T.C. ADANA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİEsas-Karar No: 2018/982 Esas - 2022/554
T.C.
ADANA
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO: 2018/982 Esas
KARAR NO: 2022/554
HAKİM: ...
KATİP: ...
DAVACI: ...
VEKİLLERİ: ... - ...
DAVALI: 1- ... ANONİM ŞİRKETİ
VEKİLLERİ: ... - ...
DAVALI:2- .... LTD. ŞTİ. - ...
VEKİLİ: ... - ...
DAVALI: 3- ... ANONİM ŞİRKETİ - ...
DAVA: Tazminat (Rücuen Tazminat)
DAVA TARİHİ: 27/11/2018
KARAR TARİHİ: 25/05/2022
YAZIM TARİHİ: ...
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Rücuen Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
Davacı vekili tarafından verilen dava dilekçesi ile;...Genel Müdürlüğü ile davalılar arasında imzalanan sözleşmeler gereği davalı şirketlerin müvekkili/davacı...Genel Müdürlüğü adına hizmet işlerini yürüttükleri, söz konusu hizmet sözleşmeleri gereğince ve davalı şirketlere bağlı olarak çalışan işçilerden biri olan işçi ... “un iş akdi son işveren nezdinde son bulmuş olduğu, kuruma karşı işçi alacakları talebi ile ilgili 5. İş Mahkemesinin 2015/... Esas sayılı dosyasından dava açtığı, yapılan yargılama neticesinde verilen karar davacı tarafından Adana 11.İcra Müdürlüğünün 2018/... Esas sayılı dosyası ile İcra takibine konulduğu, kurumları tarafından ilgili icra dosyasına ödeme yapıldığı,...Genel Müdürlüğü ile davalı şirketler arasında imzalanan sözleşmeler,idari ve teknik şartnameler gereğince, davalı şirketlerin elemanı olarak çalışan işçilere karşı SSK primleri ,işçi alacakları ve tazminatlar gibi tüm sorumlulukların şirketlere ait olduğu,...Genel Müdürlüğü'nün bu konularda hiçbir sorumluluğunun bulunmadığı, bu sebeple, Genel Müdürlüklerinin işçiye, Adana 11.İcra Müdürlüğünün 2018/... esas sayılı dosyasına istinaden ödenen toplam 49.802,33 TL ödenen tazminat bedeli için davalı şirketlere rücu etme hakkına sahip olduğu, müvekkili kurum ile davalı şirketler arasındaki ilişkinin Borçlar Kanunu, Kamu İhale Kanunu, İhale Sözleşme Ve Şartnameleri ile Yargıtay hukuk Genel Kurulu 2004/... Esas 2004/... Karar sayılı karar doğrultusunda değerlendirilerek hüküm kurulmasının gerektiği, bu nedenle davanın kabulü ile davalı şirketler nezdinde çalışan işçi ... için 21/05/2018 tarihinde ödenen 49.802,33 TL'nin ödeme tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesi talep edilmiştir.
Davalı ... A.Ş. Vekili tarafından verilen cevap dilekçesi ile; Mahkememizde açılan işbu rücu dâavasının zamanaşımına uğradığı, bu nedenle mahkememizde açılan davanın öncelikle zamanaşımı yönünden reddine karar verilmesinin gerektiği, davanın yetkisiz mahkemede ikame edildiği huzurdaki işbu davanın yetkili mahkemede açılmadığı, zira müvekkili ... A.Ş.'nin yerleşim yeri adresi “... Mah. ... Cd. ... B3 Blok No:12/407 .../İstanbul” olduğu, davaya bakmakta ... Asliye Ticaret Mahkemeleri Yetkili olduğu, bu nedenle yetkisizlik kararı verilerek dosyanın ... Asliye Ticaret Mahkemesi Başkanlığı'na gönderilmesini talep ettikleri, rücu davasına dayanak olan dosyanın yargılamasının devam ettiği, dava dışı işçi ...'un Adana 7. İş Mahkemesi 2015/... Esas sayılı dosyası ile işe iade davası açmış olduğu, dava neticesinde işçinin son işveren ... Ltd. Şti'ne iadesine karar verildiği, kararın kesinleştiğği ve işçi tarafından işe başlama başvurusunda bulunulduğu, işe başlatılmayan işçinin kıdem-ihbar tazminatı, yıllık izin ve fazla mesai ücreti talepli olarak Adana 5. İş Mahkemesi'nin 2015/... Esas sayılı dosyası ile davacı kurum aleyhine dava açtığı, davanın kısmen kabulüne karar verildiği, davacı kurumun, Adana 5. İş Mahkemesi'nin 2015/... Esas sayılı dosyasında verilen hüküm gereğince dava dışı işçi ...'a yaptığı ödemenin müvekkilinden rücuen tahsilini talep ettiği, rücu istemine dayanak olan Adana 5. İş Mahkemesi 2015/... Esas sayılı dosyasının, Adana Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi'nde yargılamasının devam etmekte olduğu, dosyanın kesinleşmesinin beklenilmesini talep ettikleri, dava dışı işçiye yapılan ödemenin yerinde olup olmadığı, yerinde ise miktarın doğru olarak hesaplanıp hesaplanmadığı henüz kesinleşmemiş olduğundan Adana 5. İş Mahkemesi'nin 2015/... Esas sayılı dosyasının kesinleşmesinin öneminin tartışmasız olduğu, davacı idare ile müvekkili şirket arasındaki ihale sözleşmesinin de bu kapsamda personel çalıştırmasına dayalı hizmet alımı olduğu, dava dışı işçinin ... işyerindeki iş akdi kanunun yürürlük tarihinden sonra 25.09.2015 tarihinde sona erdiği, ihbar tazminatı ve yıllık izin ücreti yönünden müvekkilinin sorumluluğunun olmadığına hükmedilmesinin gerektiği, davacı idare ile müvekkil şirket arasında imzalanan ihale sözleşmeler gereğince müvekkil şirketin alt işverenliğinde ve ... bünyesinde yüzlerce işçi; ... amblemli iş kıyafetleri ile idarenin verdiği emir ve talimatlar doğrultusunda, ... tarafından belirlenen bölgelerde ve ihale sözleşmesinde tanımlanan işlerde çalıştıkları, dava dışı işçinin müvekkili ... A.Ş.'deki son net ücretinin 1.272,77 TL olduğu, bu durumun dava dışı işçiye ait ücret bordrosu ile anlaşılacağı, sayaç okuma, açma-kapama, su sayaçlarını takma-sökmenin ihale ile gerçekleştirilen bir iş olduğu, işçilere ödenecek ücret idare ile müvekkili şirket arasında imzalanan ihale sözleşmesinde açıkça belirtildiği, bu nedenle müvekkili yönünden davanın reddine karar verilmesi talep edilmiştir.
Davalı .... Ltd.Şti. Vekili tarafından verilen cevap dilekçesi ile; Dava dışı işçinin, ... işyerinde kesintisiz çalıştığı,. ... ... nezdindeki çalışmasının, ihale dönemi olan 14.01.2014 ile 31.12.2014 tarihleri arasında olduğu, geçmişten beri davacı ... bünyesinde çalışan işçinin, bu tür kesintisiz yapılan çalışmaların asıl işveren ...‘ nin işçisi sayılarak karar verilmelisinin gerektiği, işverenin, alt işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak İş Kanunundan kaynaklanan yükümlülükleri nedeniyle, alt işverenle birlikte müteselsilen sorumlu olduğu, burada Kanundan kaynaklanan bir teselsül halinin söz konusu olduğu, asıl ve alt işverenlerin, dış ilişki itibariyle (dava dışı işçiye karşı) müseselsilen sorumlu oldukları, iç ilişkide (alacaklıya karşı müteselsilen sorumlu olan borçlular arasındaki ilişkide) ise, bu husustaki nihai sorumluluğun hangi tarafa ait olduğu konusunda taraflar kendi aralarında sözleşme yapabilecekleri, bunun aksinin sözleşme ile kararlaştırılabileceği, işte müteselsilen sorumlu olan borçlular arasındaki iç ilişkide, bu konudaki sorumluluğun tamamen borçlulardan birine ait olacağı yönünde bir sözleşme yapılmış ise, tarafların sözleşme hükümleri kendilerini bağlayacağından, dış ilişkide kanundan doğan teselsül gereğince borcu ödemiş olan müteselsil borçlunun, ödediği miktarın iç ilişkide borcun nihai yükümlüsü olan borçludan rücuen tahsilini talep edebileceğinin doğru olduğu, taraflar arasında imzalanan sözleşmelerde kıdem tazminatları konusunda bir düzenlemenin olmadığı, davacı tarafın, başka dosyalarda davalı yüklenicinin sorumluluğuna dayanak olarak taraflar arasındaki sözleşmenin 22. Maddesine ve 31. Maddesine dayandırıldığı, sözleşmenin 22. Maddesinde “Yüklenicinin sözleşme konusu iş ile ilgili çalıştıracağı personele ilişkin sorumlukları ilgili mevzuatın bu konuyu düzenleyen emredici hükümleri ile genel şartnamenin altıncı bölümünde belirlenmiş şartlara aynen uymakla yükümlüdürler.” sözleşmenin 22. Maddesi; “ Yüklenicinin çalıştıracağı personele ilişkin sorumlulukları ilgili mevzuatın bu konuyu düzenleyen emredici hükümlerinin, genel şartnamenin altıncı bölümünde belirtildiği, yüklenicinin bunları aynen uygulamakla yükümlüdür. “ şeklinde olduğu, taraflar arasında yapılan Hizmet Alım Sözleşmeleri ve eklerinde davalı yüklenici şirketin dava dışı işçinin kıdem tazminatından sorumlu olduğuna dair hüküm bulunmamasası nedeniyle, davalı yüklenicinin kendi sorumlu olduğu döneme dair kıdem tazminatının yarısından sorumlu olduğunun kabulünün gerektiğii, bu nedenlerle müvekkili yönünden davanın reddine karar verilmesi talep edilmiştir.
Hesap Uzmanı ... tarafından düzenlenen 26/04/2021 tarihli bilirkişi raporu ile; müteselsilen sorumlu olan baorçlular arasındaki iç ilişkide, bu konudaki sorumluluğun tamamen borçlulardan birine ait olacağı yönünde bir sözleşme yapılmış ise, tarafların serbest iradeleriyle düzenlemiş oldukları sözleşme hükümlerinin kendilerini bağlayacağından, dış ilişkide kanundan doğan teselsül gereğince borcu ... olan müteselsil borçlunun, ödediği miktarın iç ilişkide borcun nihai yükümlüsü olan borçludan rücuen tahsilini talep edebileceği kabul edilmelidir, davacı ile davalı şirketi arasında imzalanan sözleşmenin eki teknik şartnamenin 12/f maddesinde işçilerin İş Kanunu ve sosyal sigortalar mevzuatı gereğince doğacak tüm hak ve yükümlülüklerinden yüklenici firmanın sorumlu olacağı, yine davalı şirketi ile imzalanan sözleşmelerde de işletmecinin çalıştırdığı personelin özlük haklarının işletmeciye ait olduğu düzenlemeleri mevcuttur. O halde, dava dışı işçinin çalışmış olduğu her bir alt işveren dönemine isabet eden işçilik alacaklarının tamamından ilgili olan alt işveren kendi dönemiyle sınırlı olarak sorumlu olacaktır...” şeklindeki kararına göre dosyaya sunulan Teknik Şartnamelerin Personelin özlük hakları başlıklı bölümüne göre yüklenicinin işçilerin yasal haklarından sorumluluğu düzenlediğinden, her bir davalının kendi döneme ile sınırlı sorumluluğu kapsamında; ... ... Ltd.şti Sorumluluğu Kapsamında: Yargıtay kararları doğrultusunda davalı şirketin kıdem tazminatından sorumluluğu işe iade kararı sebebiyle 4 aylık boşta geçen sürenin eklenmesi ile birlikte 01.01.2014-25.09.2015 döneminde (01.01.2014-31.12.2014) tarihleri arası O1 yıl 04 ay ve 25.09.2015 tarihindeki brüt giydirilmiş 2.482,25-TL ücret üzerinden kıdem tazminat, ihbar tazminatı, yıllık izin ücreti fazla mesai ücreti, yargılama gideri ve vekalet ücreti toplamı olarak sorumluluğu net 17.723,55 TL olarak tespit edildiği, ... Ltd.şti Sorumluluğu Kapsamında: Yargıtay kararları doğrultusunda davalı şirketin kıdem tazminatından sorumluluğunun son alt işveren olmadığından 12.08.2012-31.12.2013 tarihleri arası 01 Yıl 04 ay 19 gün hizmetinin bulunduğu ve anılan tarihteki ücretinin güncellemesine göre ücretinin 1.532,25-TL ücret üzerinden kıdem tazminat ve diğer alacak kalemleri toplamı olarak sorumluluğu net 12.815,62 TL olarak tespit edildiği, ... Ltd.şti Sorumluluğu Kapsamında: Önceki altişverenler kıdem tazminatı açısından kendi çalıştırdıkları süre ve devir anındaki ücret seviyesiyle sınırlı sorumlu oldukları, Yargıtay kararları doğrultusunda davalı şirketin kıdem tazminatından sorumluluğunun son alt işveren olmadığından 21.01.2010-12.08.2012 tarihleri arası 02 yıl 06 AY 21 gün hizmetinin bulunduğu ve anılan tarihteki ücretinin güncellemesine göre ücretinin 1,410,75 TL ücret üzerinden kıdem tazminat ve diğer alacak kalemleri toplamı olarak sorumluluğu net 18.420,61 TL olarak tespit edildiği kanaatini bildirir rapor düzenlenmiştir.
Aktüer Hesap Uzmanı Bilirkişi ... tarafından düzenlenen 19/03/2022 tarihli bilirkişi raporu ile; Davalı ... Şirkeni nezdinde işçinin 21/01/2010-11/08/2012 arası 934 gün için sorumluğu olduğu tutarın 20.7...,71 TL olduğu, davalı ... A.Ş. Nezdinde 12/08/2012-31/12/2013 arası 508 gün için sözleşmede hüküm bulunduğundan tam nispetinde 11....0,06 TL'den sorumlu olduğu, davalı ... Ltd. ŞTi. Nezdinde 01/01/2014-01/04/2015 arası 485 gün sözleşmede hüküm bulunduğundan tam nispette 17.754,56 TL'den sorumlu olduğu kanaatini bildirir rapor düzenlenmiştir. Rapor incelendiğinde, hüküm altına alınan ve icra dosyasına yatırılan ödeme miktarları dikkate alındığında, ihbar tazminatı ile yıllık izin ücretinden son işveren ... Ltd. Şti., kıdem tazminatı ve fazla mesai ücretlerinden ise tüm alt işverenler kendi dönemiyle sınırlı olarak sorumlu tutulmuş olup, denetime elverişli olduğundan hükme esas alınmıştır.
Taraflar arasındaki ihtilaf, hizmet alım sözleşmeleri gereğince çalıştırılan dava dışı işçiye ödenen ve yukarıda açıklanan işçilik alacakları ile yargılama giderlerinden hangi tarafın ne oranda sorumlu olacağı noktasında toplanmaktadır. Uyuşmazlığın çözümünde öncelikle taraflar arasındaki sözleşme hükümleri, aynı sözleşmeden kaynaklanan uyuşmazlıklarla ilgili verilmiş mahkeme kararları ve genel hukuk prensipleri dikkate alınmalıdır.
Gerek 48... sayılı İK'nun 2/6 maddesinde gerekse 1475 Sayılı İK'nun 1/son maddesinde, asıl işveren- alt işveren tanımlanmış olup yasa işçilik haklarının korunması amacıyla asıl ve alt işvereni birlikte sorumlu tutmuştur. Ancak bu sorumluluğun işçiye karşı düzenlenmiş bir sorumluluk olduğu, işcilik haklarını güvenceye almayı amaçladığı, rücu ilişkisini etkilemeyeceği açıktır.
818 sayılı BK'nun 146.(6098 sayılı yasanın 167.m)maddesinde; "Borcun niteliğinden aksi anlaşılmadıkça, müteselsil borçlulardan her biri alacaklıya yapılan tediyeden birbirine müsavi birer hisseyi üzerine almaya mecburdur. Hissesinden fazla ödemede bulunan fazla ödeme için diğerine rücu edebilir." hükmü getirilmiştir.
48... sayılı İş Kanunu'nun 112. maddesine, 6552 sayılı Kanun'un 8. maddesi ile eklenen fıkralarda, 04.01.2002 tarihli ve 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu'nun 62. maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi kapsamında alt işverenler tarafından çalıştırılan işçilerin kıdem tazminatları bakımından idarenin sorumluluğu düzenlenmiş isede kamu asıl işvereninin alt işverenlere rücu işlemine dair herhangi bir düzenlemeye yer verilmemiştir. Bu kanunun 120. md. gereğince halen yürürlükte olan 1475 sayılı yasanın 14'üncü maddesine göre; işyerlerinin devir veya intikali yahut herhangi bir suretle bir işverenden başka bir işverene geçmesi veya başka bir yere nakli halinde, işçinin kıdemi işyeri veya işyerlerindeki hizmet akitleri sürelerinin toplamı üzerinden hesaplanmalıdır. Bununla birlikte, işyerini devreden işverenlerin bu sorumlulukları, işçiyi çalıştırdıkları sürelerle ve devir esnasındaki işçinin aldığı ücret seviyesiyle sınırlıdır. 48... sayılı Kanun’un 2. maddesi hükmüne göre; kıdem tazminatından asıl işveren ve alt işverenin birlikte sorumluluğunun söz konusu olduğu ve sözü edilen hükümde bir değişiklik yapılmadığı halde, Kamu İhale Mevzuatına tabi alt işverenlik sözleşmeleri kapsamında çalışanların kıdem tazminatının salt son kamu kurumunda ödeneceğinin öngörülmesi, işçi açısından seçimlik hakkı bertaraf etmeyeceği gibi davalı asıl işverenin rücu hakkını da ortadan kaldırmayacaktır. Diğer taraftan değişiklik işçiyi güvence altına almak amacıyla konulmuş bir hüküm olup, emredici nitelikte değildir. (Yargıtay 22. HD 2017/582 E. 2020/7597 K. , 9. HD 2017/24649 E. 2020/19067 K., Yargıtay 13. HD. 2016/7178 E. 2016/11227 K., 2016/15019 E. 2018/7581 K. , 23. HD. 2016/4603 E. 2019/394 K. , 2019/2366 E. 2021/227 K.)
7166 sayılı Yasanın 11.maddesi ile, 48... sayılı İş Kanunu'nun 112. Maddesine eklenen 6. fıkrasında; " 4134 sayılı Kanunun 62.maddesinin 1.fıkrasının (e) bendi uyarınca alt işverenler tarafından çalıştırılan işçilere 11/09/2014 tarihinden sonra imzalanan ihale sözleşmeleri kapsamında, kamu kurum ve kuruluşlarına ait işyerlerinde 11/09/2014 tarihinden sonra geçen süreye ilişkin olarak kamu kurum ve kuruluşları tarafından yapılan kıdem tazminatı ödemeleri için sözleşmesinde kıdem tazminatı ödemesinden ötürü alt işverene rücu edileceğine dair açık bir hükme yer verilmemişse alt işverene rücu edilemez." hükmü bulunmaktadır. 7166 sy. Kanunun 12. Maddesi ile 48... sayılı Kanuna eklenen geçici 9. Maddede ise; 112/6. fıkranın yürüyen davalara etkisi düzenlenmiştir. Ancak Anayasa Mahkemesinin E: 2019/42, K: 2019/73 Sayılı Kararı ile, 48... sy. Kanunun 112/6. Fıkrası ve geçici 9. Maddesinin 1. cümlesi iptal edilmiştir.
Hizmet alım sözleşmelerinden kaynaklanan rücu davalarının temyiz inceleme merci olan Yargıtay 23. Hukuk Dairesi; Hizmet alımı tip sözleşmelerinde işverenin, yüklenici tarafından çalıştırılan işçinin ücretinin ödenmesi, sosyal haklarının takibi gibi denetim dışında işçiye karşı bir sorumluluğunun olmadığı, işveren ile yüklenicinin İş Kanunu’na göre işçiye karşı müteselsilen sorumlu olmasına rağmen rücu ilişkisinde taraflar arasında imzalanan sözleşmenin uygulanması gerektiği, işçilik alacakları işveren tarafından ödenen işçinin; yüklenici işçisi olması, sözleşme ücretine işçinin ücret ve sosyal haklarının dahil olması, işverenin işçilik alacaklarından sorumlu olacağına dair sözleşmede bir hüküm bulunmaması hususları nazara alındığında işverenin işçiyi çalıştıran yüklenicilerden, ödediği bedeli ve ferilerinin tamamını talep etme hakkı bulunduğu, hizmet alım ihaleleri aynı yüklenici tarafından alındığı gibi, değişik yükleniciler tarafından da alınabildiği, bu halde işyeri devri suretiyle işçilerin yeni yükleniciye devredildiği için hizmet akitleri kesintiye uğramadan devam ettiği ve işçilik alacaklarının da bu doğrultuda hesaplandığı, işçiye ödenen kıdem tazminatının iş sözleşmesinin feshedildiği tarihteki giydirilmiş ücret üzerinden hesaplandığı ve tamamından işçiyi çalıştırdıkları dönemle orantılı olarak yüklenicilerin işverene karşı sorumlu oldukları, yıllık izinler kullanılmadığı taktirde iş sözleşmesinin feshi ile ücrete dönüştüğü, sözleşmeyi feshedenin son yüklenici olduğu ve yıllık izinlerinde bu fesih ile ücrete dönüştüğü gözönüne alındığında yıllık izin ücretinden son yüklenicinin sorumlu olacağı, ihbar tazminatından da son işverenin sorumlu olduğu, bunların dışında hafta tatil ücreti, ücret alacağı, fazla mesai ücreti gibi işçiye ödenen tazminatlardan yüklenicilerin işverene karşı işçiyi çalıştırdıkları dönemle sınırlı olarak sorumlu oldukları, işveren tarafından bu ödemelerin feri mahiyetinde yapılan ödemelerin de aynı esasla yüklenicilerden tahsil edilebileceği (Yargıtay 23 HD 2016/9323 E. 2020/543 K. ,2019/1267 E.2020/1418 K.) İşçinin hizmet aktini yüklenici ile imzalamasına rağmen, işyerinin işverene ait olması nedeniyle işçinin işe iadesinin işveren ve yüklenici birlikte gerçekleştirmek zorunda olduğu, işverinin kabulü olmadan yüklenicinin işçiyi iade etmesinin mümkün olmadığı, ayrıca iş mahkemesince işveren ve yüklenici müteselsilen sorumlu tutulduğundan ve hizmet alım sözleşmesinde bu hususu düzenleyen bir hüküm de yoksa işçinin işe iade edilmemesi nedeniyle işçiye ödenen bedelden (işe başlatmama tazminatı ve boşta geçen süre ücreti) tarafların yarı yarıya sorumlu tutulmaları gerektiği(Yargıtay 23 HD 2019/1088 E. 2020/2054 K , 2019/523 E. 2020/526 K.) esasları benimsenmiştir.
Şu halde, asıl işveren olan davacının, sorumluluk alanındaki işin bir kısmını, değişik zamanlarda açtığı ihaleler sonucu imzaladığı hizmet alım sözleşmeleri ile farklı alt işverenlere verdiği, dava dışı işçinin bu sözlemelere konu iş kapsamında alt işverenler yanında çalıştığı, iş akdinin feshi nedeniyle işçinin asıl işverene karşı açtığı davada hüküm altına alınan işçilik alacaklarının, icra takip dosyasına davacı tarafından ödendiği, asıl ve alt işverenlerin yasa gereğince işçiye karşı birlikte sorumlu oldukları, işverenler arasındaki rücu ilişkisinde İK'nun 2/6.maddesinin uygulanamayacağı, öncelikle sözleşme hükümlerine bakılması gerektiği, işverenin işçilik alacaklarından sorumlu olacağına dair sözleşmede bir hüküm bulunmaması halinde işverenin işçiyi çalıştıran yüklenicilerden ödediği bedeli ve ferilerinin tamamını talep etme hakkı bulunduğu, hizmet alım sözleşmelerinde bu yönde bir düzenleme olmadığı, yıllık izin ücreti ile ihbar tazminatlarından son alt işverenin, kıdem tazminatı, hafta tatil ücreti, ücret alacağı, fazla mesai ücreti gibi işçiye ödenen tazminatlardan yüklenicilerin işverene karşı işçiyi çalıştırdıkları dönemle sınırlı olarak sorumlu oldukları anlaşıldığından hükme esas alınan 21/03/2022 tarihli rapor doğrultusunda davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere;
Açılan davanın KABULÜ İLE,
20.757.,71 TL'nin Davalı .... A.Ş.'den,
11.290,06 TL'nin davalı ... A.Ş.'den
17.754,56 TL'nin davalı ... ... Ltd. Şti.'den dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte alınarak davacıya verilmesine,
Karar tarihi itibariyle alınması gereken 1.417,95 TL nisbi karar ve ilam harcından olarak alınan toplam 850,50 TL harcın mahsubu ile bakiye 567,45 TL'sinin davalı .... A.Ş,'den, 362,31 TL'sinin davalı ... ... Ltd. Şti.'den tahsili ile hazineye irad kaydına,
Alınması gereken 771,22 TL karar ve ilam harcının peşin olarak alınan 850,50 TL harçtan mahsubu ile fazla yatırılan 79,28 TL nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
Davacı vekille temsil edildiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret tarifesi uyarınca davacı vekilinin sarf ettiği emek ve mesaisi dikkate alınarak 3.113,65 TL vekalet ücreti takdiri ile davalı .... A.Ş.'den, alınarak davacıya verilmesine, 1.693,53 TL vekalet ücreti takdiri ile davalı ... A.Ş.'den alınarak davacıya verilmesine, 2.663,18 TL vekalet ücreti takdiri ile davalı ... ... Ltd. Şti.'den alınarak davacıya verilmesine,
Davacı vekili tarafından sarf edilen 233,00 TL tebligat gideri, 100,00 TL müzekkere gideri, 1.100,00 TL bilirkişi gideri olmak üzere toplam 1.200,00 TL'nin 500,16 TL'sinin .... A.Ş.'den, alınarak davacıya verilmesine, 272,03 TL'sinin davalı ... A.Ş.'den alınarak davacıya verilmesine, 427,80 TL'sinin davalı ... ... Ltd. Şti.'de alınarak davacıya verilmesine,
HMK.'nın 333.maddesi uyarınca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,
Arabuluculuk asgari ücret tarifesine göre hesaplanan 1.320,00-TL arabuluculuk ücretinin 550,00 TL'sinin davalı .... A.Ş.'den alınarak hazineye irad kaydına, 299,00 TL'sinin davalı ... A.Ş.'den alınarak hazineye irad kaydına, 470,58 TL'sinin davalı ... ... Ltd. Şti.'den alınarak hazineye irad kaydına,
İlişkin taraf vekillerinin yüzlerine karşı kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar usulen açıkça okunup anlatıldı.
Katip ...
E İmzalıdır
Hakim ...
E İmzalıdır