T.C. ADANA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİEsas-Karar No: 2021/450 Esas - 2022/111
T.C.
ADANA
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO: 2021/450 Esas
KARAR NO: 2022/111
HAKİM: ...
KATİP: ...
DAVACI:... ANONİM ŞİRKETİ
VEKİLLERİ: ... - ...
DAVALI: ... - ...
DAVA: Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (İtrazın İptali)
DAVA TARİHİ: 17/06/2021
KARAR TARİHİ: 28/01/2022
YAZIM TARİHİ: ...
Mahkememizde görülmekte olan Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (İtrazın İptali) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili tarafından verilen dava dilekçesi ile; davacı banka ve dava dışı asıl borçlu ... ve müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla ... arasında 15/07/2013 tarihinde Genel Ticari Kredi Sözleşmesi imzalandığı, dava dışı asıl borçluya kredi tahsis edildiği, dava dışı asıl borçlu tarafından kullanılan kredinin vadesi gelmiş olan taksizlerinin ödenmemesi üzerine davacı banka tarafından ihtarname çekildiği, ihtarname ile de ödenmeyen borç nedeniyle Adana 13. İcra Müdürlüğünün 2016/... esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibine geçildiği, ancak davalı tarafından borca itiraz edildiği, itiraz üzerine takibin durduğu, yapılan itirazın haksız olduğu ve bu nedenle takibin 37.852,65 TL üzerinden devamına karar verilmesi talep edilmiştir.
SAVUNMANIN ÖZETİ;
Davalı asil mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle: açılan davaya itiraz ettiğini, kendisinin emekli maaşı aldığını ve bu maaştan başkaca gelirinin bulunmadığı, emekli maaşına yapılan haczin usul ve yasaya aykırı olduğu, öncelikle açılan davanın reddine karar verilmesi talep edilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Bilirkişi ... tarafından düzenlenen 25/10/2021 tarihli bilirkişi raporu ile;
Davacı Bankanın takip tarihi 05.02.2016 itibarıyla kredi borçlusu hakkında takip konusu yapabileceği alacak miktarının:
1.YASA SÖZLEŞME VE TAKİPTEKİ TALEP DOĞRULTUSUNDA ALACAK;
26.122,13 TL Asıl alacak
1.203,24 TL 11.10.2015/05.02.2016 arası İşlemiş akdi ve gecikme faizi
60,60 TL Faizin %5 BSMV olmak üzere
27.385,97 TL. olduğu,
Takip tarihinden itibaren 26.122,13 TL asıl alacağa %27,375 temerrüt faizi ve faizin %5 BSMV istenebileceği,
2. YARGITAY KARARLARINA GÖRE FAİZ VE FERİLERİN ANA PARAYA KAPİTALİZE EDİLMESİNE GÖRE ALACAK ; Yukarıda açıklandığı üzere temerrüt oluşmadan takip başlatıldığından, anılan yargıtay kararlarına göre takip tarihi itibarıyla kredi borçlusu hakkında takip ve dava konusu yapılabilecek alacak tutarının;
27.385,97 TL 05.02.2016 tarihi itibarıyla Kapital asıl alacak olduğu,
Takip tarihinden itibaren kapital alacağa %27,375 temerrüt faizi ve faizin %5 BSMV istenebileceği,
3. DAVALI KEFİLİN SORUMLULUĞU: 30.000,00 TL limitli Genel Kredi sözleşmesini imzalayan kefilin, kefalet tarihi, tutar ve limitinin bulunmamasına rağmen kefaletinin geçerli olduğunun kabulü halinde borcun tamamından sorumlu olduğu,
Kefaletin geçerli olmadığının kabulü halinde ise takip ve dava konusu borçtan sorumlu tutulamayacağı,
Hesabımız ile Banka hesabı arasındaki özellikle faiz yönünden aşırı farkın, Bankaca 2 defa yapılandırılan borçta, faiz ve feriler tahsil edilmeden veya asıl alacağa dahil edilmeden yapılandırma yapılamayacağı, faiz ve feriler tahsil edilmeden, yapılan ödemelerin ana paraya mahsup edilemeyeceği somut gerçeğine rağmen, 26.122,13 TL ana para talebinde bulunduğu alacakta, 11.03.2014 tarihine dönük olarak faiz ve ferileri tahakkuk ettirmesi, tarafımdan yapılan hesaplamada ise yapılandırmadan sonra son ödeme tarihinden itibaren faiz ve ferilerinin hesaplanıp alacağa dahil edilmesinden kaynaklandığı kanaat ve sonucunu bildirir rapor düzenlenmiştir.
Adana 13. İcra Müdürlüğünün 2016/... esas sayılı dosyasının incelenmesinde; alacaklının ..., borçluların ... ve ... olduğu, takip tarihinde toplam alacak miktarının 37.852,65 TL olduğu, davalı tarafından yapılan itiraz neticesinde takibin durduğu anlaşılmıştır.
Dava, davacının müteselsil kefil olduğu genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan ilamsız icra takibi nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir.
Türk Borçlar Kanunu'nun 583. maddesinde; "Kefalet sözleşmesi, yazılı şekilde yapılmadıkça ve kefilin sorumlu olacağı azamî miktar ile kefalet tarihi belirtilmedikçe geçerli olmaz. Kefilin, sorumlu olduğu azamî miktarı, kefalet tarihini ve müteselsil kefil olması durumunda, bu sıfatla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girdiğini kefalet sözleşmesinde kendi el yazısıyla belirtmesi şarttır" düzenlemesi bulunmaktadır. Taraflar arasında düzenlenen kredi sözleşmesinde davacı tarafından sözleşmenin müteselsil kefil sıfatıyla imzalandığı, kefilin, sorumlu olduğu azami miktarı, kefalet tarihi ve müteselsil kefil sıfatıyla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girdiğini kefalet sözleşmesinde kendi el yazısıyla belirtmediği, bu nedenle kefaletin geçerli olmadığı anlaşıldığından, davacının borçtan sorumlu tutulamayacağı dikkate alınarak davanın reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere,
Açılan davanın REDDİNE,
Karar tarihi itibariyle alınması gereken 80,70 TL maktu red karar ve ilam harcından peşin olarak alınan 457,17 TL harcın mahsubu ile fazla yatırılan 376,47 TL'nin istek halinde davacıya iadesine,
Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, Yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,
Arabuluculuk asgari ücret tarifesine göre hesaplanan 1.320,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye irad kaydına
İlişkin davacı vekilinin ve davalı asilin yüzüne karşı kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar usulen açıkça okunup anlatıldı.
Katip ...
✍e-imzalı
Hakim ...
✍e-imzalı