T.C. ADANA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİEsas-Karar No: 2021/875 Esas - 2022/531
T.C.
ADANA
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO: 2021/875 Esas
KARAR NO: 2022/531
HAKİM: ...
KATİP: ...
DAVACI: ... ANONİM ŞİRKETİ -
VEKİLİ: ... - ...
DAVALI: ... - ...
DAVA: İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ: 10/11/2021
KARAR TARİHİ: 18/05/2022
YAZIM TARİHİ: ...
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
Davacı vekili tarafından verilen dava dilekçesi ile; davalının müvekkili şirketin bilgisi dışında gerekli yükümlülükleri yerine getirmeden 04.05.2016 tarihli mühürleme tutanağı ve 12.03.2020 tarihli kaçak elektrik tüketimi tespit tutanağından anlaşılacağı üzere ''sayaçtan geçmeden ölçümsüz şekilde tüketim yapıldığı'' tespit edildiğinden davalı /borçlu hakkında epdk tüketici hizmetleri yönetmeliğinin 42. maddesi gereği kaçak/usulsüz elektrik kullanımı nedeni ile cezalandrılmaya tabi tutulduu, bu nedenle de davacı borçlu hakkında Adana 6.İcra Müdürlüğünün 2020/... esas sayılı dosyası ile icra takibi yapıldığı, kaçak tutanakları aksi sabit oluncaya kadar geçerli belgelerden olduğu, neticede borçlunun müvekkili şirkete olan kaçak kullanımdan doğan bedele ilişkin borcunu ödemediği ve borca haksız ve mesnetsiz bir şekilde itiraz ettiği, dolayısı ile elektrik piyasası tüketici hizmetleri yönetmeliği nin 42. ve davamı maddeleri gereği iş bu faturada belirtilen kaçak kulanıma ilişkin bedeli borçlu ödemek zorunda olduğundan borçlunun haksız itirazının iptalinin gerektiği, davalı-borçlunun, icra dosyasına yapmış olduğu itirazların tamamen haksız ve kötü niyetin eseri olmakla birlikte yasal dayanaktan yoksun olduğu. bu nedenle, itirazın iptali ve borçlunun, en az % 20 oranında icra inkar tazminatına mahkum edilmesi talep edilmiştir.
6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4/1. maddesinde her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işlerinin ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılacağı hüküm altına alınmış, maddenin (a) bendinde bu kanunda öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ile çekişmesiz yargı işlerinin ticari dava ve çekişmesiz yargı işi sayılacağı belirtilmiştir.6102 sıyılı TTK'nun yürürlüğe girdiği 01.07.2012 tarihinden itibaren yasanın 5/3 maddesi gereği alsiye hukuk mahkemeleri ile asliye ticaret mahkemeleri arasındaki ilişki haline gelmiştir. Hukuk Mahkemeleri Kanunu'nun 1. Maddesi gereği göreve ilişkin kurallar kamu düzeni ile ilgili olup mahkemece kendiliğinden dikkate alınması gerekmektedir.
TTK'nun 3. maddesi ise, "Bu Kanunda düzenlenen hususlarla bir ticari işletmeyi ilgilendiren bütün işlem ve fiiller ticari işlerdendir” hükmünü içermektedir.
TTK'nun 4. Maddesinde; "Her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın aynı maddenin alt bentlerinde düzenlenen istisnalardan birine dahil olması gerekmektedir.
Diğer yandan TTK'nun 5. Maddesinde; "Aksine düzenleme bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine ve tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesi tüm ticari davalara bakmakla görevlidir.
Bir davanın ticari dava niteliğinde olabilmesi için her iki tarafın da tacir olması, uyuşmazlığın da tarafların ticari işletmelerinden kaynaklanması gerekmektedir.
Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup, taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilir. Taraflar da yargılama bitinceye kadar görev itirazında bulunabilirler. Görev itirazı yapılmamış olsa bile re'sen mahkeme, ilk önce görevli olup olmadığını inceleyip karara bağlamalıdır.
Buna göre mahkemece, davalının TTK'da düzenlendiği gibi tacir sıfatını taşımadığından, TTK'da ön görülen, tarafların her ikisinin de tacir olması koşulunun davada oluşmadığı, vergi dairesinden gelen yazı cevabında davalıya ait yıllık gelir vergisi beyannamesinden dönem içinde satın alınan emtia ile dönem içinde elde edilen hasılatların TTK m.11/2 gereğince çıkarılan kararnamede gösterilen parasal sınırların altında kaldığı, dolayısıyla davalının tacir olmadığı, davalının gelirinin esnaf sınırında kaldığının belirtildiği, bununla birlikte davalının kafetarya ticaretini yaptığı, 04/08/2020 tarihinde işini terk ettiği anlaşılmakla tüketicide olmadığı, davanın mutlak ticari dava olmadığı da dikkate alınarak uyuşmazlığın çözümünde genel mahkeme olan Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğu gözetilerek, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere;
1-6100 sayılı HMK.nun 114/1-c maddesi delaletiyle 6100 sayılı HMK.nın 115/2 maddesi gereğince davanın mahkememizin görevsizliği nedeniyle DAVA ŞARTI YOKLUĞUNDAN USULDEN REDDİNE,
2-6100 sayılı HMK.nın 20/1 maddesi gereğince taraflardan birinin süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde kararı veren mahkememize başvurarak, dava dosyasının görevli ya da yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmesi halinde dosyanın görevli ve yetkili ADANA NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE,
3-6100 sayılı HMK.nın 20/1 maddesi gereğince taraflardan birinin, bu karar verildiği anda kesin ise bu tarihten, süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde kararı veren mahkememize başvurarak, dava dosyasının görevli ya da yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmediği takdirde, mahkememizce DAVANIN AÇILMAMIŞ SAYILMASINA karar verileceğinin ihtarına (tebliğ ile beraber),
4-6100 sayılı HMK.nın 331/2 maddesi gereğince görevsizlik kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmesi hâlinde, yargılama giderlerinin görevli mahkemece değerlendirilmesine,
5-6100 sayılı HMK.nın 331/2 maddesi gereğince görevsizlik kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmemiş ise, talep halinde mahkememizce verilecek ek kararla dosya üzerinden bu durumun tespiti ile davacıların yargılama giderlerini ödemeye mahkûm edilmesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde, mahkememize veya eşdeğer başka bir mahkemeye verilecek bir dilekçe ile İSTİNAF YOLU açık olarak verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
Katip ...
E İmzalıdır
Hakim ...
E İmzalıdır