T.C. ADANA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
ADANA
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO: 2021/413
KARAR NO: 2022/558
HAKİM: ... ...
KATİP: ... ...
DAVACI: ... - ...
VEKİLİ: Av. ... - ...
DAVALI: 1- ... - ...
VEKİLİ: Av. ... - ...
DAVALI: 2- ... - ...
VEKİLİ: Av. ... - ...
DAVALI: 3- ... - ...
VEKİLİ: Av. ... - ...
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 01/06/2021
KARAR TARİHİ: 25/05/2022
YAZIM TARİHİ: ...
Mahkememizde görülen İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davası yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalılar arasında müvekkiline ait ... İlçesi ... Köyünde ... mevkiinde 90 dekar, mezarlık mevkiindeki 45 dekar, ince yer mevkiindeki 25 dekar, organik mevkiindeki 20 dekardaki nar meyvelerinin ve 2020 yılı ürününün alım ve satımı konusunda kabala götürü usulü ile nar alım satım sözleşmesi düzenlendiğini, sözleşme gereği müvekkilinin bahçelerindeki nar meyvelerinin toplam miktarının 452000 kg olarak belirlendiğini, kilogramınında 2,50 TL olarak değerlendirildiğini, meyvelerin tamamı için 1.130.000,00 TL 'ye anlaştıklarını, ayrıca 26,5 dekar alandaki toplam nar meyvesinin kabala götürü usulü ile 63.700,00 TL 'ye anlaştıklarını, müvekkilinin nar meyvelerinin hasatının alıcılar tarafından yapıldığını, alacıların hasatı bitirdikten sonra ödemeleri gereken toplam 1.193.700,00 TL'nin 822.942,20 TL 'sini ödediklerini, geri kalan 370.757,80 TL 'sini ödemediklerini, ödemelerin aksaması sonucu noter kanalı ile ihtar çekildiğini, çekine ihtara davalılardan ... A.Ş.'nin yapılan sözleşmenin kabala götürü usulü değil kg hesabı üzerinden yapılmış bir sözleşme olduğu yönünde itirazda bulunduğunu, Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin ...7/... esas sayılı dosyası ile sözleşmenin kabala götürü usulde yapılmış bir sözleşme olduğunun kabul edildiğini, davalılar aleyhine ödenmeyen alacağın ödenmesi için Adana 5. İcra Müdürlüğü'nün 2021/... E. Ve 2021/... esas sayılı dosyaları üzerinden takip başlatıldığını, ancak davalıların itirazı üzerine takip durduğunu beyan ederek, davalıların haksız ve hukuki dayanaktan yoksun itirazının iptali ile takibin devamına, %20' den aşağı olmamak kaydı ile icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
SAVUNMA:Davalı ...Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davacı arasında herhangi bir satış sözleşmesi akdedilmediğini, müvekkili şirketin yalnızca davacı ve diğer davalılar ile ürün alım miktar ve fiyatlandırılması başlığı altında hicaz cinsi nar ürününün hangi bölgeden, kaç kilogram alınacağı, kilogram bazında ürünün birim fiyatının ve yaklaşık olarak bedelinin belirlendiğini ve aynı zamanda ödeme vadelerinin yer aldığı bir mutabakat metni imzalandığını, müvekkili şirketin taraf olmadığı bir sözleşme hükümleri nedeni ile borçlu tutulmasının mümkün olmadığını, müvekkili şirket tarafından satın alma kapsamında satış bedelinin anlaşmaya uygun olarak ödendiğini, müvekkili şirketin herhangi bir borcunun bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... Sayılı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili kooperatifin davacı ile ürün alım satım sözleşmesi yaptığını, bu sözleşme ile davacıya ait narın alım satımı hususunda anlaştıklarını, sözleşmeye göre alım şeklinin kabala olmayıp kg götürü olduğunu, sözleşme kapsamında davacının bahçelerinden toplam 338.223 kg nar hasadı yapıldığını, yapılan hasat için davacıya toplam 822.942,11 TL ödeme yapıldığını, yapılan ödeme ile müvekkilinin herhangi bir borcunun bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... A.Ş. Vekili cevap dilekçesinde özetle; icra takibinin yetkisiz icra dairesinde başlatıldığını, müvekkili şirket ile diğer davalı ...arasındaki ticari ilişkin gereği ... A.Ş., ... 'a yaş sebze ve meyve tedarik edeceğini, ürün tür ve çeşitlerinin ise ... ve ... A.Ş. Arasında varılacak mutabakatla belirleneceğini, müvekkili şirketin üretici ile doğrudan bir bağlantısının bulunmadığını, müvekkili şirketin ... A.Ş.'nin hesaplarına mutabakat çerçevesinde ödeme yaptığını, sonrasında davalı ...Ş. Tarafından da diğer davalı 77 Sayılı ...'ne ödeme yapılacağını, kooperatifinde ürün alınan üreticinin hesabına ödeme yapacağını, müvekkili şirket tarafından ödemelerin bir kısmının ... A.Ş.namına ...'ın hesabına yapıldığını, müvekkili şirket için ürünün alımında üretici ile direk temasın söz konusu olmadığını, müvekkili şirketten alınmayan ürünlerin bedelinin ödenmesinin beklenemeyeceğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Davanın, 6102 sayılı TTK' nın 5/A maddesi gereğince; dava açılmadan önce arabulucuya başvurulması zorunlu ticari davalardan olduğu, 6325 sayılı HUAK ' nın 18/A maddesi gereğince arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın ibraz edildiği, dava şartının yerine getirildiği görülmüştür.
Adana 5. İcra Dairesinin 2021/... E. Sayılı dosyasında, alacaklı davacı, borçlu ... A.Ş. Ve ... A.Ş. hakkında 13/04/2021 tarihinde Nar Alım Satım Sözleşmesinden dolayı 370.757,80TL asıl alacak, 10.878,95 TL işlemiş faiz ile birlikte toplam 381.636,75TL üzerinden ilamsız icra takibi başlatmış, itiraz üzerine takip durmuştur.
Adana 5. İcra Dairesinin 2021/... E. Sayılı dosyasında, alacaklı davacı, borçlu ... hakkında 12/04/2021 tarihinde Nar Alım Satım Sözleşmesinden dolayı 370.757,80TL asıl alacak, 10.878,95 TL işlemiş faiz ile birlikte toplam 381.636,75TL üzerinden ilamsız icra takibi başlatmış, itiraz üzerine takip durmuştur.
Adana Vergi Dairesinin 16/06/2021 tarihli yazı cevabında; davacının .... Ltd. Şti. 'nin ortağı ve şirket müdürü olduğu yönünde bilgi verilmiştir.
Adana Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne yazılan müzekkereye verilen cevabi yazıda davacının gerçek kişi kaydının bulunmadığı, ortaklık kaydının bulunduğu, 04.03.2022 tarihli yazı cevabında davacının ... Limited Şirket ortağı olduğu bildirilmiş ve şirkete ait sicil bilgileri gönderilmiştir.
Adana Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği tarafından verilen cevabi yazıda davacının organizatörlük mesleğinde sicil kaydının olduğu bildirilmiştir.
6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4/1. maddesinde her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işlerinin ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılacağı hüküm altına alınmış, maddenin (a) bendinde bu kanunda öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ile çekişmesiz yargı işlerinin ticari dava ve çekişmesiz yargı işi sayılacağı belirtilmiştir. Bir uyuşmazlığın ticari dava niteliğinde olabilmesi için, her iki tarafın da Ticari işletmesini ilgilendirmesi yahut aynı maddenin alt bentlerinde düzenlenen istisnalardan birine dahil olması gerekmektedir.
Aksine düzenleme bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine ve tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesi tüm ticari davalara bakmakla görevlidir. (TTK'nın 5/1.)
TTK'nun 3. maddesi ise, ”Bu Kanunda düzenlenen hususlarla bir ticari işletmeyi ilgilendiren bütün işlem ve fiiller ticari işlerdendir” hükmünü içermektedir.
Ticari davalar, mutlak ticari davalar ve nispi ticari davalar olmak üzere iki gruba ayrılmaktadır.
Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın sırf dava konusunun TTK'da düzenlenmesi nedeniyle ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar TTK'nın 4/1. maddesinde bentler hâlinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra ve İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu gruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır.
Nispi ticari davalar ise, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması hâlinde ticari nitelikte sayılan davalardır. TTK'nın 4/1. maddesine göre her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. Ticari iş karinesinin düzenlendiği TTK’nın 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmez. TTK, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hâl böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava hâline getirmez.
Toplanan deliller ve dosya kapsamına göre, Davanın taraflar arasındaki satış sözleşmesinden kaynaklı alacağın tahsiline ilişkin olduğu, satış sözleşmesinin Türk Ticaret Kanununda düzenlenen sözleşmelerden olmadığı, bu hali ile mutlak ticari dava niteliğinde bulunmadığı, nispi ticari dava olabilmesi için ise uyuşmazlığın TTK'nın 4/1. Maddesi gereğince her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğması ve her iki tarafında tacir olmasının gerektiği, ancak her ne kadar Adana Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün 16/06/2021 tarihli cevabi yazısı kapsamına göre, davacının .... Ltd. Şti. 'nin ortağı ve şirket müdürü olduğu yine Adana Ticaret Sicil Müdürlüğünün 21/06/2021 ve 04.03.2022 tarihli cevabi yazılarında, davacının gerçek kişi kaydının bulunmadığı, ortaklık kaydının bulunduğu bildirilmiş ise de; davacının mahkememizin 02/03/2022 tarihli celsesinde uyuşmazlığa konu ürünleri çiftçi kayıt sistemi üzerinden sattığını, bu satışın şirket ile alakası olmadığını beyan ettiği, dosya kapsamından ve alınan tanık beyanlarından uyuşmazlığa konu satışların taraflar arasında gerçekleştiği davacının ortağı olan şirketle bağlantısının bulunmadığı, aksini gösterir iddia ve delilinde bulunmadığı, nispi ticari dava kabul edilebilmesi için davacının tacir sıfatına sahip olmasının tek başına yeterli olmadığı aynı zamanda uyuşmazlığın ticari işletme ile ilgili olmasının gerektiği anlaşılmakla somut olayda uyuşmazlığın ticari işletmeyi ilgilendirmediği, 6102 sayılı TTK'nın 4, 5 ve 11.maddesinin 2.fıkrasındaki düzenlemelere göre taraflar arasındaki uyuşmazlığın ticari dava niteliğinde olmadığı anlaşılmakla taraflar arasındaki iş bu davada Ticaret Mahkemelerinin görevli olmadığı somut davada başkaca herhangi bir özel mahkemenin de görevinin belirlenmediği, bu yönüyle görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemelerinin olduğu değerlendirilerek , 6100 sayılı HMK.nun 114/1-c maddesi delaletiyle 6100 sayılı HMK.nın 115/2 maddesi gereğince davanın mahkememizin görevsizliği nedeniyle dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilerek, görevli ve yetkili mahkemenin Adana Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğuna ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-6100 sayılı HMK.nun 114/1-c maddesi delaletiyle 6100 sayılı HMK.nın 115/2 maddesi gereğince davanın mahkememizin görevsizliği nedeniyle DAVA ŞARTI YOKLUĞUNDAN USULDEN REDDİNE,
2-6100 sayılı HMK.nın 20/1 maddesi gereğince taraflardan birinin süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde kararı veren mahkememize başvurarak, dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmesi halinde dosyanın görevli ADANA NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE,
3-6100 sayılı HMK.nın 20/1 maddesi gereğince taraflardan birinin, bu karar verildiği anda kesin ise bu tarihten, süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde kararı veren mahkememize başvurarak, dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmediği takdirde, mahkememizce DAVANIN AÇILMAMIŞ SAYILMASINA karar verileceğinin ihtarına (tebliğ ile beraber),
4-6100 sayılı HMK.nın 331/2 maddesi gereğince görevsizlik kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmesi hâlinde, yargılama giderlerinin görevli mahkemece değerlendirilmesine,
5-6100 sayılı HMK.nın 331/2 maddesi gereğince görevsizlik kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmemiş ise, talep halinde mahkememizce verilecek ek kararla dosya üzerinden bu durumun tespiti ile davacıların yargılama giderlerini ödemeye mahkûm edilmesine,
Dair, HMK.'nun 341/1 ve 345.maddesi gereğince; kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde, aynı yasanın 343. Maddesi gereğince mahkememize ya da başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek dilekçe ile İSTİNAF YOLUNA başvurulabileceği belirtilerek taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 25/05/2022
Katip ...
E-İMZA
Hakim ...
E-İMZA