T.C. ADANA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
ADANA
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO: 2021/655 Esas
KARAR NO: 2022/250
HAKİM: ... ...
KATİP: ... ...
DAVACI: ... - ...
...
VEKİLİ: Av. ... -
DAVALI: ... - ...
...
DAVA: Menfi Tespit
DAVA TARİHİ: 01/10/2019
KARAR TARİHİ: 15/03/2022
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILMA TARİHİ: ...
Mahkememizde görülmekte olan menfi tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
DAVA :Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilerinin 12/05/2006 tarihinde ....Ltd.Şti'de Akaryakıt Satış Görevlisi olarak işe başladığını, müvekkiline işe girerken imzalatılan evraklar arasında bir de kendisine para emanet edildiği gerekçesiyle sözleşmenin teminatı olarak boş bir senet imzalattırıldığını, müvekkilininin iş akdinin tazminatsız olarak fesih edildiğini, ilgili senedin Adana 8. İcra Müdürlüğünün 2019/... Esas sayılı takibe konu edildiğini, bu nedenlerle ilgili senet bakımından borçlarının olmadığını tespiti ile davalıların 5.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesini talep etmiştir.
CEVAP : davalı tarafça cevap dilekçesi sunulmamıştır.
YARGILAMA USULÜ :
Öncelikle 15.03.2018 tarihinde 7101 sayılı yasa ile ve son olarak 22/07/2020 tarihli ve 7251 sayılı Kanunun 58 inci maddesiyle 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 4’üncü maddesinin ikinci fıkrasında değişiklik yapılarak "Ticari davalarda da deliller ile bunların sunulması 12/01/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümlerine tabidir; miktar veya değeri beş yüz bin Türk lirasını geçmeyen ticari davalarda basit yargılama usulü uygulanır" hükmü getirilmesi sebebiyle, mahkememizde açılan dava için basit yargılama usulü uygulanmıştır.
DELİLLER VE GEREKÇE :
Taraflar arasındaki ihtilaf; Adana 8. İcra Müdürlüğünün 2019/... sayılı takip dosyasına ilişkin davacının davalılara borçlu olmadığı iddiasıyla açmış olduğu menfi tespit ve manevi tazminat davası olduğu anlaşıldı.
Mahkememiz, dava açılışından sonra tensip kararı ile birlikte, gerekli gördüğü bilgi ve evrakları dosya arasına celp edilmesi için ilgili mercilere müzekkereler yazmış, dava dilekçesi ve ekleri davalı tarafa tebliğe çıkarılarak, her iki taraf içinde yargılama usul ve esaslarına dair gerekli ihtaratlar yapılmıştır.
Davalılar ..., ..., ... ve ... hakkında açılan dava öncelikle mahkememizin 2021/655 Esas sayılı dosyasında görülmüştür.Davalılar ..., ... ve ... hakkında açılan dava işçi işveren ilişkisi nedeniyle HMK 167/1 maddesi uyarınca tefrik edilerek görevsizlik kararı verilmiş, davalı ... yönünden ise mahkememiz işbu dosyasında dava karara bağlanmıştır.
Adana 8. İcra Müdürlüğü 2019/... sayılı dosyasının incelenmesinden; ...'ın (davalı), ... (davacı) aleyhine 48.058,90 TL alacağın tahsili talebiyle kambiyo takibinde bulunduğu görülmüştür. Takip konusu bonoda; davacı keşideci, davalı ise lehtar olup, bono bedeli 40.000,00 TL, bono vade tarihi ise 10.06.2018 'dir.
Delil olarak dosyaya celp edilen ; Adana 15. Asliye Ceza Mahkemesinin 2021/... esas 2021/... K. sayılı dosyasının incelenmesinden mahkememizdeki davaya konu olan bono nedeniyle bedelsiz senedi kullanma suçundan ötürü davacı ...'ın müşteki sıfatıyla, davalı ...'nın ise sanık sıfatıyla yargılandığı, davalının işbu suçtan ötürü ispat bulunmadığından beraat ettiği ilgili kararın sanık yönünden 11.03.2021 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 72. maddesi gereğince borçlu icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu olmadığını ispat için menfî tespit davası açabilir. Kural olarak, bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran/iddia eden taraf, o vakıayı ispat etmeye mecburdur (4721 sayılı TMK m. 6).
İspat yüküne ilişkin bu genel kural, menfi tespit davaları için de geçerlidir. Yani, menfi tespit davalarında da, tarafların sıfatları değişik olmakla beraber, ispat yükü bakımından bir değişiklik olmayıp, bu genel kural uygulanır. Bu davalarda da bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran (iddia eden) taraf o vakıayı ispat etmelidir.
Menfi tespit davasında borçlu ya borçlanma iradesinin bulunmadığını ya da borçlanma iradesi bulunmakla birlikte daha sonra ödeme gibi bir nedenle düştüğünü ileri sürebilir. Borçlu borcun varlığını inkar ediyorsa, bu durumlarda ispat yükü davalı durumunda olmasına karşın alacaklıya düşer. Borçlu varlığını kabul ettiği borcun ödeme gibi bir nedenle düştüğünü ileri sürüyorsa, bu durumda doğal olarak ispat yükü kendisine düşecektir.
Menfi tespit davasının düzenlendiği İİK 72/4 fıkrasına göre " Dava alacaklı lehine neticelenirse ihtiyati tedbir kararı kalkar. Buna dair hükmün kesinleşmesi halinde alacaklı ihtiyati tedbir dolayısıyla alacağını geç almış bulunmaktan doğan zararlarını gösterilen teminattan alır. Alacaklının uğradığı zarar aynı davada takdir olunarak karara bağlanır. Bu zarar herhalde (Değişik ibare: 6352 S.K.-02.07.2012/m.15) "yüzde yirmiden" aşağı tayin edilemez.(Değişik fıkra: 09/11/1988 - 3494/6 md.) Dava borçlu lehine hükme bağlanırsa derhal takip durur. İlamın kesinleşmesi üzerine münderecatına göre ve ayrıca hükme hacet kalmadan icra kısmen veya tamamen eski hale iade edilir. Borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşılırsa, talebi üzerine, borçlunun dava sebebi ile uğradığı zararın da alacaklıdan tahsiline karar verilir. Takdir edilecek zarar, haksızlığı anlaşılan takip konusu alacağın (Değişik ibare: 6352 S.K.-02.07.2012/m.15) "yüzde yirmisinden" aşağı olamaz." hükmü bulunmaktadır.
Tüm dosya kapsamı ve ekleri beraber incelendiğinde; davacının açmış olduğu davanın takip konusu bono hakkında bedelsizlik iddiasıyla menfi tespit ve manevi tazminat talebine ilişkin olduğu, davacının yine aynı iddialarına göre bedelsiz senet kullanma suçundan ötürü davalı hakkında yapılan ceza yargılamasında davalının beraat ettiği, ilgili kararın kesinleştiği, suçun işlenmediğine dair Ceza Mahkemelerince verilen beraat kararının Hukuk Mahkemesini bağlayacağı sebebiyle davalı hakkında açılan menfi tespit ve manevi tazminat davasının reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
KARAR :
1-Davalı ... yönünden açılan davanın reddine,
2-Alınması gereken 80,70 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 683,10 TL harcın mahsubu ile bakiye 602,40 TL'nin karar kesinleşmesi ve istek halinde davacıya iadesine,
3-Davacı tarafından davalı ... yönünden hüküm kaldırma öncesi ve sonrası harcaması yapılan 4 tebligat gideri 76,00 TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
4-HMK'nun 297/ç bendi uyarınca artan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,
Dair, davacı vekili ile bir kısım davalılar vekilinin yüzüne karşı kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde Adana Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır
¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır