T.C. ADANA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
ADANA
ASLİYE TİCARET 2. MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO: 2021/837 Esas
KARAR NO: 2022/172
HAKİM: ... ...
KATİP: ... ...
DAVACILAR : 1- ... - ... ...
2- ... - ... ...
3- ... - ... ...
VEKİLLERİ: Av. ... - ...
Av. ... - ...
DAVALI : ... - ...
VEKİLLERİ: Av. ... -
Av. ... - ...
DAVA: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ: 12.02.2016
KARAR TARİHİ: 09.02.2022
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : ...
Davacı tarafından açılan davanın yapılan açık yargılaması sonunda;
DAVANIN ÖZETİ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 29.11.2006 günü saat 18.15 sıralarında ... ili, ... ilçesinde dava dışı sürücü ... yönetimindeki ... plakalı aracın dava dışı sürücü ... idaresindeki ... plakalı araç ile çarpışması neticesinde ölümlü trafik kazasının meydana geldiğini, söz konusu kazada müvekkillerinin murisi ...'nin vefat ettiğini, kaza tespit tutanağı ve Nevşehir Ağır Ceza Mahkemesinin 2007/... Esas sayılı dosyasına sunulan 18.04.2007 tarihli ATK raporuna göre ... plakalı dava dışı sürücü ölen ...'nin asli kusurlu olduğunu, ...'nin ölümüyle eşi ... ve çocukları ... ve ...'nin destekten yoksun kaldıklarını beyanla davanın kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
ISLAH
Davacı vekili 24.12.2019 tarihli ıslah dilekçesi ile taleplerini 41.660,80-TL daha arttırırak toplam 42.660,80-TL olarak belirlemişlerdir.
SAVUNMANIN ÖZETİ
Davalı vekili mahkememize sunmuş olduğu dilekçesinde, davacıların Adana 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2008/... Esas 2009/... Karar sayılı dosyası ile müvekkili şirkete dava açtıklarını ancak söz konusu davanın 07.08.2009 tarihinde HMK'nun 409/5 maddesi gereğince açılmamış sayılmasına karar verilip kesinleştiğini, davacıların bu karar üzerinden yaklaşık 7 yıl sonra müvekkili şirkete dava açtıklarını, 2 yıllık zamanaşımı süresi geçtikten sonra söz konusu davanın açıldığını, müvekkili şirkekin merkezinin Ümraniye/İstanbul olduğundan davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, müvekkili şirketin poliçe limitiyle sınırlı olduğunu beyanla haksız ve yersiz açılan davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminatı talebine ilişkindir.
Kazaya karışan aracın tescil kayıtları, sigorta poliçesi ve hasar dosyası, kaza nedeniyle başlatılan soruşturmaya ilişkin dosya ve Nevşehir Ağır Ceza Mahkemesinin 2007/... esas sayılı dosyası getirtilmiş, davacının ekonomik ve sosyal durumları araştırılmıştır.
SGK tarafından davacıya rücuya tabi bir ödeme yapılmadığı bildirilmiştir.
Mahkememizce verilen 30/01/2020 tarih ve 2016/... Esas 2020/... sayılı kararı Adana Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk 3. Dairesi'nin 12.10.2021 tarih ve 2020/... Esas 2021/... Karar sayılı ilamıyla, davacı ... yönünden istinaf başvurusunun verilen kararın kesin olması sebebiyle usulden reddi ile aktüer bilirkişi raporunun davalı vekiline tebliğ edilmediğine ilişkin itiraz yerinde görülerek kararın kaldırılarak, dava mahkememizin yukarıdaki esasına kaydının yapıldığı görüldü.
Mahkememizce tayin edilen bilirkişi ... 30.06.2016 tarihli raporunda; sürücü ...'nin 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunun 67/A md ve karayolları trafik yönetmeliğinin 137-A md. Belirtilen sağa veya sola dönerken karayolunu kullananlar için tehlike doğrabilecek ve bunların hareketlerini zorlaştıracak şekilde davranmaları yasaktır kuralını ihlal ettiğinden %75 oranında kusurlu olduğu, ... Petrol işleteni ...'nun ise 2918 sayılı Karayolları Trafik kanunun 14/A md. Belirtilen karayolu yapısı üzerine trafiği güçleştirecek tahlikeye sokacak ve engel yaratacak hareketlerde bulunmak yasaktır kuralını ihlal ettiğinden %25 oranında kusurlu olduğu, sürücü ...'un ise kazaya etken kural ihlalinin olmadığı yönünde görüş bildirmiştir.
Mahkememizce tayin edilen kusur bilirkişi ...'ın 12.12.2018 tarihli raporunda; ... plakalı otomobil sürücüsü ...'nin %100 asli ve tam kusurlu, ... plakalı otobüs sürücüsü ...'un kazaya etken kural ihlallerinin olmadığı yönünde görüş bildirmiştir.
Mahkememizce kusur raporları arasındaki çelişki nedeniyle talimat yoluyla Ankara 4. ATM'nin 2019/... Talimat yolu ile karayolları trafik fen heyetinden alınan 04.03.2019 tarihli raporda; müteveffa sürücü ...'nin meydana gelen olayda %75 oranında kusurlu, dava dışı ...'nun olayda %25 oranında kusurlu, dava dışı sürücü ...'un olayda kusursuz olduğu yönünde görüş bildirmişlerdir.
Mahkememizce tayin edilen bilirkişi ... 12.11.2019 tarihli raporunda; olayın meydana geliş şekli, müteveffanın yaşı, gelir durumu ve kazadaki kusur oranı tüm belgeler birlikte değerlendirildiğinde, davanın kabulüne karar verilmesi durumunda, davacılar için takdir edilebilecek tazminat tutarlarının; ... için 3.555,18-TL, ... için 7.019,72-TL, ... için 32.085,90-TL olmak üzere toplam tazminatın 42.660,80-TL olarak hesaplandığı, 29.11.2006 kaza tarihi itibariyle poliçe limitinin 57.500,00-TL olup, tavan tazminat tutarının poliçe limitini aştığı, davalı ... şirketinin sorumluluğunun poliçe limiti ile sınırlı olduğu, davalı ... (...) sigorta şirketinin 21.03.2016 tarihli yazısında, dava konusu olay nedeniyle ödeme yapıldığı, aktüer raporu ve fotoğraflara ilişkin belge bulunmadığı bildirilmekle, ödeme durumunun sabit olmadığı, eğer ödeme var ise hangi hak sahibi için ne miktarda ödeme yapıldığının ispatlanması durumunda ibra açısından denetim sağlanabileceği, mevcut şartlarda ödemenin usulüne uygun ispat edilemediği, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunun 99/1 maddeleri ile Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartlarının B-2 maddelerinde sigortacının zarar giderim yükümlülüğü, zararın ihbarı ve gerekli belgelerin sigortacıya bildirdiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde zorunlu mali sorumluluk sigortasının poliçe limiti dahilinde tazminatı ödemekle yükümlü olup bu sürenin sonunda ödeme yapıldığı takdirde temerrüt gerçekleşeceği ön görülmekle, dava konusu olayda, sigorta şirketine başvuru yapıldığına dair belge bulunmadığı, davanın 12.02.2016 tarihinde açıldığı, ... plakalı aracın hususi kullanıma mahsus olduğunun belirtildiği yönünde görüş bildirmiştir.
6098 Sayılı TBK'nun 53-3 maddesi gereğince; ölenin desteğinden yoksun kalan kişilerin bu sebeple uğradıkları kayıplar ölüm halinde talep edilebilecek zararlar arasında sayılmıştır.
2918 Sayılı KTK'nun 85-1 maddesinde, işletenin kusursuz sorumluluğu düzenlenmiş, 91.1 maddesinde; "İşletenlerin, bu Kanunun 85 inci maddesinin birinci fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur." hükmü getirilmiştir. Devam eden maddelerde ise zorunlu trafik sigortasının kapsamı düzenlenmiştir.
ZMSS, motorlu bir aracınişletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitlerle sigortalamaktadır.
Destek kavramının, gerçekleşmiş veya gerçekleşmesi umulan bir bakım ilişkisini ifade ettiği, eylemli ve düzenli olarak bir kimsenin geçimini kısmen veya tamamen sağlayacak biçimde ona yardım eden veya olayların olağan akışına göre eğer ölüm gerçekleşmeseydi az veya çok yakın bir gelecekte de bu yardımı sağlayacak olan kimsenin destek sayılacağı, bir başka kişiye fiilen bakan, onu geçindiren veya ileride bakma, geçindirme ihtimali bulunan kişinin destek sayılacağı, destek kavramının sadece mali olarak yardımı ifade etmeyip bakım ve hizmet etmek suretiyle sağlanacak katkıyı da kapsadığı açıktır.
Bölge Adliye Mahkemesi tarafından mahkememiz kararının kaldırılması gerekçesi yapılan aktüer bilirkişi raporunun davalı ... şirketine tebliğ edilmediği hususu yerine getirilmiş davalı ... şirketine rapor tebliğ edilmiş ve davalı ... şirketi tarafından rapora itiraz edildiği görülmüştür.
Yukarıda açıklanan tüm bu nedenlerle; davacılardan ...'nin müteveffa ...'nin eşi, ... ile ...'nin müteveffanın çocukları olduğu, 29.11.2006 tarihinde dava dışı sürücü ...'un sevk ve idaresindeki ... plakalı otobüs ile dava dışı sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın çarpıştığı, sürücü ...'nin kaza nedeni ile vefat ettiği, mahkememizce alınan ilk kusur raporunda ... plakalı araç sürücüsü ...'nin %75, ... plakalı otobüs sürücüsü ...'un kazaya etken ihlal kuralının bulunmadığı, alınan ikinci kusur raporunda müteveffa sürücü ...'nin %100 kusurlu olduğu, raporlar arasındaki çelişki nedeniyle Karayolları Fen Heyetinden kusura ilişkin rapor alındığı, buna göre müteveffa sürücü ...'nin %75, dava dışı ...'nun %25, dava dışı sürücü ...'un kusursuz olduğu yönünde rapor sunulduğu, aktüerya bilirkişisi tarafından yapılan hesaplamada PMF tablosuna göre hesaplama yapıldığı, davacı eş ...'nin 18 yaşından küçük 8 çocuğunun bulunması nedeni ile yeniden evlenme tenzilatı yapılmadığı, davacı ve dava dışı mirasçıların bulunduğu bilirkişi tarafından destek pay oranlarının ayrı ayrı gösterildiği, toplam tazminat tutarının poliçe limitini aşması nedeni ile garame yapılarak tazminat hesaplandığı, buna göre davacı ..., ... ve ...'nin destekten yoksun kalma tazminat taleplerinin yerinde olduğu, her ne kadar kaza 29.11.2006 tarihinde meydana gelmiş ve davalı ... Sigorta (eski unvanı ... Sigorta) tarafından zamanaşımı def'i ileri sürülmüş ise de, meydana gelen kazada davacılar murisinin öldüğü, 5237 sayılı TCK'nin 66/1-d maddesi gereğince 5 yıldan fazla ve 20 yıldan az hapis cezasını gerektiren suçlardan dava zamanaşımının 15 yıl olduğu, davacının davasını 12.02.2016 tarihinde 15 yıllık zamanaşımı süresi içerisinde açtığı, davalı ... şirketinin zamanaşımı def'inin yerinde olmadığı, davalı tarafından yetki itirazının 08.11.2016 tarihli duruşma 6 nolu ara kararı gereğince sigorta şirketinin Adana bölge müdürlüğünün şube şeklinde tescili nedeniyle reddine karar verildiği, mahkememizin yetkili olduğu, davalı ... şirketi tarafından düzenlenen poliçenin 17.02.2006-2007 dönemini kapsadığı, ... plaka sayılı aracın hususi kullanıma özgülendiği, davacılar tarafından sigorta şirketine dava tarihinden önce müracaat edilerek sigorta şirketinin temerrüte düşürüldüğünün ispat edilemediği, sürücünün ölümü nedeniyle onun desteğinden mahrum kalanların işletenden ve onun sigortacısından destek tazminatı talebinde bulunabileceğinin ilke olarak kabul edildiği, ölen sürücünün desteğinden yoksun kalanların uğradıkları zararın ölen sürücünün değil destekten yoksun kalanların diğer bir ifadeyle işletene göre üçüncü kişi durumunda olanların üzerindeki yansıma yoluyla meydana gelen zarar olduğu, destekten yoksun kalanların bu zararın tazmini için zarar sorumlularından talepte bulunabileceği yansıma yoluyla zarar görmüş olan destek tazminatı talep edenlerin kendisine destek sağlayan kişilerin sahip olduğu haktan fazlasına sahip olmalarının hukuken mümkün olmayacağı, sürücünün ve dolayısıyla destek tazminatı talebinde bulunanların desteğin kusurlarından etkileneceği, TBK'nun 52/1 maddesi gereğince müteveffa sürücünün kusuru oranında indirim yapılması gerektiği, böylece trafik kazası onucu ölenin desteğinden yoksun kalanların zorunlu mali sorumluluk sigortacısına yöneltebilecekleri yansıma yoluyla oluşan zararı işletene karşı da ileri sürebilecekleri anlaşılmakla desteğin kazada %75 oranında kusuru bulunduğu ve hesap bilirkişisi tarafından bu kusur oranı dikkate alınarak tazminat hesabı yapıldığı, davalı tarafından yapıldığı iddia edilen ödemenin belgelendirilmediği, mahkememizce daha önce 30.01.2020 tarihinde verilen kararın davalı ... şirketi tarafından istinaf edildiği, davalı ... şirketinin davacılardan ... yönünden verilen kararı ... yönünden verilen kararın kesinlik sınırı altına kalması nedeniyle istinaf başvurusunun usulden reddine karar verildiği, diğer davacılar yönünden mahkememizce verilen karar aleyhine istinaf yoluna gidilmediği, bu durumun davalı lehine usulî müktesep hak oluşturduğu, davalı ... şirket tarafından aktüer bilirkişi raporuna yapmış olduğu itirazın, hesap bilirkişi raporunda PMF tablosundan yararlanarak prograsif rant yöntemine göre hesaplama yaptığı, yapılan bu hesaplamanın yerinde olduğu görülmekle davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2017-17/1315 Esas, 2017/1239 Karar ve Adana BAM 3. Hukuk Dairesi 2018/990E.-2018/1160 K.).
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Davanın kabulü ile;
1-) Davacı ... yönünden 3.555,18-TL destek tazminatının dava tarihi olan 12.02.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
2-) Davacı ... için 7.019,72-TL destek tazminatının dava tarihi olan 12.02.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
3-) Davacı ... için 32.085,90-TL destek tazminatının dava tarihi olan 12.02.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
4-) Mahkememize ait 2016/... esas ve 2020/... karar sayılı ilamı ile daha önce karar verildiğinden yeniden karar ve ilam harcı hesaplanmasına yer olmadığına,
5-) Mahkememize ait 2016/... esas ve 2020/... karar sayılı ilamı ile davacılar lehine vekalet ücretine takdir edildiğinden yeniden vekalet ücreti takdir edilmesine yer olmadığına,
6-) Davacının 2021/837 esas sayılı dosyası üzerinden yapmış olduğu 135,50-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacılara ödenmesine,
7-) Fazla yatan avans var ise Adalet Bakanlığı HMK Gider Avansı Tarifesi'nin 5. maddesine göre, karar kesinleştikten sonra talep sahibine elektronik ortamda hesap numarası var ise bu numara üzerinden, yok ise PTT aracılığı ile adreste ödemeli gönderilmesine, (gönderme masrafının avanstan karşılanmasına ),
Dair, davacı vekili ve davalı ... şirketinin yüzüne karşı, diğer tarafın yokluğunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka bir yer mahkemesine verilecek dilekçe veya zabıt katibine yapılacak beyanla Adana İstinaf Mahkemesi’nin ilgili dairesine gönderilmek üzere Mahkememize yapılacak olan istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 09.02.2022
Katip ...
e- imzalıdır
Hakim ...
e- imzalıdır