T.C. ADANA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
ADANA
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO: 2019/807 Esas
KARAR NO: 2022/154
BAŞKAN: ... ...
ÜYE: ... ...
ÜYE: ... ...
KATİP: ... ...
DAVACI : .... LTD. ŞTİ - ... ...
VEKİLİ: Av. ... - ...
DAVALI : .... A.Ş- ... ...
DAVA: Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 05/11/2019
KARAR TARİHİ: 08/02/2022
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : ...
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket tarafından, ... Bankası ... Şube Müdürülüğü' ne ait muhtelif keşide tarihli toplam 401.000,00 TL tutarındaki çeklerin davalı şirkete hatır çeki olarak verdiğini, taraflar arasında bu konuda 30/11/2018 tarihli protokol düzenlendiğini, müvekkili şirketin davalı şirkete borcu olmamasına rağmen ticari itibarının zarar görmemesi için söz konusu çeklerden 144.000,00 TL 'lik kısmını ödediğini, ancak diğer çekleri ödeyemediğini, davalı şirket ile yapılan görüşmelerin olumsuz sonuçlandığını beyan ederek, müvekkili şirketin belirtilen çeklerden dolayı davalı şirkete borçlu olmadığının tespitine, ödenmiş çeklerin tutarı olan 144.000,00 TL' nin ödeme tarihinden itibaren ticari faizi ile birlikte müvekkili şirkete geri ödenmesine , yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMANIN ÖZETİ; Davalıya yapılan usulüne uygun tebligata rağmen her hangi bir savunmada bulunmamıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 72. maddesi gereğince, borçlu icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu olmadığını ispat için menfî tespit davası açabilir. Kural olarak, bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran/iddia eden taraf, o vakıayı ispat etmeye mecburdur (TMK m. 6 m.).
Dava dilekçesinin ekinde ibraz edilen 30/11/2018 tarihli protokolde; ekonomik sıkıntılar nedeniyle mal alımlarında bazı zorluklar yaşandığı için ... Ltd. Şti' den emaneten hatır çekleri alınarak mal alımı yapılması amaçlandığı, bu çeklerin vadesi geldiğinde ... A.Ş. tarafından ödeneceği belirtilmiştir. Protokol ekinde yer alan tutanakta 21 adet ve toplam 401.000,00 TL tutarındaki çekin ... Ltd. Şti. tarafından .... A.Ş' ne hatır için verildiği yazılıdır. Protokol ve ekindeki çek teslim tutanağının bir sureti davalı şirkete gönderilerek imzalar hakkında beyanda bulunmaları istenmiş, imza inkarında bulunulmamıştır.
Tarafların ticari defter ve belgelerinin incelenmesine karar verilmiş, davalı usulüne uygun ihtara rağmen defterlerini ibraz etmemiştir. Davacının ticari defter ve kayıtları üzerinde inceleme yapan mali müşavir bilirkişi ... 06/09/2021 tarihli raporunda özetle; davacı tarafından davalıya toplam 401.000,00 TL tutarında çek verildiğini, ancak verilen çeklerin defter kayıtlarına işlenmediğini, davacı defterlerine göre davalıdan mal alımı yapılmadığını, bundan dolayı çekler nedeniyle davalıya borçlu olmadığını, ancak tarafların bağlı olduğu vergi dairelerinden BA/BS formlarının istenmesinin uygun olacağı, ayrıca dosya içinde çeklerin ödendiğine ilişkin çek fotokopileri de bulunmadığından istirdat talebinin değerlendirilemediğini beyan etmiştir.
... Bankası ... Şubesi tarafından gönderilen kayıtlara, çek fotokopilerine ve ödeme belgelerine göre; ... seri numaralı 31/01/2019 tarihli 22.000,00 TL bedelli çek aynı gün, ... seri numaralı 31/03/2019 tarihli 25.000,00 TL bedelli çek 01/04/2019 tarihinde, ... seri numaralı 31/03/2019 tarihli 16.000,00 TL bedelli çek 01/04/2019 tarihinde, ... seri nolu 28/02/2019 tarihli 21.000,00 TL bedelli çek aynı gün, ... seri nolu, 31/03/2019 tarihli 15.000,00TL tutarındaki çek aynı gün ödenmiştir. Bu çeklerden dolayı davacı toplam 99.000,00 TL ödemiştir. Bunlar dışında davacının ödeme yaptığı bir çek bulunmamaktadır. Davacı başka bir ödeme belgesi de ibraz etmemiştir.
Davaya konu çeklerden ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... nolu çeklerde dava dışı .... Ltd. Şti. lehtar, davalı ise cirantadır. Diğer çeklerde davalı lehtardır. Tüm çekleri davacı keşide etmiştir. TTK.nun 599.maddesinde, “Poliçeden dolayı kendisine müracat olunan kimse keşideci veya önceki hamillerden biriyle kendi arasında doğrudan doğruya mevcut olan münasebetlere dayanan defileri müracatta bulunan hamile karşı ileri süremez. Meğer ki, hamil, poliçeyi iktisap ederken bile bile borçlunun zararına hareket etmiş olsun. Alacağın temliki yoluyla yapılan devirlere ait hükümler mahfuzdur.” hükmü öngörülmüştür. Bu hükme göre; keşideci lehdara karşı ileri sürebileceği şahsi defileri, senedi ciro yoluyla devralan diğer hamillere karşı ileri süremez. Bu durum, kıymetli evrakın kendini doğuran hukuki işlemden mücerretliği (soyutluğu) ilkesi gereğidir. Bu ilke gereğince keşideci, hamile karşı bedelsizlik iddiasında bulunamaz. Senet bedelinin lehdara haricen ödediğini ileri süremez. Hatır senedi olduğunu ileri süremez. Temel hukuki ilişkinin geçersizliğini de ileri süremez. (HGK : 2014/12-407 E. 2014/686 K.) Ancak davalı tüm çekleri hatır için almıştır. Tamamının bedelsiz olduğunu bilmektedir. Temel ilişki davacı ve davalı arasındadır. Bu nedenlerle ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... nolu çekler yönünden de bedelsizlik nedenine dayanan sahsi def'inin davalıya ileri sürülebileceği kabul edilmiştir.
Yukarıda açıklanan tüm bu nedenlerle; davaya konu edilen tüm çeklerin davacı tarafından davalı firmaya hatır için verildiği, bedelsiz oldukları, karşılığında her hangi bir mal yada hizmet alınmadığı, bu çeklerin davalı tarafından 3. kişilere ciro edilerek mal ve hizmet alımında kullanıldığı, çeklerden 5 tanesinin davadan önce bankaya ibrazında karşılığının ödendiği, toplam ödemenin 99.000,00 TL olduğu, daha fazla ödeme yapıldığı konusunda her hangi bir belge bulunmadığı, dava tarihinden önce ödenen çekler nedeniyle menfi tespit davası açılmasında hukuki yarar bulunmadığı anlaşıldığından davanın kısmen kabulü ile dava tarihi itibariyle karşılıklarının ödenmediği anlaşılan 16 adet çekten dolayı davacının borçlu olmadığının tespitine, dava tarihinden önce ödenen 5 adet çekten dolayı toplam 99.000,00 TL nin davalıdan tahsiline dair aşağıdaki hüküm hukuka uygun bulunmuştur.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KISMEN KABULÜNE,
Davacının, ... Bankası ... Şubesi'ne ait; ... seri numaralı 30/04/2019 tarihli 25.000,00 TL, ... seri numaralı 30/04/2019 tarihli 16.000,00 TL, ... seri nolu 31/05/2019 tarihli 20.000,00 TL, ... seri nolu 31/05/2019 tarihli 25.000,00 TL, ... seri nolu 30/06/2019 tarihli 25.000,00 TL, ... seri nolu 31/07/2019 tarihli 26.000,00 TL, ... seri nolu 31/05/2019 tarihli 15.000,00 TL, ... seri nolu 30/06/2019 tarihli 15.000,00 TL, ... seri nolu 31/07/2019 tarihli 15.000,00 TL, ... seri nolu 31/08/2019 tarihli 15.000,00 TL, ... seri nolu 30/09/2019 tarihli 15.000,00 TL, ... seri nolu 31/10/2019 tarihli 15.000,00 TL, ... seri nolu 31/08/2019 tarihli 20.000,00 TL, ... seri nolu 30/09/2019 tarihli 20.000,00 TL, ... seri nolu 31/05/2019 tarihli 25.000,00 TL, ... seri nolu 30/06/2019 tarihli 10.000,00 TL bedelli çeklerden dolayı davalıya borçlu olmadığının tespitine,
Davacının, dava tarihinden önce ödediği ... Bankası ... Şubesi'ne ait; ... seri numaralı 31/01/2019 tarihli 22.000,00 TL, ... seri numaralı 31/03/2019 tarihli 25.000,00 TL, ... seri numaralı 31/03/2019 tarihli 16.000,00 TL, ... seri nolu 28/02/2019 tarihli 21.000,00 TL, ... seri nolu, 31/03/2019 tarihli 15.000,00TL tutarındaki çeklerden dolayı toplam 99.000,00 TL'nin davalıdan tahsil edilerek davacıya ödenmesine ,
Toplam 99.000,00 TL alacağın 22.000,00 TL' sine 31/01/2019 tarihinden itibaren, 25.000,00 TL'sine 01/04/2019 tarihinden itibaren, 16.000,00 TL ' sine 01/04/2019 tarihinden itibaren, 21.000,00 TL' sine 28/02/2019 tarihinden itibaren, 15.000,00 TL'sine da 01/03/2019 tarihinden itibaren avans faizi uygulanmasına,
2-Alınması gereken 27.392,31TL karar harcından, peşin alınan 6.848,08-TL harcın mahsubu ile bakiye 20.544,23 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
Davacının peşin olarak ödediği 6.848,08 TL harcın davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
3-Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden, davanın kabul edilen kısmı üzerinden kararın verildiği tarihte yürürlükte olan AAÜT'ne göre hesaplanan 36.520,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
4-Davacı tarafından yapılan 932,70 TL yargılama giderinin davanın kabul edilen kısmına göre 686,00 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, kalan masrafın davacının üzerinde bırakılmasına,
5-Arabuluculuk Bürosu tarafından T.C. Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenmesine karar verilen 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin, 6183 s. kanuna göre davalıdan tahsil edilerek Hazineye irat kaydına,
6-Dair, HMK.'nun 341/1 ve 345.maddesi gereğince; kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde, aynı yasanın 343.maddesi gereğince mahkememize yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek dilekçe ile İSTİNAF YOLUNA başvurulabileceği belirtilerek davacı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.. 08/02/2022
Başkan ...
E-İmza
Üye ...
E-İmza
Üye ...
E-İmza
Katip ...
E-İmza