T.C. ADANA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİEsas-Karar No: 2021/431 Esas - 2022/507
T.C.
ADANA
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO: 2021/431
KARAR NO: 2022/507
HAKİM: ...
KATİP: ...
DAVACI: ... LİMİTED ŞİRKETİ -
VEKİLİ: ... - ...
DAVALI: ... LİMİTED ŞİRKETİ - ...
VEKİLİ: ... - ...
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 09/06/2021
KARAR TARİHİ: 13/05/2022
YAZIM TARİHİ: ...
Mahkememizde görülen İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davası yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı arasında imzalanan danışmanlık sözleşmesine dayalı olarak müvekkili şirketin davalıya danışmanlık hizmeti verdiğini, verilen danışmanlık hizmetinden dolayı cari hesaba dayalı 23.320,00 TL asıl alacağının olduğunu, faizi ile birlikte bu alacağının müvekkiline davalı tarafından ödenmesi gerekirken ödeme yapılmadığını, bunun üzerine davalı borçlu aleyhine Adana 1.İcra Müdürlüğü'nün 2021/... esas sayılı icra dosyası üzerinden icra takibine geçildiğini, itiraz üzerine icra takibinin durduğunu belirterek itirazın iptaline, takibin devamına, davalı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin de davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMANIN ÖZETİ;Davalı vekili 05/07/2021 havale tarihli dilekçesinde; müvekkili ile davacı şirket arasında danışmanlık sözleşmesi imzalandığını ancak 2020 yılı Mart ayı ile birlikte ortaya çıkan Covid-19 pandemi nedeniyle çalışma hayatının kısıtlandığını, işyerine gidemediğini ve çalışmanın yapılmadığını, davacının müvekkiline hizmet vermediğini ancak danışman firmanın müvekkili şirkete kesmiş olduğu faturalardan dolayı borçlu bulunduklarını, pandemi kısıtlamalarının kaldırılması ile taş ocaklarında çalışmaların başladığını, davacı ile uzlaşarak fatura borçlarından dolayı uzlaştıklarını ve danışmanlık hizmetlerinin devamını niyetinde olduklarını, davacı alacaklıya 16.520,00 TL bedelli fatura borçlarının bulunduğunu, bu faturaya mahsuben 28/07/2020 tarihinde müvekkili şirketin ... Bankasındaki hesabından davacı şirketin hesabına 5.000 TL ödeme yapıldığını, kalan borçlarını ödeyeceklerini ancak mücbir sebeplerden ötürü ödeme güçlüğü çektiklerini, ödeme vadesi mutabakatı sağlanması amacıyla itiraz ettiklerini, kalan borcu vadesinde ödeyeceklerini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Dava İİK'nun 67.maddesi gereğince açılan itirazın iptali davası olup deliller bu çerçevede toplanarak değerlendirilmiştir.
Davanın, 6102 sayılı TTK' nın 5/A maddesi gereğince; dava açılmadan önce arabulucuya başvurulması zorunlu ticari davalardan olduğu, 6325 sayılı HUAK ' nın 18/A maddesi gereğince arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın ibraz edildiği, dava şartının yerine getirildiği görülmüştür.
Adana 1.İcra Müdürlüğünün 2021/... esas sayılı icra dosyasında, alacaklı davacı borçlu davalı hakkında 04/02/2021 tarihinde sözleşme ve faturalar dayanak gösterilmek sureti ile 23.320,00 TL asıl alacak, 385,26 TL faiz olmak üzere toplam 23.705,26 TL üzerinden ilamsız icra takibi başlatılmış, süresinde yapılan itiraz üzerine takip durmuştur.
Tarafların mal ve hizmet alım ve satışlarına ilişkin BA ve BS formaları getirtilmiş, ticari defter ve belgelerin incelenmesine karar verilmiştir.
Davacı şirketin ticari defter ve belgelerinin incelenmesi için görevlendirilen Mali müşavir bilirkişi ... 31/01/2022 tarihli raporunda; davacı şirkete ait yasal defterlerin VUK'un 221-222-223-224-225 sayılı maddelerinde belirlenen süre ve şekillere uygun olarak açılış tasdiklerinin yaptırıldığını, ancak TTK'nın 64.maddesine uygun olarak 2019 yılı kapanış tasdiki işleminin de yaptırılmamış olması nedeniyle 2019 yılı defterlerin sahibi lehine delil niteliği taşımadığını, 2020 yılının ise kapanış tasdikinin yaptırılmış olması nedeniyle sahibi lehine delil netiliği taşıdığını, davacı tarafından davalı şirkete hizmetin tam olarak verilip verilmediğinin tespit edilmediğini, davacı şirketin yasal defterlerinde davalı ...'e düzenlediği faturaları 120.01.10 muhtelif alıcılar nolu hesabına borç kaydedildiğinin görüldüğünü, davacı şirketin davalı şirketten takip tarihi itibari ile 23.320,00 TL alacağı olduğunu, takip ve dava konusu edilen faturaların dava dosyası kapsamında davacı tarafından davalı şirkete hizmet verildiğinin ispat edilebilmesi için Saha Denetim Raporu ve Tespit ve Öneri Defteri Tutanaklarının dava dosyasına sunulmadığından davacı tarafından davalı şirkete danışmanlık hizmetinin kesintisiz olarak verildiğinin ispatlanamadığını, davalının kabul ve ikrarı dışındaki davacı tarafından davalıdan talep edilen alacağın varlığının mevcut dosya kapsamına göre söylenmesinin mümkün olmayacağını, taraflar arasında yapılan sözleşmede fatura bedellerinin hangi tarihte ödeneceğinin kararlaştırılmadığını, davacının beyanı ve taleple bağlılık ilkesi gereği faizin 385,26 TL esas alınması gerektiğini belirtmiştir.
Davalı şirketin ticari defterlerinin incelenmesi için Osmaniye 4.Asliye Hukuk Mahkemesine yazılan talimatta görevlendirilen ve mali müşavir Sebahattin Aydoğan tarafından hazırlanan 07/04/2022 tarihli raporda; davalının defterlerinin ibraz edilmediği belirtilerek dosya kapsamındaki bilgi, belge ve kayıtlardan, Faturaların miktarının 5.000 Tl nin altında olduğu bu nedenle BA beyannamesinin bulunmadığı ancak dosya kapsamından faturaların davalı kayıtlarında bulunduğu, davacının bu faturaları vergi dairesine gelir beyan ettiğini, borçlu olan davalı şirketin kesilen bu faturaları giderlerine kayıt ederek işletmesine dahil ettiğini, hizmet veren firma işyerine yaptığı hizmetle ilgili teslim ve tesellüm belgesinin olmadığının görüldüğünü, alacaklı firmanın dava tarihine kadar faiziyle birlikte 25.270,42 TL alacağı olduğunu belirtmiştir.
Davalı kesin süre içerisinde defterlerini ibraz etmemiştir.
Bir faturayı alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde faturanın içerdiği bilgilere itiraz etme hakkına sahiptir. Aksi taktirde faturanın içeriğini kabul etmiş sayılır. ( 6102 sayılı TTK'nın m. 21/2.) Fatura öncesinde taraflar arasında borç doğurucu hukuki ilişkinin bulunması, faturanın da bu ilişki nedeniyle düzenlenmiş olması gerekir. Faturayı alan (faturayı defterlerine kaydetmemesi koşulu ile) akdi ilişkiyi inkâr ettiğinde, faturayı gönderenin önce akdi ilişkiyi kanıtlaması gerekir. Fatura, sözleşmenin kurulması safhasıyla ilgili olmayıp ifasına ilişkin olduğundan öncelikle temel bir borç ilişkisinin bulunması gerekir. 6102 sayılı TTK'nın 21. maddesinin 2 ve 3. fıkrasındaki karine aksi ispat edilebilen adi bir karinedir. 2. fıkra gereği sekiz gün içinde faturaya itiraz edilmesi durumunda fatura içeriğinin doğru olduğunu faturayı düzenleyen tacirin ispat etmesi gerekir. Faturanın ispat aracı olması, ancak niteliği gereği faturaya geçirilmesi gereken bilgiler (olağan içerik) hakkında geçerlidir. Faturaya itiraz, faturanın teslim alındığı tarihten itibaren sekiz gün içinde yapılmalıdır. İtirazın sekiz gün içinde karşı tarafa varması şart değildir. Sekiz günlük süre, hak düşürücü süre veya zamanaşımı süresi değildir. Sadece ispat yükünün yer değiştirmesi açısından önem taşır. Sekiz günlük süre içinde itiraz edildiği taktirde, fatura içeriğinin sözleşmeye uygun olduğunu ispat külfeti faturayı veren tarafa ait iken, sekiz günlük sürenin geçmesinden sonra itiraz edilmesi halinde, fatura içeriğinin sözleşmeye uygun olmadığını ispat külfeti faturayı alan tarafa ait olur. Faturayı alan her türlü delille bu külfeti yerine getirebilir.(Yargıtay 23 HD 2015/2467 E 2015/7975 K ve 27.06.2003 tarih ve 2001/1 E., 2003/1 K. İBK )
Yukarıda açıklanan tüm bu nedenlerle; Davanın, İİK.'nun 67.maddesi gereğince açılmış faturadan kaynaklı alacağın ödenmemesi nedeniyle başlatılmış icra takibine yapılan itirazın iptali davası olduğu, davacı alacaklı tarafından, davalı borçlu aleyhine Adana 1. İcra Müdürlüğü'ne ait 2021/... sayılı dosyası ile ilamsız icra takibine girişildiği, takibin dayanağının, 29/11/2019 ve 29/11/2020 tarihli sözleşme ve fatura dekontlarından kaynaklı 23.320,0 TL olduğunun belirtildiği, başlatılan söz konusu takibe davalı borçlunun borca itiraz etmesiyle durdurulmasına karar verildiği, itirazın iptali davasının 1 yıllık yasal süresi içerisinde açıldığı, taraflar arasında düzenlenmiş yazılı bir sözleşmenin bulunduğu, taraflar arasında mal alım satımından kaynaklanan ticari ilişkinin olduğu, ticari ilişkinin ve takibe dayanak faturaların bir kısmının varlığının taraflarca kabul edildiği, davalı tarafından 27.01.2020 tarihli 2.360,0 TL, 25.02.2020 tarihli 2.360,0 TL, 27.05.2020 tarihli 2.360,0 TL, 25.06.2020 tarihli 2.360,0 TL , 27.07.2020 tarihli 2.360,0 TL, 25.08.2020 tarihli 2.360,0 TL, 25.12.2019 tarihli 2.360,0 TL olmak üzere 16.520,0 TL miktardaki faturalar tutarında borcun bulunduğunun ikrar edildiği, söz konusu faturalara mahsuben 28.07.2020 tarihinde 5.000 TL ödeme yapıldığının, ödeme vadesi mutakabatı sağlanması için borca itiraz edildiğinin cevap dilekçesinde belirtildiği, işin yapıldığının ve teslim edildiğinin ispat yükünün davacıda, ödeme yapıldığına ilişkin ispat yükünün ise davalıda bulunduğu, taraflar arasındaki ticari ilişkiden kaynaklı borcun tespiti için taraf defterlerinin mali müşavir bilirkişi tarafından incelenmesi için dosyanın bilirkişiye tevdi edildiği ayrıca tarafların bağlı bulunduğu vergi dairelerinden BA-BS formlarının istenildiği, davacının defterlerinin incelenmesi sonucunda düzenlenen 31/01/2022 tarihli raporunda; davacı şirkete ait yasal defterlerin süre ve şekillere uygun olarak açılış tasdiklerinin yaptırıldığını, 2020 yılının ise kapanış tasdikinin yaptırılmış olması nedeniyle sahibi lehine delil netiliği taşıdığını, davacı şirketin yasal defterlerinde davalı ...'e düzenlediği faturaları 120.01.10 muhtelif alıcılar nolu hesabına borç kaydedildiğinin görüldüğünü, davacı şirketin davalı şirketten takip tarihi itibari ile 23.320,00 TL alacağı olduğunu, takip ve dava konusu edilen faturaların dava dosyası kapsamında davacı tarafından davalı şirkete hizmet verildiğinin ispat edilebilmesi için Saha Denetim Raporu ve Tespit ve Öneri Defteri Tutanaklarının dava dosyasına sunulması gerektiğinin davacının beyanı ve taleple bağlılık ilkesi gereği faizin 385,26 TL esas alınması gerektiğinin belirtildiği, davalının defterlerinin incelenmesi için talimat yazıldığı ancak defterlerin ibraz edilmediği dosya kapsamındaki belgeler nazara alınarak düzenlenen 07/04/2022 tarihli bilirkişi raporunda; davalının defterlerinin ibraz edilmediği belirtilerek dosya kapsamındaki bilgi, belge ve kayıtlardan, Faturaların miktarının 5.000 Tl nin altında olduğu bu nedenle BA beyannamesinin bulunmadığı ancak dosya kapsamından faturaların davalı kayıtlarında bulunduğu, davacının bu faturaları vergi dairesine gelir beyan ettiğini, borçlu olan davalı şirketin kesilen bu faturaları giderlerine kayıt ederek işletmesine dahil ettiğini, hizmet veren firma işyerine yaptığı hizmetle ilgili teslim ve tesellüm belgesinin olmadığının görüldüğü, alacaklı firmanın dava tarihine kadar faiziyle birlikte 25.270,42 TL alacaklı olduğunun belirtildiği, bilirkişi raporlarının denetime elverişli olduğu oluşa ve usule uygun olduğu gözetilerek hükme esas alındığı yukarıda açıklanan nedenlerle hizmet ilişkisinin varlığının tarafların kabulünde olduğu, davalı tarafça faturaların bir kısmının varlığının ve bu kabul edilen faturaların ödenmediğinin ikrar edildiği, takibe konu diğer faturalara ilişkin hizmetin pandemi nedeni ile verilmediğinin iddia edildiği, davacının hizmetin kesintisiz verildiğini ispatla mükellef olduğu, dosya içerisinde mevcut saha denetim ve öneri raporlarında davalının imzasının bulunduğu, hizmetin kesintisiz verildiğinin tüm bu nedenlerle kabul edildiği, davalı tarafça bu durumun aksini gösterir delilin dosyaya sunulmadığı davalının aksini iddia ettiği durumu ispat ile yükümlü olduğu, davacı defterlerinin usulüne uygun tutulduğu bu fatura bedellerinin ve iddia edilen 5.000 Tl'lik tutarın ödendiğine dair bir delilinde mevcut olmadığı anlaşılmakla taleple bağlı kalınarak davacının davalıdan 23.320,00 TL asıl alacak, 385,26 TL faiz olmak üzere 23.705,26 TL alacağının bulunduğu anlaşıldığından davanın kabulüne, alacağın faturaya dayalı likit alacak olduğu gözetilerek %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.( davacı defterlerinin 2019 tarihinde usulune uygun açılış-kapanış tasdiklerinin yapılmadığı, bu nedenle 2019 yılı defterlerinin sahibi lehine delil niteliği taşımadığı belirtilmiş ise de 2019 tarihli faturaların davalının kabulünde olduğu gözetilerek hüküm kurulmuştur.)
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın kabulüne;
Davalının Adana 1. İcra Müdürlüğünün 2021/... esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin 23.320,00 TL asıl alacak, 385,26 TL faiz olmak üzere 23.705,26 TL üzerinden devamına,
Hükmolunan alacağın %20'si oranında olan 4.741,05 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-Karar ve ilam harcı olarak hesaplanan 1.619,30 TL'den peşin ödenen 398,25 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.221,05 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
3-Davacının yapmış olduğu 1,480,90 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacının peşin olarak ödediği 398,25TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-A.A.Ü.T. Gereğince takdir edilen 5.100,00TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Arabuluculuk Bürosu tarafından T.C. Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenmesine karar verilen 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin, arabuluculuk faaliyeti sonucu anlaşma sağlanamadığı gözetilerek davalıdan tahsil edilerek hazineye irat kaydına,
Dair, HMK.'nun 341/1 ve 345.maddesi gereğince; kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde, aynı yasanın 343.maddesi gereğince mahkememize yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek dilekçe ile İSTİNAF YOLUNA başvurulabileceği belirtilerek taraf vekillerin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.13/05/2022
Katip ...
E-İMZA
Hakim ...
E-İMZA