T.C. ADANA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
"TÜRK MİLLETİ ADINA"
T.C.
ADANA
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO: 2020/107 Esas
KARAR NO: 2022/280
HAKİM: ... ...
KATİP: ... ...
DAVACI: ... - ...
VEKİLİ: ... - ...
DAVALI: ... - ...
VEKİLİ: ... - ...
DAVA: Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 04/02/2020
KARAR TARİHİ: 22/03/2022
YAZILDIĞI TARİH: ...
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin merkezi İzmir'de bulunan kimyasal temizlik malzemeleri üreten ve ürettiği bu ürünleri İzmir de dahil olmak üzere Türkiye genelinde pazarlayan bir şirket olduğunu, davalı ...'nın müvekkili şirkette satış temsilcisi olarak çalıştığını, 16/05/2019 tarihinde istifa ederek işten ayrıldığını, davalı işçinin iş akdini istifa ile sonlandırdıktan sonra dava dışı ...' da çalışmaya başladığının haricen öğrenildiğini, davalı işçinin çalışmaya başladığı ... şirketinin merkezinin Adana olduğunu ve müvekkili ile aynı iştigal konusuna sahip bulunan, kimyasal temizlik malzemeleri üreten ve pazarlayan şirket olduğunu, son zamanlarda müvekkili şirket elemanlarının şirketten ayrılarak ... bünyesinde işe başladıklarını, davalı vesilesiyle müvekkili şirketin bölgesinde bulunan mevcut müşterilerle de iletişime geçilerek müvekkili şirketin müşterilerine malzeme sattıklarını, müvekkili şirketin müşterileri ile olan ticari ilişkilerine de zarar verdiklerini, rekabet yasağına aykırılığa bir an önce son verilmesi aksi halde yasal yollara müracaat edecekleri yönünde davalıya ihtar çekildiğini ve yapılan ihtarların sonuçsuz kaldığını, davalı işçinin hem sadakat borcuna hem de rekabet etmeme borcuna aykırı davrandığını belirterek, işçinin iş akdi sona erdikten sonra rekabet yasağına aykırı davranmasından dolayı 5.000 Amerikan Dolarının fiili ödeme günündeki merkez bankası efektif satış kuru üzerinden hesaplanacak Türk Lirası karşılığı olan cezai şartın dava tarihinden itibaren işleyecek devlet bankalarınca bir yıl vadeli dolar hesabına uygulanan en yüksek faizi oranında faiz yürütülerek davalıdan tahsili ile müvekkil şirkete verilmesini, yargılama masraf ve giderleri ile vekalet ücretinin davalıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle uyuşmazlık konusunda görevli mahkemenin İş Mahkemeleri olduğunu, esasa ilişkin olarak müvekkilinin davacı şirkette çalışırken kendisine yapılan mobing sebebi ile istifaya zorlandığını ve baskılara dayanamayarak istifa ettiğini, iddia edildiği gibi ... isimli iş yerinde çalışmadığını, müvekkilinin davacı iş yerinde çalışırken sadakat borcuna aykırı bir davranışta bulunmadığını, davacı iş yerinden ayrıldıktan sonra da rekabet etmeme yasağına aykırı bir davranış sergilemediğini, davacı yanın kötü niyetli olduğunu, hiç bir delil ve emare bulunmadan iş bu davayı açtıklarını, davacı yanın zarar gördüğü iddiası ile birlikte müvekkile yönelttiği diğer asılsız iddiaların tarafının müvekkili olmadığını belirterek açılan davayı kabul etmediklerini, davanın reddini, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davacı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE :
Dava; haksız rekabetten kaynaklı cezai şarta ilişkin alacak talebine yönelik olup, davalının davacı şirket nezdinde satış temsilcisi olarak çalıştığı, işten ayrıldıktan sonra davalının sadakat borcuna ve rekabet etmeme borcuna aykırı davrandığı iddia edilerek 5.000,00 Amerikan Dolarının dava tarihinden itibaren işleyecek Devlet bankalarınca 1 yıl vadeli dolar hesabına uygulanan en yüksek faiz oranında faiz yürütülerek davalıdan tahsili talep edilmiştir.
Davalı vekili görev itirazında bulunmuş olup, görev kamu düzenine ilişkin olduğundan yargılamanın her aşamasında re'sen dikkate alınmalıdır. Buna göre, açılan dava davalı işçinin rekabet etme yasağından kaynaklı cezai şarta ilişkin olup, davalı işçinin dosya kapsamında açıklanan taahhüdünün kapsamı, davalının iş akdinin feshinden sonra başka bir iş yerinde çalışmaya başladığı iddiası ve davacının istemi ile davanın özelliğine göre, davalının rekabet yasağını ihlal ettiği iddia edilen davranışın açık biçimde iş akdinin sona ermesinden sonra gerçekleşen rekabet yasağına aykırılığı düzenleyen 6098 sayılı TBK'nun 444. ve 447 maddeleri kapsamında değerlendirilmesi gerektiği açık olup, bu kapsamda yer alan uyuşmazlıklara ilişkin davaların ise, 6102 sayılı TTK'nun 4/1-c maddesi gereğince mutlak ticari dava niteliği taşıdığı, bu davaların görülme yerinin ise Ticaret Mahkemeleri olduğu mahkememizce kabul edilmekle yargılamaya devam olunmuştur. (Yargıtay HGK'nun 27/02/2013 tarihli ve 2012/9-854 Esas, 2013/292 Karar sayılı kararı)
6100 sayılı HMK'nun 190/1 maddesinde "kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir" şeklinde ispat yüküne ilişkin düzenleme mevcut olup, TMK'nun 6.maddesinde de; "Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkında dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür" düzenlemesi mevcuttur.
Davalının iş akdinin sona ermesinden sonra taraflarca tanzim edilen rekabet yasağını ihlal ettiğini iddia eden davacının bildirmiş olduğu tanıkların ve davalı tanıklarının beyanları alınmış, dava dışı şirketin ticaret sicil kaydı dosya içine alınmış, davalının SGK kaydı ve dava dışı şirketin 16/05/2019 tarihi sonrası çalışanlarına ilişkin kayıtlar dosya arasına alınmış, kolluk araştırması yapılmış, Adana ve İzmir Ticaret Sicil Müdürlüklerine, Mersin SGK İl Müdürlüğü'ne, .... Şti.'ne ve dava dışı ... Şirketi'ne yazılan müzekkerelere cevaplar verilmiş, cevabi yazılar dosya arasına alınmıştır.
Davacı tanığı ..., Malatya 6.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2020/... Talimat dosyasının 07/09/2020 tarihli celsesinde alınan beyanında aynen; "..ben ...da bölge müdürüyüm, ... benim bölgeme geçiş yapmıştı, aynı şirkette çalışıyorduk, bana otelde çalışacağını söyleyerek istifa etti, otel müdürü ile görüştüm, onlarda çalışmadığını söyledi, sonra ...'da çalıştığını öğrendim, haksız rekabet ederek bizim müşterilerimize ...'nın ürünlerini sattığını tespit ettik, müşteriler bunu söyledi, biz başka yerde çalıştığını öğrenmeyelim diye sigortasız çalışmış, bildiğim kadarı ile kendisi hala ...'da çalışmaktadır. Bildiklerim bundan ibarettir." şeklinde belirtmiştir.
Davacı tanığı ..., Konya 2.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/... Talimat dosyasının 03/09/2020 tarihli celsesinde alınan beyanında aynen; ".. Davacı ... ŞİRKETİNDE 2016 yılının Kasım ayından itibaren bölge yöneticisi olarak çalışmaktayım. Davalı ... şahsen tanımıyorum ismen Mersin bölgesinde davacı şirket adına yaptığım müşteri ziyaretlerinde ve denetimlerde karşıma çıktığı için bilirim. Bildiğim kadarıyla ... ... isimli firmada çalıştığım şirketten istifa ederek çalışmaya başlamış, ... Şirketi davacı şirket ile aynı iş kolunda faaliyette bulunan temizlik malzemesi, dezenfektan gibi kimyasal ürün satan bir şirkettir. Çalıştığım firma adına iş yaparken müşterilerimiz ile zaman zaman görüştüğümde ...nın şirketimizin sattığı türden kimyasal ürünleri ... adına satmaya çalıştığını bizzat duydum hatta gittiğim firmalardan ...ya ait kimyasal ürünleri ve faturaları da gördüm hatta müşterilerimizden ...nın ... adına pazarladığı ürünleri davacı firmanın ürünleri ile karşılaştırarak daha kaliteli ve daha ucuz olduğunu söyleyerek satış yapmaya çalıştığı bilgisini de aldım. ...nın bu şekilde iş yerimizden ayrıldıktan sonra ürün satışlarımızda ve ciromuzda ciddi anlamda kayıplar oldu. Hemen hemen tüm müşterilerinin ürünleri artık ...dan almaya başladıkları" şeklinde belirtmiştir.
Davacı tanığı ..., İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/... Talimat dosyasının 08/02/2021 tarihli celsesinde alınan beyanında aynen; " ben davacı ... bölge müdürü olarak görev yapmaktayım. Şuan da da halen ...da çalışmaktayım. Davalı ...'ta Mersin Bölge Satış Temsilcisi olarak çalışmaktaydı. Kendisini bu sebeple tanırım. ...da çalışan ... isimli Türkiye Satış Müdürümüz henüz şirkette çalıştığı esnada davacı şirketle aynı sektörde faaliyet gösteren ... isminde bir şirket kurmuştu. Bildiğim kadarı ile resmi olarak bu şirketin sahibi olmasa da gayrıresmi olarak bu şirketin ortağı ya da sahibi ve bu şirketin mallarını pazarlamakta idi. Ben bunu tesadüfen öğrendim. Bir gün şirkette bir sipariş gelmişti. Bu sırada ... ile beraberdik. Biz siparişi hazır ettikten bir saat sonra siparişin iptal edildiği bildirildi. Ben bunu araştırdığımda ...'ın aynı siparişi ... Şirketinden müşteriye teklif ettiğini bu sebeple siparişin iptal edildiğini öğrendim. Bunun üzerine şüphelendiğim kişiler ile ilgili araştırma yapmak üzere Mersin ve Adana'ya gittim. Buradaki şirket müşterileri ile yaptığım araştırmalarda ... ile birlikte davalı ...'ın da ...nın ürünlerini sattığını öğrendim. Yine öğrendiğim kadarı ile davacı şirketin Mersin bölgesinde ki en az 6 - 7 müşterisine bu şekilde mal satışı yapmışlar. Ben davalının bu şekilde ... adına mal sattığını 2019 Mayıs Haziran dönemlerinde öğrendim ve şirket yetkililerine bildirdim. Benim bildiklerim bundan ibarettir." şeklinde belirtmiştir.
Davalı tanığı ..., Mersin 1.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/... Talimat dosyasının 19/10/2020 tarihli celsesinde alınan beyanında aynen; "... ve ... firmalarında muhasebe ve satın alma sorumlusuyum. Davalıyı da 2 sene önce ticari ilişki nedeniyle tanıdım. Kendilerinden el sabunu, bulaşık sabunu ve yüzey temizleyicisi, oda kokusu vs. gibi ürünler aldık. Ben davalıyı tanıdığımda ... isimli firmada ürün pazarlamacısı olarak çalışmaktaydı. Kendisi ile birkaç defa alışveriş yaptık. Daha sonra bize telefon açtı. Firmadan ayrıldığını, artık başka arkadaşların irtibata geçeceğini söyledi. Ben davacının ... - ... Şti'nde çalışıp çalışmadığını bilmiyorum. Bize getirdiği ürünler ... etiketli ürünlerdi. Alt kaşesi davacı şirketse ben onu bilmiyorum. Son alışverişten sonra kendisi ile bir daha görüşmedim. Ben davalıyla son görüştüğümde kimyasal işini bırakacağını, ailevi problemleri olduğunu söylemişti. ... Kimya isimli şirkette çalışıp çalışmadığını ben bilmiyorum." şeklinde belirtmiştir.
Davalı tanığı ..., Mersin 1.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/... Talimat dosyasının 19/10/2020 tarihli celsesinde alınan beyanında aynen; " Ben davalı ... ile yaklaşık bir buçuk yıl önce bir ticari ilişki sırasında tanıştım. Ben spor salonu işletmekteyim. Kendisinden temizlik ürünleri aldım. Kendisi ile tanıştığımızda bize ... isimli firmanın temizlik ürünlerini sattı. Ben alışveriş yaptığımız süre içerisinde davalının çalıştığı firmanın ismini ... olarak biliyorum, ancak davacı şirket ismini ben hiç duymadım. ... davacı şirkete bağlı ise o konuyu bilmiyorum, ben davalı ...'yı bir buçuk yıldır görmüyorum. ... beni aradı. İşten ayrıldığını söyledi. Ben de bir daha aynı firmanın ürünlerini almadım ve kendisini görmedim. Ben davalının ... Kimya isimli şirkette çalışıp çalışmadığını bilmiyorum." şeklinde belirtmiştir.
Çukurova İlçe Emniyet Müdürlüğü'nce yapılan araştırma neticesinde tanzim edilen 23/12/2021 tarihli tutanak incelendiğinde; "... Mah. ... Bul. ... evleri Sitesi B blok No:... /... adresinde ... .... Ltd. Şirketi ve çevresinde yapılan araştırmada; ... .... Ltd. Şirketinde bu adreste halen ... isimli bir bayanın çalıştığı, başkaca bir çalışanının olmadığı, bu bayanın ise davalı şahıs olan ...'yı tanımadığı, çevrede davalıyı tanıyan bilenin olmadığı yapılan araştırmadan tespit cdilmiş olduğu" bildirilmiştir.
Dosyaya ibraz edilen kimya mühendisi ve sözleşmeler konusunda uzman bilirkişilerin mahkememize sunmuş oldukları 24/09/2021 tarihli heyet raporunda; davalının, dava dışı ... Ltd, Şti'nde çalışıp çalışmadığının tespit edilemediğini, davalı ... 'ya ait hizmet dökümünde en son 2019 yalı Mayıs ayında çalıştığını, sonrasında çalışması olmadığını, tanık beyanlarında davalının dava dışı ... Ltd. Şti'nde çalıştığına dair duyum aldıkları yönünde beyanlarının mevcut olduğunu, tanık beyanları dışında davalının dava dışı ... .... Ltd. Şti'nde çalıştığına dair somut bir bilgi ve belge tespit edilemediğini, davalının rekabet yasağını ihlal ettiği hususunda kesin bir kanaate varılamadığı belirtilmiştir.
Tüm dosya kapsamında, davalı ...'nın davacı şirkette satış temsilcisi olarak çalıştığı, 16/05/2019 tarihinde işten ayrıldığı, davalı işçinin iş akdini sonlandırdıktan sonra rekabet yasağı süresi içerisinde davacı şirketle aynı iştigal konusuna sahip dava dışı ...' da çalışmaya başladığının davacı tarafça iddia edildiği, davacı tanıklarının beyanları dışında davalının dava dışı ... .... Ltd. Şti'nde çalıştığına dair somut bir bilgi ve belge tespit edilemediği, davacı tanıklarının da tamamının halen davacı şirket çalışanları - sorumluları oldukları ve beyanlarının duyuma dayalı olup başkaca beyanları destekleyen delil ibraz edilemediği görülmekle tanık beyanları ispata yeter nitelikte kabul edilmemiş, davacının iddialarının ispatlanamamış olması karşısında davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Açılan davanın REDDİNE,
2-Alınması gereken 80,70 TL red harcından, peşin alınan 511,93 TL harçtan mahsubu ile bakiye 431,23 TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
3-Davalı kendini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan AAÜT uyarınca hesap olunan 5.100,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,
4-Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi kapsamında Adana Arabuluculuk Bürosu tarafından düzenlenen arabulucu ücret kararı uyarınca 1.360,00 TL arabuluculuk ücretinin karar kesinleştiğinde davacıdan alınarak hazineye gelir kaydı amacı ile tahsil müzekkeresi düzenlenmesine,
5-Yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
6-Hüküm kesinleştiğinde kullanılmayan gider avansının ilgilisine adesine,
Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize yada mahkememize verilmek üzere bir başka yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek dilekçe ile Adana Bölge Adliye Mahkemesine İSTİNAF yolu açık olmak üzere karar verildi.. 22/03/2022
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır
Not: 5070 sayılı yasa hükümleri uyarınca e-imza ile imzalanmıştır.