T.C. ADANA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR
T.C.
ADANA
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2022/67
KARAR NO: 2022/372
HAKİM: ... ...
YAZI İŞLERİ MÜD.: ... ...
DAVACI: ... -
...
VEKİLİ: Av. ... - ...
DAVALI: ... - ...
DAVA: Alacak
DAVA TARİHİ: 25/01/2022
KARAR TARİHİ: 12/04/2022
KARAR YAZIM TARİHİ : ...
Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan davanın yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle,
Müvekkili şirketin yurtiçi ve yurtdışında faaliyet gösteren saygın bir şirket olduğunu, uzun yıllar kargoda taşınması gereken önemli belgeleri ve ağır olan ürünlerini aras kargo aracılığı ile taşımakta müşterilerine ulaştırdığını, müvekkilinin müşterisine gönderilmek üzere bağlama grubunu içeren piyasa değeri teslim tarihindeki kurla 45.000,00 TL'ye tekabül eden 3 adet paket bıraktığını, teslim edilen paketlerden ikisinin alıcı müşteriye teslim edilmiş ise de bağlama gbunu içeren tarih itibariyle 15.000,00 TL deağerinde olan paketin alıcısına teslim edilemediğini belirterek taşıma sırasında kaybedilen ve alıcıya teslim edilmeyen paketin şimdilik 100,00 TL bedelinin ve mahrum kalınan karın tazminini, olay tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkememizin 26/01/2022 tarihli ara karar tutanağının 1 nolu ara kararında, 19/12/2018 tarih ve 30630 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak 01/01/2019 tarihinde yürürlüğe giren 7155 Sayılı Kanunun 20.maddesi ile eklenen 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 5/A maddesine göre, Türk Ticaret Kanununun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olduğundan, davacı tarafa, 7155 Sayılı Kanunun 23.maddesi ile eklenen 6325 Sayılı Kanunun 18/A maddesinin 2.fıkrası uyarınca, davacı ve davalı taraflar arasındaki arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini mahkememize sunması için BİR HAFTALIK KESİN SÜRE verilmesine, belirtilen tutanağın verilen kesin süre içinde sunulmaması halinde DAVANIN DAVA ŞARTI YOKLUĞUNDAN USULDEN REDDEDİLECEĞİNİN İHTARINA, ihtaratın davacı tarafa davetiye tebliği suretiyle yapılmasına, karar verildiği görülmüştür.
Davacı vekilinin 05/04/2022 tarihli feragat dilekçesi ibraz ettiği, "arabuluculuk son tutanağı ile tekrar dava açabilme hakkımız saklı kalmak kaydıyla" feragat ettiklerini bildirdikleri görülmüştür.
Her ne kadar, davacı vekilinin dilekçesinde "feragat" ibaresi kullanılmış ise de davacı tarafın arabuluculuk yoluna başvurduktan sonra aynı konuda dava açmak istediği, bu sebeple davacı vekilinin beyanından HMK 309.maddesi anlamında "davadan feragat" değil, HMK 123.maddesi kapsamında davayı geri almayı amaçladığı anlaşılmaktadır.
Dava şartları, 6100 sayılı HMK.nun 115/1 maddesinde dava şartlarının mevcut olup olmadığı hususunun yargılamanın her aşamasında mahkemece kendiğilinden araştırılması gerektiği belirtilmiş, anılan kanunun 114.maddesinin 1.fıkrasında dava şartları sayılmış, aynı yasa maddesinin 2.fıkrasında ise diğer kanunlarda yer alan dava şartlarına ilişkin hükümlerin saklı olduğu belirtilmiştir.
Yasal düzenlemeden dava şartlarının, bir davada bulunması gereken olumlu dava şartları ile bulunmaması gereken olumsuz dava şartları olarak ayrıldığı anlaşılmaktadır.
Tüm dosya kapsamının davacı vekilinin dava dilekçesi ve 05/04/2022 tarihli beyan dilekçesi ile yukarıda anılan yasal düzenlemelerin birlikte değerlendirilmesi sonucunda dava tarihi olan 02/01/2019 tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 5/A maddesine göre, maddi ve manevi tazminat davası açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması gerektiği, yasal düzenleme dikkate alındığında söz konusu dava şartının noksanlığı sonradan giderilebilecek nitelikte olmadığı, davacı tarafça arabuluculuk kurumuna başvurulmaksızın doğrudan doğruya mahkememizde eldeki maddi ve manevi tazminat davasının açıldığı, bu itibarla eldeki davada dava şartının gerçekleşmediği anlaşılmakla 6100 sayılı HMK'nın 115/1. ve 114/2.maddeleri ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 5/A maddesi hükümleri gözetilerek 6100 sayılı HMK'nın 115/2.maddesi gereğince dava şartı noksanlığından usulden reddine karar vermek gerekmiş olup aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;
1-DAVANIN DAVA ŞARTI NOKSANLIĞINDAN USULDEN REDDİNE,
2-Alınması gerekli harç peşin olarak alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
3-Yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
4-Peşin olarak alınan ve harcanmayan avans giderinin karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
Dair, tarafların yokluğunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinden mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine verilecek dilekçe ile ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ nezdinde İSTİNAF YOLU açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
12/04/2022
Yazı İşleri Müdürü ...
Hakim ...