T.C. ADANA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
ADANA
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO: 2012/243
KARAR NO: 2022/230
HAKİM : ...
KATİP: ...
DAVACI : ... - ...
VEKİLİ: ... - ...
DAVALI : .... LTD. ŞTİ. - ...
VEKİLİ: ... - ...
DAVA: Menfi Tespit
DAVA TARİHİ: 07/05/2009
Adana 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2009/... esas 2009/... karar sayılı dosyası,
DAVACI: ... -
VEKİLİ: ... - ...
DAVALI: ... LTD ŞTİ - ...
VEKİLİ: ... - ...
DAVA: Menfi Tespit
DAVA TARİHİ: 07/05/2009
KARAR TARİHİ: 24/02/2022
KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : ...
Davacı vekili tarafından davalı aleyhine mahkememize açılan davanın yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı vekili dava dilekçesinde özetle ; müvekkili şirket hakkında Adana 7 İcra Müdürlüğü'nün 2009/... esas sayılı icra dosyasının dayanağı 05.03.2009 tarihli çekteki imzanın müvekkili şirket yetkilisine ait olmadığını, belirterek icra takip dosyası ve dayanağı çek yaprağından dolayı borçlu olmadıklarının tespitine, davalı tarafın %40 kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMANIN ÖZETİ; Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; 3 yıldır iş yaptığı bir firmanın kendisine ciro ile tevdii ve teslim ettiği çeklerdeki cironun sahte olduğu iddiasının hayatın mutad akışına, aradaki ticari ilişkinin yapısına ve gelişimine aykırı ve zaman kazanma amaçlı olduğunu, çeki bizzat önlerinde ciro edip teslim ettiğinin öğrenildiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Adana 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2009/... esas 2009/... karar sayılı dosyası,
DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket hakkında 05.07.2009 tarihli çekten dolayı Adana 7 İcra Müdürlüğü'nün 2009/... sayılı icra takip dosyasında takip başlatıldığını, bahsi geçen çekteki imzanın müvekkili şirket yetkilisine ait olmadığını, yapılacak imza incelemesi ile bunun ortaya çıkacağını, takip dayanağı çek yaprağının bankaya ibraz edilmeden keşide tarihinden önce kötü niyetli olarak icraya konu edildiğini, taraflarınca icra takibine itiraz edilmekle beraber haksız takipten dolayı müvekkili şirketin borçlu olmadığının tespitine, davalı tarafın en az %40 oranda kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMANIN ÖZETİ; : Davalı vekili davanın reddini savunmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Asıl ve birleşen dava, takiplerin dayanağı çeklerdeki imzaların şirket yetkilisine ait olmadığından bahisle menfi tespit talebinden ibarettir.
Mahkememizce taraf teşkili sağlanmış, tarafların bildirdikleri deliller toparlanmış, davaya dayanak icra dosyaları getirtilmiş, takibe dayanak her iki çek üzerindeki 1. ciranta imzalarının davacı şirket yetkilisinin eli ürünü olup olmadığı yönünden ATK Başkanlığından rapor alınmıştır.
Adana 7. İcra Dairesi'nin 2009/... E. Sayılı dosyasında alacaklı davalı, borçlular .... Ltd. Şti ile .... Ltd. Şti hakkında 14/04/2009 tarihinde 100.000,00 TL tutarındaki çekten dolayı toplam 108.478,08 TL üzerinden kambiyo senetlerine özgü icra takibi başlatmıştır. Takibin dayanağı olan 05/03/2009 keşide tarihli 100.000,00 TL tutarındaki ... seri numaralı ve ... ... Şubesi'ne ait çek, dava dışı .... .... Ltd. Şti tarafından .... Ltd. Şti. lehine keşide edilmiştir. Çekin arkasında ilk ciranta .... Ltd. Şti olup, kaşesinin üzerinde imza bulunmaktadır. Davacıdan sonraki hamil davalı ... Ltd. Şti 'dir.
Adana 7. İcra Dairesi'nin 2009/... E. Sayılı dosyasında alacaklı davalı, borçlular .... Ltd. Şti ile .... Ltd. Şti hakkında 14/04/2009 tarihinde 123.200,00 TL tutarındaki çekten dolayı toplam 123.569,60 TL üzerinden ilamsız icra takibi başlatmıştır. Takibin dayanağı olan 05/07/2009 keşide tarihli 123.200,00 TL tutarındaki ... seri numaralı ve ... ... Şubesi'ne ait çek, dava dışı .... .... Ltd. Şti tarafından .... Ltd. Şti. lehine keşide edilmiştir. Çekin arkasında ilk ciranta .... Ltd. Şti olup, kaşesinin üzerinde imza bulunmaktadır. Davacıdan sonraki hamil davalı ... Ltd. Şti 'dir.
ATK Başkanlığı 06.07.2010 tarihli raporunda; ...'ın ... şubesine ait davaya konu 05.03.2009 keşide tarihli 100.000,00 TL lik ve 05.07.2009 keşide tarihli 123.000,00 TL lik 2 adet çeklerin arka yüzünde bulunan ... kaşesi üzerine atılmış 1. ciro imzalarının davacı şirket yetkilisi ...'nun eli ürünü olmadığı belirtilmiştir.
Mahkememizin 2009/... esas 2010/... karar sayılı kararı ile; " Asıl ve birleşen davanın kabulüne, davacının Adana 7 icra müd nün 2009/... esas sayılı takip dosyası ile dayanak 05.3.2009 tarihli 100.000,00 TL lik çekten dolayı ve Adana 7 icra müd nün 2009/... esas sayılı takip dosyası ve dayanak 5.7.2009 keşide tarihli 123.200,00 TL lik çekten dolayı davalıya borçlu bulunmadığının tespitine,davacının kötü niyet tazminatı talebinin REDDİNE" karar verilmiştir.
Bu karar taraf vekillerinin temyizi üzerine Yargıtay 19. HD'nin 2011/... E. 2012/... K. Sayılı ilamı ile " Dava konusu çekleri de kapsayacak şekilde davacı firmanın yetkilisi Ali Hasatoğlu hakkında dolandırıcılık ve özel belgede sahtecilik suçlarından Gaziantep 4.Ağır Ceza Mahkemesi’nde kamu davası açıldığı, mahkemece iddianamenin kabul edilip kovuşturmaya başlandığı, BK’nun 53.maddesi uyarınca ceza mahkemesince verilen ve maddi vakıayı saptayan kararların hukuk hakimini bağlayacağından sözü edilen ceza davasının sonucu beklenerek uygun sonuca göre bir karar verilmek gerektiğinden" bahisle bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkememizce bozma ilamına uyulmuştur. Gaziantep 4. Ağır Ceza Mahkemesi' nin 2011/... E., 2012/... K. sayılı 21/01/2020 tarihli kararı ile: " Resmi belgede sahtecilik ve dolandırıcılık suçlarını işlediği ispatlanamayan sanığın bu suçlardan ayrı ayrı beraatine karar verilmiştir. Bu kararın temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 15.Ceza Dairesi'nin 2013/... E. 2016/... K. Sayılı kararı ile nitelikli dolandırıcılık suçundan beraate yönelik hükmün onanmasına, resmi belgede sahtecilik suçundan dolayı beraate yönelik hükmün ise,tanıklardan Kadir'in beyanında geçen ... isimli şahsın kimlik bilgilerinin tespit edilerek tanık sıfatıyla dinlenmesi gereğinden bahisle" bozulmuştur. Gaziantep 4. Ağır CEza Mahkemesinin 2016/... E. Sayısına kaydedilen davada yeniden yapılan yargılama sonucunda; 21/01/2020 tarihli 2020/... K. Sayılı karar ile; "her ne kadar sanık ... hakkında Gaziantep Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 13/06/2011 tarih ve 2011/... esas sayılı iddianamesiyle resmi belgede sahtecilik suçundan cezalandırılması talebiyle mahkememizde kamu davası açılmışsa da , zamanaşımı süresinin 04/11/2019 tarihinde dolduğu anlaşıldığından 5237 sayılı TCK'nın 66/1-e, 67/3 ve 5271 sayılı CMK'nın 223/8. Maddeleri gereğince sanık ... hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan açılan kamu davasının düşmesine" karar verilmiştir.
6098 sayılı TBK'nın 74.maddesi gereğince; Hâkim, zarar verenin kusurunun olup olmadığı, ayırt etme gücünün bulunup bulunmadığı hakkında karar verirken, ceza hukukunun sorumlulukla ilgili hükümleriyle bağlı olmadığı gibi, ceza hâkimi tarafından verilen beraat kararıyla da bağlı değildir. Aynı şekilde, ceza hâkiminin kusurun değerlendirilmesine ve zararın belirlenmesine ilişkin kararı da, hukuk hâkimini bağlamaz. Kural olarak, beraat kararı maddede de belirtildiği üzere hukuk hakimini bağlamaz. Ancak ceza mahkemesince belirlenen maddi olgu hukuk hakimini bağlar.
Kambiyo senetleri illetten mücerret kıymetli evrak niteliğine sahip olduklarından bu senetlerde yer alan hak, temel borç ilişkisinden bağımsızdır. Temel borç ilişkisinin taraflarından birinin bir kambiyo senedi düzenleyip lehtara vermesiyle kambiyo ilişkisi diye adlandırılan ve temel borç ilişkisinden bağımsız olan ikinci bir borç ilişkisi doğar. Zira bir borç ilişkisi için kambiyo taahhüdünde bulunulması tarafların açık yenileme iradeleri olmadıkça TBK’nın 133/2. maddesi gereğince borcun yenilenmesi sonucunu doğurmaz; kambiyo senedinin ifa yerine değil ifa uğruna verilmiş olduğu kabul edilir. Dolayısıyla bir borç hakkında kambiyo senedi düzenlendiği takdirde, taraflar arasında biri temel borç ilişkisi, diğeri kambiyo ilişkisi olmak üzere iki çeşit ilişki bulunur. Temel borç ilişkisi kendi hukukuna, kambiyo ilişkisi de kendi hukukuna tabidir. Borçlu, kambiyo senedi nedeniyle alacaklıya karşı, genel olarak, ya kambiyo taahhüdünün hükümsüz olduğunu ya da temel borç ilişkisinden dolayı herhangi bir nedenle sorumlu tutulamayacağını ileri sürerek menfi tespit talebinde bulunabilir. Başka bir deyişle borçlunun kambiyo senedi borcundan dolayı sorumlu olmaması, doğrudan doğruya kambiyo senetleri hukukundan doğan nedenlerden kaynaklanabileceği gibi, temel borç ilişkisine yönelik nedenlere de dayanabilir. Borçlunun, kambiyo taahhüdünün hükümsüz olduğunu ileri sürerek açtığı menfi tespit davası esasında maddi hukuk anlamında bir itiraz sebebine dayanılarak açılmaktadır. Bu kapsamda hükümsüzlük nedenine dayalı menfi tespit davalarında, uyuşmazlık temel ilişkiden değil, doğrudan doğruya kambiyo senetleri hukukundan kaynaklanmaktadır. Bu davalarda, kural olarak, davacının iddiası çoğu kez tüm senet ilgililerine karşı öne sürülebilen mutlak def’îlere dayanmaktadır.(HGK 2018/(13)3-17 E. 2021/1426 K.)
Açıklanan nedenlerle; icra takipleri kambiyo senedi vasfı taşıyan çeklere dayanılarak yapılmıştır. Çeklerdeki imzaların davacı şirket yetkilisine ait olmadığı belirlenmiştir. Ceza yargılaması sonucunda davacı şirket yetkilisinin dolandırıcılık suçundan beraatine, resmi belgede sahtecilik suçundan açılan kamu davasının ise, zamanaşamı nedeniyle düşürülmesine karar verilmiştir. Bu çekleri, davacı şirket yetkilisinin cirolayarak yada şirket kaşesi üzerine başkasına imza attırarak davalıya verdiği ispatlanamamıştır. Bu çeklerden davacının sorumlu tutulması mümkün değildir. Açıklanan tüm bu nedenlerle asıl ve birleşen davanın kabulüne karar vermek gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Nedenleri gerekçeli kararda açıklanacağı üzere;
1-Asıl davanın KABULÜNE,
Davacının Adana 7. İcra Dairesinin 2009/... esas sayılı icra dosyası ile takibin dayanağı ...'ne ait ... seri numaralı 05/03/2009 keşide tarihli 100.000,00 TL tutarındaki çekten dolayı davalıya borçlu olmadığının tespitine,
Davacının kötüniyet tazminat talebinin reddine,
Asıl davada alınması gereken 7.410,13 TL karar harcından peşin alınan 1.350,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 6.060,13 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
Asıl davada davacı tarafından yatırılan 1.350,00 TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
AAÜT gereğince takdir olunan 14.255,42 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-Adana 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2009/... esas sayılı ve bu dosya ile birleştirilen davanın KABULÜNE,
Davacının Adana 7. İcra Dairesinin 2009/... esas sayılı icra dosyası ile takibin dayanağı ...'ne ait ... seri numaralı 05/07/2009 keşide tarihli 123.200,00 TL tutarındaki çekten dolayı davalıya borçlu olmadığının tespitine,
Davacının kötüniyet tazminat talebinin reddine,
Birleşen davada alınması gereken 8.441,00 TL karar harcından peşin alınan 1.663,20 TL harcın mahsubu ile bakiye 6.778,80 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
Birleşen davada davacı tarafından yatırılan 1.663,20 TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
AAÜT gereğince takdir olunan 15.689,11 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Asıl ve birleşen dosyada davacının yapmış olduğu toplam 695,70 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
4- Dair, kararın tebliğinden itibaren 15 günlük süre içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek dilekçe ile YARGITAY TEMYİZ YOLU açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça ve usulen okunup anlatıldı..24/02/2022
Katip ...
E-İmza
Hakim ...
E-İmza