T.C. ADANA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİEsas-Karar No: 2017/102 Esas - 2022/350
T.C.
ADANA
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO: 2017/102 Esas
KARAR NO: 2022/350
HAKİM: ...
KATİP: ...
DAVACI : ... A.Ş - ...
VEKİLİ: ... - ...
DAVALI : .... LTD. ŞTİ - ...
VEKİLİ: ... - ....
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 19/01/2017
KARAR TARİHİ: 29/03/2022
YAZIM TARİHİ : ...
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin, Mersin 7. İcra Müdürlüğü'nün 2015/... E sayılı dosyasına yatırdığı nakit teminatın Mersin 8. İcra Müdürlüğü'nün 2016/... E sayılı doyasına yaptığı ödemenin, Mersin 8. İcra Müdürlüğü'nün 2016/... E sayılı dosyasına yaptığı faiz farkı ödemesinin ve Mersin 1. İcra Müdürlüğü'nün 2016/... E sayılı dosyasına yaptığı ödemenin rücuen tahsili için Adana 10. İcra Müdürlüğü'nün 2016/... E sayılı dosyasıyla icra takibi yapıldığını, borçlunun süresinde içerisinde, borçlu bulunmadığı iddia ederek borca itiraz ettiğini ve takibin durduğunu, borçlunun itirazının haksız ve mesnetsiz olduğunu belirterek Adana 10. İcra Müdürlüğü'nün 2016/... E sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ile icra takibinin devamına, alacağın asgari %20sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMANIN ÖZETİ; Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin adresinin Aydın ilinde olduğunu, mahkemenin yetkisiz olduğunu, yetkili mahkemenin Aydın Mahkemelerini olduğunu, davacının, delil olarak ileri sürdüğü dört adet icra takibinde müvekkilinin taraf olmadığını, davacıya karşı ikame edilen işçilik alacakları davalarının kendilerine ihbar edilmediğini, müvekkilinin sorumluluğu olmayan dava dosyaları nedeniyle 3.şahıslara yapılan ödemelerin müvekkilinden rücuen tahsilinin mümkün olmadığını belirterek davanın reddi ile %20 den az olmamak üzere kötüniyet tazminatının davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
... A.Ş ile davalı .... Ltd. Şti. arasında 01/02/2010 başlangıç ve 30/04/2012 bitiş tarihli hizmet alım sözleşmesi imzalanmıştır.
Dava dışı ..., işçilik alacaklarından dolayı ... A.Ş. aleyhine Mersin 4. İş Mahkemesi'nin 2014/... E. sayısına kaydedilen davayı açmıştır. Mahkemenin 2015/... K. sayılı ve davanın kabulüne ilişkin kararı, alacağı temlik alan ... tarafından Mersin 7. İcra Dairesinin 2015/... esas sayılı dosyasında takibe konulmuş, kıdem tazminatı, hafta tatil ücreti, yıllık izin ücreti ve fazla çalışma, ulusal bayram ücreti ve ihbar tazminatı ile faizlerinden dolayı takip talebinde 40.531,36 TL talep edilmiştir. Mersin 4. İş Mahkemesinin 2014/... esas 2015/... karar sayılı kararı, Yargıtay 9. HD.'nin 2017/... esas 2018/... karar sayılı ilamı ile bozulması üzerine yeniden yapılan yargılama sonucunda Mersin 4. İş Mahkemesinin 2018/... esas 2018/... karar sayılı kararı ile; davanın kısmen kabulüne, 10.051,78 TL kıdem tazminatı, 2.526,22 TL ihbar tazminatı, 3.445,51 TL yıllık izin ücreti, 11.228,15 TL fazla çalışma ücreti, 2.528,07 TL hafta tatili ücreti, 274,61TL ulusal bayramlarda çalışma ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Bu karar 10/06/2019 tarihinde kesinleşmiştir. Davacı ...'in sözleşmenin geçerlilik süresi içinde (01/02/2010-30/04/2012) tarihleri arasında davalı alt işverenin yanında çalıştığı anlaşılmaktadır. Bu kişinin ... nezdinde ve fakat başka alt işverenler yanında da çalışması bulunmaktadır. Davacı icra dosyasına 02/07/2015 tarihinde 47.408,39 TL ödeme yapmıştır.
Dava dışı ..., işçilik alacaklarından dolayı ... A.Ş. aleyhine Mersin 4. İş Mahkemesi'nin 2014/... E. sayısına kayıtlı davayı açmıştır. Mahkemenin 2016/... karar sayılı kararı ile; davanın kısmen kabulüne, 16.445,40 TL kıdem tazminatı, 1.666,28 TL ihbar tazminatı, 4.469,19 TL izin ücreti, 29.881,32 TL fazla çalışma, 1.129,31 TL ulusal bayram genel tatil ücretinin tahsiline karar verilmiştir. Bu karar 29/06/2020 tarihinde kesinleşmiştir. Karar Mersin 8. İcra Dairesinin 2016/... esas sayılı dosyasında takibe konu edilmiş, ... tarafından bu dosyaya toplam 81.878,52 TL ödeme yapılmıştır. ... 01/02/2010-30/04/2012 tarihleri arasında davalı ... Ltd. Şti. nezdinde çalışmıştır. Bu kişinin ... nezdinde ve fakat başka alt işverenler yanında da çalışması bulunmaktadır.
Dava dışı ..., işçilik alacaklarından dolayı ... A.Ş. aleyhine Mersin 5. İş Mahkemesi'nin 2014/... E. sayısına kayıtlı davayı açmıştır. Mahkemenin 2015/... karar sayılı kararı ile, davanın kısmen kabulüne, 13.764,00 TL kıdem tazminatı, 13.787,00 TL fazla çalışma, 531,00 TL genel tatil ücreti, 3.960,00 TL hafta tatil ücretinin tahsiline karar verilmiştir. Bu karar 03/05/2016 tarihinde kesinleşmiştir. Karar Mersin 1. İcra Dairesinin 2016/... esas sayılı dosyasında takibe konu edilmiş, ... tarafından bu dosyaya toplam 63.456,47 TL ödeme yapılmıştır. ... 01/07/2010-30/04/2012 tarihleri arasında davalı ... Ltd. Şti. nezdinde çalışmıştır. Bu kişinin ... nezdinde ve fakat başka alt işverenler yanında da çalışması bulunmaktadır.
... A.Ş. Bu icra dosyalarına yapmış olduğu ödemelerin, davalıya isabet eden kısmının tahsili amacıyla, Adana 10. İcra Müdürlüğü'nün 2016/... E sayılı dosyasında; 61.004,97 TL asıl alacak 2.773,13 TL işlemiş avans faizi olmak üzere toplam 63.778,10 TL bedelli ilamsız icra takibi başlattığını, borçlu tarafından yapılan itiraz üzerine takibin durduğu anlaşılmıştır.
Taraflar arasındaki ihtilaf, hizmet alım sözleşmeleri gereğince çalıştırılan dava dışı işçiye ödenen ve yukarıda açıklanan işçilik alacakları ile yargılama giderlerinden hangi tarafın ne oranda sorumlu olacağı noktasında toplanmaktadır. Uyuşmazlığın çözümünde öncelikle taraflar arasındaki sözleşme hükümleri, aynı sözleşmeden kaynaklanan uyuşmazlıklarla ilgili verilmiş mahkeme kararları ve genel hukuk prensipleri dikkate alınmalıdır.
Gerek 4857 sayılı İK'nun 2/6 maddesinde gerekse 1475 Sayılı İK'nun 1/son maddesinde, asıl işveren- alt işveren tanımlanmış olup yasa işçilik haklarının korunması amacıyla asıl ve alt işvereni birlikte sorumlu tutmuştur. Ancak bu sorumluluğun işçiye karşı düzenlenmiş bir sorumluluk olduğu, işcilik haklarını güvenceye almayı amaçladığı, rücu ilişkisini etkilemeyeceği açıktır.
Hizmet alım sözleşmelerinden kaynaklanan rücu davalarının daha önceki temyiz inceleme merci olan Yargıtay 23. Hukuk Dairesi; Hizmet alımı tip sözleşmelerinde işverenin, yüklenici tarafından çalıştırılan işçinin ücretinin ödenmesi, sosyal haklarının takibi gibi denetim dışında işçiye karşı bir sorumluluğunun olmadığı, işveren ile yüklenicinin İş Kanunu’na göre işçiye karşı müteselsilen sorumlu olmasına rağmen rücu ilişkisinde taraflar arasında imzalanan sözleşmenin uygulanması gerektiği, işçilik alacakları işveren tarafından ödenen işçinin; yüklenici işçisi olması, sözleşme ücretine işçinin ücret ve sosyal haklarının dahil olması, işverenin işçilik alacaklarından sorumlu olacağına dair sözleşmede bir hüküm bulunmaması hususları nazara alındığında işverenin işçiyi çalıştıran yüklenicilerden, ödediği bedeli ve ferilerinin tamamını talep etme hakkı bulunduğu, hizmet alım ihaleleri aynı yüklenici tarafından alındığı gibi, değişik yükleniciler tarafından da alınabildiği, bu halde işyeri devri suretiyle işçilerin yeni yükleniciye devredildiği için hizmet akitleri kesintiye uğramadan devam ettiği ve işçilik alacaklarının da bu doğrultuda hesaplandığı, işçiye ödenen kıdem tazminatının iş sözleşmesinin feshedildiği tarihteki giydirilmiş ücret üzerinden hesaplandığı ve tamamından işçiyi çalıştırdıkları dönemle orantılı olarak yüklenicilerin işverene karşı sorumlu oldukları, yıllık izinler kullanılmadığı taktirde iş sözleşmesinin feshi ile ücrete dönüştüğü, sözleşmeyi feshedenin son yüklenici olduğu ve yıllık izinlerinde bu fesih ile ücrete dönüştüğü gözönüne alındığında yıllık izin ücretinden son yüklenicinin sorumlu olacağı, ihbar tazminatından da son işverenin sorumlu olduğu, bunların dışında hafta tatil ücreti, ücret alacağı, fazla mesai ücreti gibi işçiye ödenen tazminatlardan yüklenicilerin işverene karşı işçiyi çalıştırdıkları dönemle sınırlı olarak sorumlu oldukları, işveren tarafından bu ödemelerin feri mahiyetinde yapılan ödemelerin de aynı esasla yüklenicilerden tahsil edilebileceği (Yargıtay 23 HD 2016/9323 E. 2020/543 K. ,2019/1267 E.2020/1418 K.) İşçinin hizmet aktini yüklenici ile imzalamasına rağmen, işyerinin işverene ait olması nedeniyle işçinin işe iadesinin işveren ve yüklenici birlikte gerçekleştirmek zorunda olduğu, işverinin kabulü olmadan yüklenicinin işçiyi iade etmesinin mümkün olmadığı, ayrıca iş mahkemesince işveren ve yüklenici müteselsilen sorumlu tutulduğundan ve hizmet alım sözleşmesinde bu hususu düzenleyen bir hüküm de yoksa işçinin işe iade edilmemesi nedeniyle işçiye ödenen bedelden (işe başlatmama tazminatı ve boşta geçen süre ücreti) tarafların yarı yarıya sorumlu tutulmaları gerektiği(Yargıtay 23 HD 2019/1088 E. 2020/2054 K , 2019/523 E. 2020/526 K.) esasları benimsenmiştir. Yargıtay 6. HD.'nin 2021/... esas 2021/... karar sayılı ilamında da aynı esaslar benimsenmiştir.
Mahkememizce görevlendirilen mali müşavir bilirkişi ... 17/02/2022 havale tarihli ek raporunda; iş mahkemelerinin kesinleşen kararları, icra dosyasına yapılan ödemeler ve dava dışı işçilerin davalı alt iş veren yanında çalışma sürelerine göre davacının yapmış olduğu ödemelerden dolayı rücu edebileceği tutarın Adana 10. İcra dairesinin 2016/... esas sayılı icra takibinin başlatıldığı tarih itibariyle 46.712,87 TL asıl alacak ve 3.072,29 TL işlemiş faizden ibaret olduğunu ancak takip talebinde 2.773,13 TL faiz istendiğini beyan etmiştir.
Şu halde, asıl işveren olan davacının, sorumluluk alanındaki işin bir kısmını, değişik zamanlarda açtığı ihaleler sonucu imzaladığı hizmet alım sözleşmeleri ile farklı alt işverenlere verdiği, dava dışı işçilerin bu sözlemelere konu iş kapsamında alt işverenler yanında çalıştıkları, alt işverenlerden bir tanesinin de davalı olduğu, işçilerin asıl işverene karşı açtığı davalarda hüküm altına alınan işçilik alacaklarının, icra takip dosyasına davacı tarafından ödendiği, asıl ve alt işverenlerin yasa gereğince işçiye karşı birlikte sorumlu oldukları, işverenler arasındaki rücu ilişkisinde İK'nun 2/6.maddesinin uygulanamayacağı, öncelikle sözleşme hükümlerine bakılması gerektiği, işverenin işçilik alacaklarından sorumlu olacağına dair sözleşmede bir hüküm bulunmaması halinde işverenin işçiyi çalıştıran yüklenicilerden ödediği bedeli ve ferilerinin tamamını talep etme hakkı bulunduğu, hizmet alım sözleşmelerinde bu yönde bir düzenleme olmadığı, yıllık izin ücreti ile ihbar tazminatlarından son alt işverenin, kıdem tazminatı, hafta tatil ücreti, ücret alacağı, fazla mesai ücreti gibi işçiye ödenen tazminatlardan yüklenicilerin işverene karşı işçiyi çalıştırdıkları dönemle sınırlı olarak sorumlu oldukları, 17/02/2022 tarihli ve hükme esas alınan ek raporun bu esaslara göre hazırlandığı, davacının rücu edebileceği tutarın 46.712,87 TL olduğu, ancak davalının takip tarihinden önce temerrüte düşürülmediği, iş mahkemesindeki davaların kendisine ihbar edilmediği, bu nedenle takip tarihine kadar işleyen faiz talebinin yerinde olmadığı anlaşıldığından, davanın 46.712,87 TL asıl alacak üzerinden kısmen kabulüne dair aşağıdaki hüküm hukuka uygun bulunmuştur. (Yargıtay 6. HD. 2021/1756 esas 2021/2452 karar, 2021/1394 esas 2021/2540 karar
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın kısmen kabulüne,
Davalının, Adana 10. İcra Dairesi'nin 2016/... esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın 46.712,87 TL asıl alacak üzerinden iptali ile takibin bu miktar üzerinden ve takip tarihinden itibaren avans faizi uygulanmak suretiyle devamına,
Hüküm altına alınan alacağın %20 oranında hesaplanan 9.342,57 TL inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
2-Alınması gereken 3.190,95-TL karar harcından, peşin alınan 1.089,18-TL harcın mahsubu ile bakiye 2.101,77-TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye irad kaydına,
Davacı tarafından yatırılan 1.089,18 TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
3-Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden, kararın verildiği tarihte yürürlükte olan AAÜT'ne göre hesaplanan 6.872,67-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
AAÜT gereğince davanın reddedilen kısım üzerinden hesaplanan 5.100,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,
4-Davacı tarafından yapılan 2.236,95-TL yargılama giderinin davanın kabul ve red oranına göre hesaplanan 1.638,40 TL nin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, kalan bakiyenin kendi üzerinde bırakılmasına,
5-Hüküm kesinleştiğinde kullanılmayan gider avansının ilgilisine iadesine,Dair, HMK.'nun 341/1 ve 345.maddesi gereğince; kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde, aynı yasanın 343.maddesi gereğince mahkememize yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek dilekçe ile İSTİNAF YOLU açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 29/03/2022
Katip ...
Hakim ...