T.C. ADANA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
ADANA
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO: 2018/368
KARAR NO: 2022/185
BAŞKAN : ... ...
ÜYE : ... ...
ÜYE : ... ...
KATİP : ... ...
DAVACI : ... - ...
VEKİLİ: Av. ... -
DAVALI : ... - ...
VEKİLİ: Av. ... - ...
DAVA: Limited şirket müdürünün azli ve kayyım atanması
DAVA TARİHİ: 09/05/2018
Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin Birleşen 2018/... E 2019/... K sayılı dosyası,
DAVACI: ... - ...
VEKİLİ: Av. ... - ...
DAVALI : ... - T.C:... - ...
VEKİLİ: Av. ... - ...
DAVA: Limited şirket müdürünün sorumluluğundan kaynaklanan tazminat,
DAVA TARİHİ: 17/05/2018
KARAR TARİHİ: 15/02/2022
YAZIM TARİHİ: ...
Mahkememizde görülen Kayyımlık (Ticari Şirkete Kayyım Atanması) davası yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ...'in .... Ltd. Şti.'nin %50 hisse oranında ortağı olduğunu, diğer %50'lik kısmının ise davalı ...'a ait olduğunu, şirketin 07/01/2013 tarihinde Adana Ticaret Sicili'nin ... numarası ile tescil edildiğini, 185.000,00-TL sermayesinin olduğunu, 10 yıl süre ile davalı ...'ın şirkete müdür olarak seçildiğini, .... Ltd. Şti.'nin ürettiği malları Irak ülkesine ihraç ettiğini, davalı ...'ın 22/09/2014 tarihinde ... isimli bir limited şirketi kurduğunu, ...Ltd. Şti'nin ürettiği malları ... Yalıtım şirketine satmış gibi göstererek ihracatı bu şirket üzerinden gerçekleştirdiğini, KDV' iadelerinin kurulan şirket tarafından alındığını, şirketin 09/02/2018 tarihinde terkin edildiğini, davalının 15/12/2017 tarihinde ise .... Ltd. Şti.'ni kurarak aynı şekilde ihracatlar yapmaya devam ettiğini ve ... Ltd. Şti'ne ait KDV iadelerini kaçırmaya devam ettiğini, bu şirketlerin faaliyet merkezlerinin ... Ltd. Şti ile aynı olduğunu, şirket müdürü ...'ın .... Ltd. Şti.'nin menfaatini düşünmediğini, diğer şirketleri kurarak rekabet yasağı yükümlülüğünü ihlal ettiğini beyan ederek, şirket aleyhine işlem yaparak şirketi zarara uğratan davalı müdürün, şirket müdürlüğü görevinden uzaklaştırılmasını ve yeni müdür seçilene kadar şirkete kayyım atanmasını, mahkeme masrafları ile vekalet ücretinden davalının sorumlu tutulmasını talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: ... Ltd. Şti ' nin KDV iadelerinden kaynaklanan bir zararının bulunmadığını, ... isimli işletmenin yada .... Ltd. Şti.'nin KDV iadesi almadığını, müvekkilinin bu aracı şirketleri kurmasının tamamen yasal olduğunu, aracılı ihracat usulündeki avantajlardan yararlanmak için kurulduğunu, bu yöntemin Türkiye'de son derece yaygın olduğunu, ihracatta bu şekilde aracı firma kullanmanın, KDV iadesi formalitelerinden kurtulmak, imalatçı şirketlerin aracı şirketlere KDV Kanununun 11/1-c maddesi kapsamında satış yapmaları halinde toplam teslim tutarları üzerinden KDV iadesi almak gibi avantajlar bulunduğunu, müvekkilinin şirketi zarara sokmak ve kazanç kaçırmak gibi bir amacı olmadığını, davacının 5 yıl boyunca bu ticari bildiğini, kendisine gönderilen tüm malzemelerin bu aracı firmalar üzerinden gittiğini, davacının kötü niyetli olduğunu, belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Adana 2. Asliye Ticaret Mah.'nin birleşen 2018/... E 2019/... K sayılı dosyası,
DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ...'in .... Ltd. Şti.'nin %50 hisse oranında ortağı olduğunu, diğer %50'lik kısmının ise davalı ...'a ait olduğunu, şirketin 07/01/2013 tarihinde Adana Ticaret Sicilinin ... numarası ile tescil edildiğini, 185.000,00-TL sermayesinin olduğunu, 10 yıl süre ile davalı ...'ın şirkete müdür olarak seçildiğini, .... Ltd. Şti.'nin ürettiği malları Irak ülkesine ihraç ettiğini, davalı ...'ın 22/09/2014 tarihinde ... isimli bir limited şirketi kurduğunu, ...Ltd. Şti'nin ürettiği malları ... Yalıtım şirketine satmış gibi göstererek ihracatı bu şirket üzerinden gerçekleştirdiğini, KDV' iadelerinin kurulan şirket tarafından alındığını, şirketin 09/02/2018 tarihinde terkin edildiğini, davalının 15/12/2017 tarihinde ise .... Ltd. Şti.'ni kurarak aynı şekilde ihracatlar yapmaya devam ettiğini ve ... Ltd. Şti'ne ait KDV iadelerini kaçırmaya devam ettiğini, bu şirketlerin faaliyet merkezlerinin ... Ltd. Şti ile aynı olduğunu, şirket müdürü ...'ın .... Ltd. Şti.'nin menfaatini düşünmediğini, diğer şirketleri kurarak rekabet yasağı yükümlülüğünü ihlal etmekle kalmadığını, şirketin içini adeta boşalttığını, müvekkilinin tespitlerine göre ... Ltd. Şti 'nin alması gereken KDV iadesinin yaklaşık 2.000.000 USD olduğunu, ancak net rakamın inceleme sonucu ortaya çıkacağını, diğer taraftan davalı şirket müdürünün tedarikçi firmalarla şirket zararına ticaret yaptığını belirterek, ... Ltd. Şti.'nin malvarlığı üzerine ihtiyati tedbir konulmasını, davalı ...'ın şirket müdürlüğü görevinin tedbiren dava sonuna kadar kaldırılmasını ve şirkete kayyım tayin edilmesini, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak üzere 50.000,00-TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faiz ile birlikte davalıdan alınarak .... Ltd. Şti.'ne verilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalının üzerine bırakılmasını talep ve dava etmiştir.
ISLAH: Davacı vekili 06/04/2021 tarihli dilekçesi ile birleşen davayı ıslah ederek taleplerini 402.565,90 TL' ye yükseltmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Davacı tarafın iddialarının olası ihtimaller üzerine kurgulandığını, gerçekle ilgisi bulunmadığını, iddiaların asılsız olduğunu belirterek, asıl davadaki savunmasına benzer nedenlerle davanın reddine karar verilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafın üzerine bırakılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Mahkememizce şirketlerin ve işletmelerin ticaret sicili kayıtları getirtilmiş, gösterilen tanıklar dinlenmiş, Vergi Dairesi'nden KDV iadeleri sorularak araştırılmış, SGK kayıtları istenmiş, ticari defterler incelenmiş, gösterilen diğer deliller toplanmıştır.
Adana Ticaret Sicilinin ... sırasında kayıtlı ... .... Ltd. Şti. 07/01/2013 tarihinde Adana Ticaret Sicili'ne tescil edilmiştir. Sicilde kayıtlı adresi ... Caddesi No..., ... Adana'dır. Davacı ve davalı olmak üzere iki ortağı bulunmaktadır. Ortaklar eşit hisselere sahiptir.
... şahıs işletmesi 25/09/2014 tarihinde Ticaret Siciline tescil edilmiş olup, faaliyet konusu yapı malzemeleri ve dış cephe kaplamaları pazarlama ve toptan ticaretidir. Tescilli adresi ... Mahallesi ... Sokak No..., .../Adana'dır. ... .... Ltd. Şti 'nin sicil dosyasındaki bazı belgelerde de aynı adres geçmektedir.
Tek ortağı davacı olan ve Adana Ticaret Sicili'nin ... sırasında kayıtlı .... Ltd. Şti 09/05/2018 tarihinde sicile tescil edilmiştir. Tescilli adresi ... Caddesi No..., ... Adana' dır. Ana sözleşmenin 3. maddesi gereğince; faaliyet konusu yalıtım ve inşaat malzemeleri imalatı ve satışını yapmaktır.
Adana Ticaret Sicili'nin ... sırasında kayıtlı .... Ltd. Şti. ise 15/12/2017 tarihinde sicile tescil edilmiştir. Kurucusu davalı ...' dır. Sicildeki adresi ... Caddesi No..., ... Adana' dır. Ana sözleşmesinin 3. maddesi gereğince faaliyet konusu özetle; yalıtım ve inşaat malzemeleri imalatı ve satışıdır.
Adana Ticaret Sicilinin ... sırasına kayıtlı ... Yalıtım isimli şahıs işletmesi 09/02/2018 tarihinde sicile kaydedilmiş olup, tescilli adresi, ... Caddesi No..., ... Adana' dır. Faaliyet konusu; yapı ve inşaat malzemeleri toptan ticaretidir.
Duruşmada dinlenen davalının tanığı ... beyanında; Irak' ın ... şehrinde yalıtım malzemeleri ve dış cephe kaplama ticareti yaptığını, satışını yaptığı malları davacıdan tedarik ettiğini, ... şehrinde davacıya ait bir depo bulunduğunu, Türkiye'den gelen malların bu depoya indirildiğini, resmi kayıtlarda ..., ... veya ... ile ilgili bir bilgi bulunmadığını, 2018 yılından sonra talep ettiği malzemeleri ...' ın iflas ettiği gerekçesiyle davacının kendisine vermediğini, davacının ayrıca ... Ticaret Denetleme Müdürlüğü vasıtasıyla bir ihtar göndererek ...a ait malların satılmaması gerektiğini ihtar ettiğini, ...' un ... şirketinin iflas ettiğini ...' deki tüm müşterilerine bildirdiğini, sonrasında ... adında kendi şirketini kurup aynı işi yapmaya başladığını, ...'daki çalışanları kendi şirketinde işe aldığını beyan etmiştir.
Davalının tanığı ... ; ... şirketinde aksesuar bölümünde çalıştığını, 2018 yılının Haziran ayında bu iş yerinden ayrılarak ... Yalıtım şirketine işçi olarak girdiğini, Eylül ayında oradan ayrıldığını, ... ve ... firmalarını duymadığını, KDV iadeleri hakkında bilgi sahibi olmadığını, ... çalışanlarından ...'in şirketin işlerinin kötü gittiğini söylemesi üzerine 20 işçinin ... şirketine geçtiğini beyan etmiştir.
Davalının tanığı ...; 2016 yılında ...'da işe girdiğini, ... , ... ve ... şirketlerini bilmediğini, şefleri olan ...' in ...' ın işlerinin kötüye gittiğini ve iflas edeceğini söyleyerek ...' un kurduğu ... şirketine geçmelerini önermesi üzerine 20 işçinin bu şirkete geçtiğini, işlerin çok yoğun olması nedeniyle 2 kişi olarak eski firmalarına geri döndüklerini beyan etmiştir.
Mahkememizce görevlendirilen mali müşavir bilirkişi ... ile Prof. Dr. ... 07/12/2020 tarihli raporlarında; ... Ltd. Şti., ..., ... Yalıtım, .... Ltd. Şti.'nin defterlerini incelediklerini, bu defterlerin usulüne uygun şekilde tutulduğunu, ... Yalıtım işletmesinin 09/02/2018 tarihinde, ... isimli şahıs işletmesinin 25/09/2014 tarihinde sicilden silindiğini, ... Ltd. Şti ' nin, diğer firmalara yapmış olduğu satışlardan dolayı her hangi bir KDV iadesi kaybının bulunmadığını, ... firmasına toplam 2.475.376,50 TL, ... Yalıtım'a 13.946.717,17 TL, .... Ltd. Şti' ne 5.038.606,52 TL tutarında satış yaptığını, bu firmalarında aldıkları ürünleri Irak'a davacının firması ile beraber başka firmalara ihraç ettiğini, davacının ibraz ettiği faturalara göre bu durumu 2013 yılından itibaren bildiğini, ... Ltd. Şti ' nin 2018 yılına kadarki ortalama kar oranının %4 olduğunu, .... Ltd. Şti' ne yapılan satıştaki kar marjının %2 olduğunu, bu durumda davalının şirketi %2 oranında bir kazanç kaybına uğrattığı dikkate alındığında belirtilen kalemden dolayı şirketin 103.728,75 TL zarara uğradığının kabul edilebileceğini, şirketin 2018 yılında %13 oranında olmak üzere 661.549,79 TL zarara uğradığını, şirketin doğrudan yurt dışına satış yapma imkanı varken başka şirketlerin aracılığı ile satış yapmasının karlılığı olumsuz etkilediğini, 2018 yılındaki zararın 103.728,75 TL 'lik kısmının davalının rekabet yasağını ihlal etmesinden kaynaklandığını, kalan 557.821,04 TL zararın davalıdan kaynaklanıp kaynaklanmadığının tespit edilemediğini beyan etmişlerdir.
Aynı heyet tarafından hazırlanan 23/03/2021 havale tarihli ek raporda; ... Ltd. Şti' nin 2013 yılının sonundan itibaren başka firmalara ihraç kaydıyla mal satışı yaptığını, o firmaların da bu malları Irak'a ihraç ettiğini, malların ... tarafından Irak'a doğrudan ihraç edilmesi halinde ne kadar kar elde edileceğinin tam olarak bilinemeyeceğini, ...' ın .... Ltd. Şti. dışındaki diğer aracı firmalara toplam 16.047.974,28 TL satış yaptığını, bu satışlardan ortama %2 kar kaybı dikkate alındığında davacının 320.959,49 TL kazanç kaybına uğradığının söylenebileceğini, davanın açıldığı 2018 yılı Mayıs ayına kadar .... Ltd. Şti.'ne yapılan satışlar üzerinden (2.040.162,74 TL) üzerinden %4 oranında hesaplanan 81.606,51 TL net karında(%4 oranındaki karın tamamen aracı firmada kaldığının varsayıldığı anlaşılmaktadır.) zarar olarak dikkate alındığında şirketin uğradığı kazanç kaybının toplam 402.565,90 TL olacağını, ...' ın hem ... Ltd. Şti' nin hemde .... Ltd. Şti' nin yetkilisi olduğunu, rekabet yasağını ihlal ettiğini beyan etmişlerdir. Davacı vekili birleşen davayı 402.565,90 TL üzerinden ıslah etmiştir.
Taraf vekillerinin itirazları da dikkate alınarak mahkememizce, bilirkişi heyetine Uluslararası Ticaret konusunda uzman bir bilirkişi ile ... Ltd. Şti tarafından üretilen ve satışı yapılan ürünlerin maliyetleri ve satış fiyatları konusunda uzman bir bilirkişi daha eklenmiş ve 31/01/2022 havale tarihli rapor alınmıştır. Bu raporda özetle; ... Ltd. Şti' nin Irak 'a ihracat yapmakta iken 2013 yılının sonundan itibaren başka firmalara ihraç kaydıyla mal sattığını, o firmalarında bu malları Irak'a ihraç ettiğini, ihracatın doğrudan ... Ltd. Şti tarafından yapılamamasından kaynaklanan kar kaybını belirlemenin tam olarak zor olduğunu, dış cephe kaplama faaliyeti ile ilgili olarak meslek komitesi tarafından belirlenen bürüt karlılık oranının %2 ila %5 arasında değişebileceğini, şirketin 2013 yılında %2, 2014 yılında %4, 2015 yılında %5, 2016 yılında %4, 2017 yılında %4 oranında kar ettiğini, 2018 yılında ise %13 oranında 661.549,79 TL zarar ettiğini, 2018 yılındaki zararın davacının, açılan davalardan dolayı satış ve pazarlamada aktif olmaması, 09/05/2018 tarihinde ... isimli bir şirket kurması, ... Ltd. Şti' nde çalışan 51 kişiden 19 tanesinin işten çıkması ve arabuluculuk üzerinden işçilere 241.856,78 TL tazminat ödenmesi gibi nedenlerden kaynaklandığını, ... Ltd. Şti' nin ..., ... Yalıtım ve .... Ltd. Şti'ne yaptığı satışların toplamının 21.459.700,19 TL olduğunu, %4 brüt karlılık üzerinden 863.904,57 TL, bunun üzerinden %4 net karlılığın ise 17.278,09 TL olarak hesaplandığını, KDV iadesinden kaynaklanan bir zarar bulunmadığını, davalı ...' ın rekabet yasağını ihlal ettiğini beyan etmişlerdir. Bu raporda ... Ltd. Şti' nin aracı firmalara satış yaparken hiç kar etmediği, %4 oranındaki karın tamamen aracı firmalarda kaldığı varsayılmıştır.
TTK'nın 626. maddesinde; müdürlerin özen ve bağlılık yükümü ile rekabet yasağı düzenlenmiş olup, müdürlerin görevlerini tüm özeni göstererek yerine getirmek ve şirketin menfaatini gözetmekle yükümlüdür. aksi kararlaştırılmadığı veya diğer ortakların yazılı izni bulunmadıkça müdürlerin şirketle rekabet oluşturan bir faaliyette bulunmaları yasaktır. TTK'nın 630/2 maddesine göre de; her ortak haklı sebeplerin varlığında yöneticilerin yönetim hakkını ve temsil yetkilerinin kaldırılmasını veya sınırlandırılmasını mahkemeden isteyebilir.
Limited şirket müdürlerinin sorumluluğu, 6672 sayılı TTK da olduğu gibi, 6102 sayılı TTK’nda da anonim şirket sorumluluk hükümlerine atıf yapılarak düzenlenmiştir. TTK m. 644/1-a maddesinde, anonim şirketlere ilişkin sorumluluk hükümlerinin limited şirketlere de uygulanacağı, hüküm altına almıştır. Müdürlere özgü genel sorumluluk hallerini düzenleyen, TTK m. 553, 6762 sayılı TTK m. 336 dan farklı olarak, ayrı ayrı hangi hallerin sorumluluk doğuracağını belirtmemiş, genel ve kapsayıcı bir şekilde müdürlerin kanundan ve esas sözleşmeden doğan yükümlülüklerini kusurları ile ihlal edip şirketin zarar görmesine sebep olmaları hallerine hasretmiştir.
Yasa ve ana sözleşmenin kendilerine yüklediği görevleri gereği gibi yerine getirmeyen şirket yöneticileri bu yüzden oluşan zararlar nedeniyle ortaklığa, ortaklara ve ortaklık alacaklılarına karşı sorumludur. Yönetici aleyhine açılacak sorumluluk davasında asıl dava hakkı ortaklığa aittir. Ancak, zarar gören ortakların da yöneticiler aleyhine dava açma hakkı bulunmaktadır. Yöneticinin ortaklığın mal varlığını azaltan veya kötüleştiren yasa ve ana sözleşme hükümlerine aykırı davranışları, ortaklar ve alacaklıların da dolaylı zarar görmesine yol açar. Zira, bu tür tasarruflar payları oranında ortakları etkiler. Başka bir anlatımla, ortaklığın doğrudan doğruya zarar görmesi, ortakların dolaylı zararı olarak sonuç doğurur. Ancak, ortak dolaylı zarar nedeniyle açtığı davada hükmedilecek tazminatın kendisine değil, ortaklığa verilmesi yönünde talepte bulunabilir. (Yargıtay 11.HD 2013/1739 E. 2013/18575 K. , 2012/2707 E. 2013/19831 K., 2015/9970 E. 2016/392 K.)
Yukarıda açıklanan tüm bu nedenlerle: TTK'nın 626. Maddesi gereğince, limited şirket müdürünün sözleşmede aksi kararlaştırılmamış ise şirketle rekabet oluşturan bir faaliyette bulunamayacağı, diğer taraftan görevlerini tüm özeni göstererek yerine getirmek ve şirketin menfaatlerini dürüstlük kuralı çerçevesinde gözetmekle yükümlü oldukları, davalı ...' ın tarafların eşit oranda hissedar oldukları ... Ltd. Şti' ne 10 yıl süreyle görev yapmak üzere müdür olarak seçildiği, şirketin 2013 yılında kurulduğu, şirketin ürettiği ürünleri Irak'a doğrudan ihraç ettiği, ancak 2013 yılının sonundan itibaren aracı kullanarak ihraç etmeye başladığı, ..., ... ve .... Ltd. Şti' ne ihraç kaydıyla satışlar yapıldığı, bu firmalarında aldıkları ürünleri Irak'a ihraç ettikleri, bu satışlardan dolayı ... Ltd. Şti' nin KDV iadesinden kaynaklanan her hangi bir zararının oluşmadığı, ancak bilirkişi raporlarındaki görüşe göre, doğrudan ihraç yapmak suretiyle elde edilecek karın bir kısmının aracı firmalarda kalmasından dolayı kar kaybı meydana geldiği, davalı ...' ın aynı zamanda .... Ltd. Şti'nin ortağı ve yetkilisi olduğu, TTK'nın 626/2 maddesinde belirtilen rekabet yasağını ihlal ettiği, aynı kanunun 630/2 maddesi gereğince azlinin istenilebileceği, haklı sebeplerin varlığı halinde ortağında dava açma hakkının bulunduğu, diğer taraftan TTK'nın 644. maddesinin yollamasıyla aynı kanunun 553. maddesi gereğince yönetim kurulu üyelerine karşı şirkete verdikleri zararlardan dolayı şirket yanında ortaklarında dava açabileceği, ortağın açtığı dava yönünden genel kurul kararına ihtiyaç olmadığı, tahsil edilecek tazminatın şirkete ödenmesini isteyebileceği, talebin bu yönde olduğu, ancak davacının Irak'ta kendisine ait bir firmasının bulunduğu, ... Ltd. Şti' nin Türkiye' de imal ettiği ürünleri Irak'a ithal ederek orada pazarladığı, ihracatın aracı kurumlar vasıtasıyla yapıldığını, davacının başından itibaren bildiği, keza Irak'a ithal ettiği ürünleri aracı firmalardan aldığı,davacının ... Ltd. Şti.'nin aracı firmalara yaptığı satış fiyatı ile aracıların kendisine yaptığı satış fiyatlarının farklı olduğunu 2018 yılı Nisan ayına kadar bilmediğini beyan ettiği, ancak bu iddianın inandırıcı olmadığı, keza kendisinin Türkiye'de bir şirket kurup imalat yapacak, imal edilen ürünleri ihraç ve Irak'a ithal edecek tecrübede bir tacir olduğu, şirketin kayıtlarını her zaman inceyebileceği, basiretli bir tacirin de böyle yapması gerektiği, kendisine bilgi verilmediği ve defterlerin incelettirilmediğinden bahisle bilgi alma hakkının kullanılması için açılmış davasının bulunmadığı, fiyat farkını bilmediği yönündeki savunmanın inandırıcı olmadığı, üstelik davacının Irak'a ithal ettiği ürünleri doğrudan ... Ltd. Şti.'den alabileceği halde aracılardan aldığı, aracılara satıştan dolayı bir kar kaybı varsa bunda davacının alımlarının da etkisi olduğu, diğer taraftan davacının rakip bir şirket kurarak sicile tescil ettirdiği, aynı gün azil için dava açtığı, ...'ın işçilerinin önemli bir kısmını kendi şirketine transfer ettiği, Irak'ta, ...'ın iflas ettiği bilgisini yayarak ürün alımını engellediği, kendisin de rekabet yasağını ihlal ettiği, davacının iyiniyetli olmadığı anlaşıldığından asıl ve birleşen davanın reddine karar vermek gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Asıl davanın REDDİNE,
-Karar ve ilam harcı olarak hesaplanan 87,70 TL harçtan peşin alınan 35,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 44,80 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
-Davacının yapmış olduğu yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
-AAÜT gereğince hesaplanan 5.100,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,
2-Birleşen davanın REDDİNE,
-Karar ve ilam harcı olarak hesaplanan 80,70 TL harcın, peşin alınan 853,88 TL ve ıslah ile ödenen 6.021,00 TL olmak üzere toplam 6.874,88 TL harçtan mahsubu ile fazla alınan 6.794,18 TL harcın karar kesinleştiğinde davcıya iadesine.
-Davacının yapmış olduğu yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
-AAÜT gereğince hesaplanan 36.629,61-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,
3-Dair, HMK.'nun 341/1 ve 345.maddesi gereğince; kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde, aynı yasanın 343.maddesi gereğince mahkememize yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek dilekçe ile İSTİNAF YOLUNA başvurulabileceği belirtilerek taraf vekillerin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 15/02/2022
Başkan ...
Üye ...
Üye ...
Katip ...