T.C. ADANA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
ADANA
ASLİYE TİCARET 2. MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO: 2019/593
KARAR NO: 2022/282
HAKİM: ... ...
KATİP: ... ...
DAVACI : ... - ...
VEKİLİ: Av. ... - ...
DAVALI : ... - ... ...
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 06/09/2019
KARAR TARİHİ: 11/03/2022
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : ...
Davacı tarafından açılan davanın yapılan açık yargılaması sonunda;
DAVANIN ÖZETİ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ile müvekkili kurum arasında 24.08.1999 tarihinde abonelik sözleşmesi akdedildiğini ve bu sözleşmeye istinaden davalının işletmekte olduğu ... Cad. ... iş Hanı ... adresindeki iş yerine ... abone nosu ile su sayacı takılarak ... sayılı şehir ve kasabalarda abonelere su satışı nizamnamesi gereği müvekkili kurum tarafından su satışına başlandığını, davalının ... abone numaralı sayaçtaki suyun tüketilmesine rağmen müvekkili kuruma ödemede bulunmaması üzerine, davalı aleyhine Adana 5. İcra Müdürlüğünün2011/... Esas sayılı dosyası ile icra takibine geçildiğini ve ödeme emrini tebellüğ alan davalı-borçlunun 03.01.2012 tarihinde böyle bir borcunun olmadığını belirterek borca itiraz ettiğini ve takibin durduğunu, ... Genel Müdürlüğü Su ve Kanal Aboneliği Sözleşmesi Yönetmeliği'nin 52 maddesinde imza etmiş oldukları abone sözleşmesine ait ilişkilerini kesmeden gayrimenkullerini terk eden abonelerin başkaları tarafından kullanılacak suyun bedellerinden mesul oldukları şeklinde düzenlendiğini, davalının borca itirazında takibe konu alacağın zamanaşımına uğradığı yönündeki beyanını kabul etmediklerini belirterek davanın kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMANIN ÖZETİ
Davalı cevap dilekçesinde özetle; davacının kendisinden bir alacağının olmadığını, alacağa konu edilen su sarfiyatının kendisinin yapmadığını, bu nedenle icra takibine itiraz ettiğini, davacı tarafından haksız yere dava açıldığını belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4. maddesine göre, bir davanın ticari dava sayılması için uyuşmazlık konusu işin taraflarının her ikisinin birden ticari işletmesiyle ilgili olmalı ya da tarafların tacir olup olmadıklarına veya işin tarafların ticari işletmesiyle ilgili olup olmamasına bakılmaksızın Türk Ticaret Kanunu veya diğer kanunlarda o davaya asliye ticaret mahkemesinin bakacağı yönünde düzenleme olmalıdır.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/II. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira, Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hâl böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez. 6335 sayılı Kanun'un 2. maddesi ile değişik 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. maddesi uyarınca ticari davalar asliye ticaret mahkemelerince görülerek karara bağlanır.
Diğer taraftan aynı düzenleme gereğince, asliye ticaret mahkemeleri ile diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki, 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu’ndan ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 6335 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki halinden farklı olarak iş bölümü ilişkisi değil, görev ilişkisidir.
Dava konusu uyuşmazlık; su aboneliği sözleşmesinden kaynaklı su bedeli ve atık su kullanım bedeli için başlatılan icra takibine itiraz nedeniyle itirazın iptali davasıdır.
Davalı hakkında Esnaf ve Sanatkarlar Odası Birliği Başkanlığına yazılan müzekkereye verilen cevapta, emlak komisyonculuğu sicil kaydının halen devam ettiği, ticaret sicil kaydının bulunmadığı, Ziyapaşa Vergi Dairesi Müdürlüğü'ne yazılan müzekkereye verilen cevapta; davalının 30.07.2003 tarihinde mükellefiyet kaydını sona erdirdiği, en son beyannamesinin 2002 takvim yılına ait olduğu, sunulan beyannameden de davalının sadece 400,15-TL'lik beyanının bulunduğu, dolayısıyla davalının tacir olmadığı, bununla birlikte davalının emlak komisyonculuğu esnaf kaydının bulunduğu mesleki bir faaliyetinin olduğu anlaşılmakla tüketici de olmadığı, buna göre Asliye Hukuk Mahkemesi'nin görevli olduğu anlaşılmaktadır.
Bu nedenlerle davaya bakmakla görevli mahkeme 6100 sayılı HMK’nın 2. maddesi gereğince genel görevli Asliye Hukuk Mahkemesidir.(HGK. 21/03/2019 tarih ve 2017/11-2630 esas-209/328 Karar sayılı ilamı).
Görev hususu HMK 114/c maddesi gereğince dava şartı olup, dava dilekçesi davalıya tebliğ edilmeden dosya üzerinden görevsizlik nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesi, 6100 sayılı HMK’nın 30, 115/1. ve 138. maddeleri ve usul ekonomisi uyarınca mümkün olduğundan (Hukuk Genel Kurulu 2017/15-2141E. 2019/442 K.) mahkememizin görevsizliğine dair aşağıdaki hüküm hukuka uygun bulunmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-6100 sayılı HMK.nun 114/1-c maddesi delaletiyle 6100 sayılı HMK.nın 115/2 maddesi gereğince davanın mahkememizin görevsizliği nedeniyle DAVA ŞARTI YOKLUĞUNDAN USULDEN REDDİNE,
2-6100 sayılı HMK.nın 20/1 maddesi gereğince taraflardan birinin süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde kararı veren mahkememize başvurarak, dava dosyasının görevli ya da yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmesi halinde dosyanın görevli ve yetkili ADANA NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE,
3-Mahkememizin görevsizlik kararının kesinleşmesinden sonra istek halinde dosyanın HSK tarafından bu davalara bakmakla görevlendirilen Adana Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine,
4-Taraflarca bu başvurunun yapılmaması halinde davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin ihtarına,
5-Dosyanın gönderilmesi halinde yargılama giderlerinin ve ara buluculuk ücretinin görevli Mahkeme tarafından değerlendirilmesine,
6-Dosyanın gönderilmesinin istenmemiş olması ve talep halinde mahkememizce verilecek ek kararla dosya üzerinden bu durumun tespiti ile davacıların yargılama giderlerini ödemeye mahkûm edilmesine,
7-HMK 333 gereğince artan gider avansının hükmün kesinleşmesine müeakip davacıya resen iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka bir yer mahkemesine verilecek dilekçe veya zabıt katibine yapılacak beyanla Adana İstinaf Mahkemesi’nin ilgili dairesine gönderilmek üzere Mahkememize yapılacak olan istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 11/03/2022
Katip ...
Hakim ...
e- imzalıdır e- imzalıdır