T.C. ADANA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
"TÜRK MİLLETİ ADINA"
T.C.
ADANA
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO: 2019/529 Esas
KARAR NO: 2022/170
HAKİM: ... ...
KATİP: ... ...
DAVACI: ... - ...
VEKİLİ: Av. ... - ...
DAVALI: ... - ...
...
VEKİLİ: Av. ... - ...
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 20/08/2019
KARAR TARİHİ: 24/02/2022
YAZIM TARİHİ : ...
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı şirket aleyhine Adana 8.İcra Müdürlüğü'nün 2019/... esas sayılı dosyası ile kesinleşmiş faturalardan kaynaklanan alacak için ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalı aleyhine başlatılmış olan icra takibine ödemeyi geciktirmek amacıyla haksız ve kötü niyetle itiraz edildiğini, yapılan itiraz üzerine takibin durduğunu belirterek, haksız ve kötü niyetli itirazın iptali ile takibin devamına ve davalının %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; belirtilen icra takibinden dolayı davalı şirketin herhangi bir borcunun bulunmadığını, davacının haksız ve hukuka aykırı bir şekilde, haksız kazanç sağlamak amacıyla ve kötü niyetli bir şekilde icra takibi başlattığını, davacı tarafın tek taraflı ve keyfi olarak düzenlediği cari hesap ayrıntılarını kabul etmediklerini, 29/05/2018 tarihli faturayı ve içeriğini kabul etmeyerek faturayı noter ihtarı ile kendilerine iade ettiklerini belirterek, açılan davanın reddini, davacı tarafın takip konusu alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra tazminatına hükmedilmesini, mahkeme masrafları ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE:
Dava, Adana 8.İcra Müdürlüğü'nün 2019/...esas sayılı takip dosyasına davalı tarafından yapılan itirazın iptali talebine ilişkin olup, davacı vekili tarafından itirazın iptali ile takibin devamı ve davalının %20 den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesi talep edilmiştir.
Adana 8.İcra Müdürlüğü'nün 2019/... E sayılı takip dosyası dosyamız arasına alınmış, yapılan incelemesinde; davacı ... tarafından, davalı ... aleyhine, 11/12/2018 tarihli, 128.216,12 TL asıl alacak, 1.296,21 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 129.512,33 TL'lik ilamsız icra takibi başlatıldığı, yapılan itiraz üzerine takibin durduğu, takip dayanağının 31/10/2018 tarihli cari hesap alacağından oluştuğu anlaşılmıştır.
İİK 67. maddesi uyarınca, takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, ret veya hükmolunan meblağın %20'den aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkûm edilir. Davacının davasını süresi içinde açmış olduğu anlaşılmıştır.
İtirazın iptali davasında, ispat yükü kural olarak davayı açan alacaklıda olup, alacaklı alacağını ispatla yükümlüdür.
Dosyaya ibraz edilen hükme esas almaya elverişli mali müşavir bilirkişisinin 12/03/2020 tarihli raporunda; davalı şirket defterlerinin usul ve yasaya uygun tutulduğunu, sahibi lehine delil niteliği taşıdığını, 2018 yılı ticari defterleri incelendiğinde taraflar arasında ticari bir ilişkinin mevcut olduğunu, alıcılar hesabı ve satıcılar hesabı bakiyelerinin virman işlemi ile birbirine mahsup edilmesi sonucunda davalının davacıdan 8.737,25 TL alacaklı olduğunun tespit edildiğini, aradaki farkın davalı tarafından noter ihtarnamesi ile iade edilen faturadan kaynaklandığının açık olduğunu, neticeten davalı defter kayıtlarına göre davalının davacıdan 8.737,25 TL alacaklı olduğunun tespit edildiği bildirilmiştir.
Mahkememiz dosyası davacı tarafın ticari defterlerinin incelenmesi ve akabinde bu hususta rapor aldırılmak üzere İstanbul 21.Asliye Ticaret Mahkemesine gönderimiş, dosyamız arasına alının bilirkişinin bila tarihli raporunda; davacı defter kayıtlarının incelenmesinde, davacının incelemeye ibraz ettiği yasal defter ve belgeler üzerinde yapılan incelemede, defter kayıtlarının, kayıt nizamına, genel kabul görmüş muhasebe ilkelerine uygun olduğu, defter kayıtlarına dayanak teşkil eden defter beratlarının yasal süresi içinde oluşturulduğu, verilen beyannamelerin süresinde ve belgelerin 213 sayılı Vergi Usul Kanunu ilgili hükümlerine uygun olarak düzenlendiği, davacı ve davalı kayıtlarında ... nolu fatura harici hakediş bedeli faturalarında bir fark bulunmadığı, davacı tarafından BS formlarının bildirildiği, bu formlarda anlaşmazlığa konu 29/05/2018 tarihli e-faturanın da bulunduğu, davalı tarafından tanzim edilen BA formunda anılan faturanın beyan edilmediği, 12.3.2020 tarihli bilirkişi raporunda belirtildiği üzere davalı ile davacı arasındaki defter kayıtlarındaki farkın iade faturasından kaynaklandığı; bu hususta davacı defter kayıtlarına göre davacının davalıdan takip tarihi itibariyle 128.216,12 TL alacaklı olduğu; takip tarihi itibariyle bakiye 121.841,24 TL üzerinden 1.248.87 TL faiz alacağının bulunduğu; takip talebinde belirtilen faiz oranının yasal faiz tutarı olduğu belirtilmiştir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 27.04.2005 Tarihli, 2005719-215 Esas ve 2005/265 Karar sayılı kararında da belirtildiği gibi; "Faturanın tebliğinden itibaren 8 gün içinde itiraz edilmezse fatura münderecatı kabul edilmiş sayılır", Yine Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 28.04.2004 Tarihli 2004/19-205 Esas ve 2004/246 Karar sayılı kararında; "Faturaya, TTK'nın 23/2 maddesi gereği tebliğinden itibaren 8 gün içinde itiraz edilmemesi durumunda, fatura içeriği kabul edilmiş sayılır." ilamı mevcuttur. Bu kapsamda davalının tebliğ aldığı faturalara borcu bulunmadığı takdirde basiretli bir tacir gibi davranma yükümlülüğü gereği süresinde itiraz etmesi gerekmektedir. Öte yandan Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 8.6.1988 tarihli, 1988/60 Esas 1988/3809 Karar sayılı ilamında; "TTK'nın 23/2 maddesi uyarınca keşide edilen faturaya itiraz edilmemiş olması halinde fatura münderecatının kabul edilmiş sayılacağı hükmü ancak taraflar arasında faturanın keşide edilmesine neden olan akdi ilişkinin ispat edilmesi durumunda geçerlidir." denilmektedir. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 2021/7253 Esas, 2021/12178 Karar sayılı ilamında ise; "..Fatura tek başına alacağın varlığına delil olmaz ve yine davalının da söz konusu faturaların altında yer alan teslim alan kısmında imzası bulunmamaktadır. Bu durumda dava konusu ürünlerin teslimi hukuki bir işlem olup, ancak TMK 6. ve HMK. 190 ve 200 maddeleri gereği yazılı delillerle ispat edilebilir. Dosyaya ibraz edilen faturalar malın teslim edildiğini göstermez. Davacı yasal delillerle teslim olgusunu ispat etmelidir." şeklinde karar verilmiştir.
Davalı tarafça mevcut icra takibi nedeniyle davalı şirketin davacıya herhangi bir borcunun bulunmadığı, davalı şirket ile ilişkilendirilebilecek herhangi bir fatura - cari hesap borcunun olmadığı belirtilmiş, dosya kapsamından davalı tarafça süresi içinde 29/05/2018 tarih ve ... nolu faturaya Adana 10.Noterliği'nin 08/06/2018 tarih ve ... yevmiye no'lu ihtarnamesi ile itiraz edildiği anlaşılmıştır. Buna göre, ispat yükü üzerinde bulunan davacının faturaya konu alacağın mevcudiyetini ispat etmesi gerekmekte olup, bu kapsamda dosyaya davacı tarafça ispata yarar delil-belge sunulmamış olduğu anlaşılmış, davacının davasını ispat edemediği kanaatine varılmıştır. Diğer yandan davalı taraf davacının kötüniyet tazminatına mahkum edilmesini talep etmiş olup, bunu ispat yükü üzerinde olan davalının, davacının kötüniyetli olduğuna yönelik dosyaya ispata yarar bir delil sunamadığı anlaşılmakla koşulları oluşmayan talebi yerinde görülmemiş, açılan davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Açılan davanın REDDİNE,
2-Alınması gereken 80,70 TL karar harcının, peşin alınan 1.564,19 TL harçtan mahsubu ile bakiye 1.438,49 TL harcın karar kesinleştiğinde ve istem halinde davacıya iadesine,
3-Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi kapsamında Adana Arabuluculuk Bürosu tarafından düzenlenen arabulucu ücret kararı uyarınca 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin karar kesinleştiğinde davacıdan alınarak hazineye gelir kaydı amacı ile tahsil müzekkeresi düzenlenmesine,
4-Davalı kendini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan AAÜT uyarınca hesap olunan 16.253,67 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,
5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
6-Hüküm kesinleştiğinde kullanılmayan gider avansının davacıya iadesine,
Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize yada mahkememize verilmek üzere bir başka yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek dilekçe ile Adana Bölge Adliye Mahkemesine İSTİNAF yolu açık olmak üzere karar verildi. 24/02/2022
Katip ... Hakim ...
e-imzalıdır e-imzalıdır