T.C. ADANA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2020/221 Esas - 2022/206
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
ADANA
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO: 2020/221 Esas
KARAR NO: 2022/206
HAKİM: ...
KATİP: ...
DAVACILAR: 1- ... - ...
2- ... - ...
3- ... - ...
4- ... - ...
5- ... - ...
VEKİLİ: ... - ...
DAVALI: 1- ... A.Ş - ...
VEKİLİ: ... - ...
DAVALI: 2- ... - ...
VEKİLİ: ... - ...
DAVA: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ: 14/03/2020
KARAR TARİHİ: 03/03/2022
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILMA TARİHİ: ...
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesiyle özetle; müteveffa 'in 25/11/2017 tarihinde ... ilinde geçirdiği trafik kazası sebebiyle aynı gün hayatını kaybettiğini, müteveffa vefatı sırasında bekar-çocuksuz olup geride mirasçı olarak annesi ...'i, kardeşleri ..., ..., ...'i ve yeğenleri ... ve ...'i bıraktığını, bu hususta Adana 3. Sulh Hukuk Mahkemesi 2018/... Esas-2018/... Karar sayılı ilam ile ortaya konduğunu, müvekkilin ... ünvanlı şirkette tır şoförü olarak çalışmakta iken geçirdiği trafik kazası sonucu hayatını kaybetmiş olduğunu, çarpan aracın ZMMS şirketi kanunu gereği müvekkillerin destekten yoksun kalma zararını tazmin etmekle mükellef olduğunu, davalı sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı otobüsün 25/11/2017 tarihinde müteveffa ...'e çarpması sonucu kişinin hayatını kaybetmiş olması, söz konusu kazada kusurun davalıya ait olması, müteveffanın vefatı sonrasında sağlığı boyunca davacılara ekonomik destek sunmuş olması ve bu kaza neticesinde davacıların destekten yoksun kalmış olmaları, davacılar ile mütevefanın yakın akraba olmaları ve somut aile yaşantıları gereği müteveffanın her birinin hayatında sahip olamadığı baba sevgisi, aile huzuru, eş saadeti gibi manevi unsurları tamamlaması ve kaza sonrası davacıların manevi zararlarının oluşması, söz konusu aracın ZMMS şirketinin ... A.Ş. olması, her iki davalı yönünden sorumlulukları müşterek ve müteselsil olmak üzere ve her davacı lehine HMK md. 107 kapsamında alınacak bilirkişi raporları sonrası değerler yeniden belirlenmek üzere ayrı ayrı 5.000,00 TL'şer destekten yoksun kalma tazminatına hükmedilmesine, davalılardan sadece ... sorumlu olacak şekilde; davacının annesi ... lehine 20.000,00 TL, davacı ..., ..., ... lehine ayrı ayrı 10.000,00 TL'şer, davacı ... lehine 5.000,00 TL manevi tazminata, söz konusu bedellere kaza tarihinden itibaren faiz işletilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı sigorta vekili cevap dilekçesinde özetle ; davacı tarafından müvekkil şirkete başvuru yapılırken ve arabuluculuk aşamasında da usulüne uygun olarak yeterli ve gerekli evrakların sunulmadığını, bu nedenle dava şartı yokluğundan davanın reddi gerektiğini, davacılardan anne ... hariç diğer davacılar açısından müteveffanın desteği ıspatlanamadığından destekten yoksun kalma talepli olarak müvekkil şirketten talepte bulunmalarının mümkün olmadığını, trafik kaza tespit tutanağında da sabit olduğu üzere davacılar murisi yaya geçidi olmayan bir yoldan karşıdan karşıya geçmeye çalışmış ve yola gerekli dikkati göstermediğni, bu nedenle sigortalı araç sürücüsüne atfedilecek herhangi bir kusurun mevcut olmadığını, poliçe 01/06/2015 tarihli kanun ve genel şartlarda yapılan değişikliklerden sonra düzenlendiğini, bu nedenle tazminat hesabı yapılacak ise TRH 2010 yaşam tablosu üzerinden 1.8 teknik faiz esas alınarak yapılması gerektiğini, tazminat hesabı yapılacaksa bu hesaplama aktüeryal olarak ve güncel olarak yapıldığından, ileride ödenmesi gereken miktar bilirkişi raporunun düzenlendiği tarihe indirgenerek hesaplandığından, faizin dava yada temerrüt tarihinden değil hükme esas alınan bilirkişi raporunun düzenlendiği tarihten itibaren hükmedilmesi gerektiğini, açılan davanın reddine, dava masrafları ve vekalet ücretinin davacıya yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya konu kaza ... İli ... ilçesi sınırları içerisinde gerçekleştiğini ayrıca müvekilin adresinin Sakarya İli olması sebebiyle ve kaza yerinde yargılamanın usul ekonomisi açısından da yargılamanın Sakarya'da görülmesini gerektiğini, kazadaki kusurun kendilerinde olmadığını, davanın reddini talep ettiklerini beyan etmiştir.
YARGILAMA USULÜ:
Öncelikle 15.03.2018 tarihinde 7101 sayılı yasa ile ve son olarak 22/07/2020 tarihli ve 7251 sayılı Kanunun 58 inci maddesiyle 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 4’üncü maddesinin ikinci fıkrasında değişiklik yapılarak "Ticari davalarda da deliller ile bunların sunulması 12/01/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümlerine tabidir; miktar veya değeri beş yüz bin Türk lirasını geçmeyen ticari davalarda basit yargılama usulü uygulanır" hükmü getirilmesi sebebiyle, mahkememizde açılan dava için basit yargılama usulü uygulanmıştır.
DELİLLER VE GEREKÇE:
Taraflar arasındaki ihtilafın; trafik kazasından kaynaklanan ölüme bağlı olarak destekten yoksun kalanların tazminat istemine ilişkindir. İhtilaf konusunun, kazada kusurun kimde olduğu, oranının ne olduğu, meydana gelen zarar, davacı tarafın tazminat talep etmeye hakkı bulunup bulunmadığı, manevi tazminat gerekip gerekmediği, gerekiyorsa miktarı noktalarında toplandığı anlaşılmıştır.
Mahkememiz, dava açılışından sonra tensip kararı ile birlikte, gerekli gördüğü bilgi ve evrakları dosya arasına celp edilmesi için ilgili mercilere müzekkereler yazmış, dava dilekçesi ve ekleri davalı tarafa tebliğe çıkarılarak, her iki taraf içinde yargılama usul ve esaslarına dair gerekli ihtaratlar yapılmıştır.
Kazaya karışan aracın tescil kayıtları, sigorta poliçesi ve hasar dosyası, kaza nedeniyle başlatılan soruşturmaya ilişkin dosya getirtilmiştir.
25/11/2017 tarihinde sigortalı sürücü ... idaresindeki ... plakalı aracın karşıdan karşıya geçmeye çalışan ...'e çarpması sonucu trafik kazası meydana geldiği, davacıların murisi ... 'nin vefat ettiği anlaşılmaktadır.
Olay tarihi itibariyle ... plakalı araç davalı sigorta şirketi tarafından ZMSS yapılmıştır. Sigorta hasar dosyasının incelemesinde; davacılara yapılan bir ödemeye rastlanılmamıştır.
Sigortalı araç sürücüsü hakkında Sakarya 7. Asliye Ceza Mahkemesi 2017/... E. 2019/... K. sayılı dosyasında taksirle ölüme sebebiyet vermek suçundan ötürü mahkumiyet kararı vermiş, verilen karar hakkında HAGB hükümleri uygulandığı görülmüştür.
Mahkememizce bilirkişi olarak tayin edilen kusur bilirkişisi 15.12.2020 tarihli raporunda özetle; gerçekleşen kazada araç sürücüsünün %25 tali kusurlu olduğunu, müteveffa yayanın %75 kusurlu olduğunu rapor etmiştir.
Davacı vekili ile davalı sigorta vekili kusur raporuna karşı ayrı ayrı itiraz dilekçesi sunmuş; tarafların itirazlarının değerlendirilmesi için ATK'dan kusur raporu alınmıştır. ATK 11.03.2021 tarihli raporunda özetle; yayaya karşı zamanında ikazla birlikte etkili tedbir almaması sebebiyle sürücünün %25 , müteveffa yayanın karşıdan karşıya geçiş yaparken yol durumunu yeterince kontrol etmesi, ilk geçiş hakkını araca tanıması gerektiğinden %75 kusurlu olduğunu rapor etmiştir.
Davacı vekili ile davalı sigorta vekili ATK kusur raporuna karşı ayrı ayrı itiraz dilekçesi sunmuş; mevcut rapor hükme ve denetime elverişli görüldüğünden itirazların reddine karar verilmiştir.
Dava konusu müteveffanın destekliğine ilişkin davacılar tanıkları dinlenilmiştir.
Dosya hesaplama yapması açısından aktüer bilirkişiye tevdi edilmiştir. Bilirkişi ... tarafından düzenlenen 17/06/2021 tarihli rapor ile; TRH 2010 prograsif rant sistemine dayalı yaşam tablosu, müteveffanın geliri, kusur durumu ve tüm dosya kapsamına göre; desteklikten bahsedilmek için destek ilişkisinin sürekli olması gerektiği, davacılardan ..., ..., ... ve ... yönünden eylemli ve düzenli bir destek ilişkisinin bulunmadığını, davacılardan anne ...'in 17.677,33 TL destekten yoksunluğunun bulunduğunu, sigorta şirketinin temerrüt tarihinin 17.08.2018 olduğunu, sigortalı aracın ticari olduğunu rapor etmiştir.
Davacı vekili ile davalı sigorta vekili aktüeer raporuna karşı ayrı ayrı itiraz dilekçesi sunmuş; mevcut rapor hükme ve denetime elverişli görüldüğünden itirazların reddine karar verilmiştir
Davacı vekili talep arttırım dilekçesinde; ... için maddi tazminat taleplerini 17.677,33 TL olarak arttırdıklarını bu bedellere faiz uygulanmasını talep ettiklerini beyan etmiştir
Davalı sigorta vekili ıslaha karşı esasen ve zamanaşımı itirazında bulunmuştur. Dava vekilinin zamanaşımı itirazı uzamış ceza zamanaşımı dikkate alınarak reddedilmiştir. Aşağıdaki şekilde değerlendirmeler yapılmıştır;
A) Destekten Yoksunluk Tazminatı Talebi Yönünden;
6098 Sayılı TBK'nun 53/3 maddesi gereğince; ölenin desteğinden yoksun kalan kişilerin bu sebeple uğradıkları kayıplar ölüm halinde talep edilebilecek zararlar arasında sayılmıştır.
2918 Sayılı KTK'nun 85 /1 maddesinde işletenin sorumluluğu düzenlenmiş, 91/1 maddesinde; "İşletenlerin, bu Kanunun 85 inci maddesinin birinci fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur." hükmü getirilmiştir. Devam eden maddelerde ise zorunlu trafik sigortasının kapsamı düzenlenmiştir. ZMSS, motorlu bir aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde o aracı işletenin zarara uğrayan 3.kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitlerle sigortalamaktadır.
Aktüer bilirkişi raporu desteğin ve davacıların gelir durumuna, kaza tarihindeki yaşlarına, bakiye yaşam sürelerine ve tüm dosya kapsamına uygun bulunarak hükme esas alınmıştır. Karayolu Trafik Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarında 01/06/2015 tarihinde yapılan değişiklikle yürürlüğe giren hükümlerde bu sigorta türünde sigorta şirketinin poliçe teminatı kapsamındaki sorumluluğunun belirlenmesinde bir zarar hesaplama yöntemi öngörüldüğü anlaşılmaktadır. Buna göre, davalılardan işleten ve sürücünün hukuki sorumluluğunun "gerçek zarar" ilkesine göre belirlenmesi, buna karşılık davalılardan sigorta şirketinin hukuki sorumluluğuna isabet eden zararın ise Genel Şartlarda belirtilen yöntemle tespiti gereklidir.Sigorta şartnamelerine göre verilecek olan tazminat vergilendirilmiş kazanç üzerinden yapılacaktır. Bu nedenle davacı vekilinin vergilendirilmemiş kazanç üzerinden tazminat talebi uygun görülmemiş, destekliğinin sürekli ve düzenli olup olmaması hususu dikkate alınmıştır.
B)Manevi Tazminat Talebi Yönünden;
BK 56. maddesinde "Hakim, bir kimsenin bedensel bütülüğünün zedelenmesi halinde olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktarda paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir. Ağır bedensel zarar veya ölüm halinde zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir." hükmü düzenlenmiştir. Manevi tazminata hükmedilebilmesi için kişisel yararların haleldar olması gerekir. Doğaldır ki manevi tazminat için üzülme, elemin yoğunluk arz etmesi gerekir. Hakim, manevi tazminatın tutarını belirlerken, saldırı oluşturan eylem ve olayın özelliği yanında tarafların kusur oranını, sıfatını, işgal ettikleri makamı ve diğer sosyal ve ekonomik durumlarını da dikkate almalıdır. Tutarın belirlenmesinde her olaya göre değişebilecek özel durum ve koşulların bulunacağı da gözetilerek takdir hakkını etkileyecek nedenleri karar yerinde nesnel (objektif) olarak göstermelidir.
Davacıların manevi tazminat taleplerinin değerlendirilmesi sonucunda, Türk Borçlar Kanununun 56.maddesinin 1.fıkrasındaki düzenleme ile Yargıtay'ın 1966/7 Esas ve 1966/7 Karar sayılı ve 22/06/1966 günlü İçtihadı Birleştirme Kararı'ndaki esaslar ile zararın niteliği, tarafların kusur durum ve oranları ile kaza tarihi itibariyle paranın satın alma gücü, manevi tazminatın bir ceza olmasa da zarar görende haklılığı konusunda manevi tatmin yaratması ve fakat tazminat alacaklısını zenginleştirmeyecek ve tazminat borçlusunu fakirleştirmeyecek ölçüde olması gerektiği ile özellikle hak ve nesafet ilkesi göz önünde bulundurulmuştur. Müteveffanın meydana gelen kaza neticesinde vefat ettiği, bu durum neticesinde davacı eş,çocuk,anne, baba ve kardeşlerin elem ve üzüntü duyduğu sabittir. Davacıların duyduğu üzüntü ve elemin dindirilmesi amacı ile kazanın meydana geldiği tarih, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, davacının yaşı, tarafların kusur durumu dikkate alınarak davacıların manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne karar vermek gerekmiştir.
Davalı işleten ve sürücünün, hukuki sorumluluklarına isabet eden zarar bakımından haksız fiil niteliğindeki trafik kazasının meydana geldiği tarih itibariyle temerrüde düştükleri, davalı sigorta şirketinin ise sigorta şirketine başvurusu sonrası temerrüde düştükleri, hükmedilen tazminata davalıların sözü geçen temerrüt tarihlerinden itibaren dava ve ıslah dilekçesinde faiz türü bildirilmediğinden yasal faiz uygulanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yukarıda açıklanan tüm bu nedenlerle; davalı sigortacı tarafından zorunlu mali mesuliyet sigortası yapılan aracın sürücüsünün tali kusuru ile sebebiyet verdiği kazada davacıların desteği ...'nin vefat ettiği, davacılardan ...'in ölenin desteğinden yoksun kaldığı, meydana gelen zarardan davalı sigorta 2918 sayılı KTK' nun 85 ve 91. Maddeleri gereğince sorumlu olduğu, davacının destek zararının poliçe temitanı kapsamı ve sınırları içinde yer aldığı, davacılardan
Yukarıda açıklanan tüm bu nedenlerle; davalı sigortacı tarafından zorunlu mali mesuliyet sigortası yapılan aracın sürücüsünün tali kusuru ile sebebiyet verdiği kazada davacıların desteği ...'nın vefat ettiği, davacıların ölenin desteğinden yoksun kaldığı, meydana gelen zarardan davalı sigorta 2918 sayılı KTK' nun 85 ve 91. Maddeleri gereğince sorumlu olduğu, davacıların destek zararlarının poliçe temitanı kapsamı ve sınırları içinde yer aldığı, ..., ..., ... ve ... yönünden eylemli ve düzenli bir destek ilişkisinin bulunmadığının dosya kapsamından anlaşıldığı, bu nedenle bu davacılar yönünden maddi tazminata hükmedilemeyeceği, davacıların yaşı, müteveffa ile yakınlıkları, tarafların kusur durumu ile tarafların sosyal ekonomik durumu dikkate alınarak davacıların manevi tazminat talebinin ise de kısmen kabulü uygun görülmüş, davalı sürücü yönünden kaza tarihinden itibaren davalı sigorta şirketi yönünden temerrüt tarihleri dikkate alınarak hükmedilen bedele yasal faiz uygulanarak aşağıdaki hüküm hukuka uygun bulunmuştur.
KARAR:
1-Davanın maddi tazminat talebi yönünden;
a)Davanın ... yönünden kabulü ile 17.677,33 TL tazminatın davalı sigorta şirketi yönünden 17/08/2018 tarihinden itibaren diğer davalı ... yönünden 25/11/2017 tarihinden itibaren yasal faizi ile beraber davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
b)Davanın ..., ..., ..., ... yönünden ayrı ayrı reddine,
2-Davanın manevi tazminat talebi yönünden;
a)Davanın ... yönünden kısmen kabulü ile 6.000,00 TL tazminatın 25/11/2017 tarihinden itibaren yasal faizi ile beraber davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine,
b)Davanın ... yönünden kısmen kabulü ile 2.500,00 TL tazminatın 25/11/2017 tarihinden itibaren yasal faizi ile beraber davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine,
c)Davanın ... yönünden kısmen kabulü ile 2.500,00 TL tazminatın 25/11/2017 tarihinden itibaren yasal faizi ile beraber davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine,
d)Davanın ... yönünden kısmen kabulü ile 2.500,00 TL tazminatın 25/11/2017 tarihinden itibaren yasal faizi ile beraber davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine,
e)Davanın ... yönünden kısmen kabulü ile 1.500,00 TL tazminatın 25/11/2017 tarihinden itibaren yasal faizi ile beraber davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine,
3-a)Maddi tazminat talebi yönünden alınması gereken 1.207,53 TL karar ve ilam harcından, 273,24 TL peşin harç ve 61,00 TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 334,24 TL harcın mahsubu ile bakiye 873,29 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye irat kaydına,
b)Manevi tazminat talebi yönünden alınması gereken 1.024,65 TL karar ve ilam harcının davalı ...'dan tahsili ile hazineye irat kaydına,
4-Davacı tarafından yatırılan 54,40 TL başvuru harcı, 273,24 TL peşin harç ve 61,00 TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 388,64 TL'nin davalılardan alınarak, davacılara verilmesine,
5-Arabuluculuk asgari ücret tarifesi kapsamında taraf sayısına göre hesaplanan 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin kabul red oranına göre hesaplanan 539,17 TL'nin karar kesinleştiğinde davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye gelir kaydı amacı ile tahsil müzekkeresi düzenlenmesine, geri kalan 780,83 TL'nin davacılar ..., ..., ..., ...'den alınarak hazineye gelir kaydı amacı ile tahsil müzekkeresi düzenlenmesine,
6-a)Maddi tazminat talebi yönünden davacı ... kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan AAÜT uyarınca hesap olunan 5.100,00 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak iş bu davacıya ödenmesine,
b)Manevi tazminat talebi yönünden davacılar kendilerini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan AAÜT uyarınca hesap olunan 5.100,00 TL vekalet ücretinin davalı ...'dan alınarak davacılara ödenmesine,
7-a)Maddi tazminat talebi yönünden davalılar kendilerini vekil ile temsil ettirmiş olduklarından kabul ve red oranlarına göre hüküm tarihindeki AAÜT uyarınca hesaplanan 5.100,00 TL vekalet ücretinin davacılar ..., ..., ..., ...'den alınarak davalılara müştereken ve müteselsilen ödenmesine,
b)Manevi tazminat talebi yönünden davalı ... kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan kabul ve red oranlarına göre hüküm tarihindeki AAÜT uyarınca hesaplanan 5.100,00 TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak iş bu davalıya ödenmesine,
8-Davacılar tarafından yapılan 23 tebligat gideri 153,50 TL, 5 müzekkere gideri 45,00 TL, bilirkişi ücreti 1.050,00 TL, ATK fatura bedeli 700,00 TL, posta masrafı 60,50 TL olmak üzere toplam 2.009,00 TL yargılama giderinin red ve kabul oranına göre hesaplanan 820,60 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'e verilmesine, geri kalanın davacılar üzerinde bırakılmasına,
9-HMK'nun 297/ç bendi uyarınca artan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine verilecek dilekçe ile ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ nezdinde İSTİNAF YOLU açık olmak üzere karar verildi.
Katip ...
¸
Hakim ...
¸
**Bu Evrak 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunun Kapsamında DYS üzerinden E-İmza ile İmzalanmıştır. **