T.C. ADANA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
ADANA
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİGEREKÇELİKARAR
ESAS NO: 2021/816 Esas
KARAR NO: 2022/115
HAKİM: ... ...
KATİP:... ...
DAVACI: ... - ...
VEKİLİ: Av. ... - ...
DAVALI: ... - ...
VEKİLİ: Av. ... - ...
DAVA: Menfi Tespit (Kira)
DAVA TARİHİ: 13/10/2021
KARAR TARİHİ: 03/02/2022
KARARIN YAZILDIĞI TARİH: ...
Davacı vekili tarafından davalı aleyhine mahkememize açılan davanın yapılan açık yargılaması sonunda;
TALEP : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle ; müvekkil aleyhine İstanbul Anadolu 14. İcra Müdürlüğünün 2018/... esas sayılı takip dosyası ile icra takibine başlanıldığını, müvekkilinin bu icra takibine yasal süresi içerisinde borca ve imzaya itiraz etmiş ve dosyada yetki itirazı kabul edilerek, icra dosyası yetkili Adana 1. İcra Müdürlüğünün 2019/... esas sayılı dosyasına gönderildiğini, müvekkile ödeme emri gönderilmiş olup, bu ödeme emrine karşı da müvekkil tarafından süre içerisinde hem borca ve ferilerine hem de imzaya itiraz edilmiş olup, itiraz üzerine takip dosyasında durma kararı verildiğini, dosyada takip dayanağı olarak müvekkilinin İstanbul'da faaliyet gösteren bir araba kiralama firmasına ait bir aracı aldığı iade etmediği gösterilmiş ve 122.553,67 TL bedelli borca müteakip icra takibi başlatıldığını, müvekkilinin İstanbul'dan herhangi bir firmadan araba kiralaması olayından veya teslim edilmemesinden hiçbir şekilde haberi olmadığını belirterek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile müvekkilinin Adana 1. İcra Müdürlüğünün 2019/... esas sayılı dosyasından kaynaklı olarak davalıya 122.553,67 TL borcu olmadığının tespitine, davalı tarafça haksız ve kötüniyetli olarak müvekkil aleyhine icra takibi başlatıldığından, alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;davanın görevsiz mahkemede açıldığını, kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dahil olmak üzere tüm uyuşmazlıkları konu alan davalar ile bu davalara karşı açılan davaların Sulh Hukuk Mahkemesinin görevine girdiğini belirterek, davanın yetkisiz ve görevsiz mahkemede açılmış olması nedeni ile davanın usulden reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, taraflar arasındaki araç kiralama nedeniyle davacının davalıya borçlu olmadığının tespiti talebine
Taraflar arasında araç kiralama sözleşmesi bulunduğu, uyuşmazlığın kira sözleşmesinden kaynaklandığı Yargıtay Hukuk 6. Dairesinin 2014/... esas ve 2015/... karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere taraflar arasındaki uyuşmazlık kira ilişkisine dayanması halinde görevli mahkemenin Sulh Hukuk Mahkemesi olduğu, yine Yargıtay 19. H.D. 20/12/2016 tarih ve 2016/... E. 2016/... K. Sayılı ilamı ile; 6100 sayılı HMK.'nın 4/a maddesine göre, kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dahil olmak üzere tüm uyuşmazlıklara Sulh Hukuk Mahkemesi'nin bakmakla görevli olduğu birlikte değerlendirildiğinde mahkememizin görevsiz olduğu anlaşılmıştır.
6100 Sayılı HMK’nın sulh hukuk mahkemelerinin görevini düzenleyen 4/1-a maddesine göre; “Kiralanan taşınmazların, 09.06.1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununa göre ilamsız icra yoluyla tahliyesine ilişkin hükümler ayrık olmak üzere, kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dâhil olmak üzere tüm uyuşmazlıkları konu alan davalar ile bu davalara karşı açılan davalarda” Sulh Hukuk Mahkemesi görevlidir.
Somut uyuşmazlık kira sözleşmesinden kaynaklanmaktadır ve davaya bakmak görevi Sulh Hukuk Mahkemelerine aittir.
Görev hususu HMK 114/c maddesi gereğince dava şartı olup, her aşamada görevsizlik kararı verilmesi de HMK 115/1. maddeye göre mümkün olduğundan mahkememizin görevsizliğine dair aşağıdaki hüküm hukuka uygun bulunmuştur.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-6100 sayılı HMK.nun 114/1-c maddesi delaletiyle 6100 sayılı HMK.nın 115/1-2 maddesi gereğince davanın mahkememizin görevsizliği nedeniyle DAVA ŞARTI YOKLUĞUNDAN USULDEN REDDİNE,
2- 6100 sayılı HMK.nın 20/1 maddesi gereğince taraflardan birinin süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde kararı veren mahkememize başvurarak, dava dosyasının görevli ya da yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmesi halinde dosyanın görevli ve yetkili ADANA NÖBETÇİ SULH HUKUK MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE,
3-6100 sayılı HMK.nın 20/1 maddesi gereğince taraflardan birinin, bu karar verildiği anda kesin ise bu tarihten, süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde kararı veren mahkememize başvurarak, dava dosyasının görevli ya da yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmediği takdirde, mahkememizce DAVANIN AÇILMAMIŞ SAYILMASINA karar verileceğinin ihtarına (tebliğ ile beraber),
4- 6100 sayılı HMK.nın 331/2 maddesi gereğince görevsizlik kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmesi hâlinde, yargılama giderlerinin görevli mahkemece değerlendirilmesine,
5-6100 sayılı HMK.nın 331/2 maddesi gereğince görevsizlik kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmemiş ise, talep halinde mahkememizce verilecek ek kararla dosya üzerinden bu durumun tespiti ile davacıların yargılama giderlerini ödemeye mahkûm edilmesine,
Dair davacı vekilinin yüzüne karşı 6100 sayılı HMK.nun 341/1 ve 345 maddeleri gereğince, kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde, mahkememize veya eşdeğer başka bir mahkemeye verilecek bir dilekçe ile İSTİNAF YOLU açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, alenen ve usulen tefhim kılındı. 03/02/2022
Katip ...
Hakim ...