T.C. ADANA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
ADANA
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO: 2015/699 Esas
KARAR NO: 2022/294
BAŞKAN: ... ...
ÜYE: ... ...
ÜYE: ... ...
KATİP: ... ...
DAVACI : ... -
VEKİLİ: Av. ... - ...
DAVALI : 1- ... - ... -...
VEKİLİ: Av. ... -
DAVALI : 2- ... - ... ...
DAVA: Limited şirketin fesih ve tasfiyesi
DAVA TARİHİ: 25/03/2015
KARAR TARİHİ: 15/03/2022
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 15/03/2022
Mahkememizde görülmekte olan limited şirketin fesih ve tasfiyesine ilişkin davanın yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin ve davalı ...'in ...'nin %50'şer oranda kurucu ortakları olduklarını, müvekkilinin yurt dışında ikamet etmesinden dolayı şirket işlerini davalıya emanet ettiğini, bu nedenle şirket işleriyle davalı ...' in ilgilendiğini, şirket kasasında bulunması gereken 267.250 USD 'nin bulunmadığının tespit edildiğini, o tarihten sonra kasadaki açığın arttığını, davalı ...' in bu paranın kayıp olduğunu ve kendi şahsi borcu olduğunu kabul ettiğini, şirket hesaplarındaki usulsüzlükler nedeniyle ortaklar arasındaki güven ilişkisinin sona erdiğini, tarafların şirketin ortak menfaatleri noktasında fikir birliğine vararak faaliyette bulunmalarının imkansızlaştığını beyan ederek davalı şirketin feshine karar verilmesini talep etmiştir.
SAVUNMANIN ÖZETİ;Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle: feshin son çare olduğunu, şirketin feshi için haklı sebebin bulunmadığını, davacının sunduğu belgeyi kabul etmemekle birlikte, müvekkilinin bir an için davacıya borçlu olduğu kabul edilse dahi ödeme tarihinin 16/04/2016 olarak gösterildiğini, borcun muaccel hale gelmediğini, ... üzerinden Hindistan'dan iplik ithalatı yapılarak parasının ödendiğini, gelen malların satılarak davacıya yaklaşık 90.000 USD elden ödendiğini, bahsedilen 267.000 USD bedelin Hindistan'a gönderildiğini, piyasadan alacakların tahsil edilemediğini, müvekkilinin şirketi zarara uğratmadığını iddia ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Davalı şirketin sicil dosyası getirtilmiş, şirket adına kayıtlı taşınmaz, araç ve diğer mal varlığı unsurları, vergi yada SGK pirim borcu araştırılmış, delil olarak gösterilen Adana 21. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2015/... E. sayılı dosyası incelenmiş, gösterilen diğer deliller toplanmıştır.
Adana Ticaret Sicili'nin ... sırasında kayıtlı .... Ltd. Şti. 06/06/2011 tarihinde kurulmuştur. ... ve ... olmak üzere 2 ortağı bulunmaktadır. Her ikisi de eşit pay sahibidir. Şirketin yetkilisi kuruluşundan itibaren davalıdır.
Yüreğir Vergi Dairesi 28/06/2021 tarihli yazı cevabında; ... vergi kimlik numarasında kayıtlı .... Ltd. Şti ' nin 28/06/2021 tarihi itibariyle 12.489,56 TL (Vergi Aslı), 6.347,17 TL (gecikme zammı) olmak üzere 18.836,73 TL toplam vergi borcunun bulunduğunu bildirmiş, 14/02/2022 tarihli yazı cevabında ise; ... vergi kimlik numarasında kayıtlı .... Ltd. Şti ' nin iplik ticareti işinden dolayı kayıtlı olduğu bilinen adreslerinde bulunmaması nedeni ile 31/01/2017 tarihi itibariyle re'sen terk ettirildiğini, 2016-2017 dönemi kurumlar vergisi beyannamelerini vermemiş olduğu bildirmiştir.
Dava dilekçesinin ekinde ibraz edilen 16/04/2014 tarihli "borç belgesi" başlıklı belgede; davalı ..., şirketin ...'e 267.250 USD borcu bulunduğunu, şirkette bulunması gereken bu kayıp paranın şahsi borcu olduğunu, bu parayı 16/04/2016 tarihine kadar ödeyeceğini, yıllık %4 faiz uygulanacağını, ayrıca şirketin tasfiye işlemlerine hemen başlayacağını ve başka borçlandırıcı işlemler yapmayacağını beyan ve taahhüt etmiştir.
Davacının şikayeti üzerine Adana CBS' nin 2015/... soruşturma sayılı dosyasında yürütülen soruşturma sonunda; 28/05/2015 tarihli iddianame ile, şüpheli ...' in şirketin bir kısım borçlularından aldığı çekleri tahsil etmesine rağmen bir kısım çeklerle ilgili alacakları tahsil etmediği, şirket kasasında bulunan 267.250 USD parayı alarak şirket kasasına iade etmediğinden bahisle güveni kötüye kullanma suçundan kamu davası açılmıştır. Davalı 04/05/2015 tarihinde kollukta verdiği ifadesinde; 267.250 USD için ortağı ile protokol yaptığını, imzalar attığını, bu protokolden sonra ortağına 90.000 USD ödediğini, kalan kısım için ödeme planı çıkarılacağını ve yeni bir protokol düzenleneceğini, bu arada davacının kendisini şikayet ettiğini beyan etmiştir. Adana 21. Asliye Ceza Mahkemesi' nin 2015/... E., 2021/... K. Sayılı kararı ile; sanığın suçtan zarar gören ...'nin 267.250 USD parasını uhdesine geçirdiği, suçlamayı tevil yollu ikrar ettiğinden bahisle hizmet nedeniyle görevi kötüye kullanma suçundan mahkumiyetine karar verilmiştir. Dosya İstinafta olup karar henüz kesinleşmemiştir. Ancak davalı ortağın ikrarı ve eldeki fesih davası yönünden yeterli haklı sebeplerin bulunduğu gözetilerek kararın kesinleşmesi beklenmemiştir.
Mali müşavir bilirkişi ... ve Prof. DR. ... tarafından hazırlanarak 10/06/2019 tarihinde mahkememiz dosyasında sunulan bilirkişi raporunda özetle: dava dosyası ile davalı şirket defterleri üzerinde yapılan inceleme neticesinde, her yıl hesap döneminin sona ermesinden itibaren üç ay içinde olağan genel kurul toplantısı yapılması gerektiği halde davalı şirketin uzun zamandır (2012-2013-2014-2015-2016-2017-2018) olağan genel kurul toplantısı yapmadığını,%50 paya sahip iki ortaklı şirkette, bir ortağın diğer ortak hakkında zimmet ve güveni kötüye kullanma suçu isnadında bulunduğunu ve ceza yargılamasının devam devam ettiğini, davacıya 90.000 USD ödeme yapıldığına ilişkin bir belge bulunmadığını, defter kayıtlarında Hindistan' a yapılan 267.000 USD tutarında bir havaleye rastlanmadığını, ...' tan gönderilen hesap dökümlerine göre; 30/06/2011 tarihinde 112.476,68 USD, 28/07/2011 tarihinde 224.734,03 USD ithalat transferi açıklaması ile para gönderildiğini, ancak bu paraların ödenmemiş olarak gösterildiğini, 27/02/2012 tarihinde 257.016,98 USD ithalat bedeli transferi açıklamasıyla para gönderildiğini, bu bedelinde kasa hesabından nakit olarak ödenmiş gösterildiğini, bankadan yurt dışına havaleler yapılmasına rağmen defter kayıtlarında ithalatın bedelinin ödenmemiş olarak görüldüğünü, şirket defterlerinde davacının dayandığı 16/04/2016 tarihli borç belgesine ilişkin bir kayıt bulunmadığını, davalının 267.250 USD parayı çekmemiş göründüğünü, ...' tan gelen hesap hareketleri incelendiğinde, şirket hesabına ... açıklaması ile havaleler geldiğini, bu paralardan yukarıda açıklanan havalelerin yapıldığını, 05/08/2013 tarihinde TL hesabında bulunan 77.352,48 TL paranın çekildiğini, bankalara yatırılan ve çekilen paraların daha önceki yıllarda da defterlere işlenmediğini, fesih ve tasfiye için haklı sebepler bulunduğunu, davacının çıkma payının 16.686,30 TL hesaplandığını beyan etmişlerdir.
Adana 1. Asliye Ticaret Mahkemesi' nin 2015/... E. sayısına kayıtlı davada; ... tarafından ...' e karşı şirket yöneticisinin sorumluluğundan kaynaklanan tazminat davası açılmıştır. Mahkemenin 2021/... K. Sayılı kararı ile; davanın kabulüne, 267.250 USD' nin 02/04/2015 tarihinden itibaren 3095 Sayılı Kanunun 4/a maddesi gereğince işletilecek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, ayrıca 685.533,64 TL' nin aynı tarihten itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsil edilerek tarafların ortak olduğu ...' ne ödenmesine karar verilmiştir. Bu karar kesinleşmemiş olmakla birlikte eldeki dava açısından kesinleşmesinin beklenmesine gerek görülmemiştir. Hükmedilen alacağın tasfiye sırasında da tahsili mümkün olduğu için eldeki dava açısından söz konusu paranın tahsilinin beklenmesine gerek yoktur. Kararın gerekçesinde; davalının şirket adına tahsil ettiği 665.435,28 TL' yi şirket hesaplarına geçirmeyerek zimmetinde tuttuğu, ayrıca ... Ltd. Şti' nden alacaklı olduğu halde ürün vermeye devam ettiği, alacağın tahsili için her hangi bir yasal yola başvurmadığı, bu şirketten 579.500 TL alacak bulunduğu, davalı ...' in ... Ltd. Şti' nin kurucusu ve ortağı olduğu, ayrıca ... firmasından gelen 267.250 USD' yi şirket hesaplarına aktarmadığı ve bu şekilde şirketi zarara uğrattığı belirtilmiştir.
Dava, limited şirketinin TTK'nın 636.maddesi gereğince, fesih ve tasfiyesine ilişkindir. Böyle bir davanın şirket tüzel kişiliğine karşı açılması gerekli ve yeterlidir. Ortakların ya da yöneticilerin hasım gösterilmesine gerek yoktur. (Yargıtay 11. HD 2019/3746 E 2020/2206 K, 2010/11415 E. 2012/2781 K, 2015/12992 E. 2017/1187K., 2014/6193 E. 2014/11625 K.)
6102 sayılı TTK'nın 636/3 maddesi gereğince; haklı sebeplerin varlığında, her ortak mahkemeden şirketin feshini isteyebilir. Mahkeme, istem yerine, davacı ortağa payının gerçek değerinin ödenmesine ve davacı ortağın şirketten çıkarılmasına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme hükmedebilir, denilmiştir.
Şirketin devamlı olarak zarar etmesi, kuruluş ve gayesinin gerçekleşmesine imkan kalmaması, ortaklar arasındaki ciddi anlaşmazlıklar, ortağın bakiye sermaye borcunu ödemekte temerrüdü gibi sebepler haklı sebeplere örnek olarak sayılabilir. (Yargıtay 11. HD 2014/17528 E. 2015/12310 K., 2012/7130 E. 2013/22320 K., HGK 2012/11-560 E. 2012/1103 K.)
Yukarıda açıklanan tüm bu nedenlerle: Limited şirketin feshine ilişkin davanın şirkete karşı açılması gerektiği, ortaklara yada müdürlere husumet yöneltilmesi gerekli olmadığından davalı ... hakkındaki davanın pasif husumet yokluğundan reddine karar vermek gerekmiştir. davalı ... hakkındaki dava yönünden ise; şirketin ortağı ve müdürü olan davalının şirkete ait parayı zimmetine geçirdiği, kollukta verdiği ifadesinde bu hususu doğruladığı ve ikrar ettiği, ayrıca ... Ltd. Şti adında başka bir şirket kurduğu, bu şirkete satılan ürünlerden dolayı çok miktarda alacak bulunmasına rağmen bu alacakları tahsil etme girişiminde bulunmadığı gibi mal vermeye devam ettiği, davalının bu şekilde şirkete zarar verdiği, banka işlemlerini defterlere kaydetmediği, ortaklar arasında devam eden hukuk ve ceza davaları buluduğu, aralarındaki güven ilişkisinin ortadan kalktığı, şirketin feshi için haklı nedenlerin bulunduğu, TTK' nın 636/3 maddesi gereğince, davacı ortağa payının gerçek değerinin ödenerek şirketten çıkarılması veya duruma uygun düşen başka bir çözüm yoluna hükmedilebileceği, ancak şirketin 2012 yılından itibaren genel kurul toplantıları yapmadığı, 31/01/2017 tarihinde vergi dairesi tarafından re'sen terk işleminin yapıldığı, 2016-2017 yıllarında vergi beyannamelerinin verilmediği, şirketin faal olmadığı, gelir getiren bir faaliyette bulunmadığı, şirketin devamında taraflar ve ülke ekonomisi açısından her hangi bir fayda bulunmadığı, fesih dışında duruma uygun düşen başka bir çözüm yolunun olmadığı anlaşıldığından davanın kabulü ile şirketin fesih ve tasfiyesine karar vermek gerekmiştir.
Husumetin şirkete yöneltilmesi gerektiğinden ve dava dilekçesinde davalı olarak gösterilen ortak şirketi temsilen davada yer aldığından yargılama giderleri ve davacı lehine hükmedilen vekalet ücretinden şirket sorumlu tutulmuştur. (Yargıtay 11. HD 2010/11415 E. 2012/2781 K)
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1- ... hakkındaki davanın pasif husumet yokluğundan REDDİNE,
A.A.Ü.T gereğince hesaplanan 5.100,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak bu davalıya ödenmesine,
2-.... Ltd. Şti hakkındaki davanın KABULÜNE ,
Adana Ticaret Sicili'nin ... sırasında kayıtlı .... Ltd. Şti 'nin fesih ve tasfiyesine,
Tasfiye memuru olarak Serbest Muhasebeci ve Avukat ...'nın atanmasına ve karar kesinleştiğinde göreve başlamasına.
Tasfiye memuru için masraflar hariç 8.000,00 TL ücret takdirine,
Tasfiye memuru tarafından yapılacak masraflar için 10.000,00 TL avansın tasfiye bilançosunda dikkate alınmak üzere şimdilik davacı tarafından karşılanmasına,
Tasfiye memuru için belirlenen 8.000,00 TL ücret ile masraflar için avans olarak belirlenen 10.000,00 TL olmak üzere toplam 18.000,00 TL'nin tasfiye memuru göreve başlamadan önce davacı tarafından mahkememiz veznesine yatırılmasına,
Şirketin tasfiyesi için 10.000,00 TL'nin üzerinde masraf gerekmesi ve tasfiye sırasında şirket malvarlığından karşılanamaması halinde tasfiye bilançosunda dikkate alınmak üzere fazla masrafın davacı tarafından karşılanmasına,
Alınması gereken 80,70-TL karar harcından, peşin alınan 27,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 53,00 -TL harcın davalı ...'nden tahsili ile Hazineye irad kaydına,
Davacını peşin olarak ödediği 27.70 TL harcın davalı ... Limited Şirketi 'nden alınarak davacıya ödenmesine,
Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden kararın verildiği tarihte yürürlükte olan AAÜT'ne göre hesaplanan 5.100,00-TL vekalet ücretinin davalı ... Limited Şirketi ' nden alınarak davacıya ödenmesine,
Davacı tarafından yapılan 1.602,20 TL yargılama giderinin davalı ... Limited Şirketi 'nden alınarak davacıya ödenmesine,
Hüküm kesinleştiğinde kullanılmayan gider avansının ilgilisine iadesine,
Dair, HMK.'nun 341/1 ve 345.maddesi gereğince; kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde, aynı yasanın 343.maddesi gereğince mahkememize yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek dilekçe ile İSTİNAF YOLUNA başvurulabileceği belirtilerek davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.15/03/2022
Başkan ...
E-İmza
Üye ...
E-İmza
Üye ...
E-İmza
Katip ...
E-İmza