T.C. ADANA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİEsas-Karar No: 2019/653 Esas - 2022/398
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
ADANA
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİGEREKÇELİKARAR
ESAS NO: 2019/653 Esas
KARAR NO: 2022/398
HAKİM: ...
KATİP: ...
DAVACI: ... -
VEKİLLERİ: ... - ...
DAVALI: ... - ...
DAVA: İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ: 03/07/2019
KARAR TARİHİ: 14/04/2022
KARARIN YAZILDIĞI TARİH: ...
Davacı vekili tarafından davalı aleyhine mahkememize açılan davanın yapılan açık yargılaması sonunda;
TALEP : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının işleteni olduğu ve davacı şirkete trafik sigortalı ... plakalı aracın 15/06/2018 tarihinde sürücü belgesi bulunmayan dava dışı ... idaresindeki ... plakalı araca yüzde yüz kusurlu olarak çarptığını, ...'ın sürekli sakatlığına sebebiyet verdiğini, zarar gören şahsa davacı şirket tarafından 27/07/2018 tarihinde 39.896,76 TL ödeme yapıldığını, mağdurun ek tazminat ödenmesi için dava açtığını ve dava sonucunda mağdura 01/10/2018 tarihinde 53.600,00 TL ek tazminat ödendiğini, alacağın rücuen tahsili için Karaisalı İcra Müdürlüğünün 2019/... Esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığını beyanla icra takibine yapılan itirazın iptali ile takibin devamına ve %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DELİLLER ve GEREKÇE :
Ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işlerinin tanımını yapan 6102 Sayılı TTK'nun 4.maddesinde; her iki tarafın da ticari işletmesi ile ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın, TTK'nda düzenlenen hususlardan ve maddede açıkça atıf yapılan diğer kanun hükümlerinden kaynaklanan dava ve çekişmesiz yargı işleri, ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi olarak nitelendirilmiştir.
Aynı kanunun 5/1 maddesinde ise; ''Aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesi tüm ticari davalar ile çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevlidir.'' hükmüne yer verilmiştir.
Görevle ilgili değerlendirmenin 6102 Sayılı TTK'nun 4 ve 5.maddesindeki düzenlemeler gözetilerek yapılması gerekir. 6102 Sayılı Kanun'un 19.maddesi ''ticari iş karinesi'' başlığını taşımakta olup, bu maddenin 2.fıkrasında yer alan ''Taraflardan yalnız biri için ticari iş niteliğinde olan sözleşmeler, kanunda aksine hüküm bulunmadıkça, diğeri için de ticari iş sayılır.'' hükmünün, görevli mahkemenin belirlenmesinde dikkate alınması mümkün değildir. Aksi yöndeki bir kabul, ticaret mahkemelerinin özel mahkeme statüsünün sonlanması sonucunu doğurur.
Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda; Davanın, 2004 sayılı İİK'nun 67/1 maddesi gereğince açılan ve ZMMS poliçesine dayanan rucuen tazminat alacağına istinaden yapılan icra takibine itirazın iptali davası olup, 6502 sayılı Tüketici Korunması Hakkında Kanun'un 3/1-k maddesi gereğince, ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek kişi davalı ile, TTK'nun 16/1 maddesi gereğince tüzel kişi tacir olan davacı sigorta şirketi arasında düzenlenen Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta sözleşmesinin, 6502 sayılı yasasının 3/1-l maddesine göre kazaya konu traktör zirai amaçla kullanılan araç olup, bu nedenle davaya konu işlem tüketici işlemi olup, bu işlemden kaynaklanan davalara bakmakla görevli mahkemelerin Tüketici Mahkemeleri olduğu anlaşıldığından, HMK'nun 114/1-c ve 115/1-2 maddeleri gereğince mahkememizin görevsizliği nedeniyle, davanın, dava şartı yokluğundan usulden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.(Yargıtay 17.HK.2020/280 esas 2020/8444 nolu kararı da bu yöndedir.)
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-6100 sayılı HMK.nun 114/1-c maddesi delaletiyle 6100 sayılı HMK.nın 115/2 maddesi gereğince davanın mahkememizin görevsizliği nedeniyle DAVA ŞARTI YOKLUĞUNDAN USULDEN REDDİNE,
2- 6100 sayılı HMK.nın 20/1 maddesi gereğince taraflardan birinin süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde kararı veren mahkememize başvurarak, dava dosyasının görevli ya da yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmesi halinde dosyanın görevli ve yetkili ADANA NÖBETÇİ TÜKETİCİ MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE,
3-6100 sayılı HMK.nın 20/1 maddesi gereğince taraflardan birinin, bu karar verildiği anda kesin ise bu tarihten, süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde kararı veren mahkememize başvurarak, dava dosyasının görevli ya da yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmediği takdirde, mahkememizce DAVANIN AÇILMAMIŞ SAYILMASINA karar verileceğinin ihtarına (tebliğ ile beraber),
4- 6100 sayılı HMK.nın 331/2 maddesi gereğince görevsizlik kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmesi hâlinde, yargılama giderlerinin görevli mahkemece değerlendirilmesine,
5-6100 sayılı HMK.nın 331/2 maddesi gereğince görevsizlik kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmemiş ise, talep halinde mahkememizce verilecek ek kararla dosya üzerinden bu durumun tespiti ile davacıların yargılama giderlerini ödemeye mahkûm edilmesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, 6100 sayılı HMK.nun 341/1 ve 345 maddeleri gereğince, kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde, mahkememize veya eşdeğer başka bir mahkemeye verilecek bir dilekçe ile İSTİNAF YOLU açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, alenen ve usulen tefhim kılındı. 14/04/2022
Katip ...
Hakim ...