T.C. ADANA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİEsas-Karar No: 2020/2 Esas - 2022/263
T.C.
ADANA
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO: 2020/2
KARAR NO: 2022/263
HAKİM: ...
KATİP: ...
DAVACI: ... LİMİTED ŞİRKETİ -
VEKİLİ: ... - ...
DAVALI: ... LİMİTED ŞİRKETİ -
VEKİLİ: ... - ...
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 02/01/2020
KARAR TARİHİ: 04/03/2022
YAZIM TARİHİ: ...
Mahkememizde görülen İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davası yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin davalı taraftan ticari alışverişten doğan cari hesap ilişkisine istinaden alacaklı durumda olduğunu, davalı tarafın borcun bulunmadığına ilişkin beyanlarının açıkça mesnetsiz olduğunu, ticari defterlerin incelenmesi neticesinde bunun tespit edileceğini, davalı tarafın borcunu ödemediğini, davalı borçlu aleyhine Adana 12.İcra Müdürlüğü'nün 2019/... esas sayılı icra dosyası üzerinden icra takibine geçildiğini, itiraz üzerine icra takibinin durduğunu belirterek itirazın iptaline, takibin devamına, davalı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin de davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMANIN ÖZETİ;Davalı vekili 07/02/2020 havale tarihli cevap dilekçesinde; müvekkili şirketin davacı tarafın iddialarını kabul etmediğini, davacı tarafın hiçbir fatura yada defter suretine ya da alacak borç ilişkisine dayanan evrak sunmadan delil göstermeden bu davayı açtığını, müvekkili ile davacı arasında ticari ilişkinin olmadığını, müvekkilinin davacı şirketi tanımadığını belirterek davanın reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini istemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Dava İİK'nun 67.maddesi gereğince açılan itirazın iptali davası olup deliller bu çerçevede toplanarak değerlendirilmiştir.
Davanın, 6102 sayılı TTK' nın 5/A maddesi gereğince; dava açılmadan önce arabulucuya başvurulması zorunlu ticari davalardan olduğu, 6325 sayılı HUAK ' nın 18/A maddesi gereğince arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın ibraz edildiği, dava şartının yerine getirildiği görülmüştür.
Adana 12.İcra Müdürlüğünün 2019/... esas sayılı icra dosyasında, alacaklı davacı borçlu davalı hakkında 27/02/2019 tarihinde, fatura dayanak gösterilmek sureti ile 50.000,00 TL asıl alacak üzerinden ilamsız icra takibi başlatılmış, süresinde yapılan itiraz üzerine takip durmuştur.
Davalıya ait mal ve hizmet alımlarına ilişkin BA formaları getirtilmiş, ticari defter ve belgelerin incelenmesine karar verilmiştir. Mali müşavir bilirkişi Kıymet Bulut 25/09/2020 tarihli raporunda: davacının ve davalının genel kabul görmüş muhasebe usul ve esaslarına kanun ve mevzuatlarına uygun olarak işlem yapmış olduğunu, taraflar arasında ticari ilişkinin bulunduğunu, davacı tarafın 2017-2018-2019 yılı ticari defterlerine göre, davalı tarafa 184 adet fatura düzenlendiği ve bu faturaların ticari defterlerine kayıt edildiği, beyannamelerinde kullandığı 120 alıcılar ve 600 yurt içi satışlar hesabına kaydettiğini, davalı tarafın ticari defterlerine göre davacı tarafına ait 2017 yılında 28 adet fatura karşılığında ürün aldığını, 2018 yılında 70 adet fatura ürün aldığını, 2019 yılında da 86 adet fatura karşılığında ürün aldığını, beyannamelerinde kullandığı 320 satıcılar ve 153 ticari mallar hesabına kaydetmiş olduğunu, davacının ticari defterlerine göre davalıdan 71.285,78 TL alacağı olduğunu, davalı tarafın ticari defterlerine göre ise davacıya borcunun bulunmadığını belirtmiştir.
Bilirkişi raporuna yapılan itirazlar ve ayrıca raporun hüküm kurmaya elverişli olmadığı gözetilerek mahkememizce ek rapor alınmak üzere dosyanın aynı bilirkişiye tevdi edildiği, düzenlenen 13/11/2020 tarihli ek raporda; taraflar arasında sürekli ticari mal alış verişi olduğundan, yapılan ödemelerinde toplu bir şekilde yapıldığını, yapılan fatura ödeme miktarlarının çek, kredi kartı posları ve nakit yapılmasından dolayı hangi faturaya ne ödendiğinin net bir şekilde tespit edilmediğini, davalı tarafın iade etmiş olduğu 3 adet fatura olduğunu, toplam tutarının 3.492,30 TL olduğunu, 26/11/2018 vade tarihli ... seri nolu ... tarafından borcuna karşılık 63.000,00 TL 'lik çek verildiğini, çekin karşılığı çıkmaması üzerine bankaya çekin teslim edildiğini, davacının alacağına karşılık aldığı çekin tahsilatını yapamadığı için 50.129,88 TL alacağı olduğunu belirtmiştir.
Taraf vekillerinin itirazları dikkate alınarak dosyanın rapor alınmak üzere başka bir bilirkişiye tevdi edildiği, mahkememizce bilirkişi olarak görevlendirilen mali müşavir ... tarafından düzenlenen 24/05/2021 tarihli raporda; davacının takip tarihi itibariyle davalıdan bakiye alacağının 44.045,21 TL olduğunu, davalı defterlerine göre davalının davacıya 18.618,31 TL borcu olmakla birlikte 25/11/2018 keşide tarihli 63.000,00 TL bedelli çek bedelinin ödendiğine ilişkin belge olmaması, çekin arka kısmındaki yazıya göre sahte olması, bu çekin davalı defterine 30/04/2018 tarih ve ... nolu yevmiye maddesine işlendiğini, çekte sahte olduğundan davacı tarafın çek bedelinin tamamını tahsil edemediğini, ayrıca çekin sahte olmasından dolayı da çek vasfını yetirdiğini, icra takibine de konu edilmediğini, 31/12/2018 tarih ... nolu yevmiye maddesine göre deftere mükellef beyanına istinaden ödeme şeklinde davacıya 22.548,60 TL ödeme yapılmış olarak gösterilerek davalının 31/12/2018 tarihi itibariyle borcunu sıfırladığını, ancak buna ilişkin ödeme belgesinin olmadığını, takip tarihi itibariyle davalının kendi defterine göre borç hesaplandığında 18.618,31 TL mükellef beyanı ödeme 22.548,60 TL toplandığında davacıya olan borcun 41.166,91 TL olduğunu, bilirkişi raporları arasındaki farklılığın önceki bilirkişi tarafından düzenlenen raporda tarafların defter durumuna göre alacak-borç ilişkisinin değerlendirildiği, davanın itirazın iptali davası olduğu takip tarihi itibariyle alacak/borç ilişkisinin belirlenmesinin gerekmesinden kaynaklandığı ve davacının takip tarihi itibariyle davalıdan 44.045,21 TL asıl alacağının olduğunu beyan etmiştir.
Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda; Davanın, İİK.'nun 67.maddesi gereğince açılmış faturadan kaynaklı alacağın ödenmemesi nedeniyle başlatılmış icra takibine yapılan itirazın iptali davası olduğu, davacı alacaklı tarafından, davalı borçlu aleyhine Adana 12. İcra Müdürlüğü'ne ait 2019/... sayılı dosyası ile ilamsız icra takibine girişildiği, takibin dayanağının, ödenmeyen malzeme bedellerinden kaynaklı fatura alacağına ilişkin olduğunun belirtildiği, başlatılan söz konusu takibe davalı borçlunun borca itiraz etmesiyle durdurulmasına karar verildiği, itirazın iptali davasının 1 yıllık yasal süresi içerisinde açıldığı, taraflar arasında düzenlenmiş yazılı bir sözleşmenin bulunmadığı, ancak taraflar arasındaki ticari ilişkinin taraflarca inkar edilmediği, davalı tarafça hangi faturaya dayalı alacak olduğunun belirtilmesinin istenilerek davacıya her hangi bir borcunun bulunmadığını iddia ettiği, takip dosyası incelendiğinde takibe dayanak olarak ödenmeyen malzeme bedellerinden kaynaklı fatura alacağına ilişkin olduğunun belirtildiği bu bağlamda alacağın tek bir fatura bedeline ilişkin olmadığı taraflar arasındaki ticari ilişkiden kaynaklı borcun tahsiline ilişkin olduğunun değerlendirildiği, taraflar arasındaki ticari ilişkiden kaynaklı borcun tespiti için taraf defterlerinin mali müşavir bilirkişi tarafından incelenmesi için dosyanın bilirkişiye tevdi edildiği ayrıca tarafların bağlı bulunduğu vergi dairelerinden BA-BS formlarının istenildiği, Bilirkişi ... tarafından düzenlenen 25/09/2020 tarihli raporda: davacının ve davalının genel kabul görmüş muhasebe usul ve esaslarına kanun ve mevzuatlarına uygun olarak işlem yapmış olduğunu, taraflar arasında ticari ilişkinin bulunduğunu, davacı tarafın 2017-2018-2019 yılı ticari defterlerine göre, davalı tarafa 184 adet fatura düzenlendiği ve bu faturaların ticari defterlerine kayıt edildiği, beyannamelerinde kullandığı 120 alıcılar ve 600 yurt içi satışlar hesabına kaydettiğini, davalı tarafın ticari defterlerine göre davacı tarafına ait 2017 yılında 28 adet fatura karşılığında ürün aldığını, 2018 yılında 70 adet fatura ürün aldığını, 2019 yılında da 86 adet fatura karşılığında ürün aldığını, beyannamelerinde kullandığı 320 satıcılar ve 153 ticari mallar hesabına kaydetmiş olduğunu, davacının ticari defterlerine göre davalıdan 71.285,78 TL alacağı olduğunu, davalı tarafın ticari defterlerine göre ise davacıya borcunun bulunmadığının tespit edildiği alınan raporun dosyaya ibraz edilen yan deliller ile değerlendirilmediği anlaşıldığından hükme esas alınmadığı, dosyanın ek rapor için tevdi edildiği, düzenlenen 13/11/2020 tarihli ek raporda; taraflar arasında sürekli ticari mal alış verişi olduğundan, yapılan ödemelerinde toplu bir şekilde yapıldığını, yapılan fatura ödeme miktarlarının çek, kredi kartı posları ve nakit yapılmasından dolayı hangi faturaya ne ödendiğinin net bir şekilde tespit edilmediğini, davalı tarafın iade etmiş olduğu 3 adet fatura olduğunu, toplam tutarının 3.492,30 TL olduğunu, 26/11/2018 vade tarihli ... seri nolu ... tarafından borcuna karşılık 63.000,00 TL 'lik çek verildiğini, çekin karşılığı çıkmaması üzerine bankaya çekin teslim edildiğini, davacının alacağına karşılık aldığı çekin tahsilatını yapamadığı için 50.129,88 TL alacağı olduğunun tespit edildiği , raporun önceki rapor ile çelişki oluşturduğu, iade edilen faturalar ve BA formunda belirtilen faturaların değerlendirilmeden raporun oluşturulduğu dikkate alınarak vekillerin itirazlarını da karşılayacak şekilde rapor alınması için dosyanın başka bir bilirkişiye tevdi edildiği, düzenlenen 24/05/2021 tarihli raporda; davacının takip tarihi itibariyle davalıdan bakiye alacağının 44.045,21 TL olduğunu, davalı defterlerine göre davalının davacıya 18.618,31 TL borcu olmakla birlikte 25/11/2018 keşide tarihli 63.000,00 TL bedelli çek bedelinin ödendiğine ilişkin belge olmaması, çekin arka kısmındaki yazıya göre sahte olması, bu çekin davalı defterine 30/04/2018 tarih ve ... nolu yevmiye maddesine işlendiğini, çekte sahte olduğundan davacı tarafın çek bedelinin tamamını tahsil edemediğini, ayrıca çekin sahte olmasından dolayı da çek vasfını yetirdiğini, icra takibine de konu edilmediğini, 31/12/2018 tarih ... nolu yevmiye maddesine göre deftere mükellef beyanına istinaden ödeme şeklinde davacıya 22.548,60 TL ödeme yapılmış olarak gösterilerek davalının 31/12/2018 tarihi itibariyle borcunu sıfırladığını, ancak buna ilişkin ödeme belgesinin olmadığını, takip tarihi itibariyle davalının kendi defterine göre borç hesaplandığında 18.618,31 TL mükellef beyanı ödeme 22.548,60 TL toplandığında davacıya olan borcun 41.166,91 TL olduğunu, bilirkişi raporları arasındaki farklılığın önceki bilirkişi tarafından düzenlenen raporda tarafların defter durumuna göre alacak-borç ilişkisinin değerlendirildiği, davanın itirazın iptali davası olduğu takip tarihi itibariyle alacak/borç ilişkisinin belirlenmesinin gerekmesinden kaynaklandığı ve davacının takip tarihi itibariyle davalıdan 44.045,21 TL asıl alacağının olduğunun tespit edildiği, bilirkişi raporunun diğer raporla olan çelişkileri giderecek şekilde usule oluşa ve denetime uygun olduğu değerlendirilerek hükme esas alındığı, tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde taraflarca aradaki ticari ilişkinin varlığının kabul edildiği, davacı defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, davalı defterlerinin usulüne uygun tutulmadığı, bu ticari ilişki kapsamında düzenlenen faturalar ile iade faturalarının taraf defterlerine işlendiği, bu faturaların tamamı göz önüne alındığında davacı tarafından davalıya toplam 593.411,93 TL tutarında satış yapıldığı, davalı tarafça davacıya iade faturaları ile birlikte 612.392,61 TL tahsilat yapıldığı, ancak davalı tarafça davacıya borca karşılık tahsilat için verilen 63.000 TL tutarındaki çekin sahte olmasından kaynaklı işlem yapılamadığının dosya içerisinde mevcut çek suretinden anlaşıldığından 63.000Tl bedele ilişkin tahsilatın yapılmamış olduğu gözetilerek davacının davalıdan takip tarihi itibariyle 44.045,21 TL alacağı olduğu değerlendirilerek davanın kısmen kabulüne , fakat alacağın likit bir alacak olmadığı yargılama sonucu belirlendiği olmadığı anlaşıldığından icra inkar tazminat talebinin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın kısmen kabulü ile;
Davalının Adana 12. İcra Dairesi'nin 2019/... sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmi iptali ile takibin 44.045,21 TL asıl alacak üzerinden takipteki şartlarla aynen devamına,
Fazlaya ilişkin taleplerin reddine,
Alacak likit olmadığından icra inkar tazminat talebinin reddine,
2-Karar ve ilam harcı olarak hesaplanan 3.008,72 TL'den peşin alınan 603,88 TL harcın mahsubu ile bakiye 2.404,84TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
3-Davacı tarafından peşin olarak ödenen 1.667,15 TL'den davanın kabul edilen kısmına isabet eden 1468,60 TL yargılama gideri ile peşin alınan 603,88 TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, kalan masrafın davacının üzerinde bırakılmasına,
4-Davanın kabul edilen kısmı üzerinden A.A.Ü.T. gereğince takdir edilen 6.525,88 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davanın reddedilen kısmı üzerinden hesaplanan 5.100,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-Arabuluculuk Bürosu tarafından T.C. Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenmesine karar verilen 1320 TL arabuluculuk ücretinin, 6325 sayılı HUAK ' nın 18/A ve HUAK Yönetmeliğinin 25-26. Maddeleri gereğince ve davanın kabul-red oranı gözetilerek 1.162,80 TL'sinin davalılardan, kalan 157,20 TL 'sinin davacıdan 6183 sayılı kanuna göre tahsil edilerek hazineye irat kaydına,
Dair, HMK.'nun 341/1 ve 345.maddesi gereğince; kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde, aynı yasanın 343.maddesi gereğince mahkememize yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek dilekçe ile İSTİNAF YOLUNA başvurulabileceği belirtilerek davacı vekilini.04/03/2022
Katip ...
E-İMZA
Hakim ...
E-İMZA