T.C. ADANA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
ADANA
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO: 2018/796 Esas
KARAR NO: 2022/214
HAKİM: ... ...
KATİP: ... ...
DAVACI: ... - ...
VEKİLİ: Av. ... - ...
DAVALI: ... - ...
VEKİLİ: Av. ... - ...
DAVA: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ: 02/10/2018
KARAR TARİHİ: 03/03/2022
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILMA TARİHİ: ...
Mahkememizde görülmekte olan ölüm ve cismani zarar nedeniyle tazminat davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesiyle özetle; 07/07/2018 günü, davalı ... sigortalısı ...'ün sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı araç ile Edirne ilinin ... İlçesinde ... dönel kavşağından ... - ... Caddesine geçiş yapmak istediği esnada aracının sağ ön çamurluk kısımları ile ... istikametinden gelip ... Şehir merkezi istikametine seyir halinde olan davacı müvekkil ... idaresindeki ... plakalı aracın sol ön köşe kısımlarına çarpması, ilk çarpışma ardından ... plakalı aracın sağ arka çamurluk kısmı ile ... plakalı aracın sol yan kısımlarının çarpışması, çarpışma neticesinde savrulan ... plakalı aracın yolun sağında bulunan orta refüje çıkarak durması, ... plakalı aracın ise dönel kavşak adasına çarparak durması neticesinde çift taraflı yaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, müvekkilinin yaralanarak malul kaldığını, bu nedenle 3.200,00-TL daimi maluliyet (sakatlık) tazminatının ve 100,00-TL geçici iş göremezlik tazminatının toplamda 3.300,00-TL tazminatın davalı ...'dan 29/08/2018 başvuru tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tazminini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle ; kusur-maluliyet-aktüer hesabı için yasal yöntemlerin takip edilmesi gerektiğini, kabul manasında olmamakla beraber dava tarihinden itibaren yasal faizin uygulanması gerektiğini, bu nedenle davanın reddini talep etmiştir.
YARGILAMA USULÜ :
15.03.2018 tarihinde 7101 sayılı yasa ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 4’üncü maddesinin ikinci fıkrasında değişiklik yapılarak, "Ticari davalarda da deliller ile bunların sunulması 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümlerine tabidir; miktar veya değeri yüz bin Türk lirasını geçmeyen ticari davalarda basit yargılama usulü uygulanır" hükmü getirilmiştir .Kanun hükmünce her ne kadar 100.000 TL altındaki ticari davaların basit yargılama hükümlerine göre yürütüleceği kuralı getirilmiş ise de işbu sınır miktarının yargılama aşamasında geçebilecek nitelikte olması, dava bedeli yönünden geleceği tartışmalı bulunan bir davada daha kısıtlı iddia ve savunma yapmasına olanak kılan basit yargılama yöntemini uygulamanın, “hukuki dinlenilme hakkının” ve “eşit yargılanma hakkının” ihlali niteliğinde görülmesi sebebiyle dava her ne kadar yazılı yargılama usulüne göre başlatılmış olsa da; 22/07/2020 tarihli ve 7251 sayılı Kanunun 58 inci maddesiyle 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 4’üncü maddesinin ikinci fıkrasında değişiklik yapılarak "Ticari davalarda da deliller ile bunların sunulması 12/01/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümlerine tabidir; miktar veya değeri beş yüz bin Türk lirasını geçmeyen ticari davalarda basit yargılama usulü uygulanır" hükmü getirilmesi sebebiyle, dava miktarının poliçe üst limiti gereğince 500.000,00 TL'yi aşmayacağına kanaat getirilerek mahkememizde açılan dava basit yargılama usulüne göre karara çıkartılmıştır.
DELİLLER VE GEREKÇE :
Taraflar arasındaki ihtilafın; trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir. İhtilaf kazada kusurun kimde olduğu, oranının ne olduğu, meydana gelen zarar, cismani zararın kapsamı, maluliyet oranı, iş göremezlik durumu, iş göremezliğin geçici ve/veya kalıcı olup olmadığı ve oranı, tazminat gerekip gerekmediği, gerekiyorsa miktarı noktalarında toplandığı anlaşılmıştır.
Mahkememiz, dava açılışından sonra tensip kararı ile birlikte, gerekli gördüğü bilgi ve evrakları dosya arasına celp edilmesi için ilgili mercilere müzekkereler yazmış, dava dilekçesi ve ekleri davalı tarafa tebliğe çıkarılarak, her iki taraf içinde yargılama usul ve esaslarına dair gerekli ihtaratlar yapılmıştır.
Kazaya karışan aracın tescil kayıtları, sigorta poliçesi ve hasar dosyası, kaza nedeniyle başlatılan soruşturmaya ilişkin dosya getirtilmiştir.
07/07/2018 tarihinde; davacı ... idaresindeki ... plakalı araç ile sigortalı araç sürücüsü ... idaresindeki ... plakalı araç ile çarpışması sonra davacının bu kaza nedeniyle yaralandığı anlaşılmaktadır.
Sigortalı araç sürücüsü ... hakkında taksirle yaralanmaya sebebiyet verme suçundan ötürü Edirne Cumhuriyet Başsavcılığı 2018/... E. 2018/... K. numarasıyla şikayet yokluğu nedeniyle KYOK kararı verilmiştir.
Olay tarihi itibariyle ... plakalı araç davalı ... tarafından ZMSS yapılmıştır.
Mahkememizce bilirkişi olarak tayin edilen ... 21.05.2019 tarihli raporunda; "dur yol ver" trafik işaretinin bulunduğu dönel kavşakta trafik işaretine uymayıp ayrıca geçiş üstünlüğüne sahip karşı araç sürücüsüne yol vermeyen ... plakalı araç sürücüsünün %100 kusurlu olduğunu, davacı ... plakalı araç sürücüsünün kazada kusurunun bulunmadığını, davacının emniyet kemeri takıp takmadığının belirsiz olması, ayrıca oluşan yaralanmanın airbag patlamasından ötürü olması sebebiyle müterafik kusur değerlendirmesinin yapılamadığını rapor etmiştir.
Davalı vekili kusur raporuna karşı itiraz dilekçesi sunmuş; mevcut rapor hükme ve denetime elverişli görüldüğünden itirazların reddine karar verilmiştir.
Kusur raporunun alınmasından sonra dosya maluliyet incelemesi için ATK'ya gönderilmiştir. ATK ön raporu gereği maluliyet tespiti açısından eksik muayene işlemlerinin yapılması için davacı vekiline 19.11.2019,25/02/2020,24/09/2020 tarihli celselerde süre ve kesin süreler verilerek aksi halde dosyanın mevcut haliyle maluliyet tespiti yapılabilmesi için dosyanın ATK'ya gönderileceğinin ihtaratı yapılmış; neticesinde hastane sevk işlemi yapılmakla ilgili hastanenin 30/09/2020 tarihli yazı cevabında davacının hastaneye müraacat etmediğinin bildirildiği, bu nedenle verilen kesin süre ile duruşma günü itibariyle ara karar gereğinin yaptırılmadığı, celse kaybı yaşandığı anlaşılarak; dosya mevcut haliyle maluliyet tespiti için ATK'ya gönderilmiştir.
İstanbul ATK 2. İhtisas Dairesinin 12.04.2021 tarihli raporunda özetle; davacı ...'un; Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Yönetmeliğine göre %0 iş göremezliğinin bulunduğunu, 3 hafta geçici iş göremezliğinin bulunduğu rapor edilmiştir.
Hazırlanan rapor taraflara tebliğ edilmiş; taraf vekilleri rapora karşı ayrı ayrı itiraz dilekçesi sunmuşlardır. Mevcut rapor hükme ve denetime elverişli görüldüğünden itirazların reddine karar verilmiştir.
Dosya aktüer hesabı için hesap bilirkişisine tevdii edilmiştir. Nitelikli hesaplama uzmanı ... 11/10/2021 tarihli bilirkişi raporunda özetle; davacının 07/07/2018 tarihinde geçirdiği trafik kazasında yaralanması neticesinde kusur oranları nazara alınarak yapılan hesaplamada; davacı yönünden kalıcı maluliyet bulunmadığından kalıcı maluliyet zararlarının da oluşmadığını, davacının kaza sonrası çalışmasının devam ettiği bu nedenle geçici iş göremezlik zararının da bulunmadığını mahkeme aksi kanaatte ise 3 haftalık dönem için geçici iş göremezlik zararının 1.159,47 TL olarak hesaplandığını rapor etmiştir.
Davacı vekili ıslah dilekçesi sunmuş ve geçici iş göremezlik zarar taleplerini 1.159,47 TL olarak arttırdıklarını beyan etmiştir.
Davalı vekili aktüer hesap raporuna karşı itiraz dilekçesi sunmuş; mevcut rapor hükme ve denetime elverişli görüldüğünden itirazların reddine karar verilmiştir.
Kaza tarihinde yürürlükte bulunan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49.maddesinin 1.fıkrasına göre, kusurlu ve hukuka aykırı bir fiil ile başkasına zarar veren bu zararı gidermekle yükümlü olduğu, anılan kanunun 51.maddesinin 1.fıkrasında, hakimin, tazminatın kapsamını ve ödeme biçimini, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirleyeceği, 54.maddesinde ise, bedensel zararların özellikle tedavi giderleri, kazanç kaybı, çalışma gücünün azalmasından yada yitirilmesinden doğan kayıplar ile ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar olduğu hükmüne yer verilmiştir.
Trafik kazalarında hukuki sorumluluk ve sigorta konusu 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85. ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olup sözü geçen kanunun 85.maddesinin 1.fıkrasında bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut birşeyin zarara uğramasına sebep olursa motorlu aracın bir teşebbüsünün ünvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen bilet ile işletilmesi halinde motorlu aracın işleteninin ve bağlı bulunduğu teşebbüsün sahibinin doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olacağı, aynı maddenin 5.fıkrasında işleten ve araç işleticisi teşebbüs sahibinin, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumlu olduğu, 91.maddesinin 1.fıkrasında işletenlerin, bu kanunun 85.maddesinin 1.fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmalarının zorunlu olduğu öngörülmüştür.
Kanunun bahsi geçen düzenlemesinden, zorunlu mali sorumluluk sigortacısının sorumluluğu, poliçe teminat limiti ile sınırlı olmak üzere trafik kazasına karışan aracın işleteni olan sigortalısına bu kaza sebebiyle isabet eden kusuru ve maluliyeti oranında olduğu anlaşılmakta olup; tüm dosya ve belgelerin incelenmesinden davalı sigortacı tarafından zorunlu mali mesuliyet sigortası yapılan aracın neden olduğu kaza nedeniyle davacının kalıcı maluliyetinin bulunmaması ve davacının geçici iş göremezliğinin bulunduğu tarih aralığında çalışmasının devam etmesinden ötürü geçici iş göremezlik zararlarının da bulunmaması nedeniyle davalı ... şirketinin 2918 sayılı KTK' nun 85 ve 91. Maddeleri gereğince maddi sorumluluğunun bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilerek aşağıdaki karar hukuka uygun görülmüştür.
KARAR:
1-Davanın REDDİNE,
2-Alınması gereken 80,70 TL karar ve ilam harcından, 35,90 TL peşin harç ile 59,30 ıslah harcı olmak üzere toplam 95,20 TL'den mahsubu ile bakiye 14,50 TL'nin karar kesinleşmesi ve istek halinde davacıya iadesine,
3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan A.A.Ü.T. uyarınca hesap olunan 4.359,47 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-HMK'nun 297/ç bendi uyarınca artan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine verilecek dilekçe ile ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ nezdinde İSTİNAF YOLU açık olmak üzere karar verildi.
Katip ...
¸
Hakim ...
¸
**Bu Evrak 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunun Kapsamında DYS üzerinden E-İmza ile İmzalanmıştır. **