T.C. ADANA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2018/534 Esas - 2022/204
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
ADANA
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO: 2018/534 Esas
KARAR NO: 2022/204
HAKİM: ...
KATİP: ...
DAVACI: ... - ...
VEKİLLERİ: ... - ...
DAVALI: ... ANONİM ŞİRKETİ
(ESKİ ÜNVANI: .... AŞ.) - ...
VEKİLLERİ: ... - ...
DAVALI: 2- ... - ...
VEKİLİ: ... - ...
DAVA: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ: 11/07/2017
KARAR TARİHİ: 03/03/2022
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILMA TARİHİ: ...
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesiyle özetle; müvekkilinin taşıma işçisi olarak çalıştığı evden eve nakliyat aracına 30.08.2016 tarihinde arkadan çarpılması sebebiyle yaralanarak malul kaldığını, bu nedenle 7.500,00 TL maddi tazminatın faiziyle sigorta ve karşı araç sürücüsünden müteselsilen, 100.000,00 TL manevi tazminatın faiziyle karşı sürücüsünden tahsilini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı sigorta vekili cevap dilekçesinde özetle ; mahkemenin yetkisiz olduğunu kazanın ...de geçekleştiğini, kendilerinin şirket adresinin İstanbul olduğunu, davacının ikametide Hatay olduğundan mahkemenin yetkisiz olduğunu, İstanbul Anadolu mahkemelerinin yetkili olduğunu, kendilerine dava şartı olan başvurunun yapılmadığını, kendilerinde araca ilişkin kasko poliçesinin yapıldığını, bu nedenle öncelikle trafik sigortasından tahsilat yapılarak karşılanmayan kısım yönünden kendilerine başvurulması gerektiğini, kasko poliçesinde manevi tazminat klozunun 1.000,00 TL ile sınırlı olduğunu, maddi tazminat talebinin içeriğinin kalem kalem yazılması gerektiğini, müterafik kusur değerlendirilmesinin yapılmasının gerektiğini, dava dilekçesinde talep edilen tedavi gideri ve alt bezi giderinin SGK kapsamında olduğunu, bu nedenle davanın reddini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; yetkiye itirazlarının bulunduğunu yetkili mahkemenin müvekkiilinin yerleşim yeri olan Adana Mahkemeleri olduğunu, görev itirazlarının bulunduğunu davanın niteliği itibariyle iş kazası olduğunu, bu nedenle iş mahkemelerinin görevli olduğunu, maddi tazminat talebinin içeriğinin yazılması gerektiğini, ayrıca davacıya kısmi ödemelerde bulunduklarını bunun 1.750,00 TL'sini elden geri kalan 2.434,00 TL'sininde ... vasıtasıyla davacı ve yakınlarına karşı yapıldığını, müterafik kusur değerlendirilmesi ile hatır taşıması indiriminin yapılmasının gerektiğini,müvekkilinin devlet memuru olduğunu istenilen talebin müvekkilince ödenmesinin mümkün olmadığını, kazadan sonra davacıya ziyarete gidildiğini, birçok kez hal hatır sorduklarını, trafik sigortalarının ... Sigorta olması sebebiyle davanın ihbar edilmesini talep ederek, davanın reddini talep etmişlerdir.
YARGILAMA USULÜ :
15.03.2018 tarihinde 7101 sayılı yasa ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 4’üncü maddesinin ikinci fıkrasında değişiklik yapılarak, "Ticari davalarda da deliller ile bunların sunulması 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümlerine tabidir; miktar veya değeri yüz bin Türk lirasını geçmeyen ticari davalarda basit yargılama usulü uygulanır" hükmü getirilmiştir .Kanun hükmünce her ne kadar 100.000 TL altındaki ticari davaların basit yargılama hükümlerine göre yürütüleceği kuralı getirilmiş ise de işbu sınır miktarının yargılama aşamasında geçebilecek nitelikte olması, dava bedeli yönünden geleceği tartışmalı bulunan bir davada daha kısıtlı iddia ve savunma yapmasına olanak kılan basit yargılama yöntemini uygulamanın, “hukuki dinlenilme hakkının” ve “eşit yargılanma hakkının” ihlali niteliğinde görülmesi sebebiyle dava her ne kadar yazılı yargılama usulüne göre başlatılmış olsa da; 22/07/2020 tarihli ve 7251 sayılı Kanunun 58 inci maddesiyle 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 4’üncü maddesinin ikinci fıkrasında değişiklik yapılarak "Ticari davalarda da deliller ile bunların sunulması 12/01/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümlerine tabidir; miktar veya değeri beş yüz bin Türk lirasını geçmeyen ticari davalarda basit yargılama usulü uygulanır" hükmü getirilmesi sebebiyle, dava miktarının poliçe üst limiti miktarı dikkate alınarak 500.000,00 TL'yi aşmayacağına kanaat getirilerek mahkememizde açılan dava basit yargılama usulüne göre karara çıkartılmıştır.
DELİLLER VE GEREKÇE :
Taraflar arasındaki ihtilafın; trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. İhtilaf kazada kusurun kimde olduğu, oranının ne olduğu, meydana gelen zarar, cismani zararın kapsamı, maluliyet oranı, iş göremezlik durumu, iş göremezliğin geçici ve/veya kalıcı olup olmadığı ve oranı, maddi-manevi tazminat gerekip gerekmediği, gerekiyorsa miktarı noktalarında toplandığı anlaşılmıştır.
Mahkememiz, dava açılışından sonra tensip kararı ile birlikte, gerekli gördüğü bilgi ve evrakları dosya arasına celp edilmesi için ilgili mercilere müzekkereler yazmış, dava dilekçesi ve ekleri davalı tarafa tebliğe çıkarılarak, her iki taraf içinde yargılama usul ve esaslarına dair gerekli ihtaratlar yapılmıştır.
Davacı vekiline maddi tazminat talebinin içeriğini açıklamak üzere süre verilmiş, davacı vekili geçici iş göremezlik için 2.500 TL, kalıcı iş göremezlik için ise 5.000 TL talep ettiklerini beyan etmiştir.
Kazaya karışan aracın tescil kayıtları, sigorta poliçesi ve hasar dosyası, taraflara ait SEK raporları, kaza nedeniyle başlatılan ilişkin dosya getirtilmiştir.
30.08.2016 tarihinde davalı ... idaresindeki ... plakalı otomobil ile ... idaresindeki ... plakalı aracın çarpışması neticesinde ... plakalı araçta yolcu bulunan davacının yaralandığı anlaşılmaktadır.
Sigortalı araç sürücüsü davalı hakkında taksirle birden fazla kişiyi yaralama suçundan ötürü Ereğli 13 Asliye Ceza Mahkemesi tarafından taksirle yaralama suçundan ötürü kovuşturma işlemleri başlatılmıştır.
Olay tarihi itibariyle ... plakalı araç davalı sigorta şirketi tarafından ihtiyari mali mesuliyet sigortası yapılmıştır. Sigorta hasar dosyasının incelemesinde; davalı için yapılan bir ödemeye rastlanılmamıştır.
Mahkememizce bilirkişi olarak tayin edilen ... 26.02.2019 tarihli raporunda özetle; ... plakalı araç sürücüsü ...nin direksiyon hakimiyeti kaybederek karşı şeride geçip ... plakalı kamyona arkadan çarpması neticesinde oluşan trafik kazasından %100 kusurlu olduğunu, kaza tespit tutanağında her ne kadar davacının emniyet kemeri takıp takmadığı belirli değil ise de, davacının kazaya karışan kamyon sürücüsünün soruşturma evresinde vermiş olduğu ifadeden araçtan dışarı fırladığı belirlendiğinden emniyet kemerini takmadığının tespit edilmesi sebebiyle müterafik kusurlu olabileceğini rapor etmiştir.
İhbar olunan sigorta şirketi ile davalı ... vekili rapora karşı itiraz dilekçesi sunmuş; mevcut rapor hükme ve denetime elverişli görüldüğünden itirazların reddine karar verilmiştir.
Dosya maluliyet incelemesi için ATK'ya gönderilmiştir. İstanbul ATK 2. İhtisas Dairesinin 11.05.2020 tarihli raporuna göre; davacı ...’ın 30/08/2016 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının, 30/03/2013 tarih ve 28603 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik dikkate alındığında; Santral ve Periferik Sinir Sistemi Hastalıklarına ait sorunlar, Tablo 4.1’e göre 2-Hafif Orta, kişinin özürlülük oranı %40, Santral ve Periferik Sinir Sistemi Hastalıklarına ait sorunlar, Tablo 4.2.b’ye göre 4-Ağır, kişinin özürlülük oranı %90, Balthazard formülü ile; kişinin Tüm Vücut Engellilik Oranının %94 (yüzdedoksandört) olduğunu, İyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 12 (oniki) aya kadar uzayabileceğini rapor etmiştir.
Davalı sigorta vekili ile davalı asil maluliyet raporuna karşı itiraz dilekçesi sunmuşlardır; davalı vekilinin talebine göre SGK İl Müdürlüğünden davacının kaza tarihinden önceki son 2 yıla ait tedavi kayıtları celp edilerek davalı vekilinin rapora karşı itirazında bildirdiği üzere verilen rapordaki maluliyet oranının nakliyecilik işi ile uğraşan davacının mesleki dejenerasyon sebebiyle oluşup oluşmayacağının sorulmasına, ilgili rapordaki maluliyet oranının salt trafik kazası sebebiyle oluşmadığı, tespit edilir ise, mesleki dejenerasyon haricinde dava konusu trafik kazası nedeniyle oluşan maluliyet oranının "özürlülük ölçütü sınıflandırılması ve özürlülere verilecek sağlık kurulu raporları hakkındaki yönetmeliğine" göre tespiti istenilmiştir.
İstanbul ATK 2. İhtisas Dairesinin 07.05.2021 tarihli ek raporuna göre; davacının son iki yıla dair tedavi evrakları , davalı vekilinin itirazları ile tüm dosya kapsamına göre yapılan incelemede; 30/03/2013 tarih ve 28603 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik dikkate alındığında; Santral ve Periferik Sinir Sistemi Hastalıklarına ait sorunlar, Tablo 4.1’e göre 2-Hafif Orta, kişinin özürlülük oranı %40, Santral ve Periferik Sinir Sistemi Hastalıklarına ait sorunlar, Tablo 4.2.b’ye göre 4-Ağır, kişinin özürlülük oranı %90, Balthazard formülü ile; kişinin Tüm Vücut Engellilik Oranının %94 (yüzdedoksandört) olduğunu, İyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 12 (oniki) aya kadar uzayabileceğini rapor etmiştir.
Davalı ... vekili rapora karşı itiraz dilekçesi sunmuş; ilgili raporun hükme ve denetime elverişli olması sebebiyle itirazları reddedilmiştir.
Dosya maluliyet incelemesinden sonra aktüer hesap bilirkişisine tevdi edilmiştir. Aktüer bilirkişi ... 09/07/2021 havale tarihli bilirkişi raporunda özetle; davacının TRH 2010 PROGRASİF RANT sistemine göre kusur ve ücret verileri gözetilerek talep edebileceği geçici iş göremezlik tazminatının 13.337,37 TL olduğunu, kalıcı iş göremezlik zararının ise 365.143,83 TL olduğunu, ihtiyari mali mesuliyet sigortası gereğince bu bedelin 50.000 TL'sinden sigorta şirketinin sorumlu olduğunu rapor etmiştir.
Davacı vekili davalı sigorta vekili hakkında feragat dilekçesi sunmuştur.
Davalı asil vekili ile ihbar olunan vekili hesap raporuna itiraz etmişlerdir. Mevcut rapor hükme ve denetime elverişli görüldüğünden itirazların reddine karar verilmiştir.
Davacı vekili talep arttrım dilekçesi sunmuş; geçici iş göremezlik tazminatının 13.377,37 TL olarak, kalıcı iş göremezlik zararının ise 328.481,20 TL olarak, tedavi masrafı olarak ise 3.488,22 TL olarak arttırdıklarını, bu taleplerini ... ile yapılan sulh nedeniyle sadece davalı asilden talep ettiklerini beyan etmiştir.
Davalı asil vekili ile ihbar olunan vekili talep arttırım dilekçesine karşı itiraz dilekçesi sunmuştur.
Davacı vekili ile davalı ... vekiline aralarındaki ibraya ilişkin 50.000,00 TL'lik ödemenin hangi tazminat talebine ilişkin olduğunun miktar belirtilmek suretiyle mahkemeye bildirimde bulunmak üzere süre verilmiştir.
Davacı vekili beyanda bulunmamış; davalı sigorta vekili yapılan ödemenin 49.000 TL'sinin maluliyete ilişkin olduğunu, 1.000 TL'sinin ise manevi tazminata ilişkin olduğuna dair beyanda bulunarak sulh protokolünü dosyaya sunmuştur.
Davalı vekillerinin itirazları ile yapılan ödemenin ödeme tarihi dikkate alınmak suretiyle güncelleme gerekiyorsa güncellemesinin de yapılarak yeniden hesaplama yapılması için aktüer bilirkişiden ek rapor alınmasına karar verilmiştir.
Aktüer bilirkişi ... 09/07/2021 havale tarihli bilirkişi raporunda özetle; davacının TRH 2010 PROGRASİF RANT sistemine göre kusur ve yeni asgari ücret verileri gözetilerek talep edebileceği geçici iş göremezlik tazminatının 13.337,37 TL olduğunu, kalıcı iş göremezlik zararının ise 557.908,62 TL olduğunu, 3.488,22 TL tedavi gideri masrafı olduğunu, ihtiyari mali mesuliyet sigortası gereğince yapılan 50.000 TL ödemeden sonra davalı asil sorumluluğunun 511.396,84 TL olduğunu rapor etmiştir.
Taraf vekilleri rapora karşı ayrı ayrı itiraz ve beyan dilekçesi sunmuşlardır. Ek rapor hükme ve denetime elverişli görüldüğünden itirazların reddine karar verilmiştir.
Kaza tarihinde yürürlükte bulunan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49.maddesinin 1.fıkrasına göre, kusurlu ve hukuka aykırı bir fiil ile başkasına zarar veren bu zararı gidermekle yükümlü olduğu, anılan kanunun 51.maddesinin 1.fıkrasında, hakimin, tazminatın kapsamını ve ödeme biçimini, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirleyeceği, 54.maddesinde ise, bedensel zararların özellikle tedavi giderleri, kazanç kaybı, çalışma gücünün azalmasından yada yitirilmesinden doğan kayıplar ile ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar olduğu hükmüne yer verilmiştir.
Trafik kazalarında hukuki sorumluluk ve sigorta konusu 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85. ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olup sözü geçen kanunun 85.maddesinin 1.fıkrasında bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut birşeyin zarara uğramasına sebep olursa motorlu aracın bir teşebbüsünün ünvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen bilet ile işletilmesi halinde motorlu aracın işleteninin ve bağlı bulunduğu teşebbüsün sahibinin doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olacağı, aynı maddenin 5.fıkrasında işleten ve araç işleticisi teşebbüs sahibinin, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumlu olduğu, 91.maddesinin 1.fıkrasında işletenlerin, bu kanunun 85.maddesinin 1.fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmalarının zorunlu olduğu öngörülmüştür.
Dosyamızda davalı sigorta şirketi ZMMS şirketi olmayıp, ihtiyari mali mesuliyet sigortacısıdır.Davalı sigortacısının sorumluluğu, ZMMS poliçe teminat limiti olan 310.000 TL'nin 50.000 TL üstü ile sınırlı olduğu anlaşılmakta olup; aşağıda belirtildiği üzere değerlendirme yapılmıştır.
Yukarıda yapılan açıklamalar ve tüm dosya kapsamına göre yapılan değerlendirme neticesinde;
a)Maddi tazminat yönünden;
Davalı sigortacı tarafından ihtiyari mali mesuliyet sigortası yapılan aracın neden olduğu kazadan davacının yaralanmasından ötürü davacının kalıcı maluliyetinin belirlenerek aktüer bilirkişi kök raporla; davacının kalıcı iş göremezlik zararının 365.143,83 TL TL ,geçici iş göremezlik zararının 13.220,34 TL olduğunu, tedavi masrafının ise 3.488,22 TL olduğu rapor edilmiştir. Davacı vekili talep arttırım dilekçesinde toplam olarak 345.306,79 TL taleplerinin olduğunu bildirmiştir. Davalı ihtiyari mali mesuliyet sigorta şirketinin ZMMS poliçesi üst limiti olan 310.000 TL'nin 50.000 TL'si üstüne kadar teminat altına alındığı dosya kapsamından anlaşılmıştır. Davacı taraf ZMMS teminat limitinin üstündeki bedelden sorumlu ihtiyari mali mesuliyet sigortacısı yönünden feragat etmiş olup; bu feragat işlemi yansıma yoluyla davalı asili de etkileyecek; davalı asil ZMSS teminat bedelinden yukarıdaki miktardan sigortacısı yönünden yapılan feragat işlemi nedeniyle sorumlu tutulamayacaktır.
Zararın meydana gelmesinde veya artmasında mağdurun da kusurunun bulunması halinde sözkonusu olan müterafik kusur, kaza tarihinde yürürlükte bulunan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 52. maddesinde düzenlenmiştir. Buna göre, mağdurun kusurunun zararın meydana gelmesinde başlıca etken olması halinde zarar verenin sorumluluğunun kalkması sözkonusu olabileceği gibi belirlenen müterafik kusurun etkisine göre zarar ve ziyandan indirim yapılmasını da gerektirebilir. Davacının kaza esnasında araçtan fırladığı dikkate alındığında emniyet kemeri tedbirini almadığı anlaşılmakla müterafik kusur iddiasının kabulüne karar verilmiş, olayda iş ilişkisi bulunduğundan hatır taşıması iddiasının reddine karar verilmiştir.
ZMMS poliçesinin üst limitini aşan miktar yönünden yapılan feragat nedeniyle poliçe limitiyle sınırlı olarak 310.000 TL üzerinden %20 indirim yapılarak 248.000 TL toplam geçici ve kalıcı iş görmezlik tazminatına karar verilmiş; dava dilekçesi ile beraber tedavi gideri talebi bulunmadığından, dava dilekçesinde talep edilmeyen hususlar hakkında talep arttırım dilekçesi ile beraber talepte bulunulmayacağından tedavi gideri talebi yönünden karar verilmemiştir.
b) Manevi Tazminat Yönünden;
BK 56. maddesinde "Hakim, bir kimsenin bedensel bütülüğünün zedelenmesi halinde olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktarda paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir. Ağır bedensel zarar veya ölüm halinde zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir." hükmü düzenlenmiştir. Manevi tazminata hükmedilebilmesi için kişisel yararların haleldar olması gerekir. Doğaldır ki manevi tazminat için üzülme, elemin yoğunluk arz etmesi gerekir. Hakim, manevi tazminatın tutarını belirlerken, saldırı oluşturan eylem ve olayın özelliği yanında tarafların kusur oranını, sıfatını, işgal ettikleri makamı ve diğer sosyal ve ekonomik durumlarını da dikkate almalıdır. Tutarın belirlenmesinde her olaya göre değişebilecek özel durum ve koşulların bulunacağı da gözetilerek takdir hakkını etkileyecek nedenleri karar yerinde nesnel (objektif) olarak göstermelidir.
Davacı meydana gelen kaza neticesinde kalıcı olarak malul kalmış olup; kaza nedeniyle elem ve üzüntü duyduğu sabittir. Davacının duyduğu üzüntü ve elemin dindirilmesi amacı ile kazanın meydana geldiği tarih, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, davacıların yaşı, tarafların kusur durumu dikkate alınarak; talep edilen manevi tazminat bedeli kısmen makul görülmüş ve davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne karar verilmiş olup aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Yukarıda açıklanan tüm nedenlerle; davalı sigorta şirketinin kısmen sorumluluklarında bulunan araç sürücüsünün asli kusuru ile karıştığı kazada davacının yaralandığı, hükme esas alınan aktüer bilirkişi raporuna göre toplam zararın kalıcı iş göremezlik talebi yönünden hesaplamanın yapıldığı, meydana gelen maddi zarardan davalı araç sürücüsünün sorumlu olduğu, davalı sürücünün hukuki sorumluluklarına isabet eden zarar bakımından haksız fiil niteliğindeki trafik kazasının meydana geldiği tarih itibariyle temerrüde düştükleri, davacı tarafın ZMMS teminat limitinin üstündeki bedelden sorumlu ihtiyari mali mesuliyet sigortacısı yönünden feragat etmesi sebebiyle, bu feragat işleminin yansıma yoluyla davalı asilinin lehine olarak yansıtılması gerektiği, bu nedenle sigorta üst limiti dikkate alındığında müterafik kusur indirimi yapılması halinde toplam zararın( 310.000 TLX80X100) 248.000 TL olarak belirlendiği, davacı zararından yapılan takdiri indirim sebebiyle reddedilen miktar yönünden davalı lehine vekalet ücretine takdir edilmemesi gerektiği ( Yargıtay 17. HD 2017/2928 E. 2019/10692 K.), aynı görüşün yargılama giderinin paylaştırılması hususunda da dikkate alınması gerektiği, bu nedenle davacının maddi tazminat talebine ilişkin 310.000 TL üstü miktar için karşı vekalet ücreti ve yargılama ücreti takdir edilmesi gerektiği, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, davacının yaşı, tarafların kusur durumu dikkate alınarak davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile davalı sigorta şirketi yönünden davanın feragat nedeniyle reddi uygun görülmüş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
KARAR:
1-Davanın ... (...) Sigorta yönünden feragat nedeniyle reddine,
2-Davanın davalı ... yönünden kısmen kabulü ile; geçici iş göremezlik ve kalıcı iş göremezlik tazminatı talepleri yönünden toplam 248.000,00 TL tazminatın, manevi tazminat talebi yönünden 40.000,00 TL tazminatın 30/08/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile beraber davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Alınması gereken 19.673,28 TL karar ve ilam harcından, 367,17 TL peşin harç ve 1.154,00 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 1.521,17 TL'nin mahsubu ile bakiye 18.152,11 TL harcın davalı ...'den tahsili ile hazineye irat kaydına,
4-Davacı tarafından yatırılan 31,40 TL başvuru harcı, 367,17 TL peşin harç ve 1.154,00 TLıslah harcı olmak üzere toplam 1.552,57 TL'nin davalı ...'den alınarak, davacıya verilmesine,
5-a)Maddi tazminat talebi yönünden davacı lehine kabul ve red oranlarına göre hüküm tarihindeki AAÜT uyarınca hesaplanan 25.810,00 TL vekalet ücretinin davalı ...'den alınarak davacıya verilmesine,
b)Manevi tazminat talebi yönünden davacı lehine kabul ve red oranlarına göre hüküm tarihindeki AAÜT uyarınca hesaplanan 6.000,00 TL vekalet ücretinin davalı ...'den alınarak davacıya verilmesine,
6-a)Maddi tazminat talebi yönünden davalı ... kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan kabul ve red oranlarına göre hüküm tarihindeki AAÜT uyarınca hesaplanan 5.296,01 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak iş bu davalıya verilmesine,
b)Manevi tazminat talebi yönünden davalı ... kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan kabul ve red oranlarına göre hüküm tarihindeki AAÜT uyarınca hesaplanan 6.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak iş bu davalıya verilmesine,
7-Davalı ... (...) Sigorta yönünden vekalet ücreti talebi bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
8-Davacı tarafından yapılan 45 tebligat gideri 439,70 TL, 12 müzekkere gideri 73,40 TL, bilirkişi ücreti 1.300,00 TL posta masrafı 116,90 TL, ATK ücreti 2.577,00 TL, talimat masrafı 92,50 olmak üzere toplam 4.599,50 TL yargılama giderinin red ve kabul oranına göre hesaplanan 4.026,29 TL'nin davalı ...'den alınarak davacıya verilmesine, geri kalanın davacı üzerinde bırakılmasına,
9-Davacı tarafından davalı ... (...) Sigorta yönünden 16 adet tebligat gideri olan 125,50 TL'nin davacı üzerinde bırakılmasına,
10-HMK'nun 297/ç bendi uyarınca artan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,
Dair, davacı vekili ile davalı ... vekilinin yüzüne karşı, davalı sigorta şirketi vekilinin yokluğunda gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine verilecek dilekçe ile ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ nezdinde İSTİNAF YOLU açık olmak üzere karar verildi.
Katip ...
¸
Hakim ...
¸
**Bu Evrak 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunun Kapsamında DYS üzerinden E-İmza ile İmzalanmıştır. **