T.C. ADANA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİEsas-Karar No: 2021/361 Esas - 2022/338
T.C.
ADANA
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO: 2021/361
KARAR NO: 2022/338
HAKİM: ...
KATİP: ...
DAVACI: ... - ...
VEKİLİ: ... - ...
DAVALI: 1- ... ANONİM ŞİRKETİ - ...
VEKİLİ: ... - ...
DAVALI: 2- ... - ...
DAVA: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ: 29/04/2021
KARAR TARİHİ: 25/03/2022
YAZIM TARİHİ: ...
Mahkememizde görülen Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davası yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 07/05/2020 günü sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı otomobili ile müvekkilinin sevk ve idaresindeki ... plakalı motosikletin çarpışması neticesinde meydana gelen trafik kazasında müvekkilinin yaralandığını, müvekkilinin Adana Seyhan Devlet Hastanesi'ne kaldırıldığını, gerekli ameliyatların aynı hastanede yapıldığını, sonrasında ise ... Hastanesi'ne sevk edildiğini, Adli Tıp Şube Müdürlüğü tarafından düzenlenen rapora göre trafik kazası sonucunda müvekkilinde meydana gelen yaralanmanın BTM ile giderilecek ölçüde hafif nitelikte olmadığını, vücutta kemik kırıklarının hayat fonksiyonlarını etkilediğini, müvekkilinin kalıcı biçimde sakatlığa maruz kaldığını, Adli Tıp Kurumuna sevk edilmesi durumunda bu durumun belirleneceğini belirterek kalıcı sakatlık nedeniyle uğranılan zarar için 100,00 TL, geçici iş göremezlik nedeniyle uğranılan zarar için 100,00 TL olmak üzere toplam 200,00 TL maddi tazminatın sigorta şirketi yönünden başvuru tarihini müteakip temerrüdün oluştuğu tarih itibariyle, davalı asil yönünden ise olay tarihi itibariyle işletilecek ticari veya yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline, 20.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalı asilden tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMANIN ÖZETİ;
Davalılar herhangi bir savunmada bulunmamıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Davanın, 6102 sayılı TTK' nın 5/A maddesi gereğince; dava açılmadan önce arabulucuya başvurulması zorunlu ticari davalardan olduğu, 6325 sayılı HUAK ' nın 18/A maddesi gereğince arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın ibraz edildiği, dava şartının yerine getirildiği görülmüştür.
Kazaya karışan araçların tescil kayıtları, sigorta poliçesi ve hasar dosyası, davacıya ait tedavi evrakları, kaza nedeniyle başlatılan soruşturmaya ilişkin dosya getirtilmiş, davacıların ekonomik ve sosyal durumları araştırılmıştır.
07/05/2020 tarihinde sürücü ... idaresindeki ... plakalı araç davacı ... sevk ve idaresindeki ... plakalı motosikletin çarpışması sonucu meydana gelen trafik kazasında motosiklet sürücüsü ... yaralanmıştır.
... plakalı araç 25/05/2019-25/05/2020 tarihleri arasında geçerli olacak şekilde davalı sigorta şirketi tarafından ZMMS poliçesi ile sigortalanmıştır. Dava tarihinden önce yapılan başvuru sonucunda herhangi bir ödeme yapılmamıştır.
Adana Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2020/... soruşturma sayılı dosyasında yürütülen soruşturma sonunda; 2020/... karar sayılı karar ile; şüpheli ... 'in eyleminin TCK'nın 89/1.maddesindeki taksirle yaralama suçunu oluşturduğu, şüphelinin olayda bir kusurunun bulunmadığı bu haliyle şüphelinin üzerine atılı suçun yasal unsurları itibariyle oluşmadığından kamu adına kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar verilmiştir.
Mahmemizce verilen ara karar gereğince 23/02/2022 tarihinde olay mahalinde keşif yapılmıştır.
Keşif sırasında dinlenen davacı asil abisini iş yerine bıraktıktan sonra kazanın meydana geldiği karşı yol istikamettinde bulunan kafeteryaya iftarlık almak için gitiğini, ancak oranın kapalı olduğunu görünce o istikametten karşı tarafa kazanın meydana geldiği yola doğru döndüğünü, o sırada aracın kendisine çarptığını, sonrasını hatırlamadığını beyan etmiştir.
Dinlenen tanık ...: Olay günü işyerine gitmek için karşıdan karşıya geçeceğini, o sırada kazanın meydana geldiğini, tarafları tanımadığını, kaza meydana gelmeden önce dolmuşun yolcu indirdiğini, davacıya çarpan aracın önce dolmuşa çarpacak gibi olduğunu, daha sonra dolmuşu sollayarak motosiklet sürücüsüne çarptığını, motosiklet sürücüsünün kendisine gösterilen kaza tespit tutanağındaki güzergahtan değil de kazanın meydana geldiği yolun karşı şeridinden dönerek kazanın olduğu yere geldiğini, araç sürücüsünün herhangi bir sinyal vermeden dönüş yaptığını beyan etmiştir.
Dinlenen tanık ...: Davacının eniştesi olduğunu, kazaya ilişkin görgüye dayalı bir bilgisinin olmadığını, kaza olmadan önce davacının abisi ile birlikte yanına gelerek iftarlık malzeme almak için izin istediğini, kendi yanında çalıştığını ve onun ustabaşı olduğunu, aynı zamanda o yüzden bir yere gideceği zaman kendinin izninin gerekli olduğunu, yanından ayrıldıktan 10 dk sonra sigara içmek için dışarı çıktığında bir kalabalık gördüğünü, kazanın olduğunu bile anlamadığını, kalabalığa doğru gittiğinde davacının motosikletin altında olduğunu gördüğünü, çarpan kişinin korktuğunu ve elinin ayağının titrediğini beyan etmiştir.
Mahkememizce keşif yoluyla düzenlenen ve bilirkişi olarak görevlendirilen ...'ın 14/03/2022 tarihli raporunda; kazanın oluşumu davalı sürücü ... ve Trafik Kazası Tespit Tutanağında belirtilen şekilde meydana geldiğinin kabulü halinde; sürücü ...'in asli kusurlu olup kusur oranının % 100 olduğunu, davalı ...'in ise kusurunun bulunmadığı, sürücü ... idaresindeki ... plakalı motosiklet ile ... Mah. ... içerisi ... sokağı takiben gelip bölünmüş yol konumunda bulunan ... sokak kavşağına bu yoldan gelen taşıtları dikkate almadan giriş yaparak ... istikametine geçiş yaptığı sırada motosikletinin sağ ön yan kısımları ile istikametine göre sağ tarafından bölünmüş karayolu olan ... sokağı takiben ... sokak istikametinden gelip ... sokağa girmek üzere sağa dönüşe geçen davalı sürücü ... idaresindeki ... plakalı araç ile sol ön kısımlarının çarpışması şeklinde kabulü halinde ; sürücü ...'in %75 , sürücü ...'in ise %25 oranında kusurlu olduğu belirtilmiştir.
6098 sayılı TBK nın 54. Maddesi gereğince cismani zarara uğrayan kişi çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan zararlarını talep edebilir.
TBK'nın 56 maddesi gereğince; bedensel bütünlüğü zedelenen kişi manevi tazminat isteyebilir.
818 sayılı B.K. Nun 46. Maddesi (6098 sayılı TBK nın 54. Maddesi ) gereğince cismani zarara uğrayan kişi çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan zararlarını talep edebilir.
2918 Sayılı KTK'nun 85 /1 maddesinde; " (Değişik birinci fıkra: 17/10/1996 - 4199/28 md.) Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adıaltında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsünsahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar." hükmü yer almaktadır.
Aynı maddenin 5. fıkrasında ise; "İşleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur." denilmektedir.
2918 Sayılı KTK'nun 91 /1 maddesinde; "İşletenlerin, bu Kanunun 85 inci maddesinin birinci fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur." hükmü bulunmaktadır. Devam eden maddelerde ise zorunlu trafik sigortasının kapsamı düzenlenmiştir.
Manevi tazminat yönünden; hakimin takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı, olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması ve buna göre manevi tazminat takdir edilmesi gerektiği, murisin, hak sahiplerinin ve davalıların kaza tarihindeki yaşı, geliri, sosyal ve ekonomik durumları, destek süreleri, kusur durumu, paranın satın alma gücü, kaza tarihi dikkate alınarak tazminat belirlenmesi gerektiği kabul edilmektedir (HGK 23/06/2004, 13/291-370
Yukarıda açıklanan tüm bu nedenlerle; 07/05/2020 tarihinde davalı sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı otomobil ile davacının sevk ve idaresindeki ... plakalı motosikletin çarpışması neticesinde meydana gelen trafik kazasında davacının yaralandığını, kazaya sebebiyet veren ... plakalı aracın diğer davalı sigorta şirketi tarafından ZMMS poliçesi ile sigortalı olduğu, 818 sayılı B.K. Nun 46. Maddesi, 2918 Sayılı KTK'nun 85 /1-5. Maddeleri ile 2918 Sayılı KTK'nun 91 /1 maddesi gereğince davalının uğranılan zarardan sorumlu olduğu, mahkememizce kusur oranının tespiti için mahalinde keşif yapılarak dosyanın bilirkişiye tevdii edildiği, 14/03/2022 tarihli raporunda; "kazanın oluşumu davalı sürücü ... ve Trafik Kazası Tespit Tutanağında belirtilen şekilde meydana geldiğinin kabulü halinde; sürücü ...'in asli kusurlu olup kusur oranının % 100 olduğunu, davalı ...'in ise kusurunun bulunmadığı, sürücü ... idaresindeki ... plakalı motosiklet ile ... Mah. ... içerisi ... sokağı takiben gelip bölünmüş yol konumunda bulunan ... sokak kavşağına bu yoldan gelen taşıtları dikkate almadan giriş yaparak ... istikametine geçiş yaptığı sırada motosikletinin sağ ön yan kısımları ile istikametine göre sağ tarafından bölünmüş karayolu olan ... sokağı takiben ... sokak istikametinden gelip ... sokağa girmek üzere sağa dönüşe geçen davalı sürücü ... idaresindeki ... plakalı araç ile sol ön kısımlarının çarpışması şeklinde kabulü halinde ; sürücü ...'in %75 , sürücü ...'in ise %25 oranında kusurlu olduğu" şeklinde kazanın oluş şekline göre ihtimalli değerlendirmenin yapıldığı, Adana Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2020/... soruşturma sayılı dosyasında davalı ... hakkında " olayda kusurunun bulunmadığından" bahisle 25/09/2020 tarihinde takipsizlik kararı verildiği, olaya ilişkin kaza tespit tutanağının davacının tek yönlü kara yollarında araçları ters istikamette sürmenin yasak olduğunu düzenleyen KTK'nın ilgili maddesini ihlal ettiği ve davalı ...'in kural ihlalinin bulunmadığı şeklinde düzenlendiği, davacının kaza tespit tutanağının davalının beyanı ile düzenlendiği, yanlış olduğu iddiasında bulunması üzerine mahkememizce kusur durumunu netleştirmek için mahalinde keşif yapıldığı, davacının iş yerinin kazanın meydana geldiği yerin 500 metre ilerisinde, davalının istikamet halinde bulunduğu yolun sağ tarafında olduğu, davacının beyanlarına göre kazadan hemen önce iş yerinden iftarlık almak için ayrıldığı, her ne kadar davacı tarafından iftarlık almak maksadıyla ... sokak istikametinde devam ederek kavşaktan dönüp ... sokak istikametine girdiği, oradan da ... sokakta bulunan marketten aradığını bulamayınca ... sokakta bulunan markete gitmek için bu sokaktan kaza yerine doğru harekete geçtiği ve ... sokak kavşağına giriş yaparak ... sokak istikametine doğru geçiş yapmak için harekete geçtiği sırada kazanın meydana geldiği ileri sürülmüş ise de, davacının ihtiyaçlarını almak için gideceği marketin çalıştığı iş yerinin hemen arka tarafında yer aldığı, davacının buraya gitmek için önce uzun olan istikameti kullanması, kavşaktan dönüp ilk markete uğrayıp buranın kapalı olduğunu görünce kazanın meydana geldiği yer arka tarafındaki markete gitmek için harekete geçmesinin hayatın olağan akışına ters olduğu, kazanın iftar saatine yakın bir zamanda meydana geldiği, sanayi giriş kısmının bu saat diliminde kapalı olduğu, davalının istikamet halinde olduğu yolun bu sebeple boş olduğu, davacınında bu durumu bildiği gözetilerek tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde, davacının iftar vaktine çok az bir zaman kala iftarlık almak için iş yerinden çıktığı, yetişmek için iş yerinin arka tarafında bulunan markette gitmek üzere harekete geçtiği, yolun giriş kısmının bu saatte kapalı olduğunu bildiği, trafiğin sakin olduğunu gördüğü bu bakımdan işyerinden çikarak kendisine ters güzargah olan ... sokaktan çıkarak davalının geldiği ... nolu sokağa girdiği ... nolu sokağa dönüş yaptığı sırada davalınında aynı güzargaha dönüş yapması nedeniyle kazanın meydana geldiğinin anlaşıldığı, keşif sırasında dinlenen 2 tanıktan bir tanesinin görgüye dayalı bilgisinin bulunmadığı, diğer tanık ...'ın kaza tespit tutanağında kazayı gören bilgi sahibinin bulunamadığına dair tespitin bulunuyor olması ve olayı detaylandıramaması dikkate alınarak olayı bizzat gördüğüne dair mahkememizce kanaat oluşturmadığı, kaza tespit tutanağı, savcılık dosyası da dikkate alınarak, kazanın 14/03/2022 tarihli mahkememizce alınan bilirkişi raporunun A Bendinde belirtilen şekilde meydana geldiğinin değerlendirildiği, kazanın oluşumuna davacının %100 kusurunun bulunduğu, davacı ...'in % 100 oranındaki kusuru ile sebebiyet verdiği trafik kazasında yaralandığı, gerçekleşen kazada davalı ... A.Ş.'nin ZMMS poliçesi ile sigortaladığı ... plakalı araç sürücüsü ...'in kusurunun bulunmadığı, kimsenin kendi kusuruna dayanarak hak iddia edemeyeceği anlaşılmakla anlatılan nedenlerle maddi ve manevi tazminat talepleri yönünden davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın reddine,
2-Karar ve ilam harcı olarak hesaplanan 1.379,86 TL'den peşin ödenen 69,00 TL'nin mahsubu ile kalan 1.310,86 TL harcın davacı taraftan alınarak hazineye irat kaydına,
3-Davacının yapmış olduğu yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-Maddi tazminat talebi yönünden AAÜT gereğince hesaplanan 200,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ... A.Ş.'ne ödenmesine,
5-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,
6-Arabuluculuk Bürosu tarafından T.C. Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenmesine karar verilen 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
Dair, HMK.'nun 341/1 ve 345.maddesi gereğince; kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde, aynı yasanın 343.maddesi gereğince mahkememize yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek dilekçe ile İSTİNAF YOLUNA başvurulabileceği belirtilerek davacı vekili ile davalı asilin yüzüne karşı, diğer davalının yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
Katip ...
e-imza
Hakim ...
e-imza