T.C. ADANA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİEsas-Karar No: 2021/946 Esas - 2022/510
T.C.
ADANA
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO: 2021/946 Esas
KARAR NO: 2022/510
HAKİM: ...
KATİP: ...
DAVACI: ... LİMİTED ŞİRKETİ - ...
VEKİLİ: ... - ...
DAVALILAR: 1- ... - ...
2- ... - ...
DAVA: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 02/12/2021
KARAR TARİHİ: 13/05/2022
YAZIM TARİHİ: ...
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili tarafından verilen dava dilekçesi ile; Davacı şirkete ait olan ... plakalı ... marka ... model aracı 31/05/2021 tarihinde ...'ın kullanımında ... Mah. ... Bulvarı istikametinde seyir halindeyken trafiğin yoğunlaşması sebebiyle yavaşladığı sırada arkasından gelen ... yönetimindeki ... plakalı araç ile davacının aracına çarpması sonucunda kaza meydana geldiği. Kazadan sonra taraflar kazanın oluşuyla ilgili tutanak tuttuğu, davacının aracında oluşan hasarın onarılması için kaza ile ilgili aracın sigortalı olduğu sigorta şirketini bilgilendirdiği. Sigorta şirketi kaza sonucu oluşan hasar miktarının tespiti için ekspertiz görevlendirdiği. Yapılan tetkikler sonucunda tespit edilen ve değerlendirmeye alınan kazada çarpma sonucu araçta meydana gelen hasarın miktarı ekte sunulan rapordan da anlaşılacağı üzere 62.689,01 TL olarak tespit edildiği, davacı şirketin aracında oluşan hasar kasko şirketi tarafından karşılandığı, ancak meydana gelen kaza ve hasar miktarı göz önüne alındığında davacıya ait aracın çok fazla değer kaybına uğradığı anlaşıldığı. İzah edilenlerden anlaşıldığı üzere davacının aracının uğradığı değer kaybının giderilmesi amacıyla ve davalı araç sigorta şirketi tarafından ödenecek teminat bedeli de kalmadığından işbu davanın yalnızca şahıslara karşı açılması zorunluluğu doğduğu, bu nedenle açılan davanın kabulüne karar verilmesi talep edilmiştir.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Davaya konu edilen hasarlı aracın ilgili kayıtlarından kullanım amacının hususi olduğu anlaşılmaktadır. Davacı ile davalı arasında meydana gelen kaza nedeniyle araçtaki değer kaybı talebi, haksız fiile dayalı olup, haksız fiile ilişkin hususlar TBK 49 ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olup, TTK'de düzenlenen sigorta hukuku ile ilişkisi bulunmadığından mutlak ticari dava olmadığı gibi, her ne kadar davacı araç sahibi tacir ise de davalılar gerçek kişi olup, değer kaybı meydana gelen araç da hususi kullanıma hizmet eden bir araç olup, dava nispi ticari dava niteliğinde de değildir. TTK, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiş olduğundan davacının ticari işletmesi bulunmadığından davanın ticari dava olarak nitelendirilmesi mümkün değildir.
Trafik kazaları dayanağını, 2918 sayılı KTK'den alan haksız fiillerdir. 6098 sayılı TBK.nun 49 ve devamı maddelerinde haksız fiillere ilişkin hükümler düzenlenmiştir. Davalılar gerçek kişi olup uyuşmazlık haksız fiilden kaynaklanmaktadır. Açılan dava, mutlak ya da nispi ticari dava niteliğinde olmayıp davaya bakmak görevi HMK'nin 2. maddesi gereğince Asliye Hukuk Mahkemelerine aittir.
Görev hususu HMK 114/c maddesi gereğince dava şartı olup, mahkememizin görevsizliğine dair aşağıdaki hüküm hukuka uygun bulunmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere,
1-6100 sayılı HMK.nun 114/1-c maddesi delaletiyle 6100 sayılı HMK.nın 115/2 maddesi gereğince davanın mahkememizin görevsizliği nedeniyle DAVA ŞARTI YOKLUĞUNDAN USULDEN REDDİNE,
2-6100 sayılı HMK.nın 20/1 maddesi gereğince taraflardan birinin süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde kararı veren mahkememize başvurarak/ dava dosyasının görevli ya da yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmesi halinde dosyanın görevli ve yetkili ADANA NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE,
3-6100 sayılı HMK.nın 20/1 maddesi gereğince taraflardan birinin, bu karar verildiği anda kesin ise bu tarihten, süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde kararı veren mahkememize başvurarak, dava dosyasının görevli ya da yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmediği takdirde, mahkememizce DAVANIN AÇILMAMIŞ SAYILMASINA karar verileceğinin ihtarına (tebliğ ile beraber),
4-6100 sayılı HMK.nın 331/2 maddesi gereğince görevsizlik kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmesi hâlinde, yargılama giderlerinin görevli mahkemece değerlendirilmesine,
İlişkin davacı vekilinin ve davalı asillerin yüzüne karşı kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar usulen açıkça okunup anlatıldı.
Katip ...
✍e-imzalı
Hakim ...
✍e-imzalı