T.C. ADANA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
ADANA
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO: 2021/1 Esas
KARAR NO: 2022/277
HAKİM: ... ...
KATİP: ... ...
DAVACI : ... LİMİTED ŞİRKETİ - ...
VEKİLİ: Av. ... - ...
DAVALI : ... - ...
VEKİLİ: ... - ...
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 05/01/2021
KARAR TARİHİ : 11/03/2022
YAZIM TARİHİ : ...
Mahkememizde görülen İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davası yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının, müvekkilinden almış olduğu mallar karşılığında 30.09.2020 tarih, ... seri numaralı 4.259,80TL'lik fatura kesildiğini, faturaya konu malların davalı tarafa imza karşılığında teslim edildiğini ancak davalının fatura bedelini ödememesi üzerine Adana 5.İcra Müdürlüğü'nün 2020/... esas sayısında icra takibi başlatıldığını, davalı-borçlunun itirazı neticesinde icra takibi durduğunu, davalının müvekkili tarafından düzenlenen faturayı kabul ettiğini ve faturanın içeriğine itiraz etmediğini, alacağın muaccel ve likit olduğunu beyan ederek, davalının icra dosyasına yapmış olduğu haksız ve hukuki dayanaktan yoksun itirazının iptali ile takibin devamına, %20' den aşağı olmamak kaydı ile icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
SAVUNMA:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; takip dayanağı faturanın müvekkiline gönderilmediğini, müvekkilinin davacıya borcunun bulunmadığın bu nedenle takibe itiraz edildiğini, müvekkilinin sipariş üzerine mobilya imalatı yaptığını, bu nedenle davacıyla arasında cari hesap şeklinde alışveriş olduğunu, müvekkilinin sipariş üzerine yaptığı mobilyalar için davacıdan alacağı malzemeleri müşterinin kartından ödediğini, tarafların toplam borç ve ödemeleri sunulduğunda müvekkilinin değil davacının borçlu olduğunun ortaya çıkacağını, ayrıca müvekkilinin davacının iş yerinde geçirmiş olduğu kaza sonrası ağır şekilde yaralandığını ve davacı hakkında tazminat davası açtığını, davacının bu nedenle intikam amaçlı böyle bir şey yaptığını, ayrıca takibe konu faturanın düzenlendiği tarihte müvekkilinin çalışamaz ve iş yapamaz durumda olduğunu beyan ederek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Adana 5. İcra Dairesinin 2020/... E. Sayılı dosyasında, alacaklı davacı, borçlu davalı hakkında faturadan dolayı 4.275,85 TL üzerinden ilamsız icra takibi başlatmış, borçlu davalının itirazı üzerine takip durmuştur.
Adana Vergi Dairesi'nin 04/10/2021 tarihli yazı cevabında; davalının işletme hesabına göre defter tutuğu belirtilmiştir.
Adana Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün 08.10.2021 tarihli yazı cevabında davalı ...'ün 27.07.2012 tarihinde şirket ortaklığından ayrıldığı ve gerçek kişi kaydının bulunmadığı bildirmiştir.
Adana Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği'nin 11/10/2021 tarihli yazı cevabında davalı ...'ün sicil ev eşyaları imal ve tamirciliği mesleği ile sicil kaydının bulunduğu bildirilmiştir.
6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4/1. maddesinde her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işlerinin ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılacağı hüküm altına alınmış, maddenin (a) bendinde bu kanunda öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ile çekişmesiz yargı işlerinin ticari dava ve çekişmesiz yargı işi sayılacağı belirtilmiştir. Bir uyuşmazlığın ticari dava niteliğinde olabilmesi için, her iki tarafın da Ticari işletmesini ilgilendirmesi yahut aynı maddenin alt bentlerinde düzenlenen istisnalardan birine dahil olması gerekmektedir.
Aksine düzenleme bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine ve tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesi tüm ticari davalara bakmakla görevlidir. (TTK'nın 5/1.) TTK'nun 3. maddesi ise, ”Bu Kanunda düzenlenen hususlarla bir ticari işletmeyi ilgilendiren bütün işlem ve fiiller ticari işlerdendir” hükmünü içermektedir.
Ticari davalar, mutlak ticari davalar ve nispi ticari davalar olmak üzere iki gruba ayrılmaktadır.
Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın sırf dava konusunun TTK'da düzenlenmesi nedeniyle ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar TTK'nın 4/1. maddesinde bentler hâlinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra ve İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu gruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır.
Nispi ticari davalar ise, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması hâlinde ticari nitelikte sayılan davalardır. TTK'nın 4/1. maddesine göre her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. Ticari iş karinesinin düzenlendiği TTK’nın 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmez. TTK, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hâl böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava hâline getirmez.
Yukarıda açıklanan tüm bu nedenler ile, taraflar arasındaki uyuşmazlığın davalınn icra takibine dayanak yapılan faturaya konu mal/hizmeti davacıdan temin edip etmediği, bedelinin ödenip ödenmediği noktasında toplandığı, mahkememizce yargılamaya devam edilebilmesi için davanın ticari dava niteliğinde olması gerektiği, bu haliyle davanın mutlak ticari davalardan olmadığı, TTK'nın 4/1. maddesine göre nispi ticari dava kabul edilebilmesi için ise her iki tarafın tacir olmasının ve ticari işletmelerinden doğan bir uyuşmazlığın mevcut olmasının gerektiği, Adana Vergi Dairesi Müdürlüğü, Adana Ticaret Sicil Müdürlüğü ve Adana Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği tarafından gönderilen müzekkere cevaplarında davalının tacir olmadığının sabit olduğu, uyuşmazlıkta davalıya ait bir ticari işletmenin varlığından da bahsedilemeyeceği, davanın her iki tarafının tacir olmadığı, taraflar arasındaki uyuşmazlığın tarafların ticari işletmelerinden kaynaklanmadığı, 6102 sayılı TTK'nın 4, 5 ve 11.maddesinin 2.fıkrasındaki düzenlemelere göre taraflar arasındaki uyuşmazlığın ticari dava niteliğinde olmadığı anlaşılmakla 6100 sayılı HMK.nun 114/1-c maddesi delaletiyle 6100 sayılı HMK.nın 115/2 maddesi gereğince davanın mahkememizin görevsizliği nedeniyle dava şartı yokluğundan usulden reddine, görevli ve yetkili mahkemenin Adana Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğuna karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-6100 sayılı HMK.nun 114/1-c maddesi delaletiyle 6100 sayılı HMK.nın 115/2 maddesi gereğince davanın mahkememizin görevsizliği nedeniyle DAVA ŞARTI YOKLUĞUNDAN USULDEN REDDİNE,
2-6100 sayılı HMK.nın 20/1 maddesi gereğince taraflardan birinin süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde kararı veren mahkememize başvurarak, dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmesi halinde dosyanın görevli ADANA NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE,
3-6100 sayılı HMK.nın 20/1 maddesi gereğince taraflardan birinin, bu karar verildiği anda kesin ise bu tarihten, süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde kararı veren mahkememize başvurarak, dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmediği takdirde, mahkememizce DAVANIN AÇILMAMIŞ SAYILMASINA karar verileceğinin ihtarına (tebliğ ile beraber),
4-6100 sayılı HMK.nın 331/2 maddesi gereğince görevsizlik kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmesi hlinde, yargılama giderlerinin görevli mahkemece değerlendirilmesine,
5-6100 sayılı HMK.nın 331/2 maddesi gereğince görevsizlik kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmemiş ise, talep halinde mahkememizce verilecek ek kararla dosya üzerinden bu durumun tespiti ile davacıların yargılama giderlerini ödemeye mahkûm edilmesine,
Dair, HMK.'nun 341/1 ve 345.maddesi gereğince; kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde, aynı yasanın 343. Maddesi gereğince mahkememize ya da başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek dilekçe ile İSTİNAF YOLUNA başvurulabileceği belirtilerek taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.09/03/2022
Katip ...
E-imza
Hakim ...
E-imza