T.C. ADANA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
"TÜRK MİLLETİ ADINA"
T.C.
ADANA
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO: 2021/469 Esas
KARAR NO: 2022/91
HAKİM: ... ...
KATİP: ... ...
DAVACI: ... - ... ...
VEKİLİ: Av. ... - ...
DAVALI: ... - ...
...
DAVA: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 25/06/2021
KARAR TARİHİ: 03/02/2022
YAZIM TARİHİ : ...
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ... ... tarafından Adana 13.İcra Müdürlüğü'nün 2016/... Esas sayılı dosyası ile müvekkili ... hakkında kambiyo senetlerine özgü icra takibi başlatıldığını, davalı tarafından müvekkili aleyhine başlatılan takibin haksız ve kötü niyetli olduğunu, müvekkilinin davalıya herhangi bir borcunun bulunmadığını, takibe konu borcun sebebi olarak 15.12.2010 tanzim ve 20.09.2014 ödeme tarihli 9.660,00 TL miktarlı senedin gösterildiğini, borcun sebebi olarak gösterilen senedin davalı ... ... (...)' in müvekkili adına ...'ndan çektiği ... nolu tüketici kredisi için olduğunu, bunu tarafların üç şahit huzurunda tutanakla imza altına aldıklarını, müvekkilinin kredi çekildikten sonra kredi taksit bedellerini her ay ...'in yine ...'nda bulunan ... nolu hesabına düzenli olarak ödeme yaptığını ve dekontlarının da elinde olduğunu belirterek, müvekkili hakkında başlatılan icra takibinin mevcut hali ile devam etmesi durumunda telafisi imkansız ve kaçınılmaz zararlar doğacağından icra takibinin teminatsız olarak durdurulmasına karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
CEVAP: Davalıya dava dilekçesi ve tensip zaptı ekli duruşma gün ve saatini bildirir davetiye usulüne uygun tebliğ edilmiş olup, davalının cevap dilekçesi sunmadığı, davayı da takip etmediği görülmüştür.
DELİLLER VE GEREKÇE :
Dava; menfi tespit talebine ilişkin olup, davacı hakkında Adana 13.İcra Müdürlüğü'nün 2016/... Esas sayılı takip dosyası nedeniyle takip yapıldığı, takibe konu senetten dolayı davacının davalıya 9.806,16 TL borcunun bulunmadığının tespiti talebine ilişkin olduğu anlaşılmıştır.
Mahkememiz, dava açılışından sonra tensip kararı ile birlikte, gerekli gördüğü bilgi ve evrakları dosya arasına celp edilmesi için ilgili mercilere müzekkereler yazmış, dava dilekçesi ve ekleri davalı tarafa tebliğe çıkarılarak, her iki taraf içinde yargılama usul ve esaslarına dair gerekli ihtaratlar yapılmıştır.
Adana 13. İcra Müdürlüğü'nün 2016/... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde, alacaklı davalı ... ... tarafından borçlu davacı ... ... aleyhine, 06/11/2014 tarihli, 9.660,00 TL asıl alacak, 146,16 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 9.806,16 TL'lik alacak hakkında kambiyo senedine özgü icra takibi başlatıldığı, borcun dayanağının 9.660,00 TL miktarlı, 15/12/2010 tanzim tarihli, 20/09/2014 vade tarihli senet olduğu anlaşılmıştır.
6102 sayılı TTK'nun 4. maddesine göre, bir davanın ticari dava olabilmesi için uyuşmazlığın her iki tarafının da tacir olması ve ticari işletmeleriyle ilgili hususlardan doğmuş bulunması veya anılan yasa maddesinde sayılan mutlak ticari davalardan olması gerekli ve yeterlidir. Bu tür ticari davalara ise, ayrı Asliye Ticaret Mahkemesi olan yerlerde, o yerdeki Asliye Ticaret Mahkemesinde bakılır. (TTK m.5/2)
Somut uyuşmazlık konusu incelendiğinde, davacı vekilinin borcun sebebi olarak gösterilen senedin, davalı ... ... (...)' ün davacı adına ...'ndan çektiği ... no'lu tüketici kredisi olduğu iddia edilmekle, buna ilişkin üç şahit huzurunda birlikte imza altına alınan tutanak dava dilekçesine eklenmiş, davacının kredi çekildikten sonra kredi taksit bedellerini her ay davalının yine ...'ndaki ... numaralı hesabına düzenli olarak ödediğine ilişkin dekontları da sunmuş olduğu görülmüştür.
... Şubesi'ne yazılan müzekkereye cevaben, davalı ... ...'e kullandırılan ... numaralı, 10.000,00 TL bedelli, 29/09/2010 tarihli Tüketici Kredisine ait tüm belge ve evraklar dosya içine alınmıştır.
Davacı tarafça dosyaya sunulmuş olan 14/12/2010 tarihli tutanak incelendiğinde, tutanak içeriğinin aynen; "Bu senet ...nca ... adına verdiği ... nolu tüketici kredisinin ( 20/09/2014 vadeli ve ayda 275.42 TL geri ödemeli ) aylık 210 TL olan kısmı için verilmiştir. Senet toplam tutarı; 14/12/2010 tarihi itibarı ile 46X210=9660 TL olup bu tutar her ayın 20' sinde kredi borçlusu ... ün ... Yüreğir şubesindeki ... nolu hesabına havale edilecek ve senet arkasına yazılacaktır. Söz konusu senet ... 'un ölümü ya da borcu ödememesi durumunda kalan miktar üzerinden gerekli yasal işlemlere tabi tutulabilecektir." şeklinde düzenlenmiş olup, tutanağın şahitler ..., ... ve ... ile taraflar ... ile ... tarafından imzalanmış olduğu görülmüştür.
Yargıtay 19.Hukuk Dairesi'nin 2016/19351 Esas, 2017/5869 Karar sayılı, 14/09/2017 Tarihli ilamında; "..Mahkemece, görülen davanın hukuki niteliği itibariyle davalının davacı şirketle olan iş akdine aykırı davranması nedeniyle açılan menfi tespit davası olduğu, her ne kadar bono, kambiyo senedi olarak TTK'nda düzenlenmiş ise de kambiyo senedinin doğumuna neden olan temel ilişki işçinin iş akdine aykırı davrandığı iddiasına dayandığı, davalının tacir olmadığı, davanın TTK' nda sayılan mutlak ve nispi ticari dava niteliği bulunmadığı, davada iş mahkemesinin görevli olduğu gerekçesiyle davanın görevsizlik nedeniyle usulden reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekilleri tarafından temyiz edilmiş olup, usul ve kanuna uygun bulunan hükmün onanmasına.." karar verilmiştir. (Yargıtay 20 Hukuk Dairesi'nin 2015/16282 Esas, 2016/2527 Karar sayılı ilamı da benzer içeriktedir.)
Öte yandan Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9.Hukuk Dairesi'nin 2019/... Esas, 2020/... Karar sayılı, 04/03/2020 Tarihli ilamında; "dava konusu bononun incelenmesinden bononun kira ilişkisi kapsamında düzenlendiğine dair bir ibare olmadığı, yine davalının dava konusu bononun kira ilişkisi kapsamında düzenlendiğine dair bu bonoya atıf yapan bir sözleşme ibraz etmediği ve dava konusu bononun düzenlenme sebebi konusunda taraflar arasında bir anlaşma olmadığı tüm bu durumlar karşısında dava konusu bonodan kaynaklı menfi tespit davasında ticaret mahkemesinin görevli olduğu anlaşılmıştır.." şeklinde karar verilmiş olduğu görülmüştür. Buna göre dosya kapsamı değerlendirilmekle, dosyaya sunulan 14/12/2010 tarihli tutanaktan anlaşılacağı üzere taraflar arasındaki ihtilafın davalı tarafça davacı adına kullanılan kredinin davalıya geri ödemesine ilişkin iddiadan kaynaklandığı, davanın ticari dava olmadığı, tarafların tacir olmadığı ve işin de tarafların ticari işletmesini ilgilendiren bir ticari iş olmadığı anlaşılmakla, mahkememizin görevsiz olduğu, uyuşmazlık ve iddiaların değerlendirilmesinde görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu kanaatine varılmış, dava dilekçesinin görev yönünden reddine dair karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Dava dilekçesinin görev yönünden REDDİNE,
2-Görevsizlik kararının kesinleşmesine müteakip talep halinde dosyanın görevli ADANA NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE gönderilmesine,
3-HMK nun 331/2 maddesi gereğince yargılama giderlerinin yetkili ve görevli mahkemece hüküm altına alınmasına,
4-İş bu ilam taraflardan birinin süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde kararı veren mahkememize başvurarak, dava dosyasının görevli ya da yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmesi gerektiği, aksi takdirde talep halinde HMK 20. maddesi gereğince mahkememizce davanın açılmamış sayılmasına karar verileceği hususunun taraflara ihtaratına;
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinden mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine verilecek dilekçe ile Adana Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF yolu açık olmak üzere karar verildi.
03/02/2022
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır
Not: 5070 sayılı yasa hükümleri uyarınca e-imza ile imzalanmıştır.