T.C. ADANA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİEsas-Karar No: 2021/60 Esas - 2022/490
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
ADANA
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİGEREKÇELİKARAR
ESAS NO: 2021/60 Esas
KARAR NO: 2022/490
HAKİM: ...
KATİP: ...
DAVACI: ... ANONİM ŞİRKETİ -
VEKİLİ: ... - ...
DAVALI: ... - ...
DAVA: İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ: 21/01/2021
KARAR TARİHİ: 17/05/2022
KARARIN YAZILDIĞI TARİH : ...
Davacı vekili tarafından davalı aleyhine mahkememize açılan davanın yapılan açık yargılaması sonunda;
TALEP : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle ; davalının ... nolu tesisatın ticari amaçlu kullanıcısı olduğunu, müvekkil şirket ile davalı arasında Tüketici-Satısı ilişkinin bulunmadığını, müvekkil şirketin enerjisinin dağıtım faaliyetinden sorumlu olan bir şirket olup, davalı ile herhangi bir sözleşmesi bulunmadığını, davalının müvekkil şirket bilgisi dışında gerekli yükümlülüklerini yerine getirmeden 25/02/2017- 30/03/2017- 29/05/2017- 27/07/2017- 19/09/2017- 27/09/2017- 09/10/2017-24/11/2017-12/7/2019 tarihli kaçak tespit tutanaklarından da anlaşılacağı üzere "kesilen elektriğin açılarak enerji kullandığı ve perakende satış sözleşmesi olmaksızın enerji kullandığı" tespit edildiğniden, davalı/borçlu hakkında EPDK Tüketici Hizmetleri Yönetmeliğinin 42.maddesi gereği kaçak/usulsüz elektrik kullanımı nedeni ile cezalandırılmaya tabi tutulduğunu, kaçak tutanakları aksi sabit oluncaya kadar geçerli belge olduğunu, borçlu müvekkil şirkete olan kaçak kullanımdan doğan bedele ilişkin borcunu ödememiş ve borca haksız ve mesnetsiz bir şekilde itiraz ettiğini, Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'nin 42 ve devamı maddeleri gereğici bu faturada belirtilen kaçak kullanıma ilşikin bedeli borcu ödemek zorunda olduğundan borçlunun haksız itirazının iptali gerektiğini belirterek; davalı tarafından yapılan haksız ve kötü niyetli itirazın iptaline ve takibin devamına karar verilmesini, davalı aleyhine takip miktarının %20'sindnen az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DELİLLER ve GEREKÇE :
Dava, itirazın iptaline ilişkindir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4. maddesine göre, bir davanın ticari dava sayılması için uyuşmazlık konusu işin taraflarının her ikisinin birden ticari işletmesiyle ilgili olmalı ya da tarafların tacir olup olmadıklarına veya işin tarafların ticari işletmesiyle ilgili olup olmamasına bakılmaksızın Türk Ticaret Kanunu veya diğer kanunlarda o davaya asliye ticaret mahkemesinin bakacağı yönünde düzenleme olmalıdır.
6335 sayılı Kanun'un 2. maddesi ile değişik 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. maddesi uyarınca ticari davalar asliye ticaret mahkemelerince görülerek karara bağlanır. Diğer taraftan aynı düzenleme gereğince, asliye ticaret mahkemeleri ile diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki, 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu’ndan ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 6335 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki halinden farklı olarak iş bölümü ilişkisi değil, görev ilişkisidir. Göreve ilişkin düzenlemeler, 6100 sayılı Hukuk Muhakemesi Kanunu'nun 1. maddesi uyarınca kamu düzenine ilişkin olduğundan mahkemelerce ve temyiz incelemesi aşamasında Yargıtay’ca re'sen incelenir. Bu kuralın tek istisnası, 6335 sayılı Kanun'un 2. maddesi ile değişik 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 5/4. maddesinde düzenlenmiş olup, buna göre, yargı çevresinde ayrı bir asliye ticaret mahkemesi bulunmayan yerlerde asliye hukuk mahkemelerine açılan davalarda görev kuralına dayanılmamış olması görevsizlik kararı verilmesini gerektirmeyecektir.
Toplanan deliller ve dosya kapsamına göre, taraflar arasındaki uyuşmazlığın, kaçak elektrik tüketimine dayalı itirazın iptali davası olduğu, Vergi Dairesinden celp edilen davalıya ilişkin kayıtların incelenmesinde, 23.11.2016 tarihinde Gerçek Usulde Gelir Vergisi mükellefi olarak "Tasnif Edilmiş Metal Dışı Atıklar, Hurdalar Ve Diğer Parçaların Genellikle Mekanik Veya Kimyasal Değişim İşlemleri İle GeriKazanılması, Atık Ve Hurda Toptan Ticareti (METAL Olanlar) (KAĞIT, Cam, Plastik Vb. İkincil Hammaddeler Hariç)" faaliyetine "... Mah. ... Sk. ..." adresinde başlamış olup, bilinen adreslerinde bulunamadağından dolayı30.09.2017 tarihinde dairemizce re'sen terk ettirildiğini, davalının 2017 vergilendirme döneminde İşletme Hesabı Esasına (II.Sınıf) göre defter tuttuğu,2017 vergilendirme dönemi için dairemize YGV.si beyannamesi vermediği, takdir komisyonu kararınagöre 5.000,00-TL.matrah takdir edilmiş ve tahakkuk ettirildiğini, davalının "... Mah. ... sok.No..." adresinde bugüne kadar herhangi bir faaliyette bulunmadığı tarh dosyası ve ... kayıtlarımızın anlaşıldığı, davalının uyuşmazlığa konu tarihte herhangi bir mükellefiyetinin bulunmadığı, bu kapsamda davalının tacir olduğuna dair bilgi ve belgeye de ayrıca ulaşılamadığı, davacı tacir olmakla birlikte davalı tacir olmadığından taraflar arasındaki uyuşmazlığın her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan dava niteliğinde kabul edilemeyeceği, uyuşmazlık konusunun 6102 sayılı TTK'dan düzenlenen işlerden olmadığından mutlak ticari iş niteliğinde de olmadığı, sonuç olarak 6102 sayılı TTK'nın 4, 5 ve 11.maddesinin 2.fıkrasındaki düzenlemeler nazara alındığında taraflar arasındaki uyuşmazlığın ticari dava niteliğinde olmadığı, uyuşmazlığın çözümünde 6100 sayılı HMK'nın 2.maddesi uyarınca genel görevli mahkeme olan asliye hukuk mahkemesinin görevli olduğu anlaşılmakla davanın HMK.nun 114/1-c ve 115/2 maddeleri gereğince mahkememizin görevsizliği nedeniyle dava şartı yokluğundan usulden reddine, görevli ve yetkili mahkemenin Adana Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğuna ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1--6100 sayılı HMK.nun 114/1-c maddesi delaletiyle 6100 sayılı HMK.nın 115/2 maddesi gereğince davanın mahkememizin görevsizliği nedeniyle DAVA ŞARTI YOKLUĞUNDAN USULDEN REDDİNE,
2-6100 sayılı HMK.nın 20/1 maddesi gereğince taraflardan birinin süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde kararı veren mahkememize başvurarak, dava dosyasının görevli ya da yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmesi halinde dosyanın görevli ve yetkili ADANA NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE,
3-6100 sayılı HMK.nın 20/1 maddesi gereğince taraflardan birinin, bu karar verildiği anda kesin ise bu tarihten, süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde kararı veren mahkememize başvurarak, dava dosyasının görevli ya da yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmediği takdirde, mahkememizce DAVANIN AÇILMAMIŞ SAYILMASINA karar verileceğinin ihtarına (tebliğ ile beraber),
4-6100 sayılı HMK.nın 331/2 maddesi gereğince görevsizlik kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmesi hâlinde, yargılama giderlerinin görevli mahkemece değerlendirilmesine,
5-6100 sayılı HMK.nın 331/2 maddesi gereğince görevsizlik kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmemiş ise, talep halinde mahkememizce verilecek ek kararla dosya üzerinden bu durumun tespiti ile davacıların yargılama giderlerini ödemeye mahkûm edilmesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne ve davalının yüzüne karşı, 6100 sayılı HMK.nun 341/1 ve 345 maddeleri gereğince, kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde, mahkememize veya eşdeğer başka bir mahkemeye verilecek bir dilekçe ile İSTİNAF YOLU açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, alenen ve usulen tefhim kılındı
17/05/2022
Katip ...
Hakim ...