredi sözleşmesi ile davaya konu bononun keşide tarihleri ile limitlerinin aynı olması nedeniyle davaya konu bononun kredi sözleşmesinin teminatı olarak verildiği kabul edilmiştir.
Mahkememizce yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucu, 24/03/2014 tarihli genel kredi sözleşmesine istinaden kullandırılan kredilerin tamamının geri ödendiği, bu sözleşme nedeniyle davacı kefillerin sorumlu tutulabileceği herhangi bir borç tespit edilemediğinden, davaya konu 24/03/2014 tarihli 1.000.000,00 TL bedelli teminat senedinin bedelsiz kaldığı anlaşılmıştır.
Davacı banka daha sonra dava dışı .... Ltd. Şti. ile 22/02/2018 tarihinde 1.000.000,00 TL limitli genel kredi sözleşmesi imzalamıştır. Bu sözleşmede davacıların kefil olarak imzaları bulunmamaktadır. Mahkememizce yaptırılan bilirkişi incelemesinde, dava dışı .... Ltd. Şti.'nin borcunun tamamının 22/02/2018 tarihli ve davacıların kefaletinin bulunmadığı kredi sözleşmesine istinaden kullandırılan kredilerden kaynaklandığı anlaşılmaktadır.
Tüm bu nedenlerle davacıların, Adana 5.İcra Müdürlüğünün 2018/... E. Sayılı takip dosyası ve dayanağı olan bono nedeni ile davalıya borçlarının bulunmadığı anlaşıldığından, davacıların menfi tespit davasının kabulüne karar verilmiştir.
Davalı, davaya konu bono nedeniyle davacılar hakkında takip yaparken kendi kayıtlarından kolaylıkla kefil olan davacıların kefaletten kaynaklanan ve teminat olarak verdikleri bono nedeniyle borçlarının bulunmadığını bilebilecek olması nedeniyle, borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötü niyetli olduğu kabul edilerek, haksızlığı anlaşılan takibe konu alacağın %20 si oranında tazminatın davalıdan alınarak davacılara ödenmesine karar verilmiş ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜ ile; davacıların Adana 5.İcra Müdürlüğünün 2018/... E. Sayılı takip dosyası ve dayanağı olan bono nedeni ile davalıya borçlu olmadıklarının tespitine,
Davacıları menfi tespit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşıldığından haksızlığı anlaşılan takip konusu olacağın %20 si olan 195.004,22 TL tazminatın davalıdan alınarak davacılara ödenmesine,
Davalının tazminat talebinin koşulları oluşmadığından reddine,
2-Alınması gereken 66.603,69 TL karar harcından, peşin alınan 16.650,93 TL harcın mahsubu ile bakiye 49.952,76 TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
3-7155 sayılı kanun 23. Maddesi ile 6325 sayılı Kanuna eklenen 18/A Maddesinin 14. fıkrası gereğince suçüstü ödeneğinden karşılanan 1.320,00 TL arabulucuk ücretinin davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAD KAYDINA,
4-Davacılar kendilerini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan AAÜT uyarınca hesap olunan 65.801,06 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacılara ödenmesine,
5-Davacı tarafından yapılan 16.650,93 TL peşin harcın tamamının davalıdan alınarak davacılara ödenmesine,
6-Davacı tarafından yapılan 199,40 TL tebligat gideri, 43,80 TL müzekkere gideri ve 1.800,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 2.043,20 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacılara ödenmesine,
7-Hüküm kesinleştiğinde kullanılmayan gider avansının ilgilisine iadesine,
Dair, davacılar vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı 6100 sayılı HMK.nun 341/1 ve 345 maddeleri gereğince, kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde, mahkememize veya eşdeğer başka bir mahkemeye verilecek bir dilekçe ile İSTİNAF YOLU açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, alenen ve usulen tefhim kılındı. 27/04/2022
Başkan ...
Üye ...
Üye ...
Katip ...