T.C. ADANA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
ADANA
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO: 2020/584 Esas
KARAR NO: 2022/499
HAKİM: ... ...
KATİP: ... ...
DAVACI:... - ...
VEKİLİ: ... - ...
DAVALILAR: 1- .... - ...
2- .... LTD. ŞTİ. - ...
VEKİLİ: ... - ...
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Niteliktekinde Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç))
DAVA TARİHİ: 21/09/2020
KARAR TARİHİ: 11/05/2022
YAZIM TARİHİ: ...
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Niteliktekinde Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
Davacı vekili tarafından verilen dava dilekçesi ile; müvekkili banka ve davalı asilin borçlu .... Ltd. Şti. ve müşterek borçlu ve müteselsil kefil ... arasında imzalanan 26/06/2011 tarihinde Genel Ticari Kredi sözleşmesine istinaden davalı asıl borçluya kredi tahsis edildiği, borçlu tarafından kullanılan kredinin vadesinin gelmiş olan taksitlerinin ödenmemesi üzerine müvekkili banka tarafından Ankara 3. Noterliği'nin 04/04/2016 tarihli ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile muaccel hale gelen borcun ödenmesi ihtar edildiği, davalı asıl borçlu ve müşterek borçlu ve müteselsil kefil tarafından herhangi bir ödemenin yapılmadığı, davalı borçlu ve müşterek borçlu ve müteselsil kefil tarafından ödeme yapılmaması üzerine davalılar hakkında 03/08/2016 Tarihinde Adana 1. İcra Müdürlüğü 2016 / ... E. sayılı dosyası ile ilamsız icra takibine geçildiği, ancak borçluların vekili tarafından Adana 1. İcra Müdürlüğünün 2016 / ... Esas yılı dosyasına 15/08/2016 tarihinde borca, imzaya, faize ve ferilerine itiraz edildiği, itiraz üzerine Adana 1. İcra Müdürlüğü tarafından icra takibinin durdurulmasına karar verildiği, borçluların yapmış olduğu itirazların hukuki dayanağının bulunmadığı, bu nedenlerle öncelikle davanın kabulü ile icra takibine yapılan itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesi talep edilmiştir.
Davalılar vekili tarafından verilen cevap dilekçesi ile; davacı tarafın, müvekkili şirket aleyhine Adana 1.İcra Müdürlüğünün 2016/... Esas sayılı dosyası ile başlatmış olduğu icra takibine taraflarınca itiraz edilerek takibin durdurulduğu ve akabinde davacı tarafından huzurda görülmekte olan iş bu davanın ikame edildiği, müvekkil şirketin dava dilekçesinde ve ödeme emrinde belirtildiği şekilde borcunun bulunmadığı, takibe konu aidat alacağı içeriğinden/dayanağından dolayı müvekkilinin takip talebinde alacaklı olarak gözüken davacı tarafa hiçbir borcunun olmadığı, taraflarınca işleyecek ve işlemiş faize ve faiz oranına da itirazda bulunulduğu, davacı tarafın talep ettiği faizin fahiş olduğu, faiz başlangıç tarihinin neye göre saptandığı, hangi tarihler arası faiz işletildiğinin açıklanmadığı, bu itibarla, hangi dönemi kapsadığı belli olmayan işlemiş ve işleyecek faize itiraz edildiği, gerek kredinin verildiği iddia edilen tarihte gerekse takibin açıldığı ve dava sonrası tarihlerde bankanın bu oranlarda kredi kullandırımının söz konusu olmadığı yalnız bu banka değil piyasadaki diğer bankaların hiçbirinin bu oranlarda kredi kullandırmadığı, bu hususun piyasada mevcut diğer belli başlı bankalara sorularak tespit edilebileceği, yine yargıtayın da son dönemlerde ki emsal kararlarında bu gerekçelerle mahkemece verilen kararları bozduğu, davacı ...A.Ş ile müvekkillerİ arasında hiçbir sözleşmeNİN imzalanmadığı, imzalandığı iddia olunan ve alacağa dayanak gösterilen genel kredi sözleşmesi üzerinde bulunan imza müvekkillerin eli ürünü de olmadığı,davacı tarafın takibine dayanak olarak gösterdiği genel kredi sözleşmelerinin müvekkilinin tamamen bilgisi dışında imza altına alınmış olduğu, müvekkilinin eli ürünü olmadığı, ortada hukuken geçerli bir sözleşmenin varlığının davacı tarafından ispatlanamamışken davacı tarafın sözleşmeye dayanarak alacaklı olduğuna yönelik beyanlarının dayanaksız ve kötüniyeti açık olan beyanlar olduğu, mahkeme tarafından imza asıllarının dosyaya celbi ile sözleşme aslı üzerinde grafolojik inceleme yapılarak imzaların geçerliliğinin saptanmasının gerektiği, taraflarınca genel kredi sözleşmelerinin varlığı ve içeriğinin kabul edilmemekte ve külliyen reddedilmekte olduğu, bu nedenlerle davanın reddini karar verilmesi talep edilmiştir.
Bankacı bilirkişi ... tarafından düzenlenen 03/11/2021 tarihli bilirkişi raporu ile; alacaklı bankanın temerrüt tarihi yerine ihtar tarihi itibarıyla alacağı kapitalize etmesi sonucu eksik temerrüt faizi ve buna bağlı olarak bsm vergisi talep ettiği nazara alındığında taleple sınırlı olarak takip ve dava konusu yapılabilecek alacak tutarının;
88.495,21 tl 09.04.2016 tarihi itibarıyla kapital alacak
10.003,99 tl 01.04/03.08.2016 arası işlemiş %36 temerrüt faizi
+500,20 tl faizin %5 bsmv olmak üzere toplam 98.999,40 tl olduğu, sözleşme hükümleri uyarınca takip tarihinden itibaren asıl alacak 88.495,21 tl'ye %36,00 temerrüt faizi ve faizin %5'i oranında bsmv istenebileceği, banka hesabı ile hesapları arasındaki farkın, davacı bankaca ihtar tarih itibarıyla, tarafından yapılan hesapta ise temerrüt tarihi itibarıyla alacağın kapitalize edilmesinden kaynaklandığı kanaatini bildirir rapor düzenlenmiştir.
Dava İİK'nun 67.maddesi gereğince açılan ve genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali davası olup deliller bu çerçevede toplanarak değerlendirilmiştir.
Davanın, 7155 Sayılı yasanın 20. md. ile 6102 sy. TTK'na eklenen 5/A maddesi kapsamına girdiği ve dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmasının dava şartı olarak düzenlendiği, davacı vekili tarafından arabuluculuk son tutanağının ibraz edildiği, dava şartının yerine getirildiği görülmüştür.
Davacı banka ile .... Ltd. Şti. arasında 26/06/2011 tarihli 250.000,00 TL genel kredi sözleşmeleri imzalanmış, diğer davalı kredi sözleşmelerini müteselsil kefil sıfatıyla imzalamıştır.
Davalı ...'ın kefaleti TBK.nın 583.maddesindeki şekil şartlarını taşınmaktadır. TBK'nın 584/1. Maddesi gereğince; Eşlerden biri mahkemece verilmiş bir ayrılık kararı olmadıkça veya yasal olarak ayrı yaşama hakkı doğmadıkça, ancak diğerinin yazılı rızasıyla kefil olabilir; bu rızanın sözleşmenin kurulmasından önce ya da en geç kurulması anında verilmiş olması şarttır. Ancak 28/03/2013 tarihli ... S.K. ile eklenen 3. Fıkra ile; Ticaret siciline kayıtlı ticari işletmenin sahibi veya ticaret şirketinin ortak ya da yöneticisi tarafından işletme veya şirketle ilgili olarak verilecek kefaletler için eş rızası aranmayacağı belirtilmiştir. ... şirket ortağı olup, davalı gerçek şahısın kefaleti geçerli olup, kendisini bağlamaktadır.
TBK’nun 589. maddesine göre; kefil, kefalet sözleşmesinde belirtilen azami miktara kadar sorumlu olup, sözleşmede gösterilen azami kefalet limiti aşılmamak üzere asıl borç ile asıl borçlunun kusur ve temerrütünden sorumludur. Kefil ayrıca kendi temerrütünün sonuçlarından da sorumludur. Ancak 6102 sayılı TTK’nun 7. maddesinin 1. fıkrasının 2. cümlesinde: “Ancak, kefil ve kefillere, tahahhüt veya ödemenin yapılmadığı veya yerine getirilmediği ihbar edilmeden temerrüt faizi yürütülemez.” hükmüne yer verilmiştir.
Kredi borcunun ödenmesi aksatıldığı için hesap 01/04/2016 tarihinde kat edilerek Ankara 3. Noterliği'nden 04/04/2016 tarihli ... yevmiye numaralı ihtarname gönderilerek borcun 3 gün içinde ödenmesi istenmiştir. Davalılara gönderilen ihtarname 05/04/2016 tarihinde tebliğ edilmiştir.
Davacı-alacaklı, Adana 1. İcra Müdürlüğü'nün 2016/... esas sayılı dosyasında, davalı-borçlular hakkında 03/08/2016 tarihinde 89.419,77TL asıl alacak, 10.003,99 TL işlemiş temerrüt faizi, 500,20 TL BSMV olmak üzere toplam 99.923,96 TL üzerinden ilamsız icra takibi başlatmış, borçluların süresinde yaptığı itiraz üzerine takip durmuştur.
TTK 8/1 maddesine göre; ticari işlerde faiz oranı sözleşme ile serbestçe belirlenebilir. Aynı maddenin 3. fıkrasında ise tüketicinin korunmasına ilişkin hükümler saklı tutulmuş, başkaca bir istisna getirilmemiştir. TTK'nın 9. Meddesinde ise, ticari işlerde; kanuni, anapara ile temerrüt faizi hakkında ilgili mevzuat hükümlerinin uygulanacağı hükme bağlanmıştır. Bu hükümde, mevzuat olarak 3095 sayılı yasa hükümleri amaçlanmaktadır. 6102 sayılı TTK'nın 8. ve 9. maddeleri ticari işler bakımından özel hüküm niteliğinde olduğundan ticari işlerde bu hükümlerin uygulanması gerekir. 6098 sayılı TBK'nın 88. ve 120. maddeleri hükümleri ticari işlerde uygulanamaz. (Yargıtay 19. HD 2019/1730 E. 2019/4833 K. , 11. HD 2020/3350 E. 2020/5575 K.)
Yukarıda belirtilen tüm bu nedenlerle; davacı ile davalılardan .... Ltd. Şti. arasında imzalanan ve diğer davalının kefil olarak katıldığı genel kredi sözleşmesi gereğince kullandırılan kredinin ödenmediği, hesabın kat edilerek davalılara gönderilen ihtarnamenin sonuçsuz kalması üzerine icra takibi başlatıldığı, itiraz üzerine takibin durduğu, kefaletin geçerli olduğu, kendisini bağladığı, davalıların 09/04/2016 tarihinde temerrüde düştüğü, borçlular yönünden hükme esas alınan bilirkişi raporuna göre; 88.495,21 TL asıl alacak, 10.003,99 TL işlemiş faiz ve 500,20 TL BSMV olmak üzere toplam 98.999,40 TL den sorumlu olduğu anlaşıldığından, davanın bu miktarlar üzerinden kısmen kabulüne, kredi alacaklarının kabul edilen kısmının likit ve bu kısma yönelik itirazın haksız olduğu gözetilerek %20 oranında inkar tazminatına karar vermek gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere;
Açılan davanın KISMEN KABULÜ İLE,
Davalıların Adana 1.İcra Müdürlüğünün 2016/... esas sayılı dosyasına yapmış oldukları itirazın KISMEN İPTALİ İLE,
Takibin 88.495,21 TL asıl alacak, 10.003,99 TL işlemiş faiz ve 500,20 TL BSMV olmak üzere toplam 98.999,40 TL üzerinden asıl alacağa takip tarihinden itibaren %36 temerrüt faizi ve faizin %5'i oranında BSMV uygulanmak suretiyle DEVAMINA,
Hükmolunan alacağın %20'si oranında olan 19.799,88 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Karar tarihi itibariyle alınması gereken 6.762,64 TL nisbi karar ve ilam harcından peşin olarak alınan toplam 1.206,84 TL harcın mahsubu ile bakiye 5.555,80 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
Davacı vekili tarafından yatırılan toplam 1.206,84 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Davacı vekille temsil edildiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret tarifesi uyarınca davacı vekilinin sarf ettiği emek ve mesaisi dikkate alınarak 13.354,94 TL vekalet ücreti takdiri ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Davalı vekille temsil edildiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret tarifesi uyarınca davalı vekilinin sarf ettiği emek ve mesaisi dikkate alınarak red edilen miktar üzerinden hesaplanan 924,56 TL vekalet ücreti takdiri ile davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
Davacı vekili tarafından sarf edilen 71,00 TL tebligat gideri, 23,00 TL müzekkere gideri, 600,00 TL bilirkişi gideri olmak üzere toplam 694,00 TL yargılama giderinin davada haklılık oranına göre takdiren 687,57 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
HMK.'nın 333.maddesi uyarınca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,
Arabuluculuk asgari ücret tarifesine göre hesaplanan 1.320,00-TL arabuluculuk ücretinin davada haklılık oranına göre 1.307,78TL'sinin davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına, kalan 12,21 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
İlişkin davacı vekilinin yüzüne karşı davalılar vekilinin yokluğunda kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar usulen açıkça okunup anlatıldı.
Katip ...
E İmzalıdır
Hakim ...
E İmzalıdır