T.C. ADANA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2021/573 Esas - 2022/130
"TÜRK MİLLETİ ADINA"
T.C.
ADANA
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO: 2021/573 Esas
KARAR NO: 2022/130
HAKİM: ...
KATİP: ...
DAVACILAR: 1- ... - ...
2- ... - ...
VEKİLİ: ... - ...
DAVALI: ... ANONİM ŞİRKETİ - ...
VEKİLİ: ... - ...
DAVA: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ: 12/08/2021
KARAR TARİHİ: 15/02/2022
YAZIM TARİHİ : ...
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 17.06.2020 tarihinde ... sevk ve idaresindeki ... plakalı motosikleti ile ... Mezarlık istikametinden D-400 Karayolunu takiben ... kavşağına geldiği esnada kendisine hitap eden kırmızı ışığı dikkate almadan geçişi sırasında motosikletinin ön kısımları ile ... Caddesi istikametinden ... Bulvarını takiben gelen ve kavşak girişinde kırmızı ışıkta durakladıktan sonra yeşil ışık yanması ile ... Caddesi istikametine doğru geçmek isteyen sürücü ...'in sevk ve idaresindeki ... plakalı otomobilin sağ yan kısımlarına çarpması neticesi sürücü ...'nin kaza neticesinde olay yerinde hayatını kaybettiğini, kazaya karışan ... plaka sayılı aracın davalı sigorta şirketi nezdinde sigortalı olduğunu belirterek, ...’nin vefatından kaynaklı babası ... ve annesi ...’ya olan destekliği nedeniyle 6100 sayılı Yasa’nın 107. maddesine göre ödenmeyen destekten yoksun kalma tazminatının şimdilik 100,00 TL (fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak üzere) hesaplatılarak ... A.Ş. yönünden temerrüt tarihinden işletilecek faizi, yargılama giderleri ve avukatlık ücretiyle birlikte davalıya ödetilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP :Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; usule yönelik itirazlarının karara bağlanmasını, haksız ve hukuka aykırı davanın reddine, yargılama gideri ve ücreti vekâletin davacıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER ve GEREKÇE:
Dava; destekten yoksun kalma tazminatı talebine ilişkin olup, 17/06/2020 tarihinde müteveffa ...'nın sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı motosikletle meydana gelen kazada davacıların murisi ...'nın vefat ettiği, iş bu dava yoluyla müteveffanın anne ve babası olan davacıların destekten yoksun kalma nedeniyle 100,00 TL maddi tazminatın davalıdan tahsili talep ettikleri, ... plaka sayılı aracın davalı sigorta şirketi nezdinde Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğu anlaşılmıştır.
SGK il Müdürlüğüne, Emniyet Müdürlüğüne yazılan müzekkerelere verilen cevabi yazılar dosya içine alınmış, kaza ile ilgili soruşturma dosyası örneği celp edilmiş, müteveffa ve davacıların nüfus kayıtları dosya içine alınmış, davalı sigorta şirketinden hasar dosyası getirtilmiştir.
17/06/2020 tarihli kaza tespit tutanağında; kazanın oluşumunda sürücü ...'nın kavşak girişinde kendisine hitap eden kırmızı ışığı dikkate almadan kavşağa giriş yaptığı, 2918 sayılı KTK'nun 47/B (kırmızı ışıkta geçme) maddesinde belirtilen kuralı ihlal ettiği, sürücü ...'in kavşağa yeşil ışıkta geçerek giriş yaptığı kazanın oluşumunda trafik kural ihlalinin olmadığı belirtilmiştir.
Trafik kusur bilirkişisi mahkememize verdiği 18/12/2021 tarihli raporunda, ... plaka sayılı otomobilin sürücü belgesiz sürücüsü ...' nin meydana gelen kazanın oluşumunda % 100 (yüzde yüz) oranında asli kusurlu olduğunu, ... plaka sayılı hususi otomobil sürücüsü ...' in ise kazanın oluşumunda kusurunun bulunmadığını beyan etmiştir.
Hesap Bilirkişisi dosyaya sunmuş olduğu raporunda, davacıların tespit edilen gelirine göre, olayın meydana geliş şekli, kazazedenin yaşı, gelir durumu, kusur oranları tüm belgeler ile birlikte değerlendirilerek, mevcut belgelere göre; mahkemece davacıların tazminata hak kazandıkları kanaatine varıldığı takdirde davacı baba ...'nin 113.827,72 TL, davacı anne ...'nin 279.980,32 TL tazminat talep edebileceklerinin değerlendirildiğini belirtilmiştir.
2985 sayılı KTK 85. maddesi uyarınca; bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar. Aynı Kanunun 91. maddesine göre; işletenlerin, bu Kanunun 85 inci maddesinin birinci fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur.
6098 sayılı TBK 49. maddesi uyarınca, kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. 53. maddeye göre, ölüm hâlinde uğranılan zararlar; cenaze giderleri, ölüm hemen gerçekleşmemişse tedavi giderleri ile çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar, ölenin desteğinden yoksun kalan kişilerin bu sebeple uğradıkları kayıplardır.
Davaya konu olayda ... plakalı motosikletin yaptığı kazada davacıların desteği ve motosikletin sürücüsü ... vefat etmiş olup alınan kusur bilirkişi raporlarına göre kazanın oluşumunda davacıların murisi motosiklet sürücüsünün tam kusurlu olup başkaca kusurlu taraf olmadığı tespit edilmiştir.
01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının A.6 maddesi uyarınca destek şahsının kusuruna denk gelen destek tazminatı talepleri ZMM poliçesi teminatı dışında kalmaktadır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 01.11.2017 tarih 2017/17-1315/1239 sayılı kararında; “...Yukarıda açıklanan yasal düzenlemeler ışığında bir motorlu aracın işletilmesinin bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde araç işleteninin bu zarardan sorumlu olacağı düzenlendiğine göre, ilke olarak sürücünün (desteğin) ölümünden işletenin sorumlu olduğu, dolayısıyla davacıların işletenden talepte bulunma haklarının bulunduğu kabul edilmelidir. Yansıma yoluyla zarar görmüş olan destek tazminatı isteyenlerin, kendisine destek sağlayan kişinin sahip olduğu haktan fazlasına sahip olmaları mümkün değildir. Nitekim BK’nun 44/I. maddesi, hiç kimse kendi kusurundan yararlanamaz ilkesine dayanmaktadır. Zararın artmasına veya doğmasına sebep olan kişi sonuçlarına da kendisi katlanmalıdır. Diğer bir deyişle, nasıl ki desteğin ölümü sebebiyle meydana gelen zararın yansıma yoluyla destek görenleri etkilediği kabul ediliyorsa, desteğin kusurlu davranışlarının da aynı şekilde destek görenlere yansıyacağının kabul edilmesi gerekir. Zira zarara uğramamak için gerekli özeni göstermeyen veya hatta zararın meydana gelmesini isteyen kimse, bu hareket tarzının sonuçlarına katlanmalı ve bu davranışının zararın meydana gelmesinde oynadığı role, etkisine ve derecesine göre zararı kısmen veya tamamen üzerine almalıdır. Çünkü kendi kusuruyla sebebiyet verdiği ya da artmasına neden olduğu zararın ödettirilmesini istemek Türk Medeni Kanunu’nun 2. maddesinde düzenlenen doğruluk ve dürüstlük kurallarına aykırı olacaktır. O halde somut olayda objektif iyi niyet kurallarına (TMK m.2) göre davacıların murisinin %70 kusuruyla meydana gelen kaza sonucu ölümü nedeni ile davacıların talep ettikleri destekten yoksunluk tazminatından işletenin sorumlu olmadığı kabul edilmelidir...” görüşüne yer verilmiştir.
Buna göre, desteğin ölümü sebebiyle meydana gelen zararın yansıma yoluyla destek görenleri etkilediği kabul ediliyorsa, desteğin kusurlu davranışlarının da aynı şekilde destek görenlere yansıyacağının kabul edilmesi gerekir. Yapılan yargılama neticesinde davacının murisinin dava konusu kazanın oluşumunda tam ve tek kusurlu olduğu dosyaya alınan bilirkişi raporu ile sabit olup, kazanın 17/06/2020 tarihinde gerçekleşmiş olup taraflar arasındaki sigorta sözleşmesinin 01/06/2015 tarihinden sonra akdedilmiş olması sebebiyle dava konusu zararın poliçe teminatı dışında olduğu ve davanın reddi gerektiği kanaatine varılmakla (Yargıtay 17.H.D'nin 2019/3704 Esas, 2020/5573 Karar sayılı ilamı, Adana BAM.3.Hukuk Dairesi'nin 2019/117 Esas, 2019/822 Karar sayılı ilamı), davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Açılan davanın REDDİNE,
2-Alınması gereken 80,70 TL karar harcından, peşin alınan 59,30 TL harcın mahsubu ile, bakiye 21,40 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,
3-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan AAÜT uyarınca hesap olunan 100,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,
4- Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi kapsamında Adana Arabuluculuk Bürosu tarafından düzenlenen arabulucuk ücret kararı uyarınca 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin karar kesinleştiğinde davacıdan alınarak hazineye gelir kaydı amacı ile tahsil müzekkeresi düzenlenmesine,
5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
6- Hüküm kesinleştiğinde kullanılmayan gider avansının davacıya iadesine,
Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yokluğunda, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize yada mahkememize verilmek üzere bir başka yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek dilekçe ile Adana Bölge Adliye Mahkemesine İSTİNAF yolu açık olmak üzere karar verildi. 15/02/202
Katip ...
e-imza
Hakim ...
e-imza