T.C. ADANA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİEsas-Karar No: 2018/953 Esas - 2022/448
T.C.
ADANA
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO: 2018/953 Esas
KARAR NO: 2022/448
BAŞKAN: ...
ÜYE: ...
ÜYE: ...
KATİP: ...
ASIL DAVADA :
DAVACI : 1- ...
VEKİLİ: Av. ...
DAVALILAR : 1- ...
2- ...
3- ...
VEKİLİ: Av. ...
4- ...
5- ...
DAVA: İtirazın İptali (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 19/11/2018
BİRLEŞEN MAHKEMEMİZİN 2018/... E. SAYILI DOSYASINDA
DAVACI : ...
VEKİLİ: Av. ...
DAVALI : ...
VEKİLİ: Av. ...
DAVA: İtirazın İptali (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 26/12/2018
KARAR TARİHİ: 19/04/2022
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : ...
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA :davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkili bankanın Gaziantep Şubesi ile dava dışı ... arasında imzalanan kredi sözleşmelerine davalıların kefil olarak katıldığını, kredi borçlarının ödenmemesi üzerine hesapların kat edilerek gönderilen ihtarnameden sonuç alınamaması üzerine Gaziantep İcra Dairesi' nin 2018/... E. Sayılı dosyasında icra takibine başlandığını, davalıların itirazı üzerine takibin durduğunu, itirazın haksız olduğunu, sözleşme gereğince banka kayıtlarının kesin delil niteliğinde bulunduğunu, talep edilen akdi ve temerrüt faizi oranlarının sözleşmeye uygun olduğunu, dava açılmadan önce fakat takipten sonra yapılan ödemelerin düşüldüğünü, kefillerin gayri nakit alacaklardan da sorumlu olduğunu, sözleşmenin 13.4 maddesi gereğince Adana Mahkemelerinin yetkili olduğunu belirterek davalıların itirazlarının iptaline, takibin devamına, %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Dava dilekçesinde davanın değeri: 2.901.718,48 TL takip girişi tutar-140.000,00 TL takipten sonra yapılan ödeme =2.761.718,48 TL nakit alacak ve 532.224,56 TL gayri nakit alacak olarak gösterilmiştir.
SAVUNMANIN ÖZETİ; Davalılar vekili aşamalardaki savunmalarında özetle; hesabın kat ihtarının müvekkillerine usulüne uygun şekilde tebliğ edilmediğini, bu nedenle müvekkillerinin temerrüte düşmediğini, alacağın muaccel hale gelmediğini, müvekkillerinin bir kısmının, bir kısım sözleşmelere yalnızca müteselsil kefil, bir kısmına ipotek veren, bir kısmına da hem kefil hem ipotek veren sıfatıyla imza attıklarını, bu nedenle hangi davalının hangi sözleşmeden dolayı borçlu olduğu ve borç miktarının tespit edilmesi gerektiğini, bilirkişi raporlarında bu hususların dikkate alınmadığını, sözleşmelerin imzalandığı tarihten takip tarihine kadar geçen süre içinde bu miktarda borç kalmasının ticari hayata ve bankacılık uygulamalarına aykırı olduğunu, her sözleşme imzalandığında bir öncekinin ortadan kalkacağını, asıl borçlu şirkete verilen ipoteklerin ve müşterilerden alınarak teminat olarak verilen çeklerin bulunduğunu, bu çeklerin tahsil edildiğini, açılan davayı kabul etmediklerini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
BİRLEŞEN DAVA : Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi' nin 2018/... Esas 2019/... K. sayılı dosyasında davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Gaziantep İcra Müdürlüğü'ne ait 2018/... sayılı dosyasından gönderilen ödeme emrine borçlulardan ...'nin de itiraz ettiğini, bu şirketinde kredi sözleşmelerini kefil olarak imzaladığını, itirazının haksız olduğunu belirterek davalı tarafından yapılan itirazın iptali ile, takibin devamına, borçlunun takibe konu alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemeye mahkum edilmesine ve bu davanın, konusu bakımından aynı olması sebebiyle, Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'ne ait 2018/... esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Dava dilekçesinde davanın değeri: 2.901.718,48 TL takip girişi tutar-440.000,00 TL takipten sonra yapılan ödeme =2.461.718,48 TL nakit alacak ve 532.224,56 TL gayri nakit alacak olarak gösterilmiştir.
BİRLEŞEN DAVADA SAVUNMANIN ÖZETİ; Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; asıl borçlu ve kefillerin Gaziantep'te ikamet ettiğini, davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, bu nedenle yetkisizlik kararı verilmesi gerektiğini, davacı bankanın alacağını asıl borçludan tahsil etmek için gereken kanun yollarını tüketmeden kefillere müracaat ettiğini, zira kredi borçlarının teminatı olarak ipotek verildiğini, bu nedenle açılan davada hukuki yarar bulunmadığını, kredi sözleşmelerinin haksız şartlar içerdiğini, delil olarak banka kayıtlarının esas alınmasının haksız şart niteliğinde olduğunu, Anayasada yer alan eşitlik ilkesine aykırı olduğunu belirterek davanın reddine, %20' den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Dava İİK'nun 67.maddesi gereğince açılan ve genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali davası olup deliller bu çerçevede toplanarak değerlendirilmiştir.
Davacı banka ile dava dışı... arasında 09/07/2012 tarihli 1.610.000,00 TL limitli, 08/10/2013 tarihli 3.000.000,00 TL limitli ve 21/11/2016 tarihli 5.000.000,00 TL limitli kredi sözleşmeleri imzalanmıştır. Bu sözleşmeleri tüm davalılar ve birleşen dosyanın davalısı müteselsil kefil olarak imzalamışlardır. Kefalet limitleri sözleşme limitleri ile aynıdır.
Tüm davalıların kefaletleri TBK' ın 583.maddesindeki şekil şartlarını taşımaktadır. TBK'nın 584/1. Maddesi gereğince; Eşlerden biri mahkemece verilmiş bir ayrılık kararı olmadıkça veya yasal olarak ayrı yaşama hakkı doğmadıkça, ancak diğerinin yazılı rızasıyla kefil olabilir; bu rızanın sözleşmenin kurulmasından önce ya da en geç kurulması anında verilmiş olması şarttır. Ancak 28/03/2013 tarihli 6455 S.K. ile eklenen 3. Fıkra ile; Ticaret siciline kayıtlı ticari işletmenin sahibi veya ticaret şirketinin ortak ya da yöneticisi tarafından işletme veya şirketle ilgili olarak verilecek kefaletler için eş rızası aranmayacağı belirtilmiştir. Davalı kefillerden ..., her üç sözleşme tarihinde de ....' nin ortağıdır. 09/07/2012 tarihli kredi sözleşmesinde ...'in, 08/10/2013 ve 21/11/2016 tarihli sözleşmelerde ...'in kefaletlerine eşlerinin rızaları bulunmaktadır. Ayrıca 08/10/2013 ve 21/11/2016 tarihli sözleşmelerin imzalandığı tarihlerde ... şirket ortağıdır. Bu nedenlerle davalıların kefaletleri geçerli olup kendilerini bağlamaktadır.
İİK'nın 45/1 md. Gereğince; rehinle temin edilmiş bir alacağın borçlusu iflasa tabi şahıslardan olsa bile alacaklı yalnız rehinin paraya çevrilmesi yoliyle takip yapabilir. Ancak rehinin tutarı borcu ödemeğe yetmezse alacaklı kalan alacağını iflas veya haciz yoliyle takip edebilir.
TBK'nın 586. mad. uyarınca, ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile icra takibi yanında tahsilde tekerrür olmamak üzere kefiller hakkında ilamsız takip yapılmasına engel bulunmamaktadır.(Yargıtay 19. HD 2014/15984 E. 2015/744 K. , 2016/15142 E. 2018/296 K., 11. HD 2020/4591 E. 2020/3910 K.) Keza TBK'nın 586/1. mad.de; Kefil, müteselsil kefil sıfatıyla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girmeyi kabul etmişse alacaklı, borçluyu takip etmeden veya taşınmaz rehnini paraya çevirmeden kefili takip edebilir. Hükmü bulunmaktadır. Verilen ipotekler asıl borçlunun borcunu güvence altına altığı için rehin paraya çevrilmeden davalı kefillerin takibinin mümkün olduğu kabul edilmiştir.
Banka tarafından asıl borçluya işletme kredisi, ihracat kredisi, spot krediler ve BCH şeklinde çalışan kredi kullandırılmış, doğrudan borçlandırma kredisi ve kredili mevduat hesabı açılmış, çek karnesi verilmiş ve ayrıca 21/12/2016 tarihli 96010004026 seri numaralı 79.064,00 USD tutarında teminat mektubu verilmiştir. Teminat mektubuna, Gaziantep 1. Asliye Ticaret Mahkemesi' nin 2018/... E. Sayılı dosyasında tedbir konulduğu, 03/09/2020 tarihinde bu tedbirlerin kaldırıldığı, 25/09/2020 tarihinde 605.867,43 TL olarak tazmin edildiği görülmüştür.
Kredi borçlarının ödenmemesi üzerine hesaplar 27/08/2018 tarihinde kat edilerek, Beyoğlu 48. Noterliği'nden 03/09/2018 tarihinde keşide edilen ... yevmiye numaralı ihtarname ile borcun 24 saat içinde ödenmesi istenmiştir. İhtarname asıl dosyanın davalılarına 05/09/2018 tarihinde tebliğ edilmiş, bu davalılar 07/09/2018 tarihinde temerrüte düşmüştür. İhtarname birleşen dosyanın davalısı ...'ne tebliğ edilememiştir. İİK’nın 68/b maddesindeki; ".... Sözleşmede gösterilen adresin değiştirilmesi, yurt içinde bir adresin noter aracılığıyla krediyi kullandıran tarafa bildirilmesi halinde sonuç doğurur; yeni adresin bu şekilde bildirilmemesi halinde hesap özetinin eski adrese ulaştığı tarih tebliğ tarihi sayılır." hükmü kredi borçlusu yönünden uygulanmakla beraber kefiller için uygulanamaz. TTK’nın 7/1. maddesi uyarınca kefile taahhüt veya ödemenin yapılmadığı veya yerine getirilmediği ihbar edilmeden temerrüt faizi yürütülemez. Temerrüte düşürülmeyen borçlu kefil temerrüt faizinden sorumlu tutulamaz.(Yargıtay 11. HD 2020/3334 E. 2020/4631 K. , 2020/5347 E. 2021/6932 K. , 19 HD 2017/2399 E. 2019/746 K. ) bu durumda ...'nin icra takibi ile birlikte temerrüte düştüğü kabul edilmiştir.
Davacı-alacaklı, Gaziantep İcra Müdürlüğü'nün 2018/... esas sayılı dosyasında, 05/10/2018 tarihinde 3.148.741,26 TL asıl alacak, 93.086,30 TL işlemiş faiz, 4.654.31 TL gider vergisi, 4.002,97 TL ihtar masrafı olmak üzere toplam 3.250.484,84 TL den hesabın kat edilmesinden sonra ve fakat icra takibinden önce yapılan 348.766,36 TL ödeme mahsup edilerek 2.901.718,48 TL nakit alacak, 48 adet çek yaprağından dolayı 46.400,00 TL ve 21/12/2016 tarihli ... nolu 79.064,00 USD tutarındaki teminat mektubundan dolayı 485.824,56 TL olmak üzere 532.224,56 TL gayri nakit alacak üzerinden ilamsız icra takibi başlatılmıştır. Hesabın kat edildiği tarih ile icra takibi arasında yapılan 348.766,36 TL 'nin 277.678,56 TL'sinin asıl alacaktan, 71.087,80 TL'sinin de faiz ve masraflardan düşüldüğü, takip girişi olan 2.901.718,48 TL nakit alacağın içinde yer alan 2.871.062,70 TL asıl alacağın KMH'tan kaynaklanan 3.527,71 TL'lik kısmına 5464 Sayılı Kanunun 26/3maddesi gereğince değişen oranlarda, asıl alacağın kalan 2.867.534,99 TL' lik kısımına da %62,40 oranında temerrüt faizi istendiği belirtilmiştir. Ayrıca 79.064,00 USD tutarındaki teminat mektubunun takip tarihindeki TL karşılığının gösterildiğini, fiili ödeme tarihindeki kur karşılığının veya USD olarak aynı miktarın depo edilmesini, tazmin edilmesi halinde tazmin edilen tutarın tahsili talep edilmiştir. Bu açıklamalara göre icra takibinin nakit alacaklar yönünden 2.871.062,70 TL asıl alacak, 30.655,78 TL faiz olmak üzere 2.901.718,48 TL üzerinden başlatıldığı anlaşılmaktadır.
İcra takibinden sonra asıl davadan önce, 09/10/2018 tarihinde 30.000,00 TL, 31/10/2018 tarihinde 30.000,00 TL, 01/11/2018 tarihinde 50.000,00 TL, 13/11/2018 tarihinde 30.000,00 TL olmak üzere toplam 140.000,00 TL ödeme yapılmış, asıl dava dilekçesinde bu ödemeler düşülerek 2.761.718,48 TL üzerinden talepte bulunulmuştur. Asıl dava tarihinden sonra birleşen davanın açılmasından önce 20/11/2018 tarihinde 25.000,00 TL, 26/11/2018 tarihinde 80.000,00 TL, 27/11/2018 tarihinde 30.000,00 TL, 03/12/2018 tarihinde 135.000,00 TL, 11/12/2018 tarihinde 30.000,00 TL, 25/12/2018 tarihinde 30.000,00 TL ödenmiş, birleşen davada ödemeler düşülerek 2.461.718,48 TL üzerinden açılmıştır. Birleşen dava tarihinden sonra 02/01/2019 tarihinde 275.000,00 TL ve 01/02/2019 tarihinde 100.000,00 TL ödeme yapılmıştır.
TTK 8/1 maddesine göre; ticari işlerde faiz oranı sözleşme ile serbestçe belirlenebilir. Aynı maddenin 3. fıkrasında ise tüketicinin korunmasına ilişkin hükümler saklı tutulmuş, başkaca bir istisna getirilmemiştir. TTK'nın 9. Meddesinde ise, ticari işlerde; kanuni, anapara ile temerrüt faizi hakkında ilgili mevzuat hükümlerinin uygulanacağı hükme bağlanmıştır. Bu hükümde, mevzuat olarak 3095 sayılı yasa hükümleri amaçlanmaktadır. 6102 sayılı TTK'nın 8. ve 9. maddeleri ticari işler bakımından özel hüküm niteliğinde olduğundan ticari işlerde bu hükümlerin uygulanması gerekir. 6098 sayılı TBK'nın 88. ve 120. maddeleri hükümleri ticari işlerde uygulanamaz. (Yargıtay 19. HD 2019/1730 E. 2019/4833 K. , 11. HD 2020/3350 E. 2020/5575 K.) Kredi sözleşmesinin 11.maddesinde; ...TCMB'ye bildirilen en yüksek faiz oranını %30 fazlası oranında temerrüt faizi uygulanacağı belirtilmiştir.
Ancak kredili mevduat hesapları yönünden ; Mevduat ve Kredi Faiz Oranları ve Katılma Hesapları Kar ve Zarara Katılma Oranları ile Kredi İşlemlerinde Faiz Dışında Sağlanacak Diğer Menfaatler Hakkında Tebliğ (Sayı: 2006/1)' de Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ (Sayı: 2014/6) gereğince; "kredili mevduat hesaplarında uygulanacak azami akdi ve gecikme faiz oranları 5464 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanununun 26 ncı maddesi uyarınca TCMB tarafından belirlenen azami oranları geçemez" hükmü gereği kredili mevduat hesabı borçlarına TCMB'nca belirlenen ve kredi kartlarına uygulanan faiz oranlarının uygulanması gerekmektedir.
TBK’nun 589. maddesine göre; kefil, kefalet sözleşmesinde belirtilen azami miktara kadar sorumlu olup, sözleşmede gösterilen azami kefalet limiti aşılmamak üzere asıl borç ile asıl borçlunun kusur ve temerrütünden sorumludur. Kefil ayrıca kendi temerrütünün sonuçlarından da sorumludur. Ancak 6102 sayılı TTK’nun 7. maddesinin 1. fıkrasının 2. cümlesinde: “Ancak, kefil ve kefillere, tahahhüt veya ödemenin yapılmadığı veya yerine getirilmediği ihbar edilmeden temerrüt faizi yürütülemez.” hükmüne yer verilmiştir.
Alacağın kat tarihi itibariyle kayıtlardan tespit edilmesi, temerrüt tarihine kadar işleyen akdi faiz ile BSMV nin ana paraya ilave edilerek kapitalize edilmesi ve bu şekilde oluşan ana paraya takip tarihine kadar temerrüt faizi uygulanması gerekmektedir.(Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2017/19-822 esas 2018/1754 karar , 19 HD. 2016/5391 esas 2017/2354 karar sayılı kararları ) takip talebinde takibe kadar akdi faiz istendiği belirtilmiştir.
Takipten sonra ve itirazın iptali davasından önce yapılan ödemelere göre davacının takip talebinde yazılı alacağının tahsil edilen kısmı yönünden davacının itirazın iptali davası açmakta hukuki yararı yoktur. Ödemelerin alacaktan mahsubunda ise; takip tarihinde belirlenen asıl alacak, temerrüt faizi ve ferîleri toplamından mahsubu öncelikle Borçlar Kanunu hükümleri dikkate alınarak temerrüt faizinden yapılacaktır. Bir başka deyişle, her bir ödeme tarihine kadar takip tarihinde belirlenen asıl alacağa temerrüt faizi ve ferîleri uygulanıp bulunan ve takip öncesi işleyen temerrüt faizi toplamından ödemenin düşülmesi, fazlası var ise asıl alacaktan mahsup edilerek belirlenecek olan asıl alacak miktarı bulunmalıdır. Bu uygulama her bir ödeme için ayrı ayrı yapılmak zorundadır. Bu şekilde yapılan hesaplamaya göre son ödemeden sonra dava tarihine kadar hesaplanacak temerrüt faizi ve ferîleri ile birlikte alacaklının dava tarihindeki alacağı tespit edilmelidir. Tüm bu tespitlerden sonra mahkemece itirazın iptali davasında, itiraz üzerine icra takibi durduğundan takibin devamına dava tarihi itibariyle belirlenen miktar üzerinden imkân sağlayacak şekilde hüküm kurmak ve icra inkâr tazminatının da bu miktar gözetilerek değerlendirilmesi gereklidir.(Yargıtay 19. HD 2018/3876 E. 2020/926 K., HGK 2017/19-822 esas ve 2018/1754 karar )
Mahkememizce görevlendirilen bankacı bilirkişi ...'in ibraz ettiği 29/05/2020 havale tarihli bilirkişi raporuna itiraz edilmesi üzerine, 25/12/2020 havale tarihli ek rapor alınmıştır. Dosyada eksik belgeler bulunduğu anlaşıldığından 09/03/2021 tarihli celsede belgelerin ibrazı için davacı vekiline kesin süre verilmiş, daha sonra dosya yeniden aynı bilirkişiye teslim edilerek ikinci kez ek rapor alınmıştır. Taraflar bu rapora da itiraz etmişlerdir. Bu kez 12/10/2021 tarihli ara kararı ile; ibraz edilen kredi sözleşmelerinin asılları ile eklerine göre, davalıların hangi sözleşmelere kefil oldukları, kefaletlerinin geçerliliği, asıl dosyadaki davalıların 07/09/2018 tarihinde birleşen dosyanın davalısının ise takip tarihinde temerrüte düştükleri, temerrüt tarihlerine kadar akdi faiz uygulanması gerektiği, kat tarihi ile takip tarihi arasında yapılan ödemelerin takipten ve dava tarihinden sonra yapılan ödemelerin gözetilerek, gerek asıl gerekse birleşen dava tarihleri itibariyle ayrı ayrı hesaplama yapılması, teminat mektubu ve çekler yönünden sorumlulukların ayrı ayrı belirlenmesi için yeniden ek rapor alınmasına ve kefalet sözleşmeleri konusunda uzman nitelikli hesap bilirkişisinin daha görevlendirilmesine karar verilmiştir. Bankacı bilirkişi ... ile Prof. Dr. ... 07/02/2022 havale tarihli raporlarında; 09/07/2012, 08/10/2013,21/11/2016 tarihli kredi sözleşmelerine davalıların kefil olduğu, kefaletlerinin geçerli olduğu, ... San. Tic. A.Ş' nin takip tarihinde diğer davalıların 07/09/2018 tarihinde temerrüte düştükleri, kredili mevduat hesabından kaynaklanan borçlar için TCMB tarafından kredi kartları ve kredili mevduat hesapları için belirlenen oranlarda, diğer kredi borçları için %62,40 oranında temerrüt faizi uygulanması gerektiği, asıl dosyanın davalıları yönünden takip tarihi itibariyle; diğer kredi borçlarından ve tazmin edilen çek kredilerinden dolayı 2.872.047,47 TL asıl alacak, 73.679,39 TL işlemiş faiz, 3.683,97 TL BSMV, kredili mevduat hesabından dolayı 2.146,65 TL asıl alacak olmak üzere toplam 2.874.194,12 TL asıl alacak, 73.679,39 TL işlemiş faiz, 3.683,97 TL BSMV olmak üzere 2.951.557,48 TL borç bulunduğunu, ancak davacı bankanın takip talebinde KMH için 3.527,71 TL asıl alacak, diğer kredi borçları için 2.867.536,99 TL asıl alacak olmak üzere toplamda 2.871.064,70 TL asıl alacak istediğini, bu nedenle asıl dosyadaki davalılar için 2.871.064,70 TL asıl alacak, 73.679,39 TL işlemiş faiz ve 3.683,97 TL BSMV, 4.002,97 TL ihtarname masrafı olmak üzere toplamda 2.952.431,03 TL'den sorumlu oldukları, birleşen dosyanın davalısının takip tarihi itibariyle temerrüte düştüğü için diğer krediler yönünden 2.876.147,74 TL, KMH için 2.146,65 TLve 4.002,97 TL ihtarname gideri olmak üzere takip tarihi itibariyle 2.882.297,36 TL' den sorumlu olduğu belirtilerek takip tarihinden sonra yapılan ödemelerden dolayı gerek asıl dava, gerekse birleşen dava tarihi itibariyle borcun ulaştığı miktarlar yönünden ayrı ayrı hesaplama yapılmıştır. Öncelikle belirtmek gerekir ki; icra takibi 2.871.062,70 TL asıl alacak(2.146,65 TL KMH+2.867.536,99 TL diğer kredi borçları), 30.655,78 TL faiz olmak üzere 2.901.718,48 TL üzerinden başlatılmıştır. Bu durumda taleple bağlı kalınarak takip tarihi itibariyle tüm davalılar yönünden istenen alacağın bu miktarlar olduğu kabul edilmelidir. Son raporun 7. Sayfasında da, takipten sonraki hesaplamalar bu rakamlar esas alınarak yapılmıştır. Ancak dava tarihleri itibariyle yapılan hesaplamalar sırasında bir kısım hatalar yapılmış, alınan ek raporların sayısı gözetilerek yargılamanın daha fazla uzamaması için yeni bir rapor alınması yoluna gidilmemiş nedenleri açıklanarak bu hatalar düzeltilmiştir. Şöyle ki;
-Asıl davanın açıldığı 19/11/2018 tarihi itibariyle hesaplama yapılırken (raporun 7. Sayfası) takibe kadar işleyen 73.679,39 TL faiz bulunduğu, yapılan ilk ödemenin faiz tutarının altında kaldığı, her ödeme tarihi itibariyle hesaplanan faizin o tarih itibariyle yapılan ödemenin üzerinde kaldığı, bu nedenle ödemelerin yalnızca faiz ve BSMV alacaklarından düşüldüğü kabul edilerek asıl alacaklara takip tarihinden itibaren temerrüt faizi ve faizler üzerinden %5 oranında BSMV hesaplanmıştır. Ancak takip talebinde istenen faiz tutarı 30.655,78 TL'dir. Bu faiz ile ilk ödemenin yapıldığı 09/10/2018 tarihine kadar işleyen faiz ve BSMV tutarı ilk ödemenin yapıldığı 30.000,00 TL' nin üzerindedir. Daha sonraki ödeme tarihleri itibariyle hesaplanan faiz ve BSMV tutarları da ödemelerin üstündedir. Takip talebinde ödemelerin öncelikle fer'ilerden düşülmesi istendiğinden, asıl dava tarihine kadar ana paradan düşülmesini gerektiren bir ödeme yoktur. Raporun 7.sayfasında, KMH için 2.146,65 TL asıl alacak ve 2.867.536,99 TL asıl alacak için, asıl dava tarihine kadar hesaplanan 223.756,43 TL faiz ile 11.187,82 TL BSMV doğrudur. Bu iki rakama takip talebinde istenen 30.655,78 TL faiz ilave edildiğinde 265.600,03 TL olmaktadır. Bu miktardan asıl dava tarihine kadar yapılan 140.000,00 TL düşüldüğünde 125.600,03 TL faiz alacağı kalmaktadır. Sonuç itibariyle , asıl dava yönünden KMH için 2.146,65 TL asıl alacak , 2.867.536,99 TL asıl alacak olmak üzere 2.869.683,64 TL asıl alacak, 125.600,03 TL işlemiş faiz ve 4.002,97 TL masraf olmak üzere toplam 2.999.286,64 TL borç hesaplanmıştır. Ancak asıl davanın dilekçesinde, takip girişi tutar olan 2.901.718,48 TL'den 140.000,00 TL ödeme düşülerek kalan 2.761.718,48 TL üzerinden talepte bulunulduğu için taleple bağlı kalınarak 2.761.718,48 TL'nin esas alınması gerektiği ve bu miktarın ana para borcu olduğu kabul edilmiştir. Keza, 2.901.718,48 TL ' nin 2.871.062,70 TL' si asıl alacak, 30.655,78 TL' si ise faiz olduğu ve ödemeler öncelikle fer'ilerden düşüldüğü için kalan 2.761.718,48 TL, asıl alacaktır.
-Birleşen davanın açıldığı tarih itibariyle hesaplama yapılırken (raporun 7. Sayfası) taleple bağlı kalınarak ve doğru olarak KMH asıl alacağı 2.146,65 TL, diğer kredi asıl alacakları 2.867.536,99 TL olarak alınmıştır. (keza raporda Bilkon yönünden takip tarihi itibariyle diğer krediler yönünden 2.876.147,74 TL asıl alacak, KMH için 2.146,65 TL asıl alacak olmak üzere 2.878.294,39 TL asıl alacak hesaplanmıştır) Ancak takipten sonra 30.000,00 TL tutarındaki ilk ödemenin yapıldığı 09/10/2018 tarihine kadar hesaplanan 19.881,59 TL temerrüt faizi ile 994,08 TL BSMV (toplamı:20.875,67 TL) , 30.000,00 TL'nin altında kaldığı için, 30.000,00-20.875,67= 9.124,33 TL fazlalık, 2.867.536,99 TL ana paradan düşüldüğünde KMH dışındaki diğer kredi borçlarının kalan ana parası 2.858.412,66 TL'dir. Bundan sonraki her ödeme tarihi itibariyle hesaplanan faizin, o tarih itibariyle yapılan ödemenin üzerinde kaldığı, bu nedenle ödemelerin yalnızca faiz ve BSMV alacaklarından düşülmesi gerektiği, ana paradan mahsup yapılmasına ihtiyaç olmadığı gözetilerek 2.858.412,66 TL'ye 09/10/2018'den itibaren birleşen dava tarihine (26/12/2018) kadar 78 gün için %62,40 oranında temerrüt faizi hesaplandığında: 2.858.412,66 /100x62,40/360x78=386.457,39 TL temerrüt faizi ve 19.322,86 TL BSMV bulunmuştur. KMH'tan kaynaklanan 2.146,65 TL asıl alacağın birleşen dava tarihine kadar %33 oranında hesaplanan temerrüt faizi ise, raporda belirtildiği üzere; 159,39 TL, BSMV'si ise;7,97 TL'dir. Böylece; birleşen dava tarihine göre: 2.858.412,66+ 2.146,65 TL = 2.860.559,31 TL asıl alacak, 386.457,39 +159,39=383.616,78 TL faiz ve 19.322,86+7,97=19.330,83 TL BSMV alacağı hesaplanmıştır. Ancak birleşen davanın dilekçesinde, takip girişi tutar olan 2.901.718,48 TL'den 440.000,00 TL ödeme düşülerek kalan 2.461.718,48 TL üzerinden talepte bulunulduğu için taleple bağlı kalınarak 2.461.718,48 TL'nin esas alınması gerektiği ve bu miktarın ana para borcu olduğu kabul edilmiştir. Keza, 2.901.718,48 TL ' nin 2.871.062,70 TL' si asıl alacak, 30.655,78 TL' si ise faiz olduğu ve ödemeler öncelikle fer'ilerden düşüldüğü için kalan 2.461.718,48 TL asıl alacaktır.
Gayri nakit alacaklar yönünden 07/02/2022 havale tarihli bilirkişi raporunda; toplam 32 adet çekten 3 tanesinin kat sonrası karşılıksız çıktığı ve nakit alacak hesabına dahil edildiği, 29 adet çekten 2 tanesinin üzerinden yazılı baskı tarihinden itibaren 5 yıllık sürenin geçtiği ve bankanın garanti tutarının ödeme yükümlülüğünün kalmadığı, kalan 27 adet çekten 16 tanesinin sorumluluk bedellerinin 8 toplam:27.750,00 TL) tazmin edildiği ve nakdi kredi alacağına dönüştüğü, 11 tanesinin ise; halen ibraz yada iade edilmediği, sorumluluk tutarlarının 17.600,00 TL olduğunu sözleşmede çek sorumluluk tutarları ile teminat mektubu bedellerinin kefillerden depo etmelerini isteme hakkı tanındığı belirtilmiştir. Raporun 8 ve 9.sayfasında tazmin edilen çeklerin ve depo talep edilebilecek çeklerin seri numaraları, tazmin tarihleri ve tazmin tutarları gösterilmiştir.
5941 sayılı Çek Kanunu'nun 3/9 maddesi gereğince, çekin, üzerinde yazılı basım tarihinden itibaren 5 yıl içinde ibraz edilmemesi halinde muhatap bankanın ödemekle yükümlü olduğu tutara ilişkin sorumluluğu sona erer. 5941 sayılı Çek Kanunu’nun geçici (1/3.) maddesinde ise; bankaların müşterilerine verdikleri eski çek defterleriyle ilgili olarak, 3167 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanmasına devam olunacağı hükmü yer almaktadır. Yine aynı Kanun’un geçici 3. maddenin 4. fıkrasında “Bankaların müşterilerine verdikleri eski çek defterleriyle ilgili olarak, muhatap bankanın 3'üncü maddenin üçüncü fıkrasına göre ödemekle yükümlü olduğu tutara ilişkin sorumluluğu 30/6/2018 tarihinde sona erer” hükmü getirilmiştir.
Çek sorumluluk bedellerinden ve teminat mektubu bedellerinden dolayı kefillerden depo talebinde bulunulabilmesi için sözleşmede açıkça hüküm bulunması gerekir. (Yargıtay 19.HD 2016/16369 E. 2018/1334 K. , 2016/16749 E. 2017/7507 K., Yargıtay HGK 2018/19-689 E. 2018/1624 K.)
Kredi sözleşmenin kefalet başlıklı maddesinde; bankanın teminat mektupları ve çek sorumluluk bedelleri için kefillerden de depo talep etme hakkı bulunduğu belirtilmiştir.
Yukarıda belirtilen tüm bu nedenlerle; davacı banka ile dava dışı .... arasında imzalanan kredi sözleşmelerine tüm davalıların müteselsil kefil olarak katıldıkları, kefaletlerinin geçerli olduğu ve kendilerini bağladığı, asıl borçluya kullandırılan kredilerin ödenmemesi üzerine hesapların kat edildiği, gönderilen ihtarnamelerin sonuçsuz kalması üzerine icra takibi başlatıldığı, ödeme emrine itiraz üzerine davalı borçlular hakkındaki takibin durduğu, takipten sonra yapılan ödemelerden dolayı borcun dava tarihlerine göre belirlenmesi gerektiği, nedenleri ve hesap yöntemleri yukarıda tartışıldığı üzere asıl dava tarihi itibariyle davalılarının taleple bağlı kalınarak 2.761.718,48 TL nakdi kredi asıl alacağından, birleşen dava tarihi itibariyle birleşen dosyanın davalısının ise yine taleple bağlı kalınarak 2.461.718,48 TL nakdi kredi asıl alacağından sorumlu oldukları, kredi ve kefalet sözleşmeleri gereğince, davalılardan çek sorumluluk bedellerinin ve teminat mektubu bedelinin depo edilmesinin istenebileceği, ... seri numaralı 79.064,00 USD tutarındaki teminat mektubunun dava tarihlerinden sonra 25/09/2020 tarihinde 605.867,43 TL olarak tazmin edildiği ve nakdi kredi alacağına dönüştüğü, depo talep edilen çeklerden 2 tanesi yönünden bankanın sorumluluğunun sona erdiği ve bunlar hakkındaki talebin konusuz kaldığı, bu iki çek hakkındaki talep yönünden karar verilmesine yer olmadığı, çeklerden 16 tanesinin sorumluluk tutarlarının banka tarafından ödendiği, toplam ödemenin 27.750,00 TL olduğu, ödemeler için tazmin tarihlerinden itibaren faiz istenebileceği, 11 adet çekin ise halen bankaya ibraz yada iade edilmediği, sorumluluk tutarı olan 17.600,00 TL 'nin depo edilmesinin istenebileceği anlaşıldığından asıl davanın ve birleşen davanın kabulüne, icra takibine asıl dosyanın davalıların yaptığı itirazın, nakdi krediler yönünden 2.761.718,48 TL üzerinden, birleşen dosyanın davalısının yaptığı itirazın nakdi krediler yönünden 2.461.718,48 TL üzerinden iptaline, nakit alacakların KMH'tan kaynaklanan kısmına TCMB' nin tebliğleri ile kredi kartları ve kredili mevduat hesapları için belirlenen oranlarda, diğer kredi alacakları için %62.40 oranında ve dava tarihlerinden itibaren temerrüt faizi uygulanmasına, dava tarihlerinden sonra yapılan ödemelerin infaz sırasında dikkate alınmasına, nakit kredi alacaklarının kabul edilen kısmının likit ve bu kısma yönelik itirazın haksız olduğu gözetilerek %20 oranında inkar tazminatına, gayri nakit alacakları yönünden; teminat mektubundan dolayı tazmin edilen 605.867,43 TL ile 16 adet çekin tazmin edilen 27.750,00 TL sorumluluk bedelinin davalılardan tahsiline, 11 adet çekin sorumluluk bedeli olan 17.600,00 TL' nin ise davalılardan tahsil edilerek faiz getirmeyen bir hesapta bloke edilmesine ve takibin gayri nakit alacaklar yönünden bu şekilde devamına, tahsilde tekerrür olmayacak şekilde hüküm kurulmasına karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Nedenleri gerekçeli kararda açıklanacağı üzere;
1-ASIL DAVANIN KABULÜNE,
Davalıların Gaziantep İcra Dairesi' nin 2018/... E. Sayılı dosyasına yaptıkları itirazın;
A-) Nakdi krediler yönünden:
2.761.718,48 TL asıl alacak üzerinden iptali ile takibin bu miktar üzerinden ve asıl alacağın KMH'tan kaynaklanan 2.146,65 TL 'lik kısmına dava tarihinden itibaren TCMB tebliğleri ile kredi kartı ve kredili mevduat hesapları için belirlenen ve değişen oranlarda temerrüt faizi, asıl alacağın kalan kısmına ise dava tarihinden itibaren %62.40 oranında temerrüt faizi uygulanmak suretiyle devamına,
Asıl dava tarihinden sonra 20/11/2018 tarihinde ödenen 25.000,00 TL, 26/11/2018 tarihinde ödenen 80.000,00 TL, 27/11/2018 tarihinde ödenen 30.000,00 TL, 03/12/2018 tarihinde ödenen 135.000,00 TL, 11/12/2018 tarihinde ödenen 30.000,00 TL, 25/12/2018 tarihinde ödenen 30.000,00 TL, 02/01/2019 tarihinde ödenen 275.000,00 TL ve 01/02/2019 tarihinde ödenen 100.000,00 TL ' nin infaz sırasında dikkate alınmasına,
Hüküm altına alınan nakit alacağın %20 'si oranında hesaplanan 552.343,69 TL inkar tazminatının davalılardan alınarak davacıya ödenmesine,
B-)Gayri nakit alacağa ilişkin talep yönünden;
Depo istenen çeklerden 16 tanesinin tazmin edilerek nakdi krediye dönüştüğü anlaşıldığından, toplam tazmin bedeli olan 27.750,00 TL' nin davalılardan tahsil edilerek davacıya ödenmesine, ödeme tarihleri dikkate alınarak bu alacağın 6.400,00 TL' lik kısmına 31/10/2018 tarihinden itibaren, 1.600,00 TL'sine 30/11/2018 tarihinden itibaren, 1.600,00 TL'sine 28/11/2018 tarihinden itibaren, 2.030,00 TL' sine 27/12/2018 tarihinden itibaren, 2.030,00 TL' sine 29/01/2019 tarihinden itibaren, 2.030,00 TL' sine 06/03/2019 tarihinden itibaren, 2.030,00 TL' sine 28/03/2019 tarihinden itibaren, 2.030,00 TL' sine 08/05/2019 tarihinden itibaren, 1.600,00 TL' sine 28/11/2018 tarihinden itibaren, 1.600,00 TL' sine 04/01/2019 tarihinden itibaren ,1.600,00 TL' sine 07/01/2019 tarihinden itibaren, 3.200,00 TL' sine 05/12/2018 tarihinden itibaren %62,40 oranında temerrüt faizi uygulanmasına,
Henüz tazmin yada iade edilmeyen 11 adet çekten dolayı 17.600,00 TL' nin davalılardan tahsil edilerek davacı bankada faiz getirmeyen bir hesapta bloke edilmesine,
96010004026 nolu 79.064,00 USD tutarındaki teminat mektubunun tazmin edilmesi nedeniyle 605.867,43 TL ' nin 25/09/2020 tarihinden itibaren işleyecek yıllık %46,80 oranındaki temerrüt faizi ile birlikte davalılardan tahsil edilerek davacıya ödenmesine,
Gayri nakit alacaklar yönünden takibin bu şekilde devamına,
C-Nakit alacak üzerinden hesaplanan 188.652,98 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 32.654,66 TL'nin mahsubu ilebakiye 155.998,32 TL ile, gayri nakit alacak üzerinden hesaplanan 80,70 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 59,30 TL'nin mahsubu ile bakiye 21,40 TL olmak üzere toplam 156.019,72 TL harcın davalılardan tahsil edilerek hazineye irat kaydına,
Davacının peşin olarak ödediği 32.713,96 TL harcın davalılardan tahsil edilerek davacıya ödenmesine,
D-A.A.Ü.T gereğince nakit alacak üzerinden hesaplanan 113.535,93 TL vekalet ücreti ile gayri nakit alacaklar yönünden hesaplanan 5.100,00 TL vekalet ücretinin davalılardan tahsil edilerek davacıya ödenmesine,
2-BİRLEŞEN DAVANIN KABULÜNE,
Birleşen dosyasının davalısı ...' nin Gaziantep İcra Dairesi' nin 2018/... E. Sayılı dosyasına yaptığı itirazın;
A-) Nakdi krediler yönünden: (asıl dava yönünden tahsilde tekerrür olmamak üzere)
2.461.718,48 TL asıl alacak üzerinden iptali ile takibin bu miktar üzerinden ve asıl alacağın KMH 'tan kaynaklanan 2.146,65 TL 'lik kısmına dava tarihlinden itibaren TCMB tebliğleri ile kredi kartı ve kredili mevduat hesapları için belirlenen ve değişen oranlarda temerrüt faizi, asıl alacağın kalan kısmına ise dava tarihinden itibaren %62.40 oranında temerrüt faizi uygulanmak suretiyle devamına,
Birleşen dava tarihinden sonra 02/01/2019 tarihinde ödenen 275.000,00 TL ve 01/02/2019 tarihinde ödenen 100.000,00 TL ' nin infaz sırasında dikkate alınmasına,
Hüküm altına alınan nakit alacağın %20 'si oranında hesaplanan 492.343,69 TL inkar tazminatının davalıdan(asıl dosya yönünden tahsilde tekerrür olmamak üzere) alınarak davacıya ödenmesine,
B-)Gayri nakit alacağa ilişkin talep yönünden;(asıl dava yönünden tahsilde tekerrür olmamak üzere)
Depo istenen çeklerden 16 tanesinin tazmin edilerek nakdi krediye dönüştüğü anlaşıldığından, toplam tazmin bedeli olan 27.750,00 TL' nin davalılardan tahsil edilerek davacıya ödenmesine, ödeme tarihleri dikkate alınarak bu alacağın 6.400,00 TL' lik kısmına 31/10/2018 tarihinden itibaren, 1.600,00 TL'sine 30/11/2018 tarihinden itibaren, 1.600,00 TL'sine 28/11/2018 tarihinden itibaren, 2.030,00 TL' sine 27/12/2018 tarihinden itibaren, 2.030,00 TL' sine 29/01/2019 tarihinden itibaren, 2.030,00 TL' sine 06/03/2019 tarihinden itibaren, 2.030,00 TL' sine 28/03/2019 tarihinden itibaren, 2.030,00 TL' sine 08/05/2019 tarihinden itibaren, 1.600,00 TL' sine 28/11/2018 tarihinden itibaren, 1.600,00 TL' sine 04/01/2019 tarihinden itibaren ,1.600,00 TL' sine 07/01/2019 tarihinden itibaren, 3.200,00 TL' sine 05/12/2018 tarihinden itibaren %62,40 oranında temerrüt faizi uygulanmasına,
Henüz tazmin yada iade edilmeyen 11 adet çekten dolayı 17.600,00 TL' nin davalılardan tahsil edilerek davacı bankada faiz getirmeyen bir hesapta bloke edilmesine,
... nolu 79.064,00 USD tutarındaki teminat mektubunun tazmin edilmesi nedeniyle 605.867,43 TL ' nin 25/09/2020 tarihinden itibaren işleyecek yıllık %46,80 oranındaki temerrüt faizi ile birlikte davalılardan tahsil edilerek davacıya ödenmesine,
Gayri nakit alacaklar yönünden takibin bu şekilde devamına,
C-Nakit alacak üzerinden hesaplanan 168.160,00 TL ve gayri nakit alacak yönünden hesaplanan 80,70 TL olmak üzere toplam 168.240,70 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 36.620,48 TL'nin mahsubu ile eksik alınan 131.620,22 TL harcın davalıdan tahsil edilerek hazineye irat kaydına,
Davacının peşin olarak ödediği 36.620,48 TL harcın davalıdan tahsil edilerek davacıya ödenmesine,
D-A.A.Ü.T gereğince nakit alacak üzerinden hesaplanan 108.135,93 TL vekalet ücreti ile gayri nakit alacaklar yönünden hesaplanan 5.100,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsil edilerek davacıya ödenmesine,
3-Davacı tarafından yapılan 3.935,00 TL yargılama giderinin asıl ve birleşen dosyanın tüm davalılarından alınarak davacıya ödenmesine,
4-Dair, HMK.'nun 341/1 ve 345.maddesi gereğince; kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde, aynı yasanın 343.maddesi gereğince mahkememize yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek dilekçe ile İSTİNAF YOLUNA başvurulabileceği belirtilerek taraf vekillerin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.19/04/2022
Başkan ...
E-İmza
Üye ...
E-İmza
Üye ...
E-İmza
Katip ...
E-İmza