T.C. ADANA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİEsas-Karar No: 2018/900 Esas - 2022/491
T.C.
ADANA
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO: 2018/900 Esas
KARAR NO: 2022/491
BAŞKAN: ...
ÜYE: ...
ÜYE: ...
KATİP: ...
DAVACI : ... - ...
VEKİLİ: ... - ...
DAVALI : ... - ...
VEKİLLERİ: ... - ...
DAVA: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 01/11/2018
KARAR TARİHİ: 10/05/2022
YAZIM TARİHİ : ...
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı banka tarafından, müvekkili aleyhine Adana 11. İcra müdürlüğü'nün 2018/... E sayılı dosyasından icra takibi başlatıldığını, takibe konu 30/04/2015 tanzim 10/09/2015 vade tarihli 1.350.000,00 TL bedelli bonoda borçlunun dava dışı .... Ltd. Şti., müvekkilinin ise avalist olduğunu, bononun dava dışı .... Ltd. Şti. İle davalı banka arasında akdedilen kredi sözleşmelerinin teminatı olarak verildiğini, kullandırılan kredilerin teminatını teşkil etmek üzere davacı kefil tarafından adına kayıtlı bulunan Konya ili ... ilçesi, ... Mah. ... Ada 1 parsel C/3 Blok K:2 No:6 bağımsız bölümde kain mesken vasıflı taşınmazın davalı banka lehine 1.dereceden ipotek verdiğini, Adana 4. İcra Müdürlüğü'nün 2018/... E sayılı dosyasından ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibine geçildiğini, ayrıca kullandırılan kredilerin bir kısmının ödenmemesi üzerine davalı banka tarafından öncelikle hesabın kat edilerek gönderilen ihtardan sonuç alınamayınca davaya konu bonodan kaynaklı icra takibi başlatıldığını, dava dışı ... Ltd. Şti. tarafından davalı banka ile 30/04/2015 tarihinden başlayıp 2018 yılına kadar devam eden kredilerin bir kısmının ödendiğini ve kapatıldığını, kullandırılan kredilere dayanak olan genel kredi sözleşmelerinde müvekkilinin kefil olarak imzasının bulunduğunu, kredilerin tamamının geri ödemelerinin yapıldığını ve kapatıldığını belirterek müvekkilinin Adana 11. İcra Müdürlüğü'nün 2018/... E sayılı dosyasından borçlu olmadığının tespiti ile takibin davacı kefil yönünden iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMANIN ÖZETİ; Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davaya konu senedin teminat olarak verildiğinin ispatlanabilmesi için sözleşmenin takip k onusu senede açıkça atıf yapılmasının gerektiğini, kredi sözleşmesinde, takibe konu bononun alındığı ile ilgili bir hüküm bulunmadığını, takip konusu senedin, teminat senedi olmadığını, tahsilinde borçlunun bankadaki kredilerine mahsup edilmek üzere verilen senet olduğunu, müvekkili banka ile dava dışı ... Ltd. Şti arasında 30/04/2015 tarihli 1.500.000,00 Tl bedelli kredi sözleşmesine istinaden kredi kullandırıldığını, kredi sözleşmesini ..., ... ve ...'ın müteselsil kefil sıfatıyla imzaladıklarını, dava dışı borçlu şirketin kredi borçlarının vadesinde ödenmemesi üzerine, kredi hesabının kat edilerek borçlu ve kefillere gönderilen ihtarname ile borca muacceliyet verildiğini, ihtarnameye karşı herhangi bir itirazda bulunmadığı, borç miktarının kesinleştiğini, akabinde borçlular hakkında Adana 4. İcra Müdürlüğü'nün 2018/... E sayılı dosyasından tahsilde tekerrür olmamak koşuluyla takibin başlatıldığını, takibin kesinleştiğini belirterek açılan davanın reddine, %20 oranında tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Davalı banka ile dava dışı asıl borçlu .... Ltd. Şti arasında, 30/04/2015 tarihli 1.500.000,00 TL limitli genel nakdi ve gayri nakdi kredi sözleşmesi imzalanmış, davalı bu sözleşmeye müşterek borçlu müteselsil kefil olarak katılmıştır. Kefalet limiti 1.650.000,00 TL'dir. Kefalet sözleşmesi 6098 sayılı kanun 583. Maddesinde belirtilen şekil şartlarını şartlarını taşımaktadır. Diğer taraftan TBK'nın 584/3 maddesi gereğince, ticaret şirketinin ortağı veya yöneticisi tarafından şirketle ilgili verilecek kefaletler için eş rızası gerekli değildir. Davacının dava dışı şirketin yetkilisi olduğu, eşinin rızasına ihtiyaç bulunmadığı, kefaletin geçerli olduğu görülmüştür.
Banka hesapları 17/09/2018 tarihinde kat ederek Adana 3. Noterliği'nden gönderdiği 28/08/2018 tarihli ... yevmiye numaralı ihtarname ile borcun 1 gün içerisinde ödenmesini istemiş, ihtarname davalıya 05/09/2018 tarihinde tebliğ edilmiştir. Ancak davacı banka Adana 14. Noterliği'nden 07/09/2018 tarihli ... yevmiye numaralı yeni bir ihtarname keşide ederek borcun 1 gün içinde ödenmesini istemiştir. Bu ihtarname davalıya 21/09/2018 tarihinde tebliğ edilmiştir.
Adana 11. İcra Müdürlüğü'nün 2018/... E sayılı takip dosyasında, alacaklı T.C. ... A.Ş. tarafından borçlular .... Ltd. Şti, ..., ... ve ... hakkında 20/09/2018 tarihinde 1.350.000,00 TL asıl alacak, 3.300,00 TL faiz, 485,00 TL vekalet ücreti ve 0,15 TL faiz olmak üzere toplam 1.353.785,15 TL üzerinden kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla icra takibi başlatıldığı, takip dayağının 30/04/2015 tanzim 10/09/2015 vade tarihli 1.350.000,00 TL bedelli bono olduğu anlaşılmıştır.
Konya İli, ... İlçesi, ... Mahallesi, ... ada, 7 parselde C Blok 3 numaralı bağımsız bölüm Serdar Haluk Karartaş tarafından 28/05/2015 tarihinde 1.000.000,00 TL bedelle 1. dereceden, Konya İli, ... İlçesi ... Mahallesi, ... ada, 1 parselde C Blok 6 numaralı bağımsız bölüm ise davacı ... tarafından 23/10/2015 tarihinde 1.000.000,00 TL bedelle 1. dereceden ve T.C. ... lehine, .... Ltd. Şti.'nin doğmuş ve doğacak kredi borçlarının teminatı olarak ipotek verilmiştir.
Adana 4. İcra Müdürlüğü'nün 2018/... E sayılı takip dosyasında; alacaklı T.C. ... A.Ş. tarafından borçlular .... Ltd. Şti, ..., ... hakkında 1.285.251,22 TL asıl alacak, 99.384,80 TL faiz, 7.559,09TL BSMV olmak üzere toplam 1.392.645,11TL üzerinden ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibi başlatılmıştır. Rehinler dava tarihinden sonra alacağa mahsuben davalı bankaya ihale edilmiştir. Alacaklı vekili 21/09/2021 tarihli dilekçesinde, ihale bedellerinin hangi kredi borcuna ne miktarda mahsup edildiğini açıklayarak belgelerini ibraz etmiştir.
Kredi sözleşmesi 1.500.000,00 TL limitli olup, 30/05/2015 tarihinde imzalanmıştır. Asıl borçlu ... Ltd. Şti.dir. Kredi sözleşmesini kefil olarak imzalayan ..., ... ile ... bonoyu avalist olarak imzalamışlardır. Takip konusu senet aynı tarihte düzenlenmiştir. Kredi borçları, bononun ve kredi sözleşmesinin düzenlendiği tarihten sonra kullandırılan kredilerden kaynaklanmaktadır. Bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde, bononun kredi borçlarının teminatı olarak verildiği kabul edilmiştir. Ancak takip konusu bono, unsurları tamam olan geçerli bir kıymetli evrak olup, teminat fonksiyonunun devam edip etmediğinin ve ne miktar için teminat teşkil ettiğinin araştırılması gerekmektedir. (Yargıtay 19. HD 2018/2138 E. 2020/727K., 2018/1381 E. 2020/879 K, 2020/4915 E 2021/2905 K) Başka bir anlatımla kredi borçlarının tutarının takip tarihi itibariyle belirlenmesi gerekmektedir.
İİK'nın 45/1 md. Gereğince; rehinle temin edilmiş bir alacağın borçlusu iflasa tabi şahıslardan olsa bile alacaklı yalnız rehinin paraya çevrilmesi yoliyle takip yapabilir. Ancak rehinin tutarı borcu ödemeğe yetmezse alacaklı kalan alacağını iflas veya haciz yoliyle takip edebilir.
TBK'nın 586. mad. uyarınca, ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile icra takibi yanında tahsilde tekerrür olmamak üzere kefiller hakkında ilamsız takip yapılmasına engel bulunmamaktadır.(Yargıtay 19. HD 2014/15984 E. 2015/744 K. , 2016/15142 E. 2018/296 K., 11. HD 2020/4591 E. 2020/3910 K.) Keza TBK'nın 586/1. mad.de; Kefil, müteselsil kefil sıfatıyla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girmeyi kabul etmişse alacaklı, borçluyu takip etmeden veya taşınmaz rehnini paraya çevirmeden kefili takip edebilir. Hükmü bulunmaktadır.
TBK’nun 589. maddesine göre; kefil, kefalet sözleşmesinde belirtilen azami miktara kadar sorumlu olup, sözleşmede gösterilen azami kefalet limiti aşılmamak üzere asıl borç ile asıl borçlunun kusur ve temerrütünden sorumludur. Kefil ayrıca kendi temerrütünün sonuçlarından da sorumludur. Ancak 6102 sayılı TTK’nun 7. maddesinin 1. fıkrasının 2. cümlesinde: “Ancak, kefil ve kefillere, tahahhüt veya ödemenin yapılmadığı veya yerine getirilmediği ihbar edilmeden temerrüt faizi yürütülemez.” hükmüne yer verilmiştir.
TTK 8/1 maddesine göre; ticari işlerde faiz oranı sözleşme ile serbestçe belirlenebilir. Aynı maddenin 3. fıkrasında ise tüketicinin korunmasına ilişkin hükümler saklı tutulmuş, başkaca bir istisna getirilmemiştir. TTK'nın 9. Meddesinde ise, ticari işlerde; kanuni, anapara ile temerrüt faizi hakkında ilgili mevzuat hükümlerinin uygulanacağı hükme bağlanmıştır. Bu hükümde, mevzuat olarak 3095 sayılı yasa hükümleri amaçlanmaktadır. 6102 sayılı TTK'nın 8. ve 9. maddeleri ticari işler bakımından özel hüküm niteliğinde olduğundan ticari işlerde bu hükümlerin uygulanması gerekir. 6098 sayılı TBK'nın 88. ve 120. maddeleri hükümleri ticari işlerde uygulanamaz. (Yargıtay 19. HD 2019/1730 E. 2019/4833 K. , 11. HD 2020/3350 E. 2020/5575 K.)
Alacağın kat tarihi itibariyle kayıtlardan tespit edilmesi, temerrüt tarihine kadar işleyen akdi faiz ile BSMV nin ana paraya ilave edilerek kapitalize edilmesi ve bu şekilde oluşan ana paraya takip tarihine kadar temerrüt faizi uygulanması gerekmektedir.(Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2017/19-822 esas 2018/1754 karar, 19 HD. 2016/5391 esas 2017/2354 karar sayılı kararları )
Mahkememizce görevlendirilen bankacı bilirkişi ... tarafından düzenlenen 16/03/2022 tarihli ek raporda özetle; Adana 11. İcra Dairesi'nin 2018/... E. sayılı icra takibinin başlatıldığı tarih itibariyle, davalı bankanın kullandırdığı kredi nedeniyle 1.205.668,09 TL asıl alacak, 68.293,64 TL işlemiş faiz, 3.414,67 TL BSMV, 485,00 TL ihtiyati haciz vekalet ücreti, 0,15 TL ihtiyati haciz vekalet ücretinin faizi olmak üzere toplam 1.277.861,55 TL TL alacaklı olduğunu beyan etmiştir. Bu ek rapor toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına uygun bulunarak hükme esas alınmıştır.
Yukarıda belirtilen tüm bu nedenlerle; davalı banka ile dava dışı ... Ltd. Şti arasında imzalanan genel kredi sözleşmesine davacının kefil olarak katıldığı, kefaletinin geçerli olduğu, kendisini bağladığı, ayrıca bu sözleşme gereğince kullandırılacak kredilerin teminatı olarak verilen bonoyu davacının avalist olarak imzaladığı, sözleşme ve bonodaki imzaların inkar edilmediği, sözleşme gereğince kullandırılan kredilerin ödenmemesinden dolayı hesapların kat edilerek gönderilen ihtarnamenin sonuçsuz kaldığı, kredi borçlarının tahsili amacıyla, bononun Adana 11. İcra müdürlüğü'nün 2018/... E sayılı dosyasında takibe konulduğu, takibin başlatıldığı tarih itibariyle bononun teminat teşkil ettiği kredi borçlarının; 1.205.668,09 TL asıl alacak, 68.293,64 TL işlemiş faiz, 3.414,67 TL BSMV, 485,00 TL ihtiyati haciz vekalet ücreti, 0,15 TL ihtiyati haciz vekalet ücretinin faizi olmak üzere toplam 1.277.861,55 TLolduğu, davacının 1.350.000,00 TL tutarındaki asıl alacağın 144.331,91 TL lik kısmından dolayı borçlu olmadığı, kredi borçlarının teminatı olarak ayrıca 2 adet ipotek verildiği, Adana 4. İcra Dairesi'nin 2018/... E sayılı dosyasında ipoteğin paraya çevrilmesi için icra takibi başlatıldığı, İİK'nın 45 ve 167. maddeleri gereğince; alacağı çek, poliçe veya emre muharrer senede müstenit olan alacaklının, alacak rehinle temin edilmiş olsa bile, kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takipte bulunabileceği, dava tarihinden sonra ipoteklerin paraya çevrildiği, davalı bankanın alacağına mahsuben ihaleyi aldığı, taşınmazların banka adına tapuya tescil edildiği, bu hususun infaz sırasında dikkate alınması gerektiği, mahkememizce Adana 11. İcra dairesi'nin 2018/... E sayılı icra takibinin başlatıldığı tarih itibariyle borcun miktarı dikkate alınarak hüküm kurulması gerektiğinden davanın 144.331,91 TL üzerinden kısmen kabulüne karar verilmiştir.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın kısmen kabulüne,
Davacının, Adana 11. İcra Dairesi'nin 2018/... E. sayılı icra dosyasında, 1.350.000,00 Tl asıl alacak, 3.300,00 TL işlemiş faiz, 485,00TL ihtiyati haciz vekalet ücreti ve 0,15 TL faiz olmak üzere toplam 1.353.785,15 TL üzerinden başlatılan icra takibinde asıl alacağın 144.331,91 TL lik kısmından dolayı davalıya borçlu olmadığının tespitine, (Adana 4. İcra Dairesi'nin 2018/... E sayılı dosyasında, dava tarihinden sonra paraya çevrilen iki adet ipoteğin icra dosyasında infaz sırasında dikkate alınmak üzere)
Fazlaya ilişkin talebin reddine,
2-Alınması gereken 9.859,31-TL karar harcından, peşin alınan 230,55-TL ve ıslah ile alınan 22.888,72-TL olmak üzere toplam 23.119,27-TL harcın mahsubu ile fazla alınan 13.259,96 -TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
Davacı tarafından peşin ödenen harçtan 9.859,31 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
3-Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden, kararın verildiği tarihte yürürlükte olan AAÜT'ne göre hesaplanan 17.661,53 -TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hakkındaki davanın reddedilen kısmı üzerinden hesaplanan 75.130,86 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,
4-Davacı tarafından yapılan 1.295,90-TL yargılama giderinin davanın kabul ve red oranına hesaplanan 138,00 TL nin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, kalan bakiyenin davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Hüküm kesinleştiğinde kullanılmayan gider avansının ilgilisine iadesine,Dair, HMK.'nun 341/1 ve 345.maddesi gereğince; kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde, aynı yasanın 343.maddesi gereğince mahkememize yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek dilekçe ile İSTİNAF YOLUNA başvurulabileceği belirtilerek taraf vekillerin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 10/05/2022
Başkan ...
E-imza
Üye ...
E-imza
Üye ...
E-imza
Katip ...
E-imza