T.C. ADANA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR
T.C.
ADANA
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2022/295 Esas
KARAR NO: 2022/429 Karar
HAKİM: ... ...
KATİP: ... ...
DAVACILAR: 1- ... - ...
2- ... - ...
3- ... - ...
VEKİLİ: Av. ... - ...
DAVALI: ... - ...
...
VEKİLİ: Av. ... - ...
DAVA: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 10/11/2021
KARAR TARİHİ: 22/04/2022
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : ...
Adana 10. Asliye Hukuk Mahkemesinin 05/01/2022 tarihli 2021/... E. - 2022/... K. Sayılı görevsizlik kararı ile mahkememize gönderildiği, yukarıdaki esas sırasına kaydının yapıldığı görülmekle dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacılar vekili tarafından Adana 10. Asliye Hukuk Mahkemesi'ne sunulan dava dilekçesinde özetle; Alacaklı ... tarafından, muris sıfatı ile müvekkilleri ..., ..., ve ... aleyhine, Adana 4.İcra Müdürlüğü'nün 2016/... E. Sayılı dosyası ile örnek 10 kambiyo takibi başlatıldığını, müvekkillerinin murisi ... 2016 yılında vefat ettikten yaklaşık 1 ay sonra alacaklı tarafından müvekkilleri aleyhine icra takibi başlatıldığını, alacaklı tarafça icra takibine dayanak yapılan 2 adet senetten dolayı müvekkillerinin ve yahut müvekkillerinin murisi ...'nin alacaklıya ya da alacaklının miras bırakanına borcu bulunmadığını, ne müvekkillerinin ne de müvekkillerinin miras bırakanı ...'nin alacaklı ile ya da alacaklının miras bırakanı ile ticari bir alış-verişi ve münasebeti olmadığını, taraflar arasında hiç bir şekilde temel borç ilişkisine dayalı ticari bir alışveriş olmadığını, alacaklının lehtarı olmayan senetleri nereden aldığını bilmediklerini, alacaklının temel borç ilişkisini açıklaması gerektiğini, icra takibine konu senetlerin lehtarının bulunmaması nedeni ile takibe konu senetlerin zorunlu şekil şartı şartlarını taşımadığından alacaklının kambiyo takibi başlatmasının mümkün olmadığını, 6102 sayılı T.T.K'nın 671/1-f maddesine göre "poliçenin kimin adına veya emrine düzenleneceğini gösteren bir ibare" kaydını içermesi gerektiği düzenlendiği, icra takibine konu edilen 15.07.2013 tanzim ve 15.10.2013 vade tarihli 5.000 TL. Ve 19.500 TL. miktarlı iki adet senette lehtar isminin bulunmaması nedeni ile işbu iki adet senedin T.T.K.'nın 671/1-f maddesi gereği zorunlu şekil şartını taşımaması nedeni ile alacaklının kambiyo niteliği taşımayan belgelerden dolayı kambiyo takibi başlatmasının hukuken mümkün olmadığını, bu nedenlerle müvekillerinin ve miras bırakanı ...'nin alacaklı veya miras bırakanı ile ticari bir münasebeti bulunmaması nedeni ile senet üzerindeki imzanın miras bırakana ait olmadığını, alacaklı tarafından icra takibine konu edilen her iki senet üzerindeki imzaya da itiraz ettiklerini beyan ederek davanın kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili tarafından Adana 10. Asliye Hukuk Mahkemesi'ne sunulan cevap dilekçesinde özetle; Davacıların babası ... ve müvekkilinin babasının çok eskiye dayanan bir arkadaşlıkları olduğunu, aile fertleri de sık sık görüşen birbirlerinin hem iyi hem de kötü anında yanında olan bir nevi aileden birileri gibi sayılabilecek kadar yakın dostları olduğunu, davacıların babası ..., takibe konu olan senedin verildiği tarihlerde bir ... açmak için müvekkilinin aiesinden borç para istediğini, takibe konu senedin veriliş sebebi ve borcun doğumunun bu şekilde olduğunu, davacıların babası ... ile müvekkilinin babasının çok yakın iki arkadaş olduklarını, yılları deviren bu dostluk aile fertlerinin de yakınlığını beraberinde getirdiğini, müvekkilinin davacıların annesinin ve babasının hemen hemen her anında yanında olduğunu, davacıların babası ...'in yıllar önce bir ... açmak istediğini, bu ...nin açılması için gerekli miktarın eksik olmasıyla davacıların babası her zaman yanında olan ve en yakın dostu olan aralarındaki kopmayan bağa da güvenerek davalı müvekkilinin ailesinden ve kendisinden borç istediğini, davacıların murisi ... bu borcu isterken müvekkiline "kızım senin paran bende kalmaz, bizi biliyorsun bize güvenebilirsin, ödeyeceğim sen hiç merak etme" şeklinde konuştuğunu, her şekilde yanlarında bulunan aile dostu olan müvekkilinin bu parayı ...’nin açacağı ... için borç olarak verdiğini, her ne kadar davacı vekili dava konusu senedin kambiyo vasfını taşımadığını ileri sürse de senedin geçerli olduğunu, mahkeme aksi kanaatte olsa bile itiraz dahi edilmeyen bir borcun olduğunu, senedin üzerinde ‘... Nolu ... ‘ diye yazmakta olduğunu, senedin ne için verildiğinin göstergesi olduğunu, borç doğumu taraflar arasında bu şekilde başladığını, müvekkilinin talep ettiği alacak hukuken mevcut ve takip edilebilir bir alacak niteliğinde olduğunu, davacıların menfi tespit davası açtığı halde borcu kabul ettiklerini bu sebeple davanın reddi gerektiğini, kambiyo senedine istinaden Adana 4.İcra Müdürlüğü’nün 2016/... E.sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davacılar ve aynı zamanda icra takip dosyasının borçluları, takibe ilişkin itiraz hakları varken, hiçbir şekilde takibe itiraz etmediklerini, Adana 4.İcra Dairesinin 2016/... E.Sayılı dosyasından 29.08.2016 tarihinde çıkılan haciz mahallinde davacı ve aynı zamanda da icra takip dosyasının borçlusuolan ...'nin ‘geliş sebebinizi anladım, ancak şuanda ödeme gücüm yoktur‘ şeklinde beyan verdiğini, bir borcun var olduğunu fakat şuanda ödeme gücünün olmadığını beyan eden davacı borçluların, taraflar arasındaki hukuki ilişkiyi ve borcu kabul ettiği anlaşılmakta olduğunu, davacılar 14.07.2016 tarihinde açılan icra takibine kendilerine tebliğ olmasına rağmen takibe itiraz etmediğini, takip başlangıç tarihinden 5 sene geçtikten sonra gerçeğe aykırı beyanlarda bulunarak kötü niyetle iş bu davayı açtıklarını beyan ederek açılan menfi tespit davasının hukuki yarardan yoksun olması sebebiyle davanın reddini talep etmiştir.
YARGILAMA VE GEREKÇE:
Adana 10. Asliye Hukuk Mahkemesinin 05/01/2022 tarihli 2021/... E. - 2022/... K. Sayılı sayılı görevsizlik ilamı ile dosya mahkememize gönderilmiş ve yukarıdaki esas sırasına kaydı yapılmıştır.
Dava menfi tespit davasıdır.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4. maddesine göre, bir davanın ticari dava sayılması için uyuşmazlık konusu işin taraflarının her ikisinin birden ticari işletmesiyle ilgili olmalı ya da tarafların tacir olup olmadıklarına veya işin tarafların ticari işletmesiyle ilgili olup olmamasına bakılmaksızın Türk Ticaret Kanunu veya diğer kanunlarda o davaya asliye ticaret mahkemesinin bakacağı yönünde düzenleme olmalıdır.
Takibe dayanak senetlerin, tanzim edildiği tarih dikkate alınarak uygulanması gereken 6102 sayılı TTK'nın 777. Maddesine göre kambiyo senedi vasfını taşıyabilmesi için, "tanzim edildiği yer" unsurunu ihtiva etmesi gereklidir. Takibe dayanak senette tanzim yerinin idari birim olarak yazılmadığı, bu haliyle tanzim yeri belirtilmediğinden anılan belge kambiyo senedi vasfı taşımayıp adi senet hükmündedir. Yine dava, 6102 sayılı TTK'nun yürürlüğe girdiği 01/07/2012 tarihinden sonra 28/05/2019 tarihinde açılmış olup, 6102 sayılı TTK'nun 4. Maddesine göre, bir davanın ticari dava sayılması için uyuşmazlık konusu işin her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili olması ya da tarafların tacir olup olmadıklarına veya işin tarafların ticari işletmesiyle ilgili olup olmamasına bakılmaksızın Türk Ticaret Kanunu veya diğer kanunlarda o davaya Asliye Ticaret Mahkemesi'nin bakacağı yönünde düzenleme olmalıdır. Somut olayda, tacir sıfatını haiz oldukları yönünde delil bulunmayan taraflar arasında düzenlenen senetlerin kambiyo senedi vasfı bulunmayıp, senetler adi senet hükmündedir. (Benzer yönde Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 24/10/2019 tarih, 2018/1058 Esas 2019/6703 Karar sayılı ilamı; " Somut olayda, tacir sıfatını haiz olmayan kardeşler arasında düzenlenen senetlerin kambiyo senedi vasfı bulunmayıp, senetler adi senet hükmündedir. Bu itibarla mahkemece davaya bakma görevinin Asliye Hukuk Mahkemesinde olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile işin esasına girilerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş ve davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bu yönden bozulmasına karar vermek gerekmiştir.") Bu kapsamda değerlendirildiğinde mahkememizin görevli olmadığı anlaşıldığından davanın göreve ilişkin dava şartı yokluğundan HMK 114/c ve 115/2 maddesi gereğince usulden reddine , mahkememizin görevsizliğine, görevli mahkemenin Adana 10. Asliye Hukuk Mahkemesi olduğuna karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;
1-Davanın göreve ilişkin dava şartı yokluğundan HMK 114/c ve 115/2 maddesi gereğince usulden reddine ,
2-Mahkememizin görevsizliğine, görevli mahkemenin Adana 10. Asliye Hukuk Mahkemesi olduğuna,
3-Karar istinafsız kesinleşirse dosyanın gönderildiği mahkeme olan Adana 10. Asliye Hukuk Mahkemesi ile arada görev uyuşmazlığı doğacağından , uyuşmazlığın giderilmesi için merci tayini amacı ile dosyanın ilgili Adana Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesine gönderilmesine,
4-Harç ve vekalet ücretlerinin merci tayininden sonra karar altına alınmasına,
Dair, Tarafların yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize veya eşdeğer bir mahkemeye dilekçe vermek suretiyle Adana Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde kullanılabilecek olan İstinaf yasa yolu açık olmak üzere dosya üzerinden karar verildi.22/04/2022
Katip ...
Hakim ...