T.C. ADANA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2020/135 Esas - 2022/123
TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR
T.C.
ADANA
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2020/135 Esas
KARAR NO: 2022/123 Karar
HAKİM: ...
KATİP: ...
DAVACI: ... - ...
VEKİLİ: ... - ...
DAVALI: ... ANONİM ŞİRKETİ - ...
VEKİLLERİ: ... - ...
İHBAR OLUNAN: ... -
DAVA: Tazminat
DAVA TARİHİ:12/02/2020
KARAR TARİHİ: 03/02/2022
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : ...
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:Davacı vekili 12/02/2020 tarihli dava dilekçesinde özet olarak; davalı ...nın müşterisi olan müvekkili ... numaralı hesabı nolu hesabı kullandığını, 02/07/2018 tarihinde ... Mahallesi ... Sitesi 12. Blok No:... .../ADANA adresinden, mevcut bilgisayarıyla ... internet bankacılığı sayfasına giriş yaptığını, hesap numarası ve şifreyi girmesinin akabinde müvekkilinden telefon numarası istendiğini ve müvekkilinin de numarasını girerek işleme devam etmek istediğini ancak hesabına giriş yapamadığını, sayfayı yeniden kapatıp açtığında internet bankacılığına girebildiğini ve ödemelerini yaparak güvenli çıkış ile sayfayı kapattığını, müvekkilinin 03/07/2018 tarihinde saat 11:31 de ... numaralı telefondan defalarca aranıp telefonu meşgul edildiğini, akabinde müvekkilinin telefonuna ‘Sayın ... 03.07.2018 11:31 tarihinde ... isimli/unvanlı kişiye ... nolu hesabınızdan 80.000,00 TL tutarında HAVALE işlemi gerçekleştirilmiştir.’ Şeklinde bilgilendirme mesajı geldiğini ve müvekkilinin hemen işlemin kendisine ait olmadığı hususunda bilgi vermek için müşteri hizmetlerini aradığını aynı anda da ticari işlerini yürütebilmesi adına vekil tayin ettiği ...’yü(T.C:...) hesaplara bloke koyması için bankaya gönderdiğini, ... bankaya gittiğini banka personeline, tarafınca tespit edilemeyen bir yöntem ile hesaptan para çıkışı gerçekleştirildiğini izah ettiğini paranın havale edildiği hesaplara ivedikle bloke koyulmasını talep ettiyse de banka çalışanlarının ‘Genel Müdürlüğü arayalım,onay alalım,şubeyle görüşelim….’şeklinde ne yapacağından emin olamayan ihmali davranışları sebebiyle, ...’e ait hesaba bloke konulana kadar, paranın şahıs tarafından çekildiğini ve bloke işlemi paranın çekilmesinden sonra tesis edildiğini, bankanın ihmali davranışlarının müvekkilini zarara uğrattığını, müvekkilinin işyeri ile ... Şubesi arası tahminen bir buçuk dakika kadar sürmekte olduğunu, şayet ilgili şahıs talep oluşturduğu anda hesaplara bloke konulsaydı eğer,bu durumun bunca zarara yol açmayacağını, bu nedenle banka çalışanının ihmali eylemi ile meydana gelen kayıbın arasında doğrudan bir illiyet bağından söz edilebileceğini, durumun tesbiti bakımından ...’nün bankaya giriş saati ile paranın ... Şubesindeki ... nolu hesaptan çekildiği saatin karşılaştırılmasını talep ettiğini, bankadan parayı çeken ...’ın ... nolu hesabı incelendiğinde hesabın 02/07/2018 tarihinde açtırılmış olduğunun görüleceğini, banka tarafından henüz 1 günlük müşteriye bu kadar yüksek meblağın elden teslim edilmesi bankacılık etiğine, ahlakına ve hayatın olağan akışına ters düşmekte olduğunu, müvekkilinin onayını almadan, işlemin bilgisi dahilinde olup olmadığı teyit edilmeden bu paranın şahsa ödenmiş olması ihmal olduğunu, banka söz konusu durum karşısında müvekkilinin aranmış olduğunu ileri sürecek dahi olsa, bilmediği bir numaradan defalarca arandığı için bankanın aramaları kendisine ulaşmadığı ve ... Şubesi çalışanları, her ne kadar müvekkiline ulaşamamış olsalar dahi parayı ...’a teslim ettikleri, bu nedenle müvekkiline ulaşılamadığından sebeple paranın tesliminin gerçekleştirildiği iddiası dikkate alınmaması gerektiğini, TTK gereğince tacir,ticaretine ait bütün faaliyetlerinde basiretli iş adamı gibi davranmakla yükümlüdür ve bankaların da basiretli davranma yükümlülüğü diğer tacirlerden de ağır olup hususiyetle internet bankacılığı işlemlerinde de maksimum özen yükümlülüğünü yerine getirmek zorunda olduğunu, 80.000,00 TL ye ilişkin işlem dekontu incelendiğinde yapılan havale işlemine ilişkin açıklamada yapılan havale, komisyon bedeli olarak belirtildiğini, müvekkilinin senelerdir davalı bankanın müşterisi olduğu ve bu zamana kadar hiç komisyon bedeli karşılığı işlem yapmadığını, yapılan her havale yahut EFT işlemi fatura karşılığı gerçekleştirildiğini, sadece komisyon bedeli açıklaması dahi tek başına işlemin şüpheli görülmesi için yeterli bir durum teşkil etmekte olduğunu ve bu da basit bir inceleme ile dahi tespit edilebileceğini, uygulamada dolandırıcılık amacıyla açılan hesaplar genellikle gelen birkaç havale yahut eft sonrasında parayı çekmekte, müşteri de bir daha şubeye uğramamakta olduğu, bu nedenle yerleşik banka uygulamaları da esas alınarak olursa ilk defa para çekmeye gelen müşteriye kimlik kontrolü ve güvenlik önlemleri uygulanması gerektiğini, hesap hareketlerinin incelenmesi, havale veyahut EFT varsa bunların hangi kanallar üzerinden yapıldığı detaylıca incelenmesi gerektiğini, şüpheli işlem saptandığında banka güvenlik bölümüyle temasa geçilmeli ve zaman kaybetmeksizin gerekli tüm diğer önlemler alınması gerektiğini, şüpheli havale yahut EFT durumlarında para transferini gerçekleştiren müşteri ile iletişim kurulmadan paranın teslimi yapılmaması gerektiğini, havale yahut EFT sahibi ile iletişime geçilene kadar işlem gerekirse askıya alınması gerektiğini, aksi halde bu durum bankanın sorumluluğuna neden olacağını, bankaların hafif kusurlarından dahi sorumlu olacağı hususunun temeli; müşterilerin hesap güvenliğini bankanın sağlamak zorunda olmasından kaynaklanmadığını, bankalar müşterilerine internet üzerinden işlem yapma yetkisi verirken doğacak her türlü tehlike ve sıkıntıları düşünmesi ve buna göre yeterli ve gerekli tüm önlemleri alması gerektiğini, Yargıtay içtihatlarına göre özelikle bankacılık işlemlerinde, işlem güvenliğinin banka tarafından sağlanması gerekmekte olduğun beyan ederek müvekkilinin uğradığı 80.000,00 TL zararın fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, zararın meydana geldiği 03/07/2018 tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalı bankadan alınarak müvekkiline ödenmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili tarafından 23/03/2020 tarihinde mahkememize sunduğu cevap dilekçesinde özetle; davacı, münhasıran kendi kullanımına tahsis edilen şifrelerini gerekli dikkat ve özen yükümlülüğüne uygun olarak muhafaza edemediğini, davacı tarafından yapılan suç duyurusu dilekçesinde şifrelerini üçüncü kişilerle paylaştığı hususunu açıkça ikrar ettiğini, davanın öncelikle bu nedenle reddedilmesi gerektiğini, işbu davada müvekkili bankaya husumet yöneltilebilmesinin hukuken mümkün olmadığını, İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı dosyadan asıl menfaat temin eden tarafın ... olduğunu tespit ve teyit ettiğini, eft işleminin davacı'nın talep ve talimatına aykırı olarak gerçekleştiği iddiaları bir kabul anlamında olmamak kaydıyla dava konusu işlemlerin tamamen davacı’nın kendi kusuru ve açık ihmali nedeniyle meydana geldiğini, bu hususun davacı tarafından ikrar da edildiğini, internet bankacılığı işlemleri için kullanılan "kullanıcı şifresi" her bir müşteriye özel olarak teslim edilmekle birlikte müvekkil banka’nın sistemine üçüncü kişiler tarafından sızılması ve bu şifrelerin ele geçirilebilmesi mümkün olmadığı, "tek kullanımlık şifre," davacı'nın daha önce müvekkil banka'ya bildirdiği ve münferiden kendi kullanımında olan telefon numarasına gönderilmiş olduğu, işlemin yapılabilmesi için söz konusu şifre ile ilgili işleme onay verilmesi gerekmekdiğini, davacı'nın internet bankacılığını kullanabilmesi için gerekli "kullanıcı şifresi" ve "tek kullanımlık şifreleri"nin üçüncü kişiler eline geçmesinde müvekkil bankanın herhangi bir kusurunun ve sorumluluğunun bulunmadığını, bu nedenle doğmuş/doğacak tüm sorumluluğun davacıya ait olduğunu, internet bankacılığından faydalanmayı sağlayan, kendi hâkimiyeti altında ve tasarrufunda bulunan kişisel bilgilerin kullanılmasına ve muhafazasına ilişkin sorumluluğun davacıya ait olduğunu, davacının sorumluluğunda olan bir konuda müvekkil bankanın sorumlu tutulması mümkün olmadığını, müvekkil bankanın internet bankacılığı sistemi, gerekli güvenlik önlemleri alındığını, uluslararası standartlarda korunan güvenli bir sistem olduğu, üçüncü kişilerin bu sisteme sızmaları ve müşteri bilgilerini elde etmelerinin mümkün olmadığını, rızası dışında gerçekleştiği iddia edilen işlemlerin, davacıya ait doğru “kullanıcı şifreleri” ve “tek kullanımlık şifreler”in kullanılması sureti ile ve bu bilgilerin birden fazla denenmesi sonucunda değil, tek bir deneme/giriş yapılması neticesinde gerçekleştirildiği, bu niteliği gereği de müvekkil bankanın hiçbir kusuru bulunmadığını beyan ederek huzurdaki davanın ...'a ihbar edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekilinin 17/03/2020 tarihli beyan dilekçesinde özetle; tanık ve delillerini, dilekçe ekinde “Ticari Uyuşmazlıklarda Dava Şartı Arabuluculuk Son Tutanağı” sunmuştur. Dilekçe ekinde ayrıca ... nolu telefondan gelen arama tarih ve saatlerini gösteren, davalı banka tarafından gönderilen SMS metinlerinin yazılı olduğu belgeler, davacının hesabından gönderilen 80.000,-TL.'lık havale dekontu fotokopisi, 2 adet hesap özeti çıktılarının fotokopileri sunulmuştur.
YARGILAMA ve GEREKÇE:
Dava, davalı banka nezdinde açılmış olan hesapta bulunan paranın davacının bilgisi ve izni dışında internet yolu ile yapılan işlemler sonucu çekilmesi suretiyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir.
Mahkememizce Adana 10. Ağır Ceza Mahkemesi'nin dosya örneği, ... ve ... kayıtları celp edilmiştir.
Adana 10. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2019/... esas sayılı dosyasının incelenmesinde; müştekinin ..., şüphelinin ..., suçun bilişim sistemleri banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, suç tarihinin 02/07/2018 olduğu görülmüştür.
Dava dosyasına ilişik 2020/... sayılı Arabuluculuk Bürosu dosyasının incelenmesinde dava şartı arabuluculuk başvuru dosyasından 1.320,00.TL tutar üzerinden sarf kararının düzenlendiği, sürecin görüşme sonucu anlaşmama ile sonuçlandığı tespit edilmiştir.
Mahkememizin 09/07/2020 tarihli duruşmasında dosyanın bilirkişi heyetine tevdi edilmesine karar verilmiş, bilirkişi heyeti 26/02/2021 tarihli raporu dosyaya sunmuş, raporda belirtilen eksiklikler tamamlandıktan sonra dosya yeniden bilirkişi heyetine tevdii edilmiş, bilirkişilerin mahkememize sunmuş olduğu 26/05/2020 havale tarihli bilirkişi raporunda; davacının, taraflar arasında akdedilen Bankacılık Hizmetleri Sözleşmesi'nin 13.5.maddesinde belirlenen “Müşteri, Elektronik Bankacılığın, güvenlik kurallarına uyulmaması halinde kötü niyetli kişiler tarafından gerçekleştirilebilecek suistimallere açık bir bankacılık hizmeti olduğunu bilmektedir. Bu bakımdan Müşteri; Elektronik Bankacılığı kullanmasına yarayan Güvenlik Unsurları'nı gizli tutacağını ve koruyacağını, bunları sadece kendisinin kullanacağını ve kimseyle paylaşmayacağını, ayrıca sahte, kişisel bilgi saklayan veya güvenli olmayan (“https” formatında bağlantı sağlamayan ve/veya asgari 128 bit SSL ve sair güvenlik düzeyinde bulunmayan) internet siteleri ve kamuya açık alanlarda yer alan bilgisayar ve bağlantı noktaları (internet kafelerdeki bilgisayarlar ve güvenli olmayan kablosuz erişim ağları gibi) üzerinden kullanmayacağını, bunların üçüncü kişilerce öğrenilmemesi için kendi uhdesinde üst seviyede virüs önleyici programlar dâhil gerekli her türlü güvenlik önlemini alma, uygun ve güvenli cihaz kullanma, Elektronik Bankacılık uygulamalarını yüklediği cihazlarını koruma, değiştirdiği cihazlardaki uygulamaları kaldırma, cihazlarını çaldırma, kaybetme gibi durumlar ile Güvenlik Unsurlarının üçüncü kişilerce öğrenildiğinden şüphelendiği durumlarda durumu derhal Banka'ya ve ilgili mercilere bildirme ve benzeri hususlarda azami dikkat ve özeni göstereceğini beyan ve kabul etmiştir. Aksi davranışlarının her türlü sonuçlarından Müşteri sorumludur.'' hükmüne, 13.6.maddesinde belirlenen “Müşteri'nin Banka'ya bildirdiği telefon, e-posta adresi ve diğer iletişim adreslerine; Elektronik Bankacılıktan yararlarımasını sağlayan Güvenlik Unsurları ve yine yaptığı bankacılık işlemlerine ilişkin bilgiler ile diğer bilgiler gönderilebilecek, yine gönderilecek kısa mesaj, e-posta ve sair suretle Güvenlik Unsurları oluşturulabilecek/değiştirilebilecek, telefon, e-posta ve diğer letişim adreslerinden Banka'ya çeşitli talepler gönderebilecek, bunlar üzerinden gerçekleştirilebilecek ve/veya işlemlerin/güvenlik unsurlarının doğrulaması gibi birçok işlem yapılabilecektir. Bu bakımdan Müşteri; Banka ya, hak sahipliği ve/veya kullanımı münhasıran kendisine ait olan telefon numarası, e-posta adresi ve diğer iletişim adreslerini vereceğini, Bankaya bildirdiği telefon numarasını (bağlı olduğu sim kart ve sairi) ve e-posta adresini ve diğerlerini hiçbir surette başkasına kullandırmayacağını, bunların değişmesi ya da sim kartının veya bunları kullandığı cihazının kopyalanması, kaybolması, çalınması, hacklenmesi gibi durumların sorumluluğu Müşteri'ye ait olup, Müşteri bu durumları eş zamanlı olarak Banka'ya bildireceğini beyan ve kabul etmiştir." hükmüne, 14.11.1. Maddesinde belirlenen "Müşteri asgari olarak, BHS md. 13.5'teki güvenli kullanım önerilerine uymalıdır. Ödeme aracının hileli veya yetkisiz kullanım şüphesi, kaybolması, çalınması veya iradesi dışında gerçekleşmiş herhangi bir işlemi öğrenmesi halinde Müşteri, durumu derhal (eş zamanlı) Çağrı Merkezi'ne (... ya da ...) veya yazılı olarak Şubesi'ne ve ilgili diğer mercilere bildirmek ve ödeme aracını kullanıma kapattırmak zorundadır. Aksine davranışlarının tüm sonuçlarından müşteri sorumludur." hükmüne, 14.12.1. Maddesinde düzenlenen “,Müşteri; ödeme aracı ile ilgili kişisel güvenlik bilgilerinin korunmasına yönelik gerekli önlemleri almayı, ödeme aracını ihraç, tahsis ve kullanım amacına/koşullarına, katılım bankacılığı prensiplerine, BHS'ye ve Ulusal Ve Uluslararası Düzenlemelere uygun olarak kullanmayı, her ne surette olursa olsun hiçbir şekilde hileli veya yetkisiz kullanım yapmamayı kabul eder. ” hükmüne, 14.13.22. Maddesinde belirlenen “ Müşteri, ödeme aracını hileli kullanması ya da doğrudan veya dolaylı olarak hileli veya suç oluşturacak bir eylemin içinde bulunması ya da BHS md. 14.11. 'deki yükümlülüklerini ya da BHS md. 14.12.1. 'deki taahhütlerini kasten veya ihmalle yerine getirmemesi durumunda gerçekleşen ödeme işleminin tüm sonuçlarından ve bu nedenle doğan zararın tamamından kendisi sorumludur." hükmüne uymadığı belirtilmiş, tarafların kusurları, müterafik kusurlu olup olmadıkları, yüzdelik dilimleri konusunda bir kanaat sunulmamıştır.
Mahkememizce davalı banka tarafından 10.03.2021 tarihli yazı ile gönderilen, davacının davalı bankanın call-centerı ile yaptığı telefon görüşmesini içerir CD çözümünün yapılması için dosya bilgisayar teknikeri bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişinin mahkememize sunmuş olduğu 01/11/2021 havale tarihli raporunda, banka görevlisi ile ... arasında geçen konuşmaların dökümü yapılmıştır.
Bilgisayar teknikeri bilirkişinin sunduğu CD çözümü ve toplanan diğer delillerle birlikte inceleme yapılması için dosya önceki bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, bilirkişi heyetinin mahkememize sunmuş olduğu 28/12/2021 havale tarihli ek bilirkişi raporunda özetle; Davacı ve davalı vekilinin itirazları da dikkate alınarak dava dosyasında bulunan belgeler üzerinde yapılan incelemeler neticesinde: Dava dosyasına sunuları belgelerde yer alan bilgilere göre olayın nasıl gerçekleştiğinin tespitlerinin yapılabildiği, tarafların kusurları, müterafik kusurlu olup olmadıkları, yüzdelik dilimleri konusunda tarafımızdan mahkemeye bir kanaat sunulamadığı belirtilmiştir.
Bankalar kendilerine yatırılan paraları mudilere istendiğinde veya belli bir vadede ayni veya misli olarak iade etmekle yükümlüdür. (4491 sayılı Yasa ile değişik 4389 sayılı Bankalar Kanunu'nun 10/4 ve 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 61. maddesi) Bu tanımlamaya göre, mevduat ödünç ile usulsüz tevdi sözleşmelerinin niteliklerini taşıyan kendine özgü bir sözleşmedir. BK'nın 306. ve 307. maddeleri uyarınca ödünç alan, akdin sonunda ödünç verilen parayı eğer kararlaştırılmışsa faizi ile iadeye mecburdur. Aynı Yasa’nın 472/1. maddesi uyarınca usulsüz tevdide paranın nef’i ve hasarı mutlak şekilde saklayana geçtiği için ayrıca açıklamaya gerek kalmadan saklayan bu parayı kendi yararına kullanabilir. Bu açıdan değerlendirildiğinde, usulsüz işlemle çekilen paralar aslında doğrudan doğruya bankanın zararı niteliğinde olup, mevduat sahibinin bankaya karşı alacağı aynen devam etmektedir. Usulsüz işlemlerin gerçekleşmesinde ispatlandığı takdirde mevduat sahibinin kusurundan söz edilebilir ve banka bu kusur oranı üzerinden hesap sahibinin alacağından mahsup talebinde bulunabilir. (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2017/4888 esas, 2019/2015 karar)
Somut olayda davacıya ait para, davacı hesabından dava dışı kimliği belirli kişi adına hesaptan bir başka hesaba bankaya karşı gerçekleştirilen sahtecilik işlemi ile havale edilmiş olup, bu durum davalı bankayı aldığı mevduatı iade etme yükümlülüğünden kurtarmayacaktır. Dosya kapsamından, davacının 02/07/2018 tarihinde kredi kartı borcunu ödemek için dava dışı 3. Kişi tarafından oluşturulan sahte internet sitesine giriş yaparak, internet bankacılığı için gerekli müşteri numarası, parola ve gsm hattına gelen güvenlik şifresini girdiği, davacının Adana ... Şubesi nezdindeki hesabından 03/07/2018 tarihinde mobil şube üzerinden dava dışı ...'ın ... Şubesi nezdindeki hesabına 80.000,00 TL tutarlı havale işlemi yapıldığı, havale tutarının aynı gün ...'ın 02/07/2018 tarihinde açılmış olan hesabından çekildiği, davacının internet bankacılığına giriş sırasında internet sitesinde her zamankinden farklı olarak telefon numarasının istendiğini farkettiği ancak buna rağmen müşteri numarası, parola ve gsm hattına gelen güvenlik şifresini sahte internet sitesine girdiği ve su sebeple kusurunun bulunduğu, davacı kusurunun, davalı bankanın sorumluluğunu ortadan kaldırmadığı anlaşıldığından takdiren %20 kusur oranı üzerinden davacı hesap sahibinin alacağından mahsup yapılarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KISMEN KABULÜ İLE,
- 64.000,00.TL nin 03/07/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
2-Alınması gereken 4.371,84 TL harçtan, peşin alınan 1.366,20 TL harcın mahsubu ile bakiye 4.235,64.TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAD KAYDINA,
3-Davacı tarafından yapılan 1.366,20.TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
4-Davacı tarafından yapılan 2.434,65TL başvuru harcı, bilirkişi, müzekkere ve tebligat gideri olmak üzere yargılama giderinden kabul red oranına karşılık gelen 1.947,72.TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA,
5- 7155 sayılı kanun 23. Maddesi ile 6325 sayılı Kanuna eklenen 18/A Maddesinin 14. fıkrası gereğince suçüstü ödeneğinden karşılanan 1.360,00 TL arabulucuk ücretinin davalılardan tahsili ile HAZİNEYE İRAD KAYDINA,
6-Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden, AAÜT'ne göre hesaplanan 9.120,00.TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
7-Davalılar kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden, AAÜT'ne göre hesaplanan 5.100,00.TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
8-Hüküm kesinleştiğinde varsa kullanılmayan gider avansının ilgilisine İADESİNE,
Dair, davacı ve davalı vekilleirnin yüzüne karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde, mahkememize veya eşdeğer başka bir mahkemeye verilecek bir dilekçe ile İSTİNAF YOLU açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
03/02/2022
Katip ...
Hakim ...