T.C. ADANA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2021/777 Esas - 2022/164
TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR
T.C.
ADANA
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2021/777
KARAR NO: 2022/164
HAKİM: ...
KATİP: ...
DAVACI: ... LİMİTED ŞİRKETİ- ...
VEKİLİ: ... - ...
DAVALI: ... ANONİM ŞİRKETİ - ...
VEKİLİ: ... - ...
DAVA: Tazminat
DAVA TARİHİ: 11/10/2021
KARAR TARİHİ: 17/02/2022
KARAR YAZIM TARİHİ : ...
Mahkememizde görülmekte bulunan davanın yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili tarafından mahkememize sunulan dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin araç bakım ve tamir işi ile iştigal etmekte olduğunu, müvekkili şirkete bakım ve tamir için gelen motorlu araçlardaki arızalı ve tamiri gereken parçalarının bakım ve onarımını yapmakta olup bir kısım hassas motorlu araç parçalarının il dışında yaptırdığından uzun zamandır davalı şirketin ... Şubesi aracılığı ile kargo taşıması yaptırdığını, müvekkilinin ... plakalı ... ... marka müşteri aracına ait sunroofu komple tavan döşemesi için İstanbul ilinde bulunan ... firmasına göndermek üzere davalının şubesine haber verildiğini, davalı tarafından 07/07/2020 tarihinde teslim alındığını, kargonun 3 gün içinde alıcıya teslim edilmemesi üzerine müvekkili şirket görevlileri tarafından davalı şirketin ... şube yetkililerine telefonla ulaşıldığında kargo gönderisinin sunroofun taşıma sırasında üzerine basılarak kırıldığının bildirildiğini, müvcekkilinin bu durum karşısında müşterisine mahçup olmamak için sunroofu 35.000,00 TL'ye satın aldığını, yine aynı şekilde müvekkili tarafından ... plakalı ... marka müşteri aracına ait şanzıman tribününü tamir için ankara ilinde bulunan ... isimli firmaya gönderilmek üzere davalının şubesine haber verildiğini, şube görevlileri tarafından 17/08/2020 tarihinde teslim alındığını, ancak yine alıcıya teslim edilmediğini, Ankara aktarma merkezinde yangın çıkması nedeniyle yandığının bildirildiğini, müvekkilinin müşterisine mahçup olmamak için şanzıman tribününü 23.000,00 TL'ye aldığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere şimdilik 58.000,00 TL tazminatın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle, öncelikle zamanaşımı itirazında bulunduklarını, zamanaşımı nedeniyle davanın reddine karar verilmesinin gerektiğini, ayrıca davacının dava konusu talebinin haklı hiçbir yasal dayanağının bulunmadığını, somut olayda ambalajın usulüne uygun olup olmadığının tespit edilmesinin gerektiğini, şayet ambalajlamanın yetersiz olması halinde ise dava konusu zararın bu yetersiz ambalajlamadan kaynaklanması halinde ise sorumlu olan göndericinin yani davacının kendisi olduğunu, mevcut uygulamaya göre kuryenin, gönderiyi almaya gittiğinde gönderinin kendisine paketlenmiş bir şekilde teslim edildiğini, kuryenin ya da şirketin herhangi bir çalışanın paketlemenin düzgün yapılıp yapılmadığını bilmesinin mümkün olmadığı gibi yasal olarak böyle bir görevinin bulunmadığını, müvekkilinin meydana gelen olaylarda herhangi bir kusurunun ve sorumluluğunun olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Dava, taşıma sözleşmesinden kaynaklanan maddi tazminat talebine ilişkindir.
Taşıma işleri 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 850 ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olup kanunun "Zamanaşımı" başlıklı 855.maddesinin 1.fıkrasında "Bu Kitap hükümlerine tabi taşımalarda, yolcunun bir kaza sonucu ölmesi veya bedensel bütünlüğü zedeleyen bir zarara uğraması hâlinde istem hakları on yılda; diğer zararlarda ise bir yılda zamanaşımına uğrar.", 2.fıkrasında "Bu süre, eşya taşımasında, eşyanın gönderilene teslimi; yolcu taşımasında, yolcunun varma yerine ulaşma tarihinden başlar. Eşya tamamen zayi olmuş veya yolcu gideceği yere ulaşamamış ise, zamanaşımı süresi, eşyanın teslimi ve yolcunun ulaşması gereken tarihten itibaren işlemeye başlar.", 5.fıkrasında "Taşıyıcının kastından veya pervasızca bir davranışıyla ve böyle bir zararın meydana gelmesi ihtimalinin bilinciyle işlenmiş bir fiilinden veya ihmalinden dolayı; a) Eşya zıyaa, hasara uğramış veya geç teslim edilmişse, b) Yolcu geç ulaşmışsa, taşıyıcının sorumluluğu üç yılda zamanaşımına uğrar." hükümlerine, kanunun "Taşıma süresi" başlıklı 873.maddesinde "Taşıyıcı, eşyayı, kararlaştırılan sürede, bir süre kararlaştırılmamışsa şartlar dikkate alındığında özenli bir taşıyıcıya tanınabilecek makul bir süre içinde, teslim etmekle yükümlüdür." hükmüne, yine kanunun "Zıya karinesi" başlıklı 874.maddesinin 1.fıkrasında "Eşya, taşıma süresini izleyen yirmi gün içinde teslim edilmezse, hak sahibi ona zayi olmuş gözüyle bakabilir. Sınır ötesi taşımalarda bu süre otuz gündür." hükmüne yer verilmiştir.
Dava dilekçesi, cevap dilekçesi ve tüm dosya kapsamına göre, davacı vekili tarafından verilen dava dilekçesiyle araç bakım ve tamir işiyle iştigal eden müvekkilinin farklı müşterilerine ait araçlardan sökülen sunroofu tavan döşemesi için İstanbul ilindeki davadışı firmaya teslim edilmek üzere 07/07/2020 tarihinde, şanzıman tribününü ise tamir için Ankara ilindeki davadışı firmaya teslim edilmek üzere 17/08/2020 tarihinde kargo taşımacılığı yapan davalıya teslim ettiği, ancak sözkonusu eşyaların gönderilen firmalara teslim edilmediği, eşyaların akıbetini sorduklarında davalı şirketin sunroofun taşıma sırasında üzerine basılarak kırıldığından tamamen hasarlandığını ve şanzıman tribününün ise aktarma merkezinde çıkan yangın olayı sonucu yandığının öğrenildiğinden bahisle maddi tazminata karar verilmesinin talep edildiği, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 855.maddesinin 1.fıkrası uyarınca eşya taşınmasından kaynaklanan zararların 1 yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğu, aynı yasa maddesinin 5.fıkrası uyarınca taşıyıcının kastından veya pervasızca bir davranışıyla ve böyle bir zararın meydana gelmesi ihtimalinin bilinciyle işlenmiş bir fiilinden veya ihmalinden dolayı eşya zıyaa, hasara uğramış veya geç teslim edilmişse taşıyıcının sorumluluğu üç yılda zamanaşımına uğrayacağı, davacı tarafın iddiası ve davalı tarafın savunması nazara alındığında kaza sonucu zarar gören taşımaya konu eşyaların taşıyıcının kastından veya pervasızca bir davranışından ya da zararın meydana gelmesi ihtimali bilinciyle işlenmiş icrai veya ihmali fiilinden bahsedilemeyeceği, dolayısıyla uyuşmazlık konusu maddi tazminat talebi bakımından 1 yıllık zamanaşımı süresinin geçerli kabul edilmesi gerektiği, taşımaya konu eşyaların alıcıya teslimi için bir süre öngörülmediğinden anılan kanunun 873.maddesi gereğince tesliminde "makul süre" içinde yapılması gerektiği, işin niteliği ve ülkemizdeki ulaşım ve kargo taşımacılığı koşulları dikkate alındığında taraflar arasındaki taşıma ilişkisine konu eşyaların taşıyıcı davalı kargo şirketine teslim edildikten sonra alıcısına teslimi için bir haftalık sürenin makul bir süre olduğu, kanunun 874.maddesi gereğince belirtilen tarihlere kadar alıcısına teslim edilmeyen eşyaların söz konusu teslim tarihlerini takip eden 20 gün içinde teslim edilmediğinden bu sürelerin sona ermesinden sonra olmak üzere 05/08/2020 ve 15/09/2020 tarihleri itibariyle zayi olmuş gözüyle bakılması gerektiği, mahkememizin bu kabulüne göre 07/07/2020 tarihli gönderiye konu eşya bakımından zamanaşımı süresinin bir haftalık makul teslim süresinin dolduğu 14/07/2020 tarihi üzerinden 20 gün geçmesiyle 05/08/2020 tarihinden itibaren 1 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu 05/08/2021 tarihine kadar zararın giderilmesinin talep edilebileceği, 17/08/2020 tarihli gönderiye konu eşya bakımından zamanaşımı süresinin bir haftalık makul teslim süresinin dolduğu 25/08/2020 tarihi üzerinden 20 gün geçmesiyle 15/09/2020 tarihinden itibaren 1 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu 15/09/2021 tarihine kadar zararın giderilmesinin talep edilebileceği, ancak eldeki davanın söz konusu zamanaşımı süresinin dolmasından sonra olmak üzere 11/10/2021 tarihinde açıldığı anlaşıldığından davacının davasının zamanaşımı sebebiyle reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;
1-Davacının davasının zamanaşımı sebebiyle REDDİNE,
2-Alınması gerekli 80,70 TL maktu karar ve ilam harcından peşin alınan 990,50 TL'nin düşülmesi sonucu bakiye 909,80 TL'nin karar kesinleştiğinde ve istek halinde davacıya iadesine,
3-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinin 13.fıkrası uyarınca zorunlu arabuluculuk giderleri yargılama giderlerinden sayıldığından arabuluculuk tutanağının düzenlendiği tarihte yürürlükte bulunan Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca maktu 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT'nin ilgili maddesi gereğince takdir edilen hesaplanan 5.100,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Peşin alınan ve harcanmayan gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
Dair, davacı ve davalı vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine verilecek dilekçe ile ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ nezdinde İSTİNAF KANUN YOLU açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 17/02/2022
Katip ...
Hakim ...