T.C. ADANA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİEsas-Karar No: 2018/5 Esas - 2021/985
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
T.C.
ADANA
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
K A R A R
ESAS NO: 2018/5
KARAR NO: 2021/985
HAKİM: ...
KATİP: ...
DAVACI : ... - TC ...
...
VEKİLİ: ...
...
DAVALI : ... Anonim Şirketi (Eski Ünvanı ... A.Ş.)
...
VEKİLİ: ... - ...
İHBAR OLUNAN: ... ANONİM ŞİRKETİ (Eski ünvanı ... A.Ş.)
...
VEKİLİ: ... - ...
DAVA: Tazminat
DAVA TARİHİ: 19/12/2017
KARAR TARİHİ: 03/12/2021
KARAR YAZIM
TARİHİ: ...
I- DAVA
Davacı vekili 19/12/2017 tarihli dilekçe ile davalı taraf aleyhine belirsiz alacak davası açmıştır. Dilekçeye göre; ... plakalı aracın ZMM sigortası davalı tarafından düzenlenmiştir. 16.08.2016 tarihinde davacının yolcu olarak bulunduğu ... idaresindeki ... plakalı aracın ... idaresindeki sigortalı araçla kaza yapması sonucu davacı yaralanmıştır. Sigorta şirketi tarafından kısmi ödeme yapılmakla birlikte davacının uğradığı zararın (kalıcı çalışma gücü kaybı ve geçici iş görmezlik zararı) tamamen karşılanmadığı ileri sürülerek fazlaya ilişkin haklar saklı olmak üzere 200 TL'nin temerrüt tarihinden itibaren uygulanacak ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesi talep edilmiştir.
Davacı vekili 20.03.2021 tarihli talep artırım dilekçesi ile talebini toplam 110.790,80 TL'ye çıkarmıştır.
Davacı vekili 04.11.2021 tarihli ıslah dilekçesi ile talebini toplam 126.413,75 TL'ye çıkarmıştır.
II- SAVUNMA
Davalı vekili 01.02.2018 tarihli dilekçe ile davanın reddini savunmuştur. Dilekçeye göre; ... plakalı aracın 20.05.2016/2017 dönemi ZMM poliçesi davalı tarafından düzenlenmiştir. Bedeni zararlarda kişi başına poliçe limiti 310.000 TL'dir. Kazanın oluşumunda ... plakalı araç sürücüsü tam kusurlu olduğundan bu aracın ZMM sigortacısı ... Sigortaya davanın ihbarı talep edilmektedir. Kaza nedeniyle davacı tarafa 25.07.2017 tarihinde 25.728 TL ödenmiş ve davalı ibra edilmiştir. Geçici iş görmezlik zararı teminat dışında kalmaktadır. Zarar hesabının 01.06.2015 tarihinde yayınlanan Genel Şartlara göre yapılması gerekmektedir. Zararın oluşumunda davacının müterafık kusurunun olup olmadığı araştırılmalıdır. SGK tarafından yapılan ödemenin tazminattan mahsubu gerektiği belirtilerek davanın reddi talep edilmiştir.
Davalı vekili talep artırımı ve ıslaha karşı sunduğu dilekçlerde; zamanaşımı süresinin dolduğunu belirterek bu istemlerin reddini talep etmiştir.
İhbar olunan ... vekili kazada sigortalı araç sürücüsünün kusurunun bulunmadığını belirterek tazminat isteminden müvekkili şirketin sorumlu olmadığını beyan etmiştir.
III- DELİLLER
16.08.2016 tarihli Kaza Tespit Tutanağına göre ... idaresindeki ... plakalı araç, önünde sağ şeritte seyreden ... idaresindeki ... plakalı araca arkadan çarparak kaza yapmıştır. Kaza nedeniyle yaralama ve maddi hasar olmuştur. Tutanağa göre davacı ... plakalı araçta ön sağ koltukta oturmaktadır ve emniyet kemeri takıp takmadığı belirsizdir. Kazada sürücü ..., takip mesafesi kuralını ihlal etmiştir. Sürücü ... ise kural ihlali yapmamıştır.
Kaza nedeniyle Kemalpaşa 2. Asliye Ceza Mahkemesine 2017/...-2019/... sayılı dosya ile ... (...) hakkında kamu davası açılmıştır. Mahkeme, kazanın oluşumunda sanığı asli kusurlu kabul ederek cezalandırılmasına hükmetmiştir. Ceza dosyasındaki anlatımlarda; ...’ın araçta emniyet kemeri takmadığına dair bir beyan yoktur.
... numaralı poliçenin incelenmesinden ... plakalı aracın (Kamyon) 20.05.2016 tarihinden başlamak üzere 1 yıl süreyle ZMM sigortasının davalı sigorta şirketi tarafından yapıldığı anlaşılmıştır. Poliçeye göre kişi başına bedeni zarar teminatı 310.000 TL'dir. Davacı tarafın zararın karşılanması için davadan önce sigorta şirketine başvurusu üzerine hasar dosyası açılmış ve 17.07.2017 tarihli ibraname karşılığında davacıya 25.728 TL ödeme yapılmıştır. Hasar dosyasındaki Turgutlu İlçe Devlet Hastanesi tarafından düzenlenen 05.06.2017 tarihli Engelli Sağlık Kurulu raporunda davacının kaza nedeniyle %8 özürlü kaldığı belirtilmiştir.
Trafikçi bilirkişi Doç. Dr. ... tarafından 08.02.2019 tarihli rapor düzenlenmiştir. Rapora göre; ... plakalı araç sürücüsü ..., takip mesafesine uymaması ve arkadan çarpması nedeniyle olayda %100 kusurludur. ... plakalı araç sürücüsü ... ise kusursuzdur.
Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulu tarafından 28.06.2019 tarihli rapor düzenlenmiştir. Rapora göre; 30.03.2013 tarihli 28603 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre davacının kaza nedeniyle tüm vücut engellilik oranı %19’dur. İyileşme süresi ise 1,5 aya kadar uzayabilecektir.
SGK tarafından verilen 17.02.2021 tarihli cevaba göre kaza nedeniyle davacıya 16.08.2016-14.09.2016 dönemi için 1.122,67 TL ve 20.09.2016-29.09.2016 dönemi için 370,95 TL geçici iş görmezlik ödemesi yapılmıştır.
Bilirkişi ... tarafından 20.01.2021 tarihli rapor ile 30.09.2021 tarihli ek rapor düzenlenmiştir. Rapora göre; davacı kaza tarihinde 48 yaşında kabul edilmiştir. TRH-2010 tablosuna göre bakiye muhtemel yaşam süresi 27 yıl 7 aydır. Kazada davacı kusursuz, sigortalı araç sürücüsü %100 kusurludur. Davacının kazada %19 oranında çalışma gücü kaybına uğramıştır. Tazminat hesabında bilinen dönem için SGK hizmet cetvelindeki net geliri esas alınmıştır. Bilinmeyen dönem için ise bilinen son dönem aylık gelirinin 12 aya denk gelen yıllık tutarı dikkate alınmıştır (Pasif dönem hesabında AGİ’siz). TRH 2010 Yaşam Tablosu ile bilinen son gelirin her yıl için %10 artırılıp, %10 iskonto edilmesi yöntemi kullanılarak hesaplama yapılmıştır. Ödeme tarihindeki (25.07.2017) verilere göre hesaplama yapıldığından davacının toplam maluliyet zararı 85.799,86 TL, ödeme ise 25.728 TL’dir. Rapor tarihindeki verilere göre hesaplama yapıldığında davacının maluliyet zararı 161.971,74 TL’dir. Bu miktardan sigorta şirketinin yaptığı 25.728 TL ödemenin güncellenerek mahsubundan sonra bakiye zarar 126.413,75 TL'dir.
IV- GEREKÇE
26.04.2016 tarihinde yürürlüğe giren 6704 sayılı Kanunla değişik 2918 sayılı KTK 97. maddesine göre; zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması hâlinde, zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurabilir. Somut olayda davacı tarafın davadan önce sigortacıya başvurusu bulunduğundan dava şartı gerçekleşmiştir.
6098 sayılı TBK 49. maddesi uyarınca, kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. 2918 sayılı KTK 85. maddesi uyarınca; bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar. Aynı Kanunun 91. maddesine göre; işletenlerin, bu Kanunun 85 inci maddesinin birinci fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur.
Anayasa Mahkemesi 17.07.2020 tarih 2019/40 - 2020/40 sayılı kararı ile 2918 sayılı KTK’da 26.04.2016 tarihinde yürürlüğe giren 6704 sayılı Kanunla yapılan bazı değişikleri iptal etmiştir. İptale uğrayan hükümler KTK 90. Maddesine 6704 sayılı Kanunla eklenen ZMM sigortası kapsamındaki tazminatların “…ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlardaki” esaslara tabi olacağına ilişkin hükmü ile 92/i maddesi hükmüdür.
İptal hükmü sonrası Yargıtay 17. Hukuk Dairesi kararlarında tazminat hesabının TRH2010 Tablosunun esas alınması ve zarar hesabının da Progressive Rant Yöntemine göre yapılması gerektiği belirtilmiştir (17. H.D. 08.03.2021 tarih 2020/8835-2021/2355 sayılı kararı).
19.06.2021 tarih 31516 sayılı Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren 7327 sayılı Kanunla 2918 sayılı KTK 90. Maddesinde yapılan değişiklikle “sürekli sakatlık tazminatı, ulusal doğum ve ölüm istatistikleri kullanılarak hazırlanan hayat tablosu ve zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartlarında yüzde 2’yi geçmemek üzere belirlenen iskonto oranı ve sürekli sakatlık oranı esas alınarak hayat anüiteleri ile genel kabul görmüş aktüerya kurallarına uygun olarak hesaplanır” hükmüne yer verilmiştir.
Sonuç itibariyle 19.06.2021 tarihli değişiklik öncesi olaylarda Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin yerleşik içtihatlarına göre tazminat hesabında TRH2010 Tablosunun ve zarar hesabının da Progressive Rant Yöntemine göre yapılması gerektiği kanaatine varılmıştır.
Somut olayda davalının ZMM sigortacısı olduğu ... plakalı aracın yaptığı kaza sonucunda davacı %23,2 kalıcı maluliyete ve 4 ay geçici iş görmezliğe uğramıştır. Kazada sigortalı araç sürücüsü %80 kusurludur. Kaza nedeniyle davacı 1.420,88 TL geçici iş görmezlik zararına uğramıştır. Kaza nedeniyle yapılan soruşturma tarafların uzlaşması nedeniyle Aydın C. Başsavcılığı tarafından kamu adına kovuşturma yapılmaması kararı alınmıştır. Davacı taraf uzlaşma sırasında tazminat hakkını saklı tutmadığı gibi kendisine yapılan uzlaşma teklifinde; uzlaşmanın gerçekleşmesi ve edimin yerine getirilmesi durumunda soruşturma konusu eylem nedeniyle tazminat davası açamayacağı açık bir şekilde bildirilmiştir. Sigortalı araç sürücüsü tarafından uzlaşma gereği yerine getirilmiştir. 5271 sayılı CMK 253/19. maddesi uyarınca davacı tarafın tazminat davası açma hakkı bulunmadığından davanın reddi gerektiği kanaatine varılmıştır.
Davalı taraf talep artırımı ve ıslah yoluyla artırılan miktarlar için zamanaşımı itirazında bulunmuştur. Talep artırımı için zamanaşımı değerlendirmesi davanın belirsiz alacak davası olması nedeniyle dava tarihine göre değerlendirilmektedir. Islah zamanaşımı süresi ise ıslah tarihine göre değerlendirilmektedir. Somut dava ve ıslah 2918 sayılı KTK 109. maddesinde düzenlenen ceza zamanaşımı (eylem tarihinden itibaren 8 yıl) süresi içerisinde yapıldığından bu savunma yerinde görülmemiştir.
Davalı taraf ibraname nedeniyle davalının sorumluluğunun sona erdiğini savunmuştur. Davacının uğradığı zarara göre sigorta şirketinin yaptığı ödemenin açıkça yetersiz olduğu bellidir. 2918 sayılı KTK 111. maddesine göre ödeme tarihinden itibaren 2 yıl içerisinde tazminat miktarlarına ilişkin anlaşmalar veya uzlaşmaların iptali istenebilir. Somut olayda davacı tarafın açtığı dava aynı zamanda ibranamenin iptali iradesini de gösterdiğinden bu savunma reddedilmiştir.
Somut olayda davalı sigorta şirketinin ZMM sigortacısı olduğu ... plakalı ve sürücüsünün %100 kusurlu olarak yaptığı kaza sonucunda davacı %19 oranında engelliliğe uğramıştır. Davacı hakkında düzenlenen Turgutlu İlçe Devlet Hastanesinin 05.06.2017 tarihli Engelli Sağlık Kurulu raporunda davacının kaza nedeniyle %8 özürlü kaldığı belirtilmiştir. Bu raporun hangi Yönetmeliğe göre düzenlendiği belli değildir. Adli Tıp Kurumunca kaza tarihinde yürürlükte olan 30.03.2013 tarihli 28603 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik esas alındığından Turgutlu Devlet Hastanesi raporu dikkate alınmamıştır. Kazada sigortalı araç sürücüsü %100 kusurludur. Olay nedeniyle davacı tarafın uğradığı zarar tutarı; TRH-2010 tablosu ve gelirin her yıl için %10 artırılıp, %10 ıskonto edilmesi yöntemi esas alınarak yapılan hesaplamaya göre; sürekli sakatlık için 161.971,74 TL'dir. Bu tutarın tamamı poliçe limiti içerisinde kalmaktadır. Sigorta şirketinin yaptığı 25.728 TL ödemenin güncellenerek mahsubundan sonra bakiye zarar 126.413,75 TL’dir. Bu nedenlerle davanın kabulü gerektiği kanaatine varılmıştır.
Davalı taraf somut bir neden göstermeksizin müterafık kusur nedeniyle tazminattan indirim yapılmasını talep etmiştir.
6098 sayılı TBK 52. maddesi şu şekildedir:
Madde 52- Zarar gören, zararı doğuran fiile razı olmuş veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olmuş yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırmış ise hâkim, tazminatı indirebilir veya tamamen kaldırabilir.
Zarara hafif kusuruyla sebep olan tazminat yükümlüsü, tazminatı ödediğinde yoksulluğa düşecek olur ve hakkaniyet de gerektirirse hâkim, tazminatı indirebilir.
Kaza tespit tutanağı ve ceza soruşturmasına göre kaza sırasında davacının emniyet kemeri takmadığına dair bir delil bulunmamaktadır. Müterafık kusurun varlığını ispat yükü davalı-sigortacıya düşmektedir. Davalı taraf ispat yükümlüğünü yerine getirmediğinden bu istem reddedilmiştir.
Davacı taraf alacağa “ticari faiz” uygulanmasını talep etmiştir. 3095 sayılı Yasada “ticari faiz” şeklinde bir kavram/isimlendirme bulunmamaktadır. Belirtilen Yasada kanuni/yasal faiz ile avans faizi kavramlarına yer verilmiştir. Somut olayda sigortalı aracın sınıfına göre talep halinde alacağa “avans faizi”nin uygulanması mümkün ise de faiz türü hakkında bir talep olmaması halinde Kanunun 1. maddesi uyarınca hem ticari işlerde hem Borçlar Kanununa tabi işlerde uygulanacak faiz oranı yasal faiz oranı olduğundan yasal faize hükmedilmiştir.
V- KANUN YOLLARI
6100 sayılı HMK 341. maddesi gereğince hüküm tarihi itibariyle miktar veya değeri 5.880,00 TL'yi geçmeyen mal varlığı davalarına ilişkin kararlar kesindir. Somut davada, mahkememizdeki dava belirsiz alacak davası olduğundan hükme karşı tarafların istinaf yoluna başvuru hakkı bulunmaktadır.
İstinaf talebinin kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka bir yer asliye ticaret mahkemesine verilecek dilekçeyle yapılması gerekmektedir.
H Ü K Ü M
1-Davanın KABULÜ ile; 126.413,75TL'nin 28/07/2017 tarihinden itibaren uygunalacak yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-Alınması gereken 8.635,32 TL ilam harcından, 31,40 TL peşin harç, 60,00 TL tamamlama harcı ve 377,00 TL ıslah harcının mahsubu ile bakiye 8.166,92 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
3-Davacı lehine hüküm tarihindeki AAÜT uyarınca hesaplanan 15.959,30 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak, davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yatırılan 31,40 TL başvurma harcı, 31,40 TL peşin harç, 60,00 TL tamamlama harcı ve 377,00 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 499,80 TL'nin davalıdan alınarak, davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından harcaması yapılan 21 tebligat gideri 179,55 TL, 4 müzekkere gideri 26,00 TL, 611,95 TL adli tıp gideri ve bilirkişiler ücreti 1.250,00TL olmak üzere toplam 2.067,50 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak, davacıya verilmesine,
6-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
7-HMK'nun 297/ç bendi uyarınca artan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,
Karar, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek dilekçe ile istinaf yolu açık olmak üzere davacı vekili, davalı vekili ve ihbar olunan vekilinin yüzlerine karşı açıkça okunup, usulen anlatıldı.
Katip ...
Hakim ...