T.C. ADANA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİEsas-Karar No: 2020/638 Esas - 2022/456
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
ADANA
ASLİYE TİCARET 2. MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO: 2020/638
KARAR NO: 2022/456
HAKİM: ...
KATİP: ...
DAVACI : ...
VEKİLİ: Av. ...
DAVALI : ...
VEKİLİ: Av. ...
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 09/10/2020
KARAR TARİHİ: 22/04/2022
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : ...
Davacı tarafından açılan davanın yapılan açık yargılaması sonunda;
DAVANIN ÖZETİ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin davalı ... ve Tic.Ltd.Şti.'ne bir takım makine imalat ve nakliye hizmetleri nedeniyle 07/02/2019 tarih ...nolu, 3.304,00- TL bedelli fatura, 22/02/2019 tarih ...nolu, 84.960,00-TL bedelli fatura tanzim ettiğini, davalı şirketin, müvekkili şirket tarafından sunulan imalat ve nakliye hizmeti nedeniyle tanzim olunan ve toplamı 88.264,00-TL (3.304 + 84.960) olan iki adet faturadan kaynaklanan borcuna karşılık 20/03/2019 tarihinde 15.000-TL ve 15/04/2019 tarihinde 5.000-TL olmak üzere toplam 20.000-TL ödeme yaptığını, davalı firma tarafından yapılan 20.000-TL ödemenin, 3.304 TL'si gecikme faizine ve 16.696-TL'si ana paraya mahsup edilerek, müvekkil şirketin ödenmeyen 71.568,00-TL (88.264 - 16.696) bakiye alacağı ve işlemiş ticari avans faizi için davalı şirkete karşı, Adana 13.İcra Dairesinin 2019/... Esas sayılı dosyasında icra takibi başlattıklarını, davalı şirketin, yasal süresinde takibe itiraz ederek icra takip işlemlerinin durmasını sağladığını, dava konusu alacak nedeniyle Adana Arabuluculuk Bürosuna yapmış oldukları ara buluculuk başvurusunun da "anlaşmama" ile son bulduğunu, davalı şirketin Adana 13.İcra Dairesinin 2019/... E. Sayılı dosyasında yapmış olduğu borca ve yetkiye itirazının haksız ve kötü niyetli olduğunu belirterek davanın kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMANIN ÖZETİ
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın dayanak yaptığı faturalarda bir takım makine imalat hizmetleri olduğu belirtildiğini ancak müvekkili şirketin bu faturalarda belirtilen iş kapsamında herhangi bir hizmet almadığını, belirtilen faturalara ilişkin taraflar arasında herhangi bir ticari ilişkinin meydana gelmediğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, eser sözleşmesi ve nakliye bedeli için düzenlenen fatura alacağının tahsili için yapılan icra takibine davalının süresinde yaptığı itirazın iptali talebine ilişkindir.
Ankara Vergi Dairesine, Çankaya Vergi Dairesine, Adana 5 Ocak Vergi Dairesine yazılan müzekkerelere cevap verildiği görüldü.
Adana İcra 13. Müdürlüğüne ait 2019/... esas sayılı dosya aslının mahkememiz dosyası arasına alındığı dosyanın incelenmesinde; alacaklının ...Makina İml.San.Tic.Ltd.Şti olduğu ve borçlunun ... Ve Ticaret Limited Şirketi olduğu ve 71.568,00-TL asıl alacak, 8.973,46-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 80.541,46-TL üzerinden takibin başlatıldığı görüldü.
Bilirkişi... 13.10.2021 tarihli raporunda; davacının 2019 ve 2020 yılı yasal defterlerinin açılış ve kapanış onaylarının zamanında yapıldığı, HMK 222. Maddesi kapsamında delil niteliği taşıyıp-taşımadığı hususunun mahkemenizin takdirinde olduğu, davacı yasal defterlerinde davalı adına 120.10.182 nolu hesabın açılarak takip edildiği |davacının davalıya mal ile nakliye faturalarını düzenlediği, tarafların bu faturaları BA-BS formlarına dahil ettiği, dava dışı şirketlerden davacı hesabına ... adına C/h ödemesi açıklaması ile 15.000,00 ve 5.000,00 TL. tutarında para aktarıldığı, fatura konusu ürünlerin teslimi ile ilgili fatura üzerinde teslim edildiğine dair bir imzanın bulunmadığı, ...numaralı irsaliyenin dosya içerisinde bulunmadığı, malın teslim edildiğine dair herhangi bir belge bulunmadığı, taraflar arasında ve davacı yasal defterleri ile BA-BS formlarında dava konusu 2 fatura haricinde başkaca bir belge bulunmadığı, yapılan 2 adet ödemenin hangi borç için yapıldığının tespit edilemediği, davacı ile davalı arasında sözleşme bulunmadığı, fatura ve/veya başkaca bir evrak üzerinde vadeye dair bilgi bulunmadığı, bu nedenle ödeme döneminde borcun muaccel hale gelip gelmediği hususunda tespit yapılamadığı, davacı yasal defterlerine göre, mal faturasının davalı adına açılan hesaba alacak kaydedildiği, nakliye faturasının ise nakit olarak ödendiğinin görüldüğü (nakit olarak ödendiğine dair bir tahsil/tediye makbuzu dosya eklerinde bulunmamaktadır) , yine davacı yasal defterleri 2019 ve 2020 yılı dönem sonunda davalıdan 64.960,00-TL. tutarında alacağının bulunduğu, sayın mahkemenizce alacağın yasal defterler ışığında 64.960,00-TL. tutarında olduğu kabul gördüğü takdirde icra tarihinden dava tarihine kadar anapara 64.960,00-TL ve 361 gün gecikme karşılığı 5.862,64-TL faiz olmak üzere toplam 70.822,64-TL borcunun bulunduğu, sayın mahkemenizce alacağın her iki faturanm toplamından ödemeler düşüldükten sonra kalan tutar olan 68.264,00-TL. kabul edildiği takdirde 68.264,00-TL anapara + 6.160,83-TL 361 gün karşılığı gecikme olmak üzere toplam 74.424,83-TL borçunun bulunduğu yönünde rapor sunmuştur.
Mahkememizce Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesince talimat yolu ile alınan mali müşavir bilirkişi ...'a ait 07.03.2022 tarihli raporunda; davacı ile davalı arasındaki ticari ilişkiye ilişkin iddia ve savunmalar doğrultusunda dava konusu talep edilen alacak miktarının tespiti bakımından davalı ticari defter ve kayıtlarının yerinde incelenmek üzere rapor tanzim edilmek üzere dosyanın tarafımıza tevdi edildiği, davacı şirketin, mükellefi olduğu, 5. Ocak Vergi Dairesi Müdürlüğüne, dava konusu olan kestiği faturalarla ilgili, 02/2019 dönemime ait gönderilen BS (Beyanname Satış) formununda, davacı şirketin 02/2019 dönemi içinde Mal ve Hizmet Satışı Yapılan Kişilere İlişkin Bilgilerde, davalı şirkette kesmiş olduğu 2 adet KDV hariç toplam (2.800,004-72.000,00)-74.800,00-TL toplam mal bedeli aldığını beyan ettiği tespit edildiğinden, davalı şirketin mükellefi olduğu, ... Vergi Dairesi Müdürlüğününe dava konusu olan satın aldığı mal ve hizmete ait faturalarla ilgili 02/2019 dönemime ait gönderilen BA (Beyanname Alış) formununda, davalı şirketin 02/2019 dönemi içinde Mal ve Hizmet Satın Alınan Kişilere ilişkin bilgilerde, davacı şirketten almış olduğu 2 adet KDV hariç toplam (2.800,004-72.000,00)-74.800,00-TL toplam mal bedeli aldığını beyan ettiği tespit edildiğinden, söz konusu faturaların davacı ve davalı açısından, bağlı oldukları Vergi dairelerine aynı dönemde bildirmiş olduklarından, faturaların kesilmesi veya kabul edilmesi açısından bir tereddüdün kalmadığı kanaati oluştuğundan, davacı firmanın davalı firmaya, yukarıdaki tabloda ayrıntılı bir şekilde gösterildiği üzere 2019-2020 yıllarında toplam 88.264,00-TL fatura kesdiği, davalının borcuna karşılık 20.03.2019 ve 15.04.2019 tarihlerinde toplam (15.000,0045.000,00)X20.000,00-TL ödeme yaptığını, yapılan ödemenin 3.304,00-TL'sinin gecikme faizine kalan 16.696,00-TL'si ana paraya mahsup edildiğini, bu fatura alacağından 71.568,00-TL'lik kısmını icra takibine konu ettiğini, söz konusu faturaların davalı nezdinde usulüne uygun olarak yasal defter ve kayıtlarında bulunduğunu, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'muzun 21. maddesinde yer alan; “bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır dendiğini” tarafların arasında yazılı bir ticari sözleşmenin bulunmadığı, aralarında ticari ilişki nedeniyle kesilecek olan faturalardan ve tahsilatlardan kaynaklanan cari hesap ilişkisi olduğu, takdir sayın mahkemenize ait olmak üzere, davalının davacıya, aralarındaki 2019-2020 yıllarına ait ticari satımdam kaynaklanan ilişki nedeniyle, 14.10.2019 takip tarihi itibariyle; resmi e-defter-belge-beyanname-irsaliye-fatura-banka kayıtları (dekont) ve muhasebe kayıtları ve dosyaya sunulan delillerin incelenmesi neticesine göre 68.264,00-TL borç bakiyesi olduğu yönünde rapor sunmuştur.
İtirazın iptali davası; takip talebine itiraz edilen alacaklı tarafından itirazın tebliği tarihinden itibaren bir yıl içinde borçluya karşı açtığı bir eda davasıdır. Ancak normal bir eda-alacak davasından farklı olarak icra takibi içerisinde açılır ve takip hukukuna özgü bir takım sonuçlar doğurur. İİK 67 maddesi uyarınca, takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, ret veya hükmolunan meblağın %20'den aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkûm edilir.
Tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde; davacının davalıya 07.02.2019 tarih ve .... numaralı fatura ile nakliye bedeli için ve 22.02.2019 tarihli ... nolu fatura ile ana dişli ve ana dişli yapım işi ile kaplin imalatı nedeniyle düzenlenen faturanın bakiye kısmı için icra takibi başlatıldığı, borçlunun borca itirazı nedeniyle süresi içerisinde itirazın iptali davası açıldığı, tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde yapılan incelemede davacının yasal defterlerinin usulüne uygun düzenlendiği, takibe konu iki adet faturanın ilgili dönemde vergi dairesine BS ile bildirimde bulunulduğu ve davalı hakkında tutulan cari de toplam 84.960,00-TL'lik borç için farklı zamanlarda ödenen 20.000,00-TL'nin mahsubu ile bakiye 64.960,00-TL'lik alacağının göründüğü, davalı defterleri zerinde yapılan bilirkişi incelemesinde davacı tarafından düzenlenen takip konusu faturaların davalı tarafından vergi dairesine BA bildirimleri ile bildirildiği, davalı defterlerinde davacıya 68.264,00-TL'lik borcunun bulunduğunun tespit edildiği, davalı tarafından davacıya farklı tarihlerde toplam 20.000,00-TL'lik ödemenin olduğu yönünde rapor sunulduğu, bilirkişi raporlar arasındaki farkın takip konusu edilen nakliye bedeline ilişkin faturanın ilk raporda dikkate alınmaması kaynaklı olduğu, talimat ile alınan bilirkişi raporunun denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, davacı vekilinin davalının ödediği 20.000,00-TL'yi kabul ettiği, buna göre davacının davalıdan takip konusu faturalardan bakiye alacağının 68.264,00-TL olduğu, takip tarihinden önce davalının temerrüte düşürülmediği, davacının işlemiş faiz talebinin yerinde olmadığı, alacağın likit ve takibe itirazın haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşılmakla aşağıdaki şekilde hüküm tesis etmek gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Davanın kısmen kabulü ile;
1-Adana İcra 13. Müdürlüğünün 2019/... Esas sayılı takibe yapılan itirazın kısmen iptali ile 68.264,00-TL asıl alacak üzerinden takibin takipteki şartlarla devamına,
2-Hüküm altına alınan alacağın %20'si oranında olmak üzere 13.652,80-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
3-Fazlaya ilişkin talebin reddine,
4-Karar ve ilam harcı olarak hesaplanan 4.663,11-TL den peşin alınan 972,74-TL harcın mahsubu ile bakiye 3.690,37-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
5-AAÜT gereğince hesaplanan 9.674,32-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
6-AAÜT gereğince hesaplanan 5.100,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,
7-Davacının yapmış olduğu 1.354,70-TL yargılama giderinden kabul ve red oranları göz önünde bulundurularak 1.151,50-TL'nin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, geri kalan masrafın davacı üzerinde bırakılmasına,
8- Davacı tarafından yatırılan 972,74-TL peşin harç ve 54,40-TL başvuru harcı olmak üzere toplam 1.027,14-TL harcın davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
9-Ara buluculuk Bürosu tarafından T.C. Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenmesine karar verilen 1.320,00 TL arabuluculuk ücretin'den 1.122,00-TL'nin davalıdan, bakiye 198,00-TL'nin davacıdan tahsil edilerek hazineye irat kaydına,
10- Fazla yatan avans var ise Adalet Bakanlığı HMK Gider Avansı Tarifesi'nin 5. maddesine göre, karar kesinleştikten sonra talep sahibine elektronik ortamda hesap numarası var ise bu numara üzerinden, yok ise PTT aracılığı ile adreste ödemeli gönderilmesine, (gönderme masrafının avanstan karşılanmasına ),
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka bir yer mahkemesine verilecek dilekçe veya zabıt katibine yapılacak beyanla Adana İstinaf Mahkemesi’nin ilgili dairesine gönderilmek üzere Mahkememize yapılacak olan istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 22/04/2022
Katip ...
Hakim ...
e- imzalıdır e- imzalıdır