T.C. ADANA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİEsas-Karar No: 2021/562 Esas - 2022/318
T.C.
ADANA
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO: 2021/562 Esas
KARAR NO: 2022/318
BAŞKAN: ...
ÜYE: ...
ÜYE: ...
KATİP: ...
DAVACI : ... ANONİM ŞİRKETİ - ...
VEKİLLERİ: ... - ...
DAVALILAR : 1- ... - ...
2- ... - ...
3- ... - ...
4- .... LTD. ŞTİ - ...
VEKİLİ: ... - ...
DAVA: Bankacılık İşleminden Kaynaklı İtirazın İptali
DAVA TARİHİ: 05/08/2021
KARAR TARİHİ: 22/03/2022
YAZIM TARİHİ : ...
Mahkememizde görülmekte olan Bankacılık İşleminden Kaynaklı İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili banka ile davalı ... Ltd. Şti. arasında genel kredi sözleşmesi imzalandığını, davalılar ..., ... ve ...'in bu sözleşmelere müteselsil kefil olarak katıldıklarını, sözleşme gereğince kullandırılan kredi borçlarının ödenmemesi üzerine hesabın kat edilerek Osmaniye 3. Noterliği'nden 23/09/2019 tarihli ... yevmiye numaralı ihtarnamenin gönderilmesine rağmen borcun ödenmediğini, Adana 13. İcra Müdürlüğü'nün 2019/... esas sayılı dosyası üzerinden icra takibine geçildiğini, itiraz üzerine takibin durduğunu belirterek davalı borçluların Adana 13. İcra Müdürlüğü'nün 2019/... E. Sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptaline, takibin devamına, davalı aleyhine %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMANIN ÖZETİ; Davalılar vekili beyan dilekçesinde; Müvekkillerinin icra takibine konu herhangi bir borcunun bulunmadığını, ..., ... ve ... hakkındaki takibin kredi sözleşmesindeki kefalet hükümlerine istinaden başlatıldığını, ancak kefaletlerinin TBK.nın ilgili maddelerine göre geçersiz olduğunu, diğer davalı ... Ltd. Şti.nin kabul anlamına gelmemekle birlikte hiçbir şekilde temerrüdünün bulunmadığını, müvekkillerine usulüne uygun şekilde tebliğ edilmiş ihtarnamelerin bulunmadığını, müvekkillerinin temerrüdünün gerçekleşmediğini, talep edilen faiz oranının fahiş ve hukuka aykırı olduğunu belirterek yetki itirazının kabulü ile Osmaniye Mahkemelerinin yetkili olmasından dolayı davanın yetki yönünden reddine, davanın reddine, haksız ve kötü niyetli olarak yapılan takip nedeniyle davacı aleyhine takibe konu miktarın %20 sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatının müvekkillerine verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Dava İİK'nun 67.maddesi gereğince açılan ve genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali davası olup deliller bu çerçevede toplanarak değerlendirilmiştir.
Davanın, 7155 Sayılı yasanın 20. md. ile 6102 sy. TTK'na eklenen 5/A maddesi kapsamına girdiği ve dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmasının dava şartı olarak düzenlendiği, davacı vekili tarafından arabuluculuk son tutanağının ibraz edildiği, dava şartının yerine getirildiği görülmüştür.
Davacı banka ile davalı ... Ltd. Şti arasında 17/09/2015 tarihli 300.000,00 Tl limitli genel kredi sözleşmesi imzalanmış, daha sonra limit 1.800.000,00 TL'ye çıkarılmıştır. Diğer davalılar kredi sözleşmesini müteselsil kefil sıfatıyla imzalamış olup, kefalet limitleri 1.800.000,00TL'dir.
Davalıların kefaletleri TBK.nın 583.maddesi şekil şartlarını taşınmaktadır. TBK'nın 584/1. Maddesi gereğince; Eşlerden biri mahkemece verilmiş bir ayrılık kararı olmadıkça veya yasal olarak ayrı yaşama hakkı doğmadıkça, ancak diğerinin yazılı rızasıyla kefil olabilir; bu rızanın sözleşmenin kurulmasından önce ya da en geç kurulması anında verilmiş olması şarttır. Ancak 28/03/2013 tarihli 6455 S.K. ile eklenen 3. Fıkra ile; Ticaret siciline kayıtlı ticari işletmenin sahibi veya ticaret şirketinin ortak ya da yöneticisi tarafından işletme veya şirketle ilgili olarak verilecek kefaletler için eş rızası aranmayacağı belirtilmiştir. Davalılardan ... şirket ortağı olup, ... ve ... sözleşme tarihinde bekardır. Davalı gerçek şahısların kefaletleri geçerli olup, kendilerini bağlamaktadır.
Bu sözleşme gereğince, 20/12/2018 tarihinde ... numaralı 700.000,00 TL tutarında kredi kullandırılmıştır. Kredi borçlarının ödenmesi aksatıldığı için hesap 18/09/2019 tarihinde kat edilerek Osmaniye 3. Noterliği'nden 23/09/2019 tarihli ... yevmiye numaralı ihtarname gönderilerek borcun 3 gün içinde ödenmesi istenmiştir. Davalı asıl borçlu ... Ltd. Şti.ne gönderilen ihtarname 25/09/2019 tarihinde iade edilmiştir. Diğer davalı kefillere gönderilen tebligatlar da aynı tarihte iade edilmiştir. İİK’nın 68/b maddesindeki; ".... Sözleşmede gösterilen adresin değiştirilmesi, yurt içinde bir adresin noter aracılığıyla krediyi kullandıran tarafa bildirilmesi halinde sonuç doğurur; yeni adresin bu şekilde bildirilmemesi halinde hesap özetinin eski adrese ulaştığı tarih tebliğ tarihi sayılır." hükmü kredi borçlusu yönünden uygulanmakla beraber kefiller için uygulanamaz. TTK’nın 7/1. maddesi uyarınca kefile taahhüt veya ödemenin yapılmadığı veya yerine getirilmediği ihbar edilmeden temerrüt faizi yürütülemez. Temerrüte düşürülmeyen borçlu kefil temerrüt faizinden sorumlu tutulamaz.(Yargıtay 11. HD 2020/3334 E. 2020/4631 K. , 2020/5347 E. 2021/6932 K. , 19 HD 2017/2399 E. 2019/746 K. ) bu durumda asıl borçlunun 29/09/2019 tarihinde, diğer davalıların ise takip tarihinde temerrüde düştükleri kabul edilmiştir.
Davacı-alacaklı, Adana 13. İcra Müdürlüğü'nün 2019/... esas sayılı dosyasında, davalı-borçlular hakkında 20/12/2019 tarihinde 799.207,92TL asıl alacak, 101.067,11TL işlemiş temerrüt faizi, 5.053,36TL faizin BSMV olmak üzere toplam 905.328,39 TL üzerinden ilamsız icra takibi başlatmış, borçluların süresinde yaptığı itiraz üzerine takip durmuştur.
TTK 8/1 maddesine göre; ticari işlerde faiz oranı sözleşme ile serbestçe belirlenebilir. Aynı maddenin 3. fıkrasında ise tüketicinin korunmasına ilişkin hükümler saklı tutulmuş, başkaca bir istisna getirilmemiştir. TTK'nın 9. Meddesinde ise, ticari işlerde; kanuni, anapara ile temerrüt faizi hakkında ilgili mevzuat hükümlerinin uygulanacağı hükme bağlanmıştır. Bu hükümde, mevzuat olarak 3095 sayılı yasa hükümleri amaçlanmaktadır. 6102 sayılı TTK'nın 8. ve 9. maddeleri ticari işler bakımından özel hüküm niteliğinde olduğundan ticari işlerde bu hükümlerin uygulanması gerekir. 6098 sayılı TBK'nın 88. ve 120. maddeleri hükümleri ticari işlerde uygulanamaz. (Yargıtay 19. HD 2019/1730 E. 2019/4833 K. , 11. HD 2020/3350 E. 2020/5575 K.) Kredi sözleşmesinin 10.5 maddesinde; ... Bankanın BHC şeklinde çalıştırılan kredilere uygulanan en yüksek cari faiz oranının 2 katı oranında temerrüt faizi uygulanacağı belirtilmiştir. Bu oran kayıtlarda %48 olarak tespit edilmiştir.
Alacağın kat tarihi itibariyle kayıtlardan tespit edilmesi, temerrüt tarihine kadar işleyen akdi faiz ile BSMV nin ana paraya ilave edilerek kapitalize edilmesi ve bu şekilde oluşan ana paraya takip tarihine kadar temerrüt faizi uygulanması gerekmektedir.(Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2017/19-822 esas 2018/1754 karar , 19 HD. 2016/5391 esas 2017/2354 karar sayılı kararları ) takip talebinde takibe kadar akdi faiz istendiği belirtilmiştir.
TBK’nun 589. maddesine göre; kefil, kefalet sözleşmesinde belirtilen azami miktara kadar sorumlu olup, sözleşmede gösterilen azami kefalet limiti aşılmamak üzere asıl borç ile asıl borçlunun kusur ve temerrütünden sorumludur. Kefil ayrıca kendi temerrütünün sonuçlarından da sorumludur. Ancak 6102 sayılı TTK’nun 7. maddesinin 1. fıkrasının 2. cümlesinde: “Ancak, kefil ve kefillere, tahahhüt veya ödemenin yapılmadığı veya yerine getirilmediği ihbar edilmeden temerrüt faizi yürütülemez.” hükmüne yer verilmiştir.
Mahkememizce görevlendirilen bankacı bilirkişi ...'in ibraz ettiği raporda özetle; kefiller ..., ... ve ...'in takip tarihinde , asıl borçlunun ise 29/09/2019 tarihinde temerrüde düştüğü kabul edilerek 29/09/2019 tarihine kadar akdi faiz işletilerek BSMV ile beraber anaparaya ilave edilmiş, toplanan miktar üzerinden takip tarihine kadar yeniden akdi faiz hesaplanmıştır. Bu hesaplama kefiller yönünden doğrudur. Ancak asıl borçlu 29/09/2019 tarihinde temerrüde düştüğü için onun yönünden temerrüt tarihinden sonra temerrüt faizi işletilmesi gerekmektedir. Ne var ki rapora davacı tarafından itiraz edilmemiş ve hükme esas alınması istenmiştir. Raporda, takip tarihi itibariyle 799.390,55 TL asıl alacak, 54.625,02 TL işlemiş faiz, 2.731,25 TL BSMV olmak üzere 856.746,82 TL borç hesaplanmıştır. Taleple bağlı kalındığında 799.207,92 TL asıl alacak, 54.625,02 TL işlemiş faiz, 2.731,25 TL BSMV olmak üzere toplam 856.564,19 TLnin hükme esas alınması gerektiği belirtilmiştir. Bu rapor, toplanan delillere ve dosya kapsamına göre hükme esas alınmıştır.
Yukarıda belirtilen tüm bu nedenlerle; davacı ile davalılardan ... Ltd. Şti arasında imzalanan ve diğer davalıların kefil olarak katıldığı genel kredi sözleşmesi gereğince kullandırılan kredinin ödenmediği, hesabın kat edilerek davalılara gönderilen ihtarnamenin sonuçsuz kalması üzerine icra takibi başlatıldığı, itiraz üzerine takibin durduğu, kefaletlerin TBK.'nın 583 ve 584.maddeleri gereğince geçerli olduğu, hükme esas alınan bilirkişi raporuna göre davalıların 799.207,92 TL asıl alacak, 54.625,02 TL işlemiş faiz, 2.731,25 TL BSMV olmak üzere toplam 856.564,19 TL den sorumlu tutulması gerektiği anlaşıldığından, davanın bu miktar üzerinden kısmen kabulüne, kredi alacaklarının kabul edilen kısmının likit ve bu kısma yönelik itirazın haksız olduğu gözetilerek %20 oranında inkar tazminatına karar vermek gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1- Davanın kısmen kabulüne,
Davalıların, Adana 13. İcra Dairesi'nin 2019/... E. sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın, 799.207,92 TL asıl alacak, 54.625,02 TL işlemiş faiz, 2.731,25 TL BSMV olmak üzere toplam 856.564,19 TL üzerinden iptali ile takibin bu miktar üzerinden devamına. Asıl alacağa takip tarihinden itibaren %48 oranında temerrüt faizi ve faiz alacakları üzerinden %5 oranında BSMV uygulanmasına,
Hüküm altına alınan alacağın %20 si oranında olmak üzere 171.312,83 TL inkar tazminatının davalılardan alınarak davacıya ödenmesine,
2-Alınması gereken 58.511,89-TL karar harcından, peşin alınan 10.934,11-TL harcın mahsubu ile bakiye 47.577,78-TL harcın davalılardan tahsili ile Hazineye irad kaydına,
Davacı tarafından peşin ödenen 10.934,11 TL harcın davalılardan alınarak davacıya ödenmesine,
3-Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden, kararın verildiği tarihte yürürlükte olan AAÜT'ne göre davanın kabul edilen kısmı üzerinden hesaplanan 59.878,21 TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya ödenmesine, davanın reddedilen kısmı üzerinden hesaplanan 7.139,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara ödenmesine,
4-Davacı tarafından yapılan toplam 1.423,50-TL yargılama giderinden davanın kabul edilen kısmı üzerinden hesaplanan 1.347,00 TLnin davalılardan alınarak davacıya ödenmesine, kalan masrafın davacı üzerinde bırakılmasına,
5-T.C. Adalet Bakanlığı Bütçesinden ödenmesine karar verilen 1.320,00 TL Arabuluculuk Ücretinin 6325 sayılı HUAK ' nın 18/A ve HUAK Yönetmeliğinin 25-26. Maddeleri gereğince, 6183 sayılı kanuna göre davalılardan tahsil edilerek hazineye irat kaydına,
6-Hüküm kesinleştiğinde kullanılmayan gider avansının ilgilisine iadesine,Dair, HMK.'nun 341/1 ve 345.maddesi gereğince; kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde, aynı yasanın 343.maddesi gereğince mahkememize yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek dilekçe ile İSTİNAF YOLUNA başvurulabileceği belirtilerek davacı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 22/03/2022
Başkan ...
E-imza
Üye ...
E-imza
Üye ...
E-imza
Katip ...
E-imza