T.C. ADANA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2018/926 Esas - 2022/287
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
ADANA
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO: 2018/926 Esas
KARAR NO: 2022/287
HAKİM: ...
KATİP: ...
DAVACI: ... - ...
VEKİLİ: ... - ...
DAVALI: 1- ... -
VEKİLLERİ:
DAVALI: 2- ... ANONİM ŞİRKETİ (Eski Ünvanı ...A.Ş.) - ...
VEKİLİ: ... - ...
DAVALI: 3- ... - ...
VEKİLİ: ... - ...
DAVA: Tazminat
DAVA TARİHİ: 07/11/2018
KARAR TARİHİ: 22/03/2022
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILMA TARİHİ: ...
Mahkememizde görülmekte olan tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
DAVA :Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilleri ... idaresindeki ... plakalı aracın , ... palaklı ... ... ...ne ait yolcu otobüsüyle çarpıştığını, müvekkilinin kaza neticesinde yaralanarak malul kaldığnı, bu nedenle 250 TL geçici 250 TL kalıcı iş göremezlik tazminatının haksız fiil tarihinden itibaren yasal faiziyle davalı ..., sürücü ... ve ...nden müteselsilen tahsilini, 100.000 TL manevi tazminatın araç sürücüsü ... ve ... nden haksız fiil tarihinden itibaren yasal faiziyle tahsilini talep etmiştir.
CEVAP : Davalı sigorta vekili cevap dilekçesinde özetle ;eksik evraklarla sigorta şirketlerine başvurulduğundan davanın reddi gerektiğini ,ATK'dan kusur ve maluliyet raporu alınmasını talep ettiklerini, SGK'dan yapılan bedellerin tazminat miktarından mahsubu gerektiğini,bu nedenlerle davanın reddini talep ettiklerini beyan etmiştir.
CEVAP : Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; kaza tespit tutanağının gerekli incelemeleri yapmadan araç içerisindeki kameraları incelemeden hazırlandığını, kazada kusur kabul etmediklerini, bu nedenlerle davanın reddini talep ettiklerini beyan etmiştir.
YARGILAMA USULÜ :
15.03.2018 tarihinde 7101 sayılı yasa ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 4’üncü maddesinin ikinci fıkrasında değişiklik yapılarak, "Ticari davalarda da deliller ile bunların sunulması 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümlerine tabidir; miktar veya değeri yüz bin Türk lirasını geçmeyen ticari davalarda basit yargılama usulü uygulanır" hükmü getirilmiştir .Kanun hükmünce her ne kadar 100.000 TL altındaki ticari davaların basit yargılama hükümlerine göre yürütüleceği kuralı getirilmiş ise de işbu sınır miktarının yargılama aşamasında geçebilecek nitelikte olması, dava bedeli yönünden geleceği tartışmalı bulunan bir davada daha kısıtlı iddia ve savunma yapmasına olanak kılan basit yargılama yöntemini uygulamanın, “hukuki dinlenilme hakkının” ve “eşit yargılanma hakkının” ihlali niteliğinde görülmesi sebebiyle dava her ne kadar yazılı yargılama usulüne göre başlatılmış olsa da; 22/07/2020 tarihli ve 7251 sayılı Kanunun 58 inci maddesiyle 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 4’üncü maddesinin ikinci fıkrasında değişiklik yapılarak "Ticari davalarda da deliller ile bunların sunulması 12/01/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümlerine tabidir; miktar veya değeri beş yüz bin Türk lirasını geçmeyen ticari davalarda basit yargılama usulü uygulanır" hükmü getirilmesi sebebiyle, dava miktarının poliçe üst limiti gereğince 500.000,00 TL'yi aşmayacağına kanaat getirilerek mahkememizde açılan dava basit yargılama usulüne göre karara çıkartılmıştır.
DELİLLER VE GEREKÇE :
Taraflar arasındaki ihtilafın; trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. İhtilaf kazada kusurun kimde olduğu, oranının ne olduğu, meydana gelen zarar, cismani zararın kapsamı, maluliyet oranı, iş göremezlik durumu, iş göremezliğin geçici ve/veya kalıcı olup olmadığı ve oranı, maddi ve manevi tazminat gerekip gerekmediği, gerekiyorsa miktarı noktalarında toplandığı anlaşılmıştır.
Mahkememiz, dava açılışından sonra tensip kararı ile birlikte, gerekli gördüğü bilgi ve evrakları dosya arasına celp edilmesi için ilgili mercilere müzekkereler yazmış, dava dilekçesi ve ekleri davalı tarafa tebliğe çıkarılarak, her iki taraf içinde yargılama usul ve esaslarına dair gerekli ihtaratlar yapılmıştır.
Kazaya karışan aracın tescil kayıtları, sigorta poliçesi ve hasar dosyası, taraflara ait SEK raporları, kaza nedeniyle başlatılan ilişkin dosya getirtilmiştir.
31.05.2018 tarihinde davacının sürücü idaresindeki ... plakalı otomobilin ... plakalı otobüsle çarpışması sonrası çift taraflı trafik kazası meydana geldiği, davacının yaralandığı anlaşılmaktadır.
Araç sürücüleri hakkında taksirle yaralama suçundan ötürü Adana 19. Asliye Ceza Mahkemesi tarafından taksirle yaralama suçundan ötürü ceza verilerek verilen ceza hakkında erteleme hükümleri uygulanmıştır.
Olay tarihi itibariyle ... plakalı araç davalı sigorta şirketi tarafından ZMSS yapılmıştır. Sigorta hasar dosyasının incelemesinde; davalı için yapılan bir ödemeye rastlanılmamıştır.
Uzamış ceza zamanaşımı dikkate alınarak davalı vekilinin zamanaşımı itirazı kabul edilmemiştir.
Mahkememizce bilirkişi olarak tayin edilen ... 16.09.2019 tarihli raporunda; davacının kaza anınnda koruyucu tertibat ( emniyet kemeri ) kullanıp kullanmadığının kaza tespit tutanağının ilgili bölümünde belirsiz olarak işaretlendiğini, kaza sonrası ağır şekilde yaralandığını, ancak çarpışmanın sürücüsü olduğu aracın sol ön kısımları ile ... otobüsünün sol ön teker ve çamurluk kısımları olduğu göz önünde alındığında davacıda meydana gelen zararın koruyucu tertibat ( emniyet kemeri ) takıp takmamak nedeni ile oluşup oluşmadığı konusunda net bir kanaat oluşmadığından müterafik kusur değerlendirilmesinin yapılamadığını, ... plakalı otomobil sürücüsü ...'in %75 oranında asli kusurlu olduğunu, yolun yapım, bakım ve onarımından sorumlu kişi, kişiler, kurum veya kuruluş %25 oranında tali kusurunun olduğunu, ... plakalı otobüs sürücüsünün ... kazanın oluşumuna etken kural ihlalinin bulunmadığını beyan etmiştir.
Taraf vekilleri rapora karşı ayrı ayrı itiraz ve beyan dilekçesi sunmuşlardır.
Davacı vekili ile davalı vekilinin itirazları, dosyadaki mevcut kusur raporu ve kazaya ilişkin diğer belge ve evraklar dikkate alınmak suretiyle kusur dağılımını tespit etmek amacıyla dosyanın 3 Makine Mühendisi bilirkişiden oluşacak Karayolları Fen Heyetinden rapor alınmasına karar verilmiştir.
Karayolları Fen Heyeti 12/10/2020 tarihli bilirkişi raporunda özetle; ... plakalı otomobilin sürücüsü ...’in 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunun 46. Ve 52. Maddelerine aykırı davandığını, bu davranışının ise yine aynı kanunun 84. Maddesinde belirtilen asli kusurlu hallerden şeride tecavüz etme kuralını ihlal ettiğini, dava konusu trafik kazasının meydana geldiği ... köy bağlantı yolunun ... ... ... Başkanlığının bakım sorumluluğunda olduğunu, sorumluluğu altındaki trafiğe açık yol üzerinde mevcut bulunan çukur nedeniyle 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunun 13 maddesi hükümlerini ihlal ettiğini, ... plakalı otobüsün sürücüsü ...’un ise dava konusu trafik kazasının öncesinde kurallara uygun olarak seyrini sürdürmekte olduğunu rapor etmişlerdir.
Hazırlanan rapor taraf vekillerine tebliğ edilmiş; taraf vekilleri rapora karşı ayrı ayrı itiraz ve beyan dilekçesi sunmuşlardır.
Tarafların itirazları ve beyanları doğrultusunda, dosyadaki mevcut kusur raporları ve kazaya ilişkin diğer belge ve evraklar dikkate alınmak suretiyle kusur dağılımını tespit etmek amacıyla Ankara Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi'nden yeniden kusur raporu alınmasına karar verilmiştir.
ATK 29.04.2021 tarihli kusur raporunda özetle; davacı sürücü ...'in %100 kusurlu olduğunu, davalı sürücü ...'un kusursuz olduğunu, davalı ... ... ...ninde kusursuz olduğunu rapor etmiştir.
Hazırlanan rapor taraf vekillerine tebliğ edilmiş; davacı vekili rapora karşı itiraz dilekçesi sunmuştur.
Karayolları Fen Heyetinin 12.10.2020 tarihli raporunda tespit ettiği üzere; dava konusu trafik kazasının meydana geldiği ... köy bağlantı yolunun ... ... ... Başkanlığının bakım sorumluluğunda olması, davalı idarenin sorumluluğu altındaki trafiğe açık yol üzerinde mevcut bulunan çukur nedeniyle 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunun 13 maddesi hükümlerini ihlal ettiği gerekçesiyle işbu rapor hükme elverişli görülmüştür.
Dosya maluliyet incelemesi için ATK'ya gönderilmiştir. İstanbul ATK 2. İhtisas Dairesinin 24.06.2020 tarihli raporuna göre; davacının özürlülük ölçütü sınıflandırılması ve özürlülere verilecek sağlık kurulu raporları hakkında yönetmelik ölçütlerine göre % 30 kalıcı iş görememezliğinin bulunduğunu, 6 ay geçici iş göremezliğinin bulunduğunu rapor etmiştir.
Dosya maluliyet incelemesinden sonra aktüer hesap bilirkişisine tevdi edilmiştir. Aktüer bilirkişi ... 30/10/2019 tarihli bilirkişi raporunda özetle; davacının talep edebileceği geçici iş göremezlik tazminatının 8.499,00 TL olduğunu, kalıcı iş göremezlik zararının ise 61.589,00 TL olduğunu, bu hesaplamalara müterafik kusur indirimi hesaplaması da yapıldığını, takdirin mahkemede olduğunu rapor etmiştir.
Dosya içerisindeki mevcut kusur raporlarından 12/10/2020 tarihli Karayolları Fen Heyeti raporu hükme ve denetime elverişli görülmekle, davacının tazminat talebi yönünden talep edebileceği tazminat miktarını %25'lik kusur dilimleri halinde TRH 2010 prograsif rant sistemine göre hesaplanması amacıyla dosya aktüer bilirkişiye tevdi edilmiştir. Aktüer bilirkişi 06.12.2021 tarihli raporunda özetle; 2021 ücret verileri ile TRH 2010 prosgrasif rant sistemi dikkate alınarak yapılan hesaplamalarda; davacının %25lik kusur dilimine göre talep edebileceği geçici iş göremezlik zararının 2.519,00 TL olduğunu, kalıcı iş göremezlik zararının ise 76.047,00 TL olduğunu rapor etmiştir.
Davacı vekili ıslah dilekçesi sunmuş; tüm davacılar yönünden müteselsil olarak, kalıcı iş göremezlik tazminatının 76.047,00 TL olarak, geçici iş göremezlik zararının ise 2.519,00 TL olarak arttırdıklarını beyan etmiştir.
Davacı vekili 16.12.2021 tarihli duruşmda ıslah dilekçesinde sehven tüm davalıların müteselsil sorumlu olarak gösterildiğini, davalı sigorta şirketi ile davalı sürücü hakkındaki maddi ve manevi tazminat taleplerinden feragat ettiklerini, davaya sadece ... yönünden devam ettiklerini beyan etmiştir. Davalı sigorta vekili ise; yapılan hata giderimi taleplerine itirazlarının bulunmadığını, davacı ile sulh olduklarını beyan etmiştir.
Davalı sigorta vekili ile davalı idare vekili ıslaha ve aktüer raporuna karşı ayrı ayrı itiraz dilekçesi sunmuş; mevcut rapor hükme ve denetime elverişli görüldüğünden itirazların reddine karar verilmiştir.
Davalılar sigorta şirketi ile araç sürücüsü hakkındaki davadan feragat edildiğinden davada sadece davalı idare yönünden değerlendirme yapılmıştır.
a)Maddi tazminat talebi yönünden;
Kaza tarihinde yürürlükte bulunan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49.maddesinin 1.fıkrasına göre, kusurlu ve hukuka aykırı bir fiil ile başkasına zarar veren bu zararı gidermekle yükümlü olduğu, anılan kanunun 51.maddesinin 1.fıkrasında, hakimin, tazminatın kapsamını ve ödeme biçimini, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirleyeceği, 54.maddesinde ise, bedensel zararların özellikle tedavi giderleri, kazanç kaybı, çalışma gücünün azalmasından yada yitirilmesinden doğan kayıplar ile ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar olduğu hükmüne yer verilmiştir.
Yukarıda açıklandığı üzere; kaza tarihinde yürürlükte bulunan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49.maddesinin 1.fıkrasına göre, kusurlu ve hukuka aykırı bir fiil ile başkasına zarar veren bu zararı gidermekle yükümlüdür. Bu nedenlerle; davalılardan ... ... ... kendi sorumluluk sahasında bulunan çukuru onarmayıp dava konusu kazanın gerçekleşmesine sebep olduğundan belirlenen %25 kusur oranıyla davacıya verilen zarardan sorumlu olup; zarar miktarı aktüer bilirkişi raporuyla belirlenmiştir.
b) Manevi Tazminat Yönünden;
BK 56. maddesinde "Hakim, bir kimsenin bedensel bütülüğünün zedelenmesi halinde olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktarda paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir. Ağır bedensel zarar veya ölüm halinde zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir." hükmü düzenlenmiştir. Manevi tazminata hükmedilebilmesi için kişisel yararların haleldar olması gerekir. Doğaldır ki manevi tazminat için üzülme, elemin yoğunluk arz etmesi gerekir. Hakim, manevi tazminatın tutarını belirlerken, saldırı oluşturan eylem ve olayın özelliği yanında tarafların kusur oranını, sıfatını, işgal ettikleri makamı ve diğer sosyal ve ekonomik durumlarını da dikkate almalıdır. Tutarın belirlenmesinde her olaya göre değişebilecek özel durum ve koşulların bulunacağı da gözetilerek takdir hakkını etkileyecek nedenleri karar yerinde nesnel (objektif) olarak göstermelidir.
Davacının meydana gelen kaza neticesinde davacının kalıcı iş göremez şekilde yaralandığı bu durum neticesinde üzüntü duyduğu sabittir. Davacının duyduğu üzüntü ve elemin dindirilmesi amacı ile kazanın meydana geldiği tarih, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, davacıların yaşı, tarafların kusur durumu dikkate alınarak davacıların manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne karar vermek gerekmiştir.
Yukarıda açıklanan tüm nedenlerle; davalı idarenin tali kusuru ile davacının karıştığı kazada davacının yaralandığı, hükme esas alınan aktüer bilirkişi raporuna göre toplam zararın kalıcı ve geçici iş göremezlik talebi yönünden hesaplamanın yapıldığı, meydana gelen maddi ve manevi zarardan davalı idarenin kusuru oranında sorumlu olduğu, meydana gelen zarar bakımından haksız fiil niteliğindeki trafik kazasının meydana geldiği tarih itibariyle temerrüde düştüğü, dava tarafların sosyal ve ekonomik durumları, davacının yaşı, tarafların kusur durumu dikkate alınarak davacının manevi tazminat talebinin ise de kısmen kabulü uygun görülmüş; davalı sürücü ile davalı sigorta şirketi yönünden ise davadan feragat edilmesi sebebiyle bu davalılar yönünden davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
KARAR :
1-Davanın ... ile ... ( ... ) Sigorta yönünden feragat nedeniyle reddine,
2-Davanın ... ... ... yönünden;
a) Maddi tazminat talebi açısından KABULÜ ile 2.519,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı ile 76.047,00 TL kalıcı iş göremezlik tazminatının 31/05/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle beraber davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
b)Manevi tazminat talebi açısından KISMEN KABULÜ ile 30.000,00 TL manevi tazminatın 31/05/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle beraber davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-a)Maddi tazminat talebi yönünden alınması gereken 5.366,84 TL ilam harcından 343,26 TL peşin harç ve 270,00 TL ıslah harcının mahsubu ile bakiye 4.753,58 TL harcın davalı ... ... ...'sinden tahsili ile hazineye irat kaydına,
b)Manevi tazminat talebi yönünden alınması gereken 2.049,30 TL ilam harcının davalı ... ... ...'sinden tahsili ile hazineye irat kaydına,
4-Davacı tarafından yatırılan 35,90 TL başvuru harcı, 343,26 TL peşin harç ve 270,00 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 649,16 TL harcın davalı ... ... ...'sinden alınarak, davacıya verilmesine,
5-a)Davacı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan maddi tazminat yönünden A.A.Ü.T. uyarınca hesap olunan 11.013,58 TL vekalet ücreti davalı ... ... ...nden alınarak davacıya verilmesine,
b)Davacı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan manevi tazminat talebi yönünden A.A.Ü.T. uyarınca hesap olunan 5.100,00 TL vekalet ücretinin davalı ... ... ...'nden alınarak, davacıya verilmesine,
c) Davalı ... ... ... kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan manevi tazminat talebi yönünden A.A.Ü.T. uyarınca hesap olunan 5.100,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak ... ...'ne verilmesine,
d)Davalılar ... ile ... ( ...) Sigorta A.Ş. Yönünden vekalet ücretini takdirine yer olmadığına,
6-Davacı tarafından yapılan 23 tebligat gideri 275,40 TL, 7 müzekkere gideri 58,10 TL, talimat masrafı 1.309,00 TL ( 2 kez dosya gönderme gideri 109,00 TL, 3 bilirkişi ücreti 1.200,00 TL ), ATK masrafı 1.354,65 TL. ( ATK'ya 3 kez dosya gönderme posta masrafı 92,65 TL, 2 adet ATK fatura bedeli 1.262,00 TL ), 2 bilirkişi ücreti 1.050,00 TL olmak üzere toplam 4.047,15 TL yargılama giderinin davalı ... ... ...'sinden alınarak davacıya verilmesine,
7-Davacı tarafından davalılar ... ile ... (...) Sigorta yönünden harcaması yapılan 21 tebligat gideri 160,40 TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
8-HMK'nun 297/ç bendi uyarınca artan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,
Dair, davacı vekili ile davalı ... vekili, davalı sigorta vekilinin yüzüne karşı, diğer tarafın yokluğunda gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinden mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine verilecek dilekçe ile ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ nezdinde İSTİNAF YOLU açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır
¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır