T.C. ADANA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİEsas-Karar No: 2021/84 Esas - 2022/542
T.C.
ADANA
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO: 2021/84 Esas
KARAR NO: 2022/542
HAKİM: ...
KATİP: ...
DAVACI: ... - ...
VEKİLİ: ... - ...
DAVALI: 1- ... - ...
VEKİLİ: ... - ...
DAVALI: 2- ... ANONİM ŞİRKETİ - ...
VEKİLİ: ... - ...
DAVA: Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı)
DAVA TARİHİ: 27/01/2021
KARAR TARİHİ: 20/05/2022
YAZIM TARİHİ: ...
Mahkememizde görülmekte olan Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili tarafından verilen dava dilekçesi ile; Davacının, 11.11.2018 günü Davalılardan ... A.Ş ye trafik sigortalı ... plakalı aracın karıştığı tek taraflı kazada yaralandığı ve sakat kaldığı, davacının kazanın ardından ... Üniversitesi Adana Dr.... uygulama ve araştırma Merkezine kaldırıldığı, söz konusu hastanede ve ayrıca ... Tıp Merkezinde fizik tedavi rehabilitasyon tedavisi için 19.326 TL civarında tedavi masrafı ödediği, tedavi masraflarının ödenmesi için Davalı Sigorta şirketine 07.01.2019,24.01.2019 ve 22.11.2019 tarihlerinde başvuru yapıldığı ancak Davalı sigorta ödeme yapmadığı, ayrıca 2918 S.K 98.maddesi gereğince Davalı ...’ya da 02.01.2019 da müracaat edildiği, Davalı ... 31.01.2019 tarihli cevabi yazıyla kendilerinin ödeme yapmayacakları cevabı verdiği, hasılı kazada hiçbir kusuru olmayan mağdur davacı aracın Trafik sigortası olmasına rağmen tedavi masraflarını her iki davalı da ödemediği. Oysa KTK gereği bu zararın bu kurumlarca ödenmesi gerektiği bu nedenle şimdilik 100,00 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesi talep edilmiştir.
SAVUNMANIN ÖZETİ;
Davalı ... vekili mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle: davanın görevsiz mahkemede açıldığı, dava açılmadan başvuru şartının yerine getirilmediği, tedavi giderlerin sorumlu olanın davalı sigorta şirketi olduğu bu nedenle açılan davanın reddine karar verilmesi talep edilmiştir.
Davalı ... vekili tarafından sunulan cevap dilekçesi ile; davanın görevsiz mahkemede açıldığı, davacı tarafından davalı sigorta şirketi ibra edilmiş olup, davacının taleplerinin karşılandığı, davacının talebine konu tedavi giderinin sigorta poliçesi teminatı dışında olduğu, Sigortalı araç sürücüsünün tam kusurlu olduğu yönündeki iddiaları kabul etmediklerini bu nedenle açılan davanın reddine karar verilmesi talep edilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Bilirkişi ... tarafından düzenlenen 11/10/2021 tarihli bilirkişi raporu ile; meydana gelen kazanın oluşumunda ... Plakalı Otomobil Sürücüsü ...'ın %100 (yüzde yüz) oranında asli kusurlu olduğu kanaatini bildirir rapor düzenlenmiştir.
Bilirkişi UZM. DR. ... tarafından düzenlenen bilirkişi raporu ile; Hasta ...’in 11.11.2018 tarihinde araçiçi trafik kazası geçirdiği ve özel bir vakıf üniversitesi hastanesi acil servisine 112 tarafından getirildiği anlaşılmaktadır. Hastanın hastanede yapılan tetkiklerinde multipl kırıkları ve pnömotoraksının olduğu saptanmış, hastanın stabilizasyonu için anestezi ve reanimasyon yoğun bakımına alınmıştır. Hastanın acil operasyon gerektiren ve hayatı tehdit eden kırıklara bağlı damar ve sinir yaralanmalarının olmaması nedeniyle 13.11.2018 tarihinde elektif operasyon için servise deviredilmiştir.
Hastanın yoğun bakım ünitesinden servise çıkışı itibariyle acil durumu sona ermiştir. Hasta ve yakını bu aşamadan itibaren istedikleri takdirde ek ücret beyanını imzalamadan ortopedi doktoru ile iletişime geçip farklı bir hastaneye operasyon için sevk isteyebilirlerdi. Serviste yatarken hastanın operasyonları acil yatışının 5. gününden sonra yapılmıştır.
Sağlık Bakanlığı Hasta Hakları Yönetmeliğinde Madde 8- Hasta; tabi olduğu mevzuatın öngördüğü usül ve şartlara uyulmak kaydı ile, sağlık kurum ve kuruluşunu seçme ve seçtiği sağlık kuruluşunda verilen sağlık hizmetinden faydalanma hakkına sahiptir.
Dosyamızda hasta ...’ın 13.11.2018 tarihinde acil durumunun sona erdiği ve hasta isterse bu tarihten itibaren başka hastaneye sevk isteyebileceği ama hastanın isteği ile hastanede tedaviye devam ettiği kanaatini bildirir rapor düzenlenmiştir.
Bilirkişi ... tarafından düzenlenen bilirkişi raporu ile;
01/04/1960 doğum “...” T.C. Kimlik numaralı ...'ın 11/11/2018 tarihinde geçirdiği trafik kazası ile sağ nazal, orbitel maksilla fraktür,sağ akciğer kontüzyonu, minimal pnömotoraks, sağ multipl kot fraktürü, sağ humerus, ulna, tüibia-fibula fraktürleri arasında illiyet bağı kurulduğunu,
25.02.2011 tarihli ve 27857 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6111 sayılı Bazı Alacakların ve Diğer Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun 59'uncu maddesi ile 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununu yeniden düzenlenen 98'inci maddesinde; “Trafik kazaları sebebiyle üniversitelere bağlı hastanelere bağlı hastaneler ve diğer bütün resmi ve özel sağlık kurum ve kuruluşlarının sundukları sağlık hizmet bedelleri, kazazedenin sosyal güvencesi olup olmadığına bakılmaksızın karşılanır. (Ek cümle: 4/4/2015-6645/60 md.) Ancak, ..., bu kapsama girenler yönünden genel sağlık sigortalısı sayılanlar için belirlenen sağlık hizmetlerine ilave sağlık hizmetlerini belirler, Protez ve örtezler için farklı birim fiyatı tespit eder. Bu sağlık hizmetleri sağlık uygulama tebliğindeki istisnai sağlık hizmetleri dâhil edilmez, ” şeklinde belirtilmiş olduğu,
Sağlık Uygulama Tebliği'nin 1.9.3-İlave Ücret Alınmayacak Sağlık Hizmetleri başlıklı maddesinde; Hiçbir ilave ücret alınmayacak sağlık hizmetleri için “Acil servislerde verilen ve SUT eki EK-2/B Listesinde yer alan 520.021 kod numaralı “Yeşil alan muayenesi” adı altında Kuruma fatura edilebilen sağlık hizmetleri hariç olmak üzere, acil haller nedeniyle sunulan sağlık hizmetleri ... Yoğun Bakım Hizmetleri..” olarak belirtildiği görüldüğü ve ... Adana ... İl Müdüîlüğü’nün 31/01/2019 tarih ve ... sayılı evrakında, “hastaya acil serviste sunulan sağlık hizmetlerinin 353,18 TL, yoğun bakım Ünitesinde sunuları sağlık hizmetlerinin 1.948,05TL ve Ortopedi ve Travmatoloji branşında sunulan sağlık hizmetlerinin 21.751,29 TL olarak kurumlarına fatura edildiği (taraflarına trafik kazası nedeni ile sunulan tüm sağlık hizmetlerinin finansmanının Kurumlarınca karşılandığı), mevzuata göre ilave ücret alınmayacak kişiler kapsamında olunmadığı, faraflarına acil servis ve yoğun bakım servisinde sunulan sağlık hizmetlerinin ilave ücret alınmayacak sağlık hizmetleri kapsamında olduğu ve mevzuat gereği ilgili merkezce taraflarından, acil servis ve yoğun bakım ünitesinde sunulan sağlık hizmetleri için ilave ücret talep/tahsil edilmediği/edilemeyeceği” belirtildiğinden ... tarafından yapılan ödemelerin ilave ücret kapsamında değerlendirilmesinin uygun olduğunu,
01/04/1960 doğum “...” T.C. Kimlik numaralı ...'ın yaptığı ödemelerin 2918 sayılı Karayolları Trafik Kamnunu'nun 98.maddesi kapsamında olmadığı ancak 11/11/2018 tarihinde meydana gelen trafik kazası sonucunda meydana gelen yaralanmalara bağlı tedavi giderleri olduğunu, ilgili tedavi giderlerinin (Dosya kapsamında mevcut faturalar değerlendirildiğinde) 19,326,00TL olduğu kanaatini bildirir rapor düzenlenmiştir.
Bilirkişi ... tarafından düzenlenen bilirkişi ek raporu ile;
1) 01/04/1960 doğum “...” T.C. Kimlik numaralı ...'ın 11/11/2018 tarihinde geçirdiği trafik kazası ile sağ nazal, orbital maksilla fraktür,sağ akciğer kontüzyonu, minimal pnömotoraks, sağ multipl kot fraktürü, sağ humerus, ulna, tibia-fibula fraktürleri arasında illiyet bağı kurulduğu,
2) Dosya kapsamı içerisinde bulunan; “Tedavi olmak üzere kurumlu olarak geldiğim hastanenizde yapılacak muayene/tahlil/tetkik/tedavi/ameliyat/girişim ve her türlü işlem karşılığı 5510 sayılı Genel Sağlık Sigortası Kanunu'na göre belirlenen orandaki ilave ücretler ile oluşabilecek özel malzeme (Kurum tarafından karşılanmayan) ücretini ödemeyi kabul ve taahhüt eder, ihtilaf vukuunda Adana Mahkemeleri ve İcra Dairelerinin yetkili olduğunu kabul ederiz.” şeklinde yazılı olan Taahütname (... Üniversitesi Adana .... Uygulama ve Araştırma Merkezi'nin 11.11.2018 tarihli, ... hasta numara ve ... isimli barkodun bulunduğu, ... imzalı “TAAHÜTNAME” başlıklı evrak) evrakının imzalanmış olduğunun görüldüğü üzere, hasta ve hasta yakınlarının ilave ücret konusunda bilgilendirilmiş olduklarının anlaşıldığını,
3) ... Adana ... İl Müdürlüğü'nün 31/01/2019 tarih ve ... sayılı evrakında, “hastaya acil serviste sunulan sağlık hizmetlerinin 353,18TL, yoğun bakım ünitesinde sunulan sağlık hizmetlerinin 1.948,05TL ve Ortopedi ve Travmatoloji branşında sunulan sağlık hizmetlerinin 21.751,29TL olarak kurumlarına fatura edildiği (taraflarına trafik kazası nedeni ile sunulan tüm sağlık hizmetlerinin finansmanının Kurumlarınca karşılandığı), mevzuata göre ilave ücret alınmayacak kişiler kapsamında olunmadığı, taraflarına acil servis ve yoğun bakım servisinde sunulan sağlık hizmetlerinin ilave ücret alınmayacak sağlık hizmetleri kapsamında olduğu ve mevzuat gereği ilgili merkezce taraflarından, acil servis ve yoğun bakım ünitesinde sunulan sağlık hizmetleri için ilave ücret talep/tahsil edilmediği/edilemeyeceği” şeklinde belirtildiği,
4) Sunulan (Adana ... İl Müdürlüğü, Adana Sağlık ... Merkezi'nin 17.03.2022 tarih ve ... sayılı 2021/84 Esas konulu Evrakı-...'ın 11.11.2018-03.03.2022 tarihleri arasında Medula hizmet dökümü) evraklardan, 11.11.2018 tarihli trafik kazası sonucu (tedavi ve takip muayeneleri, ameliyat giderleri vb. için) ... tarafından; “Trafik kazası Provizyon tipinde, ... Üniversitesi Adana Dr.... Uygulama ve Araştırma Merkezine Toplam: 29.308,90 TL”,
“Trafik kazası Provizyon tipinde, Özel ... Tıp Merkezine Toplam: 988,74 TL” ödeme yapılmış olduğu, ilgili kaza ile ilişkili ... tarafından Toplam: 30.297,64 TL ödeme yapılmış olduğunun (Olay tarihi sonrasında yapılan takip ve tedavi muayeneleri, olay ile ilişkili gerçekleştirilen operasyonlar, fizik tedavi muayeneleri vb.) görüldüğü,
5) 25.02.2011 tarihli ve 27857 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6111 sayılı Bazı Alacakların ve Diğer Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun 59'uncu maddesi ile 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununu yeniden düzenlenen 98'inci maddesinde; “Trafik kazaları sebebiyle üniversitelere bağlı hastanelere bağlı hastaneler ve diğer bütün resmi ve özel sağlık kurum ve kuruluşlarının sundukları sağlık hizmet bedelleri, kazazedenin sosyal güvencesi olup - olmadığına bakılmaksızın karşılanır. (Ek cümle: 4/4/2015-6645/60 md.) Ancak, ..., bu kapsama girenler yönünden genel sağlık sigortalısı sayılanlar için belirlenen sağlık hizmetlerine ilave sağlık hizmetlerini belirler, protez ve ortezler için farklı birim fiyatı tespit eder. Bu sağlık hizmetleri sağlık uygulama tebliğindeki istisnai sağlık hizmetleri kapsamına dâhil edilmez.” şeklinde belirtilmiş olduğundan, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 98.maddesi kapsamında sağlık hizmeti (Bu sağlık hizmetleri sağlık uygulama tebliğindeki istisnai sağlık hizmetleri kapsamına dâhil edilmez) bedellerinin ... tarafından ödeneceğinin belirtilmiş olduğu,
6) Dosya kapsamında mevcut faturalar değerlendirildiğinde ... adına yapılan Fatura edilmiş (19.326,00 TL) ödemelerin, bu tedaviler için ... tarafından ödenen bedellerin harici/ilave ücret olarak ödenmiş olduğunun görüldüğü,
7) 01/04/1960 doğum “...” T.C. Kimlik numaralı ...”'ın yaptığı ödemelerin 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 98.maddesi kapsamında olmadığı ancak 11/11/2018 tarihinde meydana gelen trafik kazası sonucunda oluşan yaralanmalara bağlı tedavi giderleri olduğunu, ilgili tedavi giderlerinin (Dosya kapsamında mevcut faturalar değerlendirildiğinde) 19.326,00TL. olduğu kanaatini bildirir rapor düzenlenmiştir.
Davacı vekili tarafından sunulan talep arttırım dilekçesi ile; Bilirkişi raporuyla tespit edilen 19.326 TL lik tedavi gideri zararının davalılardan ... A.Ş den, 100 TL lik tedavi giderinin ...ndan, temerrüt tarihlerinden itibaren işleyecek avansa faizi ile birlikte her bir davalıdan ayrı ayrı tahsiline, Davalı ... yönünden fazlaya ilişkin talep ve dava haklarının saklı tutulmasına karar verilmesi talep edilmiştir.
KTK’nin 90.Maddesinde 6704 sayılı kanunun 3. Maddesi ile yapılan değişiklik sonrası, “Zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatlar; "...bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir. Söz konusu tazminatlar ve manevi tazminata ilişkin olarak bu Kanun ve genel şartlarda düzenlenmeyen hususlar hakkında 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanun’un haksız fiillere ilişkin hükümleri uygulanır” ifadesi ile tazminatların kapsamını belirleyen usul ve esaslar yönünden Karayolları Trafik Kanunu ile birlikte Genel Şartlar’ın ilgili hükümlerine atıf yapılması ve Genel Şartlar’ın ilgili hükümlerinin, Türk Borçlar Kanun’un haksız fiile ilişkin hükümlerinin uygulanmasının önüne geçmiş ve bu bağlamda, Genel Şartlar ile sürekli sakatlık raporu alınıncaya kadar ki “bakıcı giderleri” ile “geçici iş göremezlik kayıplarının” sağlık hizmeti giderleri kapsamına dahil edilerek bu giderlerden sigorta şirketlerinin sorumluluğunun kaldırılarak ...’nun sorumluluğuna bırakılması nedeniyle 01.06.2015 tarihinden sonraki kaza ve poliçeler nedeniyle açılan tazminat davalarında bakıcı gideri ve geçici iş göremezlik kayıplarının ... kapsamında bulunduğu kabul edilerek, bu talepler yönünden sigorta şirketlerinin sorumlu olmadığı kabul edilmiştir.
Ne var ki, Anayasa Mahkemesi'nin 09.10.2020 tarihli resmi gazetede yayınlanan 17.07.2020 tarihli ve 2019/40 esas 2019/40 sayılı kararında, KTK'nin 90. Madde birinci cümlesinin “...bu Kanun ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir.” Bölümünde Yer Alan “...ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda…” İbaresi, İkinci Cümlesinde Yer Alan “...ve genel şartlarda...” İbaresinin,
b) Kanun’un 92. Maddesinin (i) Bendi “Bu Kanun çerçevesinde hazırlanan zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartları ve ekleri ile tanımlanan teminat içeriği dışında kalan talepler.” ibaresinin, Anayasa’nın 5., 13., 17., 35. ve 48. maddelerine aykırı olduğundan oy çokluğu ile iptallerine karar vermiştir.
Bununla birlikte Anayasa Mahkemesi;
a) Kanun’un 90. Maddesinin Birinci Cümlesinin “...bu Kanun ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir.” Bölümünde Yer Alan “...bu Kanun…” ve “…öngörülen usul ve esaslara tabidir.” İbarelerinin,
b) Kanun’un 92. maddesinin (g) bendinde yer alan “Hak sahibinin kendi kusuruna denk gelen tazminat talepleri” ibaresinin,
c) Kanun’un 92. maddesinin (h) bendinde yer alan “İlgililerin, sigortalının sorumluluk riski kapsamında olmayan tazminat talepleri” ibaresinin,
d) Kanun’un 93. Maddesinin birinci fıkrasında yer alan “Zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartları,…” İbaresinin,
e) Kanun’un 97. Maddesinin Birinci Cümlesi “Zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir.” İbaresinin,
f) Kanun’un 99. Maddesinin birinci fıkrasında yer alan “...zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartlarıyla belirlenen belgeleri,...” ibaresinin, Anayasa’ya aykırı olmadığına ve itirazın reddine oybirliği ile karar vermiştir.
Anayasa’nın 153’üncü maddesinin son cümlesi “Anayasa Mahkemesi kararları Resmî Gazetede hemen yayımlanır ve yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını, gerçek ve tüzel kişileri bağlar.” İfadesi gereğince Anayasa Mahkemesi kararları Resmi Gazetede hemen yayımlandıktan sonra yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını, gerçek ve tüzelkişileri bağlar. Anayasa Mahkemesi’nin kararları hüküm kısmı yönünden, Resmi Gazetede yayımlanması ile birlikte herkes için bağlayıcıdır. Anayasa Mahkemesi’nin norm denetimine dayalı vermiş olduğu iptal kararlarının gerekçeleri o kuralın Anayasa’nın hangi kuralına aykırı olduğu ve neden iptalinin gerektiği ile ilgili olmalıdır.Anayasa’nın 153’üncü maddesi gereğince; "Anayasa Mahkemesi kararları geriye yürümez." Anayasa Mahkemesi kararlarının geriye yürümemesinin gerekçesi olarak iptal kararlarının, “kazanılmış hakları” ortadan kaldırıcı bir sonuç doğurmasının önlenmesi olduğu ve hukuki güvenlik ve istikrar, adalet, kamu düzeni ve kamu yararı gibi temel kavramlar gerekçe gösterilmektedir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 17.5.1989 tarihli ve 1989/10-250 E. - 1989/361 K. sayılı kararında; ".... Anayasa Mahkemesi kararlarının geçmişe yürümezliği kuralı yorumlanarak “Anayasa'nın 153/6 maddesindeki „iptal kararları geriye yürümez‟ hükmü, iptal kararlarının kesinleşen işlemlere tesir etmeyeceği anlamından olup, elde bulunan, uyuşmazlığın sürdüğü davalarda „geriye yürümeme kuralı‟ uygulanmaz. Diğer bir deyimle, bir davada uygulanması gereken bir Kanun maddesi, başka bir dava vesilesiyle iptal edilmiş ise, bu madde artık eldeki davada da uygulanamaz” sonucuna ulaşılmıştır.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 25.5.2005 tarihli ve 2005/5-288 E.-2005/352 K. sayılı kararında; geçmişe yürümezliği şu şekilde yorumlamıştır: “Anayasa Mahkemesinin iptal kararlarının ilke olarak Resmi Gazetede yayımlandıkları tarihten itibaren ve geleceğe dönük olarak hüküm ve sonuç doğuracağı unutulmamalıdır. Bu nedenledir ki, Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararından önce, iptal edilen yasa kuralına dayanılarak, davacı idare yararına kazanılmış mülkiyet hakkının Anayasa Mahkemesi kararından etkilenmeyeceği, kuşku ve duraksamadan uzaktır. Daha açık anlatımla Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararının, iptal edilen yasa kuralına dayanılarak daha önce davacı yararına gerçekleşen kazanılmış hakka etkili olması olanaklı değildir”.
Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulunun 10.3.1969 tarihli ve 1969/1 E. - 1969/3 K. sayılı kararında; “İptal kararının geriye yürüyemeyeceği kuralı konurken kazanılmış hakların saklı tutulduğu, Anayasa Mahkemesinin, 3 ay içinde kararını vermemesi halinde, mahkemenin Anayasaya aykırılık iddiasını kendi kanısına göre çözümleyerek davayı yürütmesi ve Anayasa Mahkemesinin kararı esas hakkındaki karar kesinleşinceye kadar gelirse mahkemenin buna uymak zorunda olduğuna ilişkin hükmün muhalif mefhumundan da anlaşılmaktadır. Bu sebeplerle, kazanılmış haklar saklı kalmak üzere, Anayasa Mahkemesinin … sayılı iptal kararının yürürlüğe girdiği tarihten önceki zamanlara ait kira paralarının tespitinde 6570 sayılı Kanunun iptal edilen hükümleri uygulanamaz” ifadelerine yer verilmiştir.
Yukarıda incelemiş olduğumuz kararlardan anlaşıldığı üzere, Yargıtay da Danıştay gibi geçmişe yürümezlik ilkesini görülmekte olan davalar açısından kabul etmemekte ve bu davalar açısından, Anayasa Mahkemesince iptal edilen kuralın uygulanamayacağı görüşünü benimsemektedir (İsmail KÖKÜSARI, Anayasa Mahkemesi’ne Bireysel Başvuru Yolunda İhlal Kararlarının Kesinliği, Bağlayıcılığı ve Etkisi, Y Lisans tezi., Yüksek Öğretim Kurulu Başkanlığı tez merkezi, E.T: 04.12.2020
).
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 13.07.2011 tarihli ve 2011/1-421 Esas, 2011/524 K. sayılı kararında; Eldeki dava sonuçlanıp kesinleşmeden o davaya uygulanabilecek olan yasa metni Anayasa Mahkemesi’nce iptal edilip, yürürlüğün durdurulmasına karar verildiğine göre, iptal kararı sonucu oluşan durumun 05.09.1960 tarihli, 21/9 sayılı YİBK'da da belirtildiği üzere maddi anlamda kesinleşmemiş olup, derdest olan eldeki davaya da uygulanması zorunludur.
Anayasa Mahkemesi’nin KTK’un 90. Maddesinde ki “genel şartlar” ile ilgili ibareleri iptal etmiş olmasını, Anayasa Mahkemesi’nin genel şartlar iptal etmiş gibi genel şartların hiçbir geçerliliğinin olmadığı anlamı çıkarmamak, genel şartların Karayolları Trafik Kanun’unda ki dayanak maddesi iptal edilmeyerek genel şartların ayakta tutulduğunu anlamak gerekir.
Kısaca, Anayasa Mahkemesinin iptal kararı, iptal edilen hükümler yönünden derdest davalar için uygulama alanı bulacak, sigorta genel şartlarının Karayolları Trafik Kanunu ve Türk Borçlar Kanunu hükümlerine aykırı olmayan hükümleri uygulanmaya devam edecektir. Bu cümleden olmak üzere; Zira TBK 54. Maddesinde; haksız fiilden doğan borçlar kapsamında, bedensel zararlar olarak tedavi giderleri ve kazanç kaybı sayılmış, sağlık hizmeti giderlerinin kapsamı KTK 98. Maddesinde de, açıkça hastane ve sağlık kuruluşlarında alınan tıbbi tedaviye yönelik sağlık hizmeti ile sınırlı tutulmuşken, genel şartların A.5/b maddesi ile sakatlık raporu alınıncaya kadar ki süre içindeki bakıcı giderleri ve geçici iş gücü kaybından doğan giderler sağlık hizmeti giderleri kapsamına alınarak ... sorumluluğuna bırakılmış olması açıkça kanunda düzenlenen bir hususun kapsamını genişletmiş olduğundan uygulanma imkanı kalmamıştır.
Yukarıda açıklanan tüm bu nedenlerle; 11/11/2018 tarihinde meydana gelen trafik kazasında, davalı sigortacı tarafından zorunlu mali mesuliyet sigortası yapılan aracın sürücüsünün %100 oranındaki kusuru ile sebebiyet verdiği kazada davacının yaralandığı, davacının adli tıp uzmanından alınan kök ve ek raporlarında da belirtildiği üzere; sunulan makbuzlardan da anlaşıldığı üzere 19.326,00 TL tedavi giderinin bulunduğu yukarıda açıklanan gerekçelerle tedavi giderlerinden sorumluluğun davalı sigorta şirketinde bulunduğu, davalı ...'nın sorumluluğunun olmadığı anlaşıldığından aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere,
Açılan davanın KISMEN KABULÜ İLE,
Davalı ...'ya karşı açılan davanın REDDİNE,
19.326,00 TL tedavi giderinin 01/12/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine,
Karar tarihi itibariyle alınması gereken 1.320,15 TL nisbi karar ve ilam harcından peşin ve tamamlama harcı olarak alınan toplam 126,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.193,85 TL'nin davalı ...'dan tahsili ile hazineye irat kaydına,
Davacı vekili tarafından yatırılan toplam 126,30 TL harcın davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine,
Davacı vekille temsil edildiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret tarifesi uyarınca davacı vekilinin sarf ettiği emek ve mesaisi dikkate alınarak 5.100,00 TL maktu vekalet ücreti takdiri ile davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine,
Davalı ... vekille temsil edildiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret tarifesi uyarınca davalı ... vekilinin sarf ettiği emek ve mesaisi dikkate alınarak 100,00 TL vekalet ücreti takdiri ile davacıdan alınarak davalı ...'ya verilmesine,
Davacı vekili tarafından sarf edilen toplam 2.257,50 TL yargılama giderinin davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine,
Arabuluculuk asgari ücret tarifesine göre hesaplanan 1.320,00-TL arabuluculuk ücretinin davalı ...'dan alınarak hazineye irad kaydına
HMK.'nın 333.maddesi uyarınca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,
İlişkin davacı vekilinin yüzüne karşı davalıların yokluğunda kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar usulen açıkça okunup anlatıldı.
Katip ...
✍e-imzalı
Hakim ...
✍e-imzalı