T.C. ADANA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2022/2 Esas - 2022/447
TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR
T.C.
ADANA
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2022/2 Esas
KARAR NO: 2022/447 Karar
İcra dosyası: Kozan İcra Dairesinin 2021/... E. Sayılı
HAKİM: ...
KATİP: ...
DAVACI: ... ANONİM ŞİRKETİ - ...
VEKİLİ: ... - ...
DAVALI: ... - ...
VEKİLİ: ... - ...
DAVA: İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ: 03/01/2022
KARAR TARİHİ: 28/04/2022
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : ...
Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan davanın yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesi ile; davalı ... idaresindeki ... plakalı aracın 30.08.2020 tarihinde müvekkili şirketçe kasko poliçesi ile sigortalı olan aracın karıştığı trafik kazası sonucu hasar oluştuğunu, meydana gelen kaza sebebiyle ...'a poliçe koşulları gereğince 07.01.2021 tarihinde 152.411,86 TL hasar tazminatı ödendiğini, kazaya konu ... plakalı aracın kazada kısmen değerini kaybetmesi ve dava bedelinin yüksek olması sebebiyle söz konusu aracın ve uyap taramasına göre davalı adına tespit edilerek başkaca araç ve taşınmazların üçüncü kişilere devrinin önlenmesi ve alacağın temini bakımından, davacı müvekkilin sigorta şirketi olması ve tedbir talebinin kayda münhasır olması sebebiyle teminatsız olarak ihtiyati tedbir mahiyetinde ihtiyati haciz şerhi işlenmesine, davanın kabulü ile Kozan İcra Dairesinin 2021/... E. Sayılı takip dosyasına yapılan itirazın iptaline, takibin devamına, davalının %20 inkar tazminatına mahkumiyetine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP :
Davalı mahkememize sunmuş olduğu 09/01/2022 tarihli cevap dilekçesi ile; öncelikle davaya görev itirazında bulunduğu, görevli mahkemenin asliye ticaret mahkemesi olmadığını bu sebeple davanın esastan reddinin gerektiğini, davacı taraf ve müvekkilinin her ikisinin de tacir olmaması sebebiyle TTK kapsamında ticari dava niteliğinde bir dava olmadığını, ticari dava niteliğine haiz olmamasına rağmen davacı tarafça ticaret mahkemesinde açılan davanın görev yönünden reddi gerekmekte olduğunu, davacı sigorta şirket tarafından sigortalısına ödediği tazminatın rücuen ödenmesini talep ettiğini, müvekkilinin sevk ve idaresindeyken dava konusu maddi hasarlı trafik kazasına karışmış olan ... plakalı araç ile davacı kasko sigorta poliçesi bulunan ... plakalı aracın çarpışması sonucu davacının sigortalısı ...'nin olay anında süratlı araç kullandığından dolayı hatalı olduğunu söylediğini, hatasını kabul edip araçtan inerek özür dilediğini, ...'nin, müvekkilinin sol kapısından vurması nedeni ile müvekkilinin kolunun kırıldığını, bu nedenle kaza yerine ambulans ve kolluk kuvvetinin çağrıldığını, kazaya karışan ...'nin güvenlik görevlisi olduğu için gelen kolluk kuvetinden polis memurları "Müdürüm kafanı yorma sen otur biz tutanağı tanzim ederiz." dediğini, müvekkilinin kırılan kolundan dolayı ameliyat geçirmesine rağmen tutanağı tanzim eden kolluk kuvvetleri memurları tarafından defalarca arandığını, tutanağa derhal imza atması gerektiğini, şikayetçi olursa başının ağrıyacağını olmaz ise bir zarar gelmeyeceğini söyleyerek müvekkile % 100 hatalı olduğunu belirtilen kaza tutanağına imza attırdıklarını, kazanın şartlarına bakıldığında ve oluşması göz önünde tutularak trafik kazasında bir kişinin tam kusurlu olabilmesi için kaza fiiline bilerek, isteyerek ya da alkollü veya uyuşturucu kullanmış olması gerektiğini, kazanın asıl sebebinin sürat ve dikkatsizlik olmasına rağmen bunların dikkate almadığını, karşı tarafın kavşaklara yaklaşırken yavaşlama kuralına uymadığını, kaza kusur oranın tespitine yönelik bilirkişi incelemesinin yapılmasını talep ettiğini, şirket tarafından gönderilen "İcra takibinden önceki ihtarımızdır." şeklindeki 15.09.2021 tarihli ihtarın müvekkiline tebliğ olduğunu, 16.09.2021 tarihinde posta ile ... Barkod no ile gönderdiği cevabı ihtarnamenin davacı şirket çalışanına tebliğ edildiğini, Kozan 1 Asliye Hukuk Mahkemesinin 2020/... D.İŞ dosyası ile yaptırılan 12.10.2020 tarihli kaza tespit tutanağı ihtarnamenin ekinde ilgili sigorta şirketine iletildiğini, kazayla ilgili tam olarak kusur oranının belirtilmesini ve araç tamir ve bakımın hiç bir aşamasının bildirilmediğini, müvekkilinin hiç bir kastı yahut ağır kusurunun olduğunu, sigorta şirketi tarafından kazaya karışan ...'ye ait ... plakalı aracın tamirat miktarı olarak kaza tarihinde yapıldığı bildirilen 83.750.00.TL hasar tespit sonradan 152,411,86.TL'ye yükseltildiğini 41.000.00.TL müvekkili ...'a ait olan ... plakalı aracın sigorta şirketinden tahsil edildikten sonra 111.411,86.TL bakiye alacagı kaldığı iddiasıyla icra takibi başlatıldığını, icra takibi miktarına bakıldığında yapılan masrafın aracın kasko değerine yakın olduğunun anlaşılacağını, aracın tamir masrafı bu kadar fazla ise, tamir yapılmak yerine pert edilmesinin tarafına teklif edilmesinin daha uygun olacağını, araç sahibi ..., arabasını özel servise götürerek olmayacak şekilde aracının tam bakımını yaptırarak müvekkilini zarara uğrattığını, gerçek miktar için bağımsız bir bilirkişi tarafından inceleme yapılması gerektiğini, dava dilekçesinde davacı, ödeme tarihi olarak belirttiği günden işleyecek 16.75 avans faizi ile tahsilat talep etmiş ise de faiz başlangıç tarihi dava tarihi olan 03.01.2022’dir, müvekkili ...'ın tacir olmadığından istenen faiz türünün de yerinde olmadığını, yasal faiz uygulanması gerektiğini, davayı kabul etmemekle birlikte davacının Kozan İcra Müdürlüğünün 2021/... Esas sayılı dosyası ile arabuluculuk dosyasında hiç bahsini etmediği cevabı ihtarnamesinde itiraz ettiğini, parça ve işçilik ve bilirkişi raporunu dikkate almadan yapmış olduğunu iddia ettiği bütün parça parası ve işçiligi tam isteyen davacı, mahkeme tarafından tedbir talebinin reddi sonrası Kozan 1. Asliye Hukuk mahkemesinin 2020/... D.iş raporunu delil olarak gösterdiğini, bu durumda dahi toplam alacağın dava değerinden %25 düşülüp karşı sigortadan alınan miktar düşüldükten sonra kalan paranın istenilmesi gerektiğini, müvekkili, aracının pert olması nedeni ile hurda fiyatına sattığını, müvekkilinin tedbir konulacak herhangi bir malı olmadığını beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
YARGILAMA VE GEREKÇE:
Mahkememizce Kozan İcra Dairesinin 2021/... E. Sayılı takip dosyası, Ankara Türkiye Noterler Birliği Başkanlığından dava konusuna ilişkin bilgi ve belgeler celp edilmiştir.
İhtiyati haciz talebinin reddine yönelik verilen 04/01/2022 tarihli ara kararın istinafı sonucu verilen Adana BAM 3. H.D. 2022/... E. - 2022/... K. Sayılı ilamı ''davacı şirket, kasko sigortası kapsamında ödemekle yükümlü olduğu zararı 3. kişiye ödemiş ve bu 3. kişiye ödemek zorunda kaldığı bedeli de davalıya rücu etmiştir. Bu durumda görevli mahkemenin tayininde 3.kişi ile davalı arasındaki ilişkinin hukuki mahiyeti nazara alınır. Yukarıda anılan Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulu'nun 22.03.1944 tarihli ... Esas ve ... Karar sayılı kararında da belirtildiği gibi eldeki davada dava dışı yaralanan ile davalı sürücü gerçek kişi olup uyuşmazlık haksız fiilden kaynaklanmaktadır. Bu tür davalarda görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olması gerektiği" gerekçesi ile karar verilerek dosya mahkememize gönderilmiş ve mahkememizin yukarıdaki esasına kaydı yapılmıştır.
Dava dosyasına ilişik 2021/... sayılı Arabuluculuk Bürosu dosyasının incelenmesinde dava şartı arabuluculuk başvuru dosyasından 1.360,00.TL tutar üzerinden sarf kararının düzenlendiği, sürecin görüşme sonucu anlaşmama ile sonuçlandığı tespit edilmiştir.
Dava; 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun (T.T.K.) 1472 (6762 sayılı T.T.K.'nın 1301) maddesi uyarınca sigorta şirketi tarafından sigortalısına ödenen tazminatın, haksız fiile sebebiyet veren davalıdan rücuen tahsili istemine ilişkindir.
6102 sayılı TTK'nun 4. maddesine göre, bir davanın ticari dava olabilmesi için uyuşmazlığın her iki tarafının da tacir olması ve ticari işletmeleriyle ilgili hususlardan doğmuş bulunması veya anılan yasa maddesinde sayılan mutlak ticari davalardan olması gerekli ve yeterlidir. Bu tür ticari davalara ise, ayrı Asliye Ticaret Mahkemesi olan yerlerde, o yerdeki Asliye Ticaret Mahkemesinde bakılır. (TTK m.5/2)
Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulu’nun 22.03.1944 Tarih E. 37, K. 9, R.G. 3.7.1944 sayılı kararında "Sigortacının sorumlu kişi aleyhine açacağı dava, sigorta poliçesinden doğan bir dava olmayıp; aynen sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibidir. Sigortalının muhtelif mahkemelerde dava açma hakkı varsa, aynı hak sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu davası için de söz konusudur." şeklinde vurgulanmaktadır.
Yapılan inceleme sonucunda,davacı şirketin kasko sigortası kapsamında ödemekle yükümlü olduğu zararı 3. kişiye ödediği ve bu 3. kişiye ödemek zorunda kaldığı bedeli de davalıya rücu ettiği, bu durumda görevli mahkemenin tayininde 3.kişi ile davalı arasındaki ilişkinin hukuki mahiyeti nazara alınması gerektiği, dava dışı yaralanan ile davalı sürücünün gerçek kişi olduğu, uyuşmazlığın haksız fiilden kaynaklandığı, bu tür davalarda görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu anlaşılmıştır.
HMK'nın 114/1-c maddesi uyarınca davada mahkemenin görevli olması dava şartıdır. HMK'nun 115. Maddesi ;'' Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Ancak, dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre verir. Bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davayı dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddeder.'' ve HMK'nun 138. Maddesi; ''Mahkeme, öncelikle dava şartları ve ilk itirazlar hakkında dosya üzerinden karar verir; gerektiği takdirde kararını vermeden önce, bu konuda tarafları ön inceleme duruşmasında dinleyebilir.'' hükümleri uyarınca, eldeki davanın görevsiz mahkemede açıldığı anlaşılmakla HMK.'nın 114/1-c ve 115/1-2 maddeleri gereğince mahkememizin görevsizliği nedeniyle, davanın, dava şartı yokluğundan usulden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM; gerekçesi daha sonra açıklanacağı üzere;
1-6100 sayılı HMK.nun 114/1-c maddesi delaletiyle 6100 sayılı HMK.nın 115/2 maddesi gereğince mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE,
2- 6100 sayılı HMK.nın 20/1 maddesi gereğince taraflardan birinin süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde kararı veren mahkememize başvurarak, dava dosyasının görevli ya da yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmesi halinde dosyanın görevli ve yetkili ADANA NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE,
3-6100 sayılı HMK.nın 20/1 maddesi gereğince taraflardan birinin, bu karar verildiği anda kesin ise bu tarihten, süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde kararı veren mahkememize başvurarak, dava dosyasının görevli ya da yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmediği takdirde, mahkememizce DAVANIN AÇILMAMIŞ SAYILMASINA karar verileceğinin ihtarına (tebliğ ile beraber),
4- 6100 sayılı HMK.nın 331/2 maddesi gereğince görevsizlik kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmesi hâlinde, yargılama giderlerinin (suç üstü ödeneğinden karşılanan arabuluculuk ücreti dahil) görevli mahkemece değerlendirilmesine,
5-6100 sayılı HMK.nın 331/2 maddesi gereğince görevsizlik kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmemiş ise, talep halinde mahkememizce verilecek ek kararla dosya üzerinden bu durumun tespiti ile davacıların yargılama giderlerini ödemeye mahkûm edilmesine,
Dair, Tarafların yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize veya eşdeğer bir mahkemeye dilekçe vermek suretiyle Adana Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde kullanılabilecek olan İstinaf yasa yolu açık olmak üzere karar verildi. 28/04/2022
Katip ...
Hakim ...