T.C. ADANA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2018/425 Esas - 2021/1028
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
ADANA
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO: 2018/425 Esas
KARAR NO: 2021/1028
HAKİM: ...
KATİP: ...
DAVACI: ... - T.C.Kimlik No: ... velayeten
VELİSİ: ...-T.C.Kimlik No: ...
VELİSİ:...-T.C.Kimlik No: ...
...
VEKİLİ: ... - ...
DAVALI: ... ANONİM ŞİRKETİ -
...
...
VEKİLİ: ... - ...
İLGİLİ : ... A.Ş - Vergi No: ...
...
VEKİLİ: ... - ...
... - ...
DAVA: Tazminat
DAVA TARİHİ: 28/05/2018
KARAR TARİHİ: 14/12/2021
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILMA TARİHİ: ...
Mahkememizde görülmekte olan tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
DAVA :Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 27.07.2017 tarihinde müvekkilinin yolcu konumunda olduğu ... plakalı araçla ... plakalı aracın çarpıştığını, davalı sigorta şirketinin müvekkilinin bulunduğu aracın sigorta şirketi olduğunu ve asli kusurlu olduğunu, 13.04.2018 tarihinde kısmi 18.450,00 TL ödemede bulunduğunu ancak bu tutarın yetersiz olduğunu bu sebeple yaralanarak malül kaldığını, bakıcı gideri, geçici ve tam işgöremezlik tazminatının sigorta şirketi temerrüt tarihinden itibaren ödenmesini talep ettiğini beyan etmiştir.
CEVAP :Davalı tarafça cevap dilekçesinde özetle ; davacı tarafa 11.04.2018 tarihinde 18.450 tl ödeyerek ibraname aldıklarını, bu nedenle davanın reddi gerektiğini, kusur oranlarının ve maluliyet oranlarının tespiti gerektiğini, davacı tarafça kendilerine sunulan maluliyet raporunda davacının %4'lük maluliyetinin bulunduğunu ve bu rapora göre ödeme yaptıklarını, bakıcı gideri ve geçici iş göremezlik tazminatından sorumlu bulunmadıklarını, dikkate alınması gereken faiz türünün yasal faiz olmasını, faiz başlangıç tarihininde dava tarihinden itibaren başlaması gerektiğini beyanla davanın reddini talep etmiştir.
YARGILAMA USULÜ :
15.03.2018 tarihinde 7101 sayılı yasa ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 4’üncü maddesinin ikinci fıkrasında değişiklik yapılarak, "Ticari davalarda da deliller ile bunların sunulması 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümlerine tabidir; miktar veya değeri yüz bin Türk lirasını geçmeyen ticari davalarda basit yargılama usulü uygulanır" hükmü getirilmiştir .Kanun hükmünce her ne kadar 100.000 TL altındaki ticari davaların basit yargılama hükümlerine göre yürütüleceği kuralı getirilmiş ise de işbu sınır miktarının yargılama aşamasında geçebilecek nitelikte olması, dava bedeli yönünden geleceği tartışmalı bulunan bir davada daha kısıtlı iddia ve savunma yapmasına olanak kılan basit yargılama yöntemini uygulamanın, “hukuki dinlenilme hakkının” ve “eşit yargılanma hakkının” ihlali niteliğinde görülmesi sebebiyle dava her ne kadar yazılı yargılama usulüne göre başlatılmış olsa da; 22/07/2020 tarihli ve 7251 sayılı Kanunun 58 inci maddesiyle 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 4’üncü maddesinin ikinci fıkrasında değişiklik yapılarak "Ticari davalarda da deliller ile bunların sunulması 12/01/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümlerine tabidir; miktar veya değeri beş yüz bin Türk lirasını geçmeyen ticari davalarda basit yargılama usulü uygulanır" hükmü getirilmesi sebebiyle, dava miktarının poliçe üst limiti gereğince 500.000,00 TL'yi aşmayacağına kanaat getirilerek mahkememizde açılan dava basit yargılama usulüne göre karara çıkartılmıştır.
DELİLLER VE GEREKÇE :
Taraflar arasındaki ihtilafın; trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir. İhtilaf kazada kusurun kimde olduğu, oranının ne olduğu, meydana gelen zarar, cismani zararın kapsamı, maluliyet oranı, iş göremezlik durumu, iş göremezliğin geçici ve/veya kalıcı olup olmadığı ve oranı, bakıcı tazminatı gerekip gerekmediği, gerekiyorsa miktarı noktalarında toplandığı anlaşılmıştır.
Mahkememiz, dava açılışından sonra tensip kararı ile birlikte, gerekli gördüğü bilgi ve evrakları dosya arasına celp edilmesi için ilgili mercilere müzekkereler yazmış, dava dilekçesi ve ekleri davalı tarafa tebliğe çıkarılarak, her iki taraf içinde yargılama usul ve esaslarına dair gerekli ihtaratlar yapılmıştır.
Davacı vekili 25.06.2018 tarihli dilekçesi ile; davanın yanlış hasıma yöneltilmesinden bahisle HMK 124 kapsamında taraf değişikliğinin sağlanılarak davanın ...dan alınarak ...ya yöneltilmesini talep etmişlerdir. Davacı vekilinin talebi uygun görülmüş; ...nın taraf kaydı silinerek davaya ... davaya dahil edilmiştir.
Kazaya karışan aracın tescil kayıtları, sigorta poliçesi ve hasar dosyası, kaza nedeniyle başlatılan soruşturmaya ilişkin dosya getirtilmiştir.
27/07/2017 tarihinde sürücü ... idaresindeki ... plakalı araç ile sürücü ... idaresindeki ... plakalı araçla çarpışması sonucu çift taraflı trafik kazası meydana geldiği, ... plakalı araçta yolcu konumunda bulunan davacı ...'in yaralandığı anlaşılmaktadır. Söz konusu kaza nedeniyle araç sürücüleri hakkında Konya Cumhuriyet Başsavcılığı 2017/... sayılı soruşturma dosyası açıldığı görülmüştür.
Olay tarihi itibariyle ... plakalı araç davalı ... şirketi tarafından ZMSS yapılmıştır. Sigorta hasar dosyasının incelemesinde; davacı için 13.04.2018 tarihinde 18.450,00 TL ödeme yapıldığı görülmüştür.
Mahkememizce bilirkişi olarak tayin edilen ... 01.11.2018 tarihli kusur raporunda özetle; ... plakalı araç sürücüsü ...nın 53/C-3 maddesi ve ilgili yönetmeliğin 102/C-1 maddesi ihlalinden ötürü %75 , ... plakalı araç sürücüsünün ise KTK 52-A maddesi uyarınca %25 oranında kusurlu olduğunu, davacı yolcunun sağ bacağı ile köprücük kemiğinde kırık gözlemlendiğini, aracın sol taraftan darbe aldığı gözetildiğinde emniyet kemeri takılmaması sebebiyle araç içerisinde savrulduğunun düşünülebileceği nedeniyle müterafik kusur indirimi takdirinin mahkemede olduğunu beyan etmiştir.
Davalı sigorta vekili kusur raporuna karşı itiraz dilekçesi sunmuş; ilgili rapor hükme ve denetime elverişli görüldüğünden itirazların reddine karar verilmiştir.
Dosya kusur bilirkişisinden sonra maluliyet incelemesi için ATK'ya gönderilmiştir. İstanbul ATK 2. İhtisas Dairesinin 28.12.2020 tarihli raporuna göre; davacının Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması Ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporu Yönetmeliğine göre %0 sürekli, 4 ay geçici iş göremezlik süresinin bulunduğunu rapor edilmiştir.
Davacı vekili maluliyet raporuna karşı itiraz dilekçesi sunmuş; davacı vekilinin itirazları ile bakıcı ihtiyacı konusunda değerlendirme yapılması için ATK'dan ek rapor alınmıştır. İstanbul ATK 2. İhtisas Dairesinin 24.06.2021 tarihli raporuna göre; davacının maluliyet tespitlerine ilişkin görüşün değişmediğini ancak davacının kaza sonrası 1 ay süre ile bakıcı ihtiyacı duyabileceğini rapor etmiştir.
Dosya maluliyet incelemesinden sonra ise hesaplama yapılması açısından aktüer bilirkişiye tevdi edilmiştir. Bilirkişi ... ek ve kök raporunda özetle; davacının sigorta şirketine yapmış olduğu başvuru üzerine 13.04.2018 tarihinde 18.450,00 TL ödeme yapıldığını, davacının kaza tarihinde 9 yaşında öğrenci olduğunu bu nedenle geçici iş göremezlik zararının bulunmadığını, maluliyet oranının %0 çıkması nedeniyle kalıcı iş göremezlik zararının da bulunmadığını, bakıcı gideri zararının ise 1.777,50 TL olduğunu, takdirin mahkemede rapor etmiştir.
Aktüer bilirkişi raporu davacının gelir durumuna, kaza tarihindeki yaşlarına, bakiye yaşam sürelerine ve tüm dosya kapsamına uygun bulunarak hükme esas alınmıştır.
Davacı vekili talep arttırım dilekçesi sunmuş; bakıcı gideri tazminatını taleplerinin 1.777,50 TL olarak arttırdıklarını beyan etmişlerdir.
Kaza tarihinde yürürlükte bulunan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49.maddesinin 1.fıkrasına göre, kusurlu ve hukuka aykırı bir fiil ile başkasına zarar veren bu zararı gidermekle yükümlü olduğu, anılan kanunun 51.maddesinin 1.fıkrasında, hakimin, tazminatın kapsamını ve ödeme biçimini, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirleyeceği, 54.maddesinde ise, bedensel zararların özellikle tedavi giderleri, kazanç kaybı, çalışma gücünün azalmasından yada yitirilmesinden doğan kayıplar ile ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar olduğu hükmüne yer verilmiştir.
Trafik kazalarında hukuki sorumluluk ve sigorta konusu 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85. ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olup sözü geçen kanunun 85.maddesinin 1.fıkrasında bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut birşeyin zarara uğramasına sebep olursa motorlu aracın bir teşebbüsünün ünvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen bilet ile işletilmesi halinde motorlu aracın işleteninin ve bağlı bulunduğu teşebbüsün sahibinin doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olacağı, aynı maddenin 5.fıkrasında işleten ve araç işleticisi teşebbüs sahibinin, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumlu olduğu, 91.maddesinin 1.fıkrasında işletenlerin, bu kanunun 85.maddesinin 1.fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmalarının zorunlu olduğu öngörülmüştür.
Kanunun bahsi geçen düzenlemesinden, zorunlu mali sorumluluk sigortacısının sorumluluğu, poliçe teminat limiti ile sınırlı olmak üzere trafik kazasına karışan aracın işleteni olan sigortalısına bu kaza sebebiyle isabet eden kusuru ve maluliyeti oranında olduğu anlaşılmaktadır.
Yukarıda açıklanan tüm bu nedenlerle; davalı sigortacı tarafından zorunlu mali mesuliyet sigortası yapılan aracın sürücüsünün sebebiyet verdiği kazada davacının yaralandığı, davacıya kaza nedeniyle davalı sigorta şirketi tarafından 13.04.2018 tarihinde 18.450,00 TL ödeme yapıldığı, kaza nedeniyle davacının maluliyetinin bulunmadığı, bu nedenle kalıcı iş göremezlik zararının bulunmadığı, davacının kaza tarihinde öğrenci olması sebebiyle tespit edilen 4 aylık süre içerisinde geçici iş göremezlik zararının da bulunmadığı, hesaplanan bakıcı gideri tazminatına ilişkin olarak ise davalı sigortanın 2918 sayılı KTK' nun 85 ve 91. Maddeleri gereğince sorumlu olduğu, ancak dava öncesi yapılan ödeme ile alınan bedel dikkate alındığında davacının karşılanmamış zararlarının kalmadığı anlaşılmakla davanın reddine dair aşağıdaki hüküm hukuka uygun bulunmuştur.
KARAR :
1-Davanın REDDİNE,
2-Alınması gereken 59,30 TL karar ve ilam harcının peşin alınan 35,90 TL peşin harç ve 59,30 TL tamamlama harcından mahsubu ile bakiye 35,90 TL'nin karar kesinleşmesi ve istek halinde davacıya iadesine,
3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı ... A.Ş. kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan A.A.Ü.T. uyarınca hesap olunan 1.977,50 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ... A.Ş.'ye verilmesine,
5-Davacı vekilinin yanlış hasım gösterildiği talebiyle HMK 124 kapsamında taraf kaydı silinen ... A.Ş kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden 300,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak ...'ya verilmesine,
6-HMK'nun 297/ç bendi uyarınca artan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde Adana Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır
¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır