T.C. BURSA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
BURSA
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİGEREKÇELİ KARAR
ESAS NO: 2020/35 Esas
KARAR NO: 2023/370
HAKİM: ... ...
KATİP: ... ...
DAVACI : ... (TC. ...) ...
VEKİLİ: Av. ... [16550-55340-...] UETS
DAVALI : 1-... SİGORTA ŞİRKETİ - ...
VEKİLİ: Av. ... - [16998-99082-.] UETS
DAVALI : 2- ... (TC. ...) ...
VEKİLİ: Av. ... - [16977-79969-....] UETS
DAVA: Tazminat
DAVA TARİHİ: 06/01/2020
KARAR TARİHİ: 06/04/2023
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 18/04/2023
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
Dosya incelendi;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA; davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 06.03.2017 tarih saat 18:20 sıralarında müvekkili ... (...) Dr. Sadık Ahmet Caddesi üzerinde bulunan Uludağ İlköğretim Okulundan kızı ...'u aldığını, müvekkili kızı birlikte karşıdan karşıya normal olarak geçtiği esnada davalılardan ...'a ait ve yine ...'ın sevk ve idaresinde bulunan ... Plakalı, 1993 model Renault 9 Sprıng marka otomobil müvekkile çarparak ağır derecede yaralanmasına sebebiyet verdiğini, meydana gelen kaza neticesinde müvekkili hayati tehlike geçirecek şekilde yaralanmış ve her iki kolunda kırıklar oluştuğunu, sağ koluna platin takıldığını, ayrıca bacağında yaralar oluştuğunu, oluşan yaraların izleri halen durduğunu ve müvekkili ameliyatlar geçirmek durumunda kaldığını, kazanın üzerinden yaklaşık 3 yıl süre geçmesine rağmen müvekkili vücudunu eskisi gibi kullanamamakta ve tedavisi halen devam ettiğini, müvekkili yaşadığı kaza nedeniyle uzun süre çeşitli hastahanelerde tedavi görmek durumunda kaldığını, meydana gelen kaza nedeniyle büyük acılar çekmiş ve büyük maddi kayıplara uğradığını, müvekili kazadan önce çalışan bir kişi konumundayken şuanda çalışamaz ve bakıma muhtaç hale geldiğini ve tedavisinin halen devam ettiğini, kazada araç sürücüsü ... tam ve asli derecede kusurlu olup, müvekkili kusurunun bulunmadığını, SGK tarafından karşılananların dışında müvekkilin tedavi giderleri de olduğunu, özellikle refakatçi eşiliğinde müvekkili pekçok kez ameliyat, pansuman ve kontrol amaçlı olarak hastahanelere gitmek durumunda kaldığını, müvekkili geçirdiği kaza sonucunda ortaya büyük maddi kayıpların çıktığını, gerek geçici işgöremezliği gerekse de iş gücü kaybı nedeniyle sürekli iş göremezliği mevcut olduğunu, diğer davalı ... ise kazaya ve zarara neden olan ... Plakalı aracın KZMS Sigortacısı olması nedeniyle maddi zarardan poliçedeki teminat miktarı ile müteselsil olarak sorumlu olduğunu, kazaya karışan ... Plakalı araç davalı ... şirketinin 28.05.2016 başlangıç tarihli ve 3115557.. Poliçe numaralı poliçesi ile sigortalı olduğunu, bu nedenle davalı ... açısından sigorta poliçesi ile belirlenen limitler ve sorumlulular dahilinde olmak üzere, davalı ... şirketine karşı işbu davayı açmak gerekmiş olup, davalı ... şirketine 21.12.2018 tarihinde başvuru yapılmış olup anlaşma sağlanamadığını, anılan tüm bu nedenlerle; müvekkili ...'in (...) uğradığı cismani zarar nedeniyle fazlaya ilişkin dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla 25.000.00 TL Manevi Tazminat ve 1.000.00-TL Maddi Tazminat olmak üzere şimdilik toplam 26.000.00-TL tazminatın kaza tarihi olan 06.03.2017 tarihinden itibaren işleyen yasal faiziyle birlikte davalılardan (Davalı ... şirketinin sorumluluğu maddi tazminat ve poliçe limitleri,poliçedeki sorumlulukları dahilinde olmak üzere) müştereken ve müteselsilen tahsili ile müvekkile ödenmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP; davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; Meydana gelen trafik kazası sebebiyle Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı 2017/21797 sayılı dosyası ile soruşturma başlatıldığını, kaza tespit tutanağına göre müvekkili davalının kusursuz olduğu, davacı tarafın tam kusurlu olduğu belirtilmiş ve davacının şikayetçi olmaması sebebiyle dosyada takipsizlik kararı verildiğini, müvekkili meydana gelen kazada herhangi bir kusuru olmadığını, kaza tespit tutanağı ile de bu durumun sabit olduğunu, kaza tespit tutanağında belirtildiği üzere davacı taraf 2918 sayılı KTK nın 68/1-b-3 (yaklaşan aracın hızını göz önüne almadan veya uygun zamanda geçmemek )maddesini ihlal ettiği kanattinde varıldığı bu nedenle davacının kusurlu olduğu açıkça ortada olup, söz konusu kusursuzluk durumu yapılacak yargılama sırasında teknik bilirkişilerden alınacak raporlar ile birkez daha ortaya çıkacağını, davalının herhangi bir kusurunun bulunmaması nedeniyle davanın reddi gerektiğini, mahkeme aksi kanaatte ise davalının söz konusu kazada kusurunun bulunduğu kanaatine varması halinde davacı tarafın fahiş manevi tazminat ve koşulları oluşmamış maddi tazminat taleplerinin kabul edilebilir olmadığını, davacı tarafın talep ettiği tazminat miktarı ve olayın meydana geliş şekli açık bir şekilde davacı tarafın zenginleşmeyi amaç edindiğini ortaya koymakta olduğunu, manevi tazminat taleplerinde özellikle kusur durumu, olayın meydana geliş şekli, zarar gördüğü iddia edilen kişinin yaşı, eylemleri ile -tutum, tercih ve davranışlar kişisel olarak aldığı riskler ile -varsa- zararın meydana gelmesine razı olup olmadığı, zararın davalının ekonomik durumuna ne gibi bir etkisinin olacağı, rücu imkanının bulunup bulunmadığı, tarafların sosyal ekonomik durumları ve sair olaya göre değişen hususların dikkate alınması gerektiğini, maddi tazminatın koşulları da oluşmadığını, davacı taraf ev hanımı olup herhangi bir işte çalışmadığını, dosyada sunulan maddi tazminata dayanak oluşturulan evrakların içeriğini kabul etmediklerini, davalı müvekkili kazanın meydana gelmesini engelleyebilecek nitelikte alabileceği herhangi bir önlem bulunmadığını ve kusurunun olmadığını, maddi ve manevi tazminat taleplerinin şartları oluşmadığından davanın reddini talep ettiklerini, anılan bu nedenlerle; davanın reddine,yargılama masrafları ve vekil ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini arz ve talep etmiştir.
CEVAP; davalı ... Türk Sigorta Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın araç sigorta ettirenine, araç sürücüsüne ve SGK'ya ihbarı gerektiğini, zira davacı taraf herhangi bir ödeme almışsa, aynı ödemeyi mükerrer şekilde müvekkili şirketin tazmin ettiği takdirde sebepsiz zenginleşmiş olacağını bu nedenle ihbar dilekçesinin ayrıca sunulacağını, zorunlu dava şartı olan sigorta şirketine usulüne uygun başvurunun davacı tarafça yerine getirilip getirilmediğinin ispat edilmesi gerektiğini, davacı tarafça ZMMS Genel Şartlarında belirtilen ve ibrazı zorunlu olan belgelerle yapılmış bir başvuru bulunmuyor ise dava şartı yokluğundan huzurdaki davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu ve TTK’nın ilgili maddeleri gereğince Sigorta Sözleşmesinden kaynaklanan talep ve dava hakları 2 yılda müruru zamana uğradığını, iş bu nedenle 2 yıllık dava açma süresi geçmiş ise davanın zamanaşımı sebebiyle reddini talep ettiklerini, tarafları ve konusu aynı olan bir davanın tespiti halinde davanın reddi gerektiğini, savcılık soruşturması aşamasında ya da ceza davasında uzlaşma var ise davanın reddi gerektiğini, huzurdaki talep te bulunan davacı, aracın işleteni, sürücüsü veya maliki ise alacaklı ve borçlu sıfatı birleşeceğinden davanın reddi gerektiğini, huzurdaki davaya ilişkin davacı talepleri sulh ile sonuçlandırılmış ise sulh ve feragat nedeniyle davanın reddi gerektiğini, huzurda görülmekte olan davada kazaya karıştığı iddia edilen araç müvekkili şirket tarafından sigortalanmamış yahut sigorta poliçesi kaza tarihinden önce iptal edilmiş ise davanın husumet yokluğu sebebiyle reddini talep ettiğini, esasa ilişkin ise; kaza ile sakatlık ve kaza ile meydana gelen ölüm arasındaki illiyet bağının tespit edilmesi gerektiğini, kusur oranlarının tespiti için sayın mahkemece dosyanın İstanbul Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesine sevk edilmesi gerektiğini, maluliyet oranının tespiti için dosyanın İstanbul Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Dairesi'ne sevk edilmesi gerektiğini, geçici iş göremezlik tazminatı talepleri hem 6111 Sayılı Kanun gereği hem de trafik sigortası genel şartları uyarınca teminatı içerisinde değerlendirildiğinden teminat dışında olduğunu, Trafik Sigortası Genel Şartları Ek 2 madde 10 gereğine hesaplamaya ilişkin standartlar Hazine Müsteşarlığı tarafından belirlendiğini hesap raporu aktüer bilirkişi tarafından hazırlanması gerektiğini, zorunlu mali sorumluluk genel şartları hükmü uyarınca da tazminat hesaplamasında kullanılması gereken yaşam tablosu TRH 2010 ve hesaplamada esas alınması gereken teknik faiz %1,8 olarak düzenlendiğini, işbu nedenle tazminat hesaplanmasında bu tablonun kullanılmasını ve teknik faizin % 1,8 olarak esas alınmasını talep ettiklerini, davayı kabul manasında olmamak üzere söz konusu kazanın iş kazası olup olmadığının tespit edilmesi gerektiğini söz konusu kaza iş kazası ise SGK tarafından bağlanan peşin sermaye değerinin sorulup tenzil edilmesi gerektiğini, gelirin asgari ücret üzerinden hesap edilmesi gerektiğini, hesaplanacak tazminattan hazır taşıması ve müterafik kusurun tenzili gerektiğini, müvekkili şirket söz konusu zarardan poliçe teminat limitleri dahilinde sorumlu olduğunu, iş bu dava tarihine kadar herhangi bir ihbar bulunmadığını, davayı kabul manasında olmamak üzere faizin dava tarihinden itibaren itibaren yasal faiz olması gerektiğini, daha önce yapılmış ödemelerin faizi ve güncellemesi yapılarak mahsup edilmesi gerektiğini, sayın mahkeme nezdinde görülmekte olan dava ile bakıcı gideri talep edilmesi durumunda, geçici iş görmezlik tazminatının poliçe teminatı kapsamında olmadığının açıkça belirtildiğini tedavisi tamamen tamamlanan ve kalıcı şekilde malul kalan davacının, bakıma muhtaç olup olmadığı hususu maluliyet raporu dışında ayrıca alınacak bir bilirkişi raporu ile tespit edilmesi gerektiğini, hem malul kalan kişinin hem bakım ihtiyacını karşılayan kişinin; yaşı, evlilik durumu, sosyal ve ekonomik durumu, tazminat takdirinde dikkate alınması gerektiğini, davayı kabul anlamına gelmemek kaydı ile teminatın tek, zarar görenlerin birden fazla olması durumunda Karayolları Trafik Kanunu 96. Madde gereğince teminatın paylaştırılması gerektiğini, zorunlu mali mesuliyet sigortası genel şartlarında sigortacının sorumlu olmadığı hususlar tek tek sayıldığını, huzurdaki davada bu bent de sayılan durumlardan birinin varlığının tespiti halinde davanın reddi gerektiğini, manevi tazminat talepleri ZMMMS teminatı dışında olduğunu, iş bu nedenle manevi tazminat taleplerinin reddi gerektiğini, anılan bu nedenlerle; davanın usulden ve esastan reddine, davanın ihbarına, yargılama masrafları ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER; Kaza tespit tutanağı, Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı 2017/21797 soruşturma sayılı dosyası, poliçe ve hasar dosyası, SGK kayıtları, sosyal ve ekonomik durum araştırası, Özel Aritmi Osmangazi Hastanesi kayıtları, Bursa Şehir Hastanesi kayıtları, Bursa Uludağ Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalının 07/01/2021 ve 26/03/2021 tarihli adli raporu, Adli Tıp Kurumu Başkanlığı 2. İhtisas Kurulu'nun 28/07/2021-12774 Karar sayılı yazısı, Bursa Uludağ Üniversitesi Ortopedi ve Travmatoloji Anabilim Dalının 25/10/2021 tarih ve 84316 sayılı raporu, Bursa Uludağ Üniversitesi Radyoloji kayıtları,Adli Tıp Kurumu Başkanlığı 2. İhtisas Kurulu'nun 30/05/2022-8263 Karar sayılı raporu, tanık beyanı, 01/03/2021 tarihli kusura ilişkin bilirkişi raporu, Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Trafik İhtisas Kurulu'nun 53306942 -101.02-2021/86177/11320 sayılı raporu, 25/12/2022 tarihli aktüerya bilirkişi raporu,
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Dava; 06/03/2017 tarihinde meydana gelen trafik kazasından kaynaklı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Mahkememizce taraflarca dayanılan deliller toplanmış, davalı ... tarafından bildirilen tanıkların dinlenmesine karar verilmiştir.
Davalı Tanığı ...; "Davalı ... benim arkadaşım olur. Olay günü kendisi ile birlikte Gemlikten Bursaya geldik. ...aracını servisten almaya gitti bende diğer arkadaşlar ile birlikte onu bekledim. Bu arada biz baya gezmiştik akşam olmuştu. Mevlütü arayıp nerede olduğunu sordum geliyorum merinosun altındaki ilk okulun önünden sizi alayım dedi. O cadde üzerinden gelirken olay gerçekleşti. Ben kaza anını gördüm. Ben duran minübüsün arkasından kadının yola atladığını gördüm. Mevlütün arabası sol taraftan bayana vurdu vurmadı. Kadın yanındaki çocuğu korumak için sağ tarafa doğru kendini attı o esnada ...zaten durdu. Hemen aracın yanına koştuk. Kadına iyi olup olmadığını sorduk. Kadın benim bir şeyim yok eve gideceğim dedi. Çocukta birşey yoktu sadece korktuğu için ağlıyordu. Biz kadının bu şekilde eve gitmesine izin vermedik ambulansı aradık. Ambulans geldi, polisler geldi tutanak tutuldu. Kadını hastaneye Mevlütü de karakola getirdiler. Mevlüt'ün işi uzun süreceği için biz karakoldan ayrıldık. Olaydan önce ...kırmızı ışıkta bekliyordu. Yol yaya açıktı. Yeşil Işık yandığında ...hareket etti. Çok kısa bir sürede bayan birden duran minibüsün arasından fırladığı için kaza oldu. Zaten 5- 15 m mesafe sonra bizi alacağı için hız yapması imkansızdı..." şeklinde beyanda bulunduğu görülmüştür.
Davalı Tanığı ...: " Olay günü Gemlik ten otobüs ile davalı ... ve ... ile birlikte Bursa'ya geldik. ...arabasının tamirde olduğunu söyleyerek tamirhaneye gitti. Bizde Bursa'da alışveriş yapmaya başladık. İşimiz bittiğinde bize telefonla Merinos Parkının orada okul var okulun önünden sizi alırım dedi. Bizde saat tam olarak hatırlamıyorum ama akşam 6 yada 7 gibi beklemeye başladık. Bizde bizi alması için müsait bir yer bakıyorduk. Bu esnada kaza oldu. Kaza anını gördüm. Hatırladığım kadarıyla bayan duran minibüsün arkasından hızlı bir şekilde yola atladı. ...abinin çok fazla hızı yoktu hafif bir dokunma ile kadın iki aracın arasına düştü. Kırmızı ışık bizden 15 20 metre aşağıdaydı. Kadının geçtiği yerde yaya yolu yoktu. ... yönündeki yolda araçlar için yeşil ışık yanıyordu. Yeşil ışık yandıktan sonra en fazla 4-5 dk sonra kaza gerçekleşti. Orada yaya geçidi olmamasına rağmen kadın dışında başkaları da karşıya geçiyordu ancak kadın kontrolsüz bir şekilde yola fırladığı için kaza gerçekleşti. ... hızlı değildi. Kadın yanındaki çocuğu korumak için kendini attı. Çok hızlı bir darbe almadı..." şeklinde beyanda bulunduğu görülmüştür.
Mahkememizce dosyanın bilirkişiye tevdi ile kusur durumlarının tespiti yönünden rapor düzenlenmesine karar verilerek dosya bilirkişi ...'a tevdi edilmiştir.
01/03/2021 tarihli kusura ilişkin bilirkişi raporunda özetle; ... taşıt yolundaki karşı istikamete geçişinde 2918 sayılı Kara Yollar
Trafik Kanunun 68.nci maddesinde yer alan yaya kusurlarından Yayaların uyacakları kurallar başlıklı B bendini, kanun madde 68- Yayaların uyacakları kurallar aşağıda belirtilmiştir………. b) Taşıt yolunun karşı tarafına geçmek isteyen yayaların taşıt yolunu, yaya ve okul geçidi ile kavşak giriş ve çıkışları dışında herhangi bir yerden geçmeleri yasaktır. Yayalar, bu yerlerden geçerken; 1. Yaya ve okul geçitlerinin bulunduğu yerlerde, geçitte yayalar için ışıklı işaret varsa bu işaretlere uymak,…..Ancak, yüz metre kadar mesafede yaya geçidi veya kavşak bulunmayan yerlerde yayalar, taşıt trafiği için bir engel teşkil etmemek şartı ile ve yolu kontrol ederek kendi güvenliklerini sağladıktan sonra en kısa doğrultuda ve en kısa zamanda taşıt yolunu geçebilirler, c) Yaya yollarında, geçitlerde veya zorunlu hallerde taşıt yolu üzerinde bulunan yayaların, trafiği engelleyecek veya tehlikeye düşürecek şekilde davranışlarda bulunmaları veya buraları saygısızca kullanmaları yasaktır ihlal ettiği, ve aynı kanunun bağlı yönetmeliğinin 138.nci
maddesinin B bendinin son fıkrasında yönetmelik madde 138- Yayaların uyacakları kurallar aşağıda belirtilmiştir…………. b) Yollarda güvenli geçiş, önce sola sonra sağa bakılarak sakınca yoksa taşıt yoluna girmek, geçiş sırasında sola ve sağa bakılarak yürüyüşe devam etmek, taşıt yoluna girmeden güvenle duramayacak kadar yaklaşmış taşıtlar varsa ilk geçiş hakkını onlara verip
geçişlerini beklemek suretiyle yapılır. altı çizilerek belirtilen hükümlerine riayet etmediğinden ötürü, kazanın oluşumunda Asli Yönden ve % 75 (Yüzdeyetmişbeş) oranında Kusurlu olduğu; ... plakalı otomobilin sürücüsü ... ise, kazanın oluşumu,
çarpma noktası, durma mesafesi baz alındığına seyir esnasında yasal olmayan hız ile değil Emniyetli bir şekilde seyredip durabileceği bir mahal hız ile seyretmediği değerlendirildiğinden, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunun Hızın gerekli şartlara
uygunluğunu sağlamak başlıklı maddesinin kanun madde 52 – Sürücüler; …….., b) Hızlarını kullandıkları aracın yük ve teknik özelliğine, görüş, yol, hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmak,…… Zorundadırlar… altı çizilerek
belirtilen hükümlerine riayet etmediğinden ötürü, kazanın oluşumunda Tali Yönden %25 (Yüzdeyirmibeş) oranında Kusurlu olduğu kanaatine varıldığı görülmüştür.Mahkememizce, dosyanın gölge dosya oluşturulup İstanbul Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesine gönderilerek, kaza tespit tutanağı, dinlenen tanık beyanları ve daha önce alınan kusur raporuna karşı itirazları değerlendirilerek kusur durumunun tespiti için rapor düzenlenmesinin istenmesine karar verilmiştir.
Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Trafik İhtisas Kurulu'nun 53306942-101.02- 2021/86177/11320 sayılı raporunda özetle; Dosyadaki mevcut verilere göre; davalı sürücü ... sevk ve idaresindeki otomobil ile seyri sırasında yola gereken dikkatini vermediği, istikametine göre sol tarafında yol kenarında park halinde olan araçların arasından çıkıp, kaplamaya girerek karşıdan karşıya geçmek isteyen davacı yayanın katetmiş olduğu mesafe de dikkate alındığında kazanın oluşumunu önlemek için zamanında etkin fren ve direksiyon tedbiri almadığı olayda % 25 ( yüzde yirmi beş ) oranında kusurlu olduğu, davacı yaya ...(...) karşıdan karşıya geçişini; olay mahalli yakınında bulunan kavşak başını kullanarak yapması gerekirken bu hususa riayet etmediği, yol kenarında park halinde olan araçların arasından çıkıp, kaplamaya girerek karşıdan karşıya geçmek isterken istikametine göre sağ tarafından gelmekte olan davalı sürücü idaresindeki otomobilin hızını ve konumunu dikkate almadığı, ilk geçiş hakkını bu otomobile vermeden kendi can güvenliğini tehlikeye atarak dikkatsiz ve tedbirsiz bir şekilde karşıdan karşıya geçişini sürdürmesi neticesi meydana gelen olayda % 75 ( yüzde yetmiş beş ) oranında kusurlu olduğu yönünde müştereken görüş ve kanaate varıldığı görülmüştür.
Mahkememizce, dosyanın (tedavi evrakı ile birlikte) ve davacının Uludağ Üniversitesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı Başkanlığına sevki sağlanarak davacıda dava konusu trafik kazası nedeni ile geçici ve sürekli iş göremezlik durumu hakkında rapor aldırılmasına karar verildiği, bu nedenle dosya tüm ekleri ile birlikte Uludağ Ünirversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı'na gönderilmiştir.
Bursa Uludağ Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalının 07/01/2021 tarihli raporunda özetle; 06/03/2017 tarihinde oluşan trafik kaza sonrası şahısta olayla illiyeti bulunan mevcut arazın (sol el bileği eklem hareketleri tama yakın olup, sağ omuz eklem hareket kısıtlılığı dikkate alındığında) Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü Ekleri uyarınca değerlendirilmesinde; Arıza Sıra No: 3, a (VII. Liste), Arıza |Ağırlık Ölçüsü: 15, Meslek Grup No: 1, İş Görememezlik Simgesi: A, Meslekte Kazanma Gücü Kayıp Oranı (38-39 yaş için): 19 olduğu, takdiren 5/6 azaltıldığında 3 olduğu, Meslekte Kazanma Gücü Kayıp Oranı (48 yaş için): 3,2 olarak tespit edildiği; sonuç olarak ...'ın Meslekte Kazanma Gücünü % 3,2 kaybetmiş olduğu, meydana gelen kırıkların iyileşme süresinin olay tarihinden itibaren 4 aya kadar uzayabileceği yönünde görüş ve kanaat bildirilmiştir.
Mahkememizce, AYM'nin 09/10/2020 tarihli Resmi Gazete de yayınlanan 17/07/2020 tarihli ve 2019/40 Esas 2019/40 Sayılı Kararı gereğince davaya konu haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine uygun olarak rapor düzenlenmesi için dosyanın Bursa Uludağ Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı'na gönderilerek ek rapor alınmasına karar verilmiştir.
Bursa Uludağ Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalının 26/03/2021 tarihli ek raporunda özetle; 06/03/2017 tarihinde oluşan trafik kazası sonrası şahıstaki arazın 03/08/2013 tarihli ve 28727 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Maluliyet Tespit İşlemleri Yönetmeliğine göre değerlendirilmesinde; şahsın çalışma gücünün %60'ını kaybetmediği, aynı yönetmelik içeriğinde Meslekte Kazanma Gücü Kaybına dair hükümler bulunmaması ve 23. Maddesinde Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğinin çalışma gücü, vazife malullüğü, harp malullüğü ve erken yaşlanma hükümlerinin yürürlükten kaldırıldığı, Meslekte Kazanma Gücü ile ilgili hükümlerin yürürlükten kaldırıldığına dair herhangi bir ibare yer almaması nedeni ile 11 Ekim 2008 Tarihinde yayınlanan 27021 sayılı Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği'ne göre değerlendirilerek; Arıza Sıra No: 3, a (VII. Liste), Arıza Ağırlık Ölçüsü: 15, Meslek Grup No: 1, İş Görememezlik Simgesi: A, Meslekte Kazanma Gücü Kayıp Oranı (38-39 yaş için): 19 olduğu, takdiren 5/6 azaltıldığında 3 olduğu, Meslekte Kazanma Gücü Kayıp Oranı (48 yaş için): 3,2 olarak tespit edildiği; sonuç olarak ...'ın Meslekte Kazanma Gücünü %3,2 kaybetmiş olduğu, meydana gelen kırıkların iyileşme süresinin olay tarihinden itibaren 4 aya kadar uzayabileceği yönünde görüş ve kanaat bildirilmiştir.
Mahkememizce, davacı vekilinin adli rapora itirazları da değerlendirilerek, dosyanın tedavi evrakı ile birlikte İstanbul Adli Tıp İhtisas Kurulu'na gönderilerek davacının mevcut trafik kazası nedeniyle uğradığı maluliyetinin tespiti amacıyla, davaya konu trafik kazası nedeniyle mevcut yaralanması dikkate alınarak, kazanın meydana geldiği tarihte yürürlükte bulunan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre davacının kaza sebebiyle bedensel iş gücünde kayıp bulunup bulunmadığı, varsa oranı, geçici ve kalıcı iş göremezlik ve varsa maluliyet oranı yönünden rapor düzenlenilmesine karar verilerek, dosya Adli Tıp Kurumu Başkanlığı'na gönderilmiştir.
Adli Tıp Kurumu Başkanlığı 2. İhtisas Kurulu'nun 28/07/2021-12774 Karar sayılı yazısında özetle; " Kişi hakkında mütalaa düzenlenebilmesi için;1)Kişinin bir tıp fakültesi ya da eğitim araştırma hastanesi Radyoloji bölümüne sevki sağlanarak kırık –yaralanma alanlarını içine alan yeni çektirilecek sağ kol ve sol el bileği grafisinin DICOM formatında CD kaydının teminen gönderilmesi,2)Kişinin bir tıp fakültesi ya da eğitim araştırma hastanesi ortopedi kliniğine sevki sağlanarak nötral sıfır metoduna göre yeni yaptırılacak bilateral alt ve üst ekstremite eklem hareket açıklıklarını dereceleri ile belirtir, sağ ve sol taraf uzunlukları da dahil mukayeseli yapılacak ortopedik muayenesi sonucu düzenlenecek raporun gönderilmesi,3)Geri çevrilen evrakın içerisindeki tüm tıbbi belge ve CD'ler ile birlikte aynen iadesini..." talep edilmiştir.
Mahkememizce Adli Tıp Kurumu Başkanlığı 2. İhtisas Kurulu'nun 28/07/2021-12774 Karar sayılı yazısı gereğince davacı hakkında Bursa Uludağ Üniversitesi Ortopedi ve Travmatoloji Anabilim Dalının 25/10/2021 tarih ve 84316 sayılı raporu ve Bursa Uludağ Üniversitesi Radyoloji raporları celp edilerek dosya Adli Tıp Kurumu Başkanlığı'na gönderilmiştir.
Adli Tıp Kurumu Başkanlığı 2. İhtisas Kurulu'nun 30/05/2022-8263 Karar sayılı raporunda özetle; ...’ın 06.03.2017 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının, 30.03.2013 tarih ve 28603 sayılı resmi gazetede yayımlanan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları hakkında yönetmelik dikkate alındığında; Kas İskelet Sistemi, Üst ekstremiteye ait sorunlar, Şekil 2.10’a göre %1 oulp, Tablo 2.3’e göre; kişinin tüm vücut engellilik oranının %1(yüzdebir) olduğu, iyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 4 (dört) aya kadar uzayabileceği oy birliği ile mütalaa olundu örülmüştür.
Mahkememizce, dosyanın bir aktüerya bilirkişi ile 1 doktor bilirkişiye tevdi edilerek, davacı tarafın tedavi gider alacağı talebi sebebiyle yapmış olduğu tedavi giderlerinin zorunlu, belgeli, SGK tarafından karşılanması gereken gider olup olmadığı, SGK nın sorumluluğunda olan gideri var ise ne kadar olduğuna ilişkin; ayrıca dosya kapsamında mevcut tıbbi evraklar ve adli rapor dikkate alınarak davacının tedavi için yol masraflarının ne kadar olabileceği tespiti ile netice itibariyle davacının var ise tedavi gideri, ulaşım gideri ile geçici ve sürekli iş göremezlik maddi tazminat talebine konu alacağının tespiti yönünden rapor düzenlenmesinin istenmesine karar verilerek dosya adli tıp uzmanı bilirkişi ... ve aktüerya bilirkişi ...'a tevdi edilmiştir.
25/12/2022 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Hukuki durumun ve delillerin takdir ve değerlendirmesi Yüce Mahkemeye ait olmak üzere; dosyadaki delil durumu ve yukarıdaki tespitler doğrultusunda; kazalının varsayımsal kazancının 2.717.434,26TL olacağı hesaplandığı, davacının müterafik kusur tensili yapıldıktan sonra, talep miktarının 8.072,60TL olacağı hesaplandığı, kurumca 31 Aralık 2016 Tarihli 29935 Sayılı Resmi Gazetede yayınlanan, Trafik Kazaları Nedeniyle İlgililere Sunulan Sağlık Hizmet Bedellerinin Tahsiline İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 4 üncü maddesiyle, SGK'nın tazmin sorumluluğunun, “Sağlık Uygulama Tebliğinde (SUT) yer alan hükümler doğrultusunda karşılanması" ilkesi ortadan kaldırılmış, Yüksek Yargıtay'ın 2018 Tarihinden sonraki kararlarına göre, Kazalının belgeli 3.400,70TL tedavi giderleri zararlarının tazmin sorumluluğunun SGK'ya ait olduğu istikrar kazandığı, bu sebeple davacının belgeli tedavi giderlerinden SGK'nın sorumlu olacağı sonucuna ulaşıldığı, davacının bakıcı giderlerinin 2.666,25TL, yol giderlerinin 250,00TL olacağı hesaplandığı, davacının 75% müterafik kusuru dikkate alındığında bakıcı giderlerinden 666,56TL, yol giderlerinden 62,50TL nın talep edilebileceği hesaplandığı yönünde görüş ve kanaat bildirilmiştir.
Davacı vekili 10/02/2023 tarihli dilekçesinde özetle; dosyaya bilirkişi raporunun sunulduğunu, maddi tazminat alacağı talebinin 1.000.TL'den (8.072,60 TL Maddi Tazminat, 666,56 TL Bakıcı giderleri 62,50 TL Yol Gideri olmak üzere ) 8.801,66 TL'ye yükselttiğini, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla, (Davalı ... şirketinin sorumluluğu poliçe limitleri ve poliçedeki sorumlulukları dahilinde olmak üzere) davanın bedel artırım talebinin kabulü ile; davacının maddi tazminat alacaklarının kaza tarihinden itibaren işletilecek avans mevduat faiziyle toplamda 8.801,66-TL'nin ve manevi tazminat talep miktarlarının tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; 06/03/2017 tarihinde, saat 18.25 sıralarında davalı sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı otomobil ile Dr. Sadık Ahmet Caddesi üzerinde Genç Osman Kavşağı istikametine doğru seyir halinde iken olay mahalli Ybs Av Marketi karşısına geldiğinde, istikametine göre sol tarafında yol kenarında park halinde olan araçların arasından çıkıp, kaplamaya girerek karşıdan karşıya geçmek isteyen davacı yaya ...(...)'e, aracının sağ ön far kısımlarıyla çarpması sonucu yaralanmalı trafik kazası meydana geldiği, meydana gelen kazada, Mahkememizce benimsenen gerekçeli ve denetime elverişli gerek Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen rapor ile , gerekse de trafik bilirkişisi tarafından düzenlenen rapora göre, davacı yaya ...(....) karşıdan karşıya geçişini; olay mahalli yakınında bulunan kavşak başını kullanarak yapması gerekirken bu hususa riayet etmediği, yol kenarında park halinde olan araçların arasından çıkıp, kaplamaya girerek karşıdan karşıya geçmek isterken istikametine göre sağ tarafından gelmekte olan davalı sürücü idaresindeki otomobilin hızını ve konumunu dikkate almadığı, ilk geçiş hakkını bu otomobile vermeden kendi can güvenliğini tehlikeye atarak dikkatsiz ve tedbirsiz bir şekilde karşıdan karşıya geçişini sürdürmesi neticesi meydana gelen olayda %75 oranında kusurlu olduğu, davalı sürücü ... ise sevk ve idaresindeki otomobil ile seyri sırasında yola gereken dikkatini vermediği, istikametine göre sol tarafında yol kenarında park halinde olan araçların arasından çıkıp, kaplamaya girerek karşıdan karşıya geçmek isteyen davacı yayanın katetmiş olduğu mesafe de dikkate alındığında kazanın oluşumunu önlemek için zamanında etkin fren ve direksiyon tedbiri almadığı olayda %25 oranında kusurlu olduğu, meydana gelen kaza nedeniyle kaza tarihi itibariyle yürürlükte olan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları hakkında yönetmeliğe göre düzenlenmiş adli tıp raporuna göre davacının vücut engellilik oranının %1(yüzdebir) olduğu, iyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 4 (dört) aya kadar uzayabileceğinin tespit edildiği, adli rapor ve davacının iş göremezlik hesabında TRH 2010 tablosuna göre ve progresif rant yöntemiyle yapılan hesaplamalara göre, kusur durumu da dikkate alındığında, toplam 8.072,60 TL hesap edildiği, ayrıca adli rapor ve dosya kapsamında mevcut delillere göre, davacının bakıcı giderlerinin 666,56TL, yol giderlerinin 62,50TL hesap edildiği, kazalının belgeli 3.400,70TL tedavi giderleri zararlarının tazmin sorumluluğunun SGK'ya ait olduğu istikrar kazandığı, bu sebeple davacının belgeli tedavi giderlerinden SGK'nın sorumlu olduğu, davalı ... şirketinin meydana gelen zarardan davalı araç sürücüsü ile birlikte sigortalının kusuru ve poliçe kapsamında sorumlu olduğu anlaşılmakla, Mahkememizce maddi tazminat talebine yönelik davanın kabulü ile, 1.291,93 TL geçici iş göremezlik, 6.780,67 TL sürekli iş göremezlik, 666,56 TL bakıcı gideri ve 62,50 TL yol gideri olmak üzere toplam 8.801,66 TL maddi tazminatın davalı ... Sigorta A.Ş yönünden 04/01/2019 temerrüt tarihinden; davalı ... yönünden kaza tarihi olan 06/03/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Mahkememizce manevi tazminat istemine ilişkin yapılan değerlendirmede ise, bilindiği üzere Borçlar Kanunu’nun 56.maddesi hükmüne göre hakimin özel halleri göz önüne alarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği para tutarı adalete uygun olmalıdır. Bu para tutarı asıl olarak ne tazminat ne de bir cezadır. Amacı zarara uğrayanda bir huzur duygusu doğurmak ve ruhi ızdırabını dindirmek olması nedeniyle tazminata benzer bir fonksiyonu vardır. O halde tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. Takdir edilecek manevi tazminatın tutarı her olaya göre değişebileceğinden, hakim bu konuda takdir hakkını kullanır iken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Dolayısıyla yukarıdaki açıklamalar ışığında, taraflar arasında meydana gelen davacının maluliyeti ile sonuçlanan kazada, tarafların kusur oranları, olayın meydana geliş şekli, tarafların ekonomik ve sosyal durumu, olay tarihindeki paranın alım gücü, davacıda oluşan acı ve elemin kısmende olsa giderilmesi amacıyla, davacı için 7.500,00-TL manevi tazminat takdir edilerek, Mahkememizce manevi tazminat talebine yönelik davanın kısmen kabulü ile, 7.500,00-TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 06/03/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM; Gerekçesi ve ayrıntısı yukarıda açıklandığı üzere;
1- Maddi tazminat talebine yönelik davanın KABULÜ ile, 1.291,93 TL geçici iş göremezlik, 6.780,67 TL sürekli iş göremezlik, 666,56 TL bakıcı gideri ve 62,50 TL yol gideri olmak üzere toplam 8.801,66 TL maddi tazminatın davalı ... Sigorta A.Ş yönünden 04/01/2019 temerrüt tarihinden; davalı ... yönünden kaza tarihi olan 06/03/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya VERİLMESİNE,
2- Manevi tazminat talebine yönelik davanın KISMEN KABULÜ ile, 7.500,00-TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 06/03/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'dan alınarak davacıya VERİLMESİNE, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE,
3-Harçlar yasası gereğince alınması gereken 1.113,57-TL karar ve ilam harcından peşin alınan 115,46-TL harcın mahsubu ile bakiye 998,11-TL harcın davalılardan (davalı ... Türk Sigorta Şirketi 459,20-TL'sinden sorumlu olmak kaydıyla)müteselsilen alınarak hazineye İRAT KAYDINA,
4-Maddi tazminat talebi yönünden; davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca belirlenen 8.801,66-TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya VERİLMESİNE,
5-Manevi tazminat talebi yönünden; davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca belirlenen 7.500,00-TL vekalet ücretinin davalı ...'dan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
6-Manevi tazminat talebi yönünden; davalı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca belirlenen 7.500,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ...'a VERİLMESİNE,
7-Davacı tarafından maddi tazminat talebi yönünden yapılan 177,66-TL harç, 2.000,00-TL bilirkişi ücreti, 1.035,00-TL Adli Tıp Kurumu Başkanlığı 2. İhtisas Kurulu rapor ücreti,700,00-TL Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Trafik İhtisas Kurulu rapor ücreti, 395,00-TLBursa Uludağ Üniversitesi'nde yapılan toplam masraf ücreti, 327,00-TL Bursa Uludağ Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı Adli Tıp Rapor ücreti, 581,00-TL tebligat ve posta gideri olmak üzere oluşan toplam 5.215,66-TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya VERİLMESİNE,
8-7155 Sayılı Kanunun 23.maddesi ile 6155 Sayılı Kanun 18/A-12-13 maddeleri uyarınca 1.320,00 TL zorunlu arabuluculuk hizmeti giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
9-Kesinleşme süreci tamamlanana kadar masraf avanslarının kullanılabileceği nazara alınarak kararın kesinleşmesinden sonra yazı işlerince yapılacak hesaba göre artan avansların yatıran tarafa İADESİNE,
Dair, davalı ... vekilinin yokluğunda, diğer tarafların yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde İstinaf Kanun Yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 06/04/2023
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır