T.C. ADANA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
ADANA
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO: 2019/379 Esas
KARAR NO: 2022/424
HAKİM: ... ...
KATİP: .... ...
DAVACI: ... -
VEKİLİ: Av. .....
DAVALI: ...
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 30/05/2019
KARAR TARİHİ: 13/04/2022
YAZIM TARİHİ: ...
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili tarafından verilen dava dilekçesi ile; Davalı aleyhine Ankara 31. İcra Müdürlüğü’nün 2019/... esas sayılı dosyası ile başlatılan ilamsız icra takibine karşı davalı tarafça Adana İcra Dairelerinin yetkili olduğundan bahisle yetki itirazı ile birlikte borca itiraz edildiği, yetkisizlik itirazı üzerine icra takibinin yetkili Adana İcra Dairesi’ne gönderilmesi talep edildiği ve dosyanın Adana 6. İcra Müdürlüğü’nün 2019/...sayılı dosyası ile tevzii olduğu. İşbu dosyada tebliğ edilen ödeme emrine karşı Davalı borçlu vekili tarafından tekrar ödeme emrine, borca, işlemiş faiz ve faiz oranı ile diğer tüm ferilerine itiraz edildiği. İtiraz üzerine takibin durduğu. Davalı borçlunun itirazının haksız ve kötü niyetli olduğu bu nedenle yapılan itirazın iptali ile takibin 32.071,01 TL üzerinden devamına karar verilmesi talep edilmiştir.
SAVUNMA;
Davalı tarafından davaya cevap dilekçesi sunulmamıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Adana 6. İcra Müdürlüğünün 2019/... sayılı icra dosyasının incelenmesinde; alacaklının ..., borçlunun ... olduğu, takip tarihinde toplam alacak miktarının 32.071,01 TL olduğu, borçlu tarafından yapılan 07/05/2019 tarihli itiraz ile takibin durduğu anlaşılmıştır.
Bilirkişi tarafından düzenlenen 10/01/2022 tarihli bilirkişi raporu ile;
1.Raporun VI ve bölümlerinde ayrıntılı olarak açıklandığı üzere Sunulan hesap bilgilerinin doğruluğu ile defter ve belgelere uygunluğu ile Davacıya ait 2013, 2014, Yevmiye, Kebir ve Envanter Defterleri ile 2015 ve 2016 yılları Envanter Defterlerinin 6102 Sayılı Türk ticaret Kanunu ilgili madde hükümleri gereği açılış tasdiklerinin bulunduğu; Yevmiye defterlerinde ayrıca yılsonu noter kapanış tasdik ve usulüne uygun olarak süresinde yaptırıldığı, diğer Kebir ve Envanter defterlerinde kapanış onaylarının zorunlu olmadığından aranmayacağı, Defter kayıtlarının usulüne uygun tutulduğu ve birbirini teyit ettiği,
2.Davada harca esas asıl alacak değerinin 32.071,11 TL olduğu,
3.Raporun VI ve VII bölümlerinde ayrıntılı olarak açıklandığı üzere; davacı defter kayıtlarında takip tarihinde davalıdan bakiye 32.071,11 TL alacak kaydının varlığının görüldüğü,
4.Davacının %20 oranında (32.071,11 *%20 =) 6.414,22 TL olduğu, icra inkâr tazminatı istemlerinin takdirinin Sayın Mahkemeye ait olduğu görüş ve kanaatini bildirir rapor düzenlenmiştir.
Bir faturayı alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde faturanın içerdiği bilgilere itiraz etme hakkına sahiptir. Aksi taktirde faturanın içeriğini kabul etmiş sayılır. ( 6102 sayılı TTK'nın m. 21/2.) Fatura öncesinde taraflar arasında borç doğurucu hukuki ilişkinin bulunması, faturanın da bu ilişki nedeniyle düzenlenmiş olması gerekir. Faturayı alan (faturayı defterlerine kaydetmemesi koşulu ile) akdi ilişkiyi inkâr ettiğinde, faturayı gönderenin önce akdi ilişkiyi kanıtlaması gerekir. Fatura, sözleşmenin kurulması safhasıyla ilgili olmayıp ifasına ilişkin olduğundan öncelikle temel bir borç ilişkisinin bulunması gerekir. 6102 sayılı TTK'nın 21. maddesinin 2 ve 3. fıkrasındaki karine aksi ispat edilebilen adi bir karinedir. 2. fıkra gereği sekiz gün içinde faturaya itiraz edilmesi durumunda fatura içeriğinin doğru olduğunu faturayı düzenleyen tacirin ispat etmesi gerekir. Faturanın ispat aracı olması, ancak niteliği gereği faturaya geçirilmesi gereken bilgiler (olağan içerik) hakkında geçerlidir. Faturaya itiraz, faturanın teslim alındığı tarihten itibaren sekiz gün içinde yapılmalıdır. İtirazın sekiz gün içinde karşı tarafa varması şart değildir. Sekiz günlük süre, hak düşürücü süre veya zamanaşımı süresi değildir. Sadece ispat yükünün yer değiştirmesi açısından önem taşır. Sekiz günlük süre içinde itiraz edildiği taktirde, fatura içeriğinin sözleşmeye uygun olduğunu ispat külfeti faturayı veren tarafa ait iken, sekiz günlük sürenin geçmesinden sonra itiraz edilmesi halinde, fatura içeriğinin sözleşmeye uygun olmadığını ispat külfeti faturayı alan tarafa ait olur. Faturayı alan her türlü delille bu külfeti yerine getirebilir.(Yargıtay 23 HD 2015/2467 E 2015/7975 K ve 27.06.2003 tarih ve 2001/1 E., 2003/1 K. İBK )
Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda; Davanın, İİK.'nun 67.maddesi gereğince açılmış faturadan kaynaklı alacağın ödenmemesi nedeniyle başlatılmış icra takibine yapılan itirazın iptali davası olduğu, davacı alacaklı tarafından, davalı borçlu aleyhine Adana 6. İcra Müdürlüğünün 2019/... esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibine girişildiği, takibin dayanağının 7 adet fatura alacağına ilişkin olduğunun belirtildiği, başlatılan söz konusu takibe davalı borçlunun borca itiraz etmesiyle durdurulmasına karar verildiği, itirazın iptali davasının 1 yıllık yasal süresi içerisinde açıldığı, taraflar arasında düzenlenmiş yazılı bir sözleşmenin bulunmadığı, taraflar arasındaki ticari ilişkiden kaynaklı borcun tespiti için taraf defterlerinin mali müşavir bilirkişi tarafından incelenmesi için dosyanın bilirkişiye tevdi edildiği ayrıca tarafların bağlı bulunduğu vergi dairelerinden BA-BS formlarının istenildiği, bilirkişi tarafından sunulan raporda: davacı tarafın defterlerinin VUK'nun 215. ve müteakip maddelerinde belirtilen kayıt nizamına göre ve genel kabul görmüş muhasebe standartları, muhasebe sistemi uygulama genel tebliğ hükümlerine uygun olarak tutulduğu, davacı taraf defterinin incelenmesinden takip ve dava konusu edilen faturaların tamamının davacının defterine kaydedildiğini, davacı defterine göre davacının davalıdan takip tarihi itibari ile 32.071,11 TL alacağının göründüğü, bir kısım sevk irsaliyelerinini düzenlendiği, davacı defterlerine göre davalı tarafından davacıya yapılan 158.620,00 TL ödeme yapıldığı, davalının defterlerini sunmadığı, davayı takip etmediği, davalı tarafça ilgili faturaların vergi dairesine bildirimlerinin yapıldığı, bu faturaların ödendiğine ilişkin ispat yükünün davalıda olduğu ancak bu hususta bir delilin dosya içerisine sunulmadığı, davacının davalıdan 32.071,11 TL asıl alacağı olduğu anlaşılmakla davanın kısmen kabulüne ve alacağın faturaya dayalı likit alacak olduğu gözetilerek %20 oranında icra inkar tazminatına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere,
Açılan davanın KABULÜ İLE,
Davalının Adana 6. İcra Müdürlüğünün 2019/... esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın İPTALİ İLE, takibin takipteki şartlarla aynen devamına,
Hükmolunan alacağın %20'si oranında olan 6.414,22 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Karar tarihi itibariyle alınması gereken 2.190,77 TL nisbi karar ve ilam harcından peşin olarak alınan toplam 97,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 2.093,07 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
Davacı vekili tarafından yatırılan toplam 97,70 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Davacı vekille temsil edildiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret tarifesi uyarınca davacı vekilinin sarf ettiği emek ve mesaisi dikkate alınarak 5.100,00 TL maktu vekalet ücreti takdiri ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Davacı vekili tarafından sarf edilen toplam 1.592,85 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Arabuluculuk asgari ücret tarifesine göre hesaplanan 1.320,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye irad kaydına
HMK.'nın 333.maddesi uyarınca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,
İlişkin davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar usulen açıkça okunup anlatıldı.
Katip ...
✍e-imzalı
Hakim ...
✍e-imzalı