T.C. ADANA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
"TÜRK MİLLETİ ADINA"
T.C.
ADANA
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO: 2021/763 Esas
KARAR NO: 2022/284
HAKİM: ... ...
KATİP: ... ...
DAVACI: ... - ... -...
VEKİLİ: Av. ... - ...
DAVALI: ... - ... - ...
VEKİLİ: Av. ... - ...
DAVA: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 12/10/2021
KARAR TARİHİ: 22/03/2022
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ... adına dava dışı ... tarafından Kozan Noterliğinin 14.08.2000 tarihli ve 0... yev. numaralı vekaletnamesine istinaden 30.08.2013 vadeli ve 70.000 TL bedelli bono düzenlendiğini, bahsi geçen bononun lehtarı davalı ... tarafından müvekkili ... aleyhine Kozan İcra Müdürlüğünün 2013/... Esas numaralı icra takip dosyası ile kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile icra takibine geçildiğini, derdest takip sırasında müvekkilinin Adana İli ... İlçesi ... Mah ... Ada ... Parsel'deki taşınmazı üzerinde haciz işlemi yapıldığını, davalı takip alacaklısı tarafından kıymet takdiri işlemlerine başlanıldığını, müvekkili aleyhine yapılacak icra takip işlemlerinin tedbiren teminatsız olarak durdurulmasını, mahkeme aksi kanaatte ise bahsi geçen hacizli taşınmaz üzerine davalıdır şerhi konulmasını talep ettiğini, davalı taraf aleyhine İİK m.72/5 hükmünde düzenlenen tazminata % 20'den az olmamak üzere hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesi talep ve dava etmiştir.
CEVAP : Davalı tarafa dava dilekçesi ve tensip zaptı ekli duruşma gün ve saatini bildirir davetiye usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş olup davalı cevap dilekçesi sunmamış, davayı takip de etmemiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE :
Dava; menfi tespit talebine ilişkin olup, davacı hakkında Kozan İcra Müdürlüğünün 2013/... Esas sayılı takip dosyası nedeniyle takip yapıldığı, takibe konu senetten dolayı davacının davalıya 71.624,38 TL borcunun bulunmadığının tespitinin talep edildiği anlaşılmıştır.
Davaya konu Kozan İcra Müdürlüğünün 2013/... Esas sayılı takip dosyası UYAP sistemi üzerinden dosyamız arasına alınmıştır.
Kozan İcra Müdürlüğünün 2013/... Esas sayılı takip dosyasının yapılan incelemesinde, davalı ... tarafından davacı ... aleyhine 15/11/2013 tarihli, 70.000,00 TL bono ve 1.624,38 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 71.624,38 TL'lik kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takip başlatılmış olduğu, takip dayanağının 70.000,00 TL miktarlı, 20/04/2013 tanzim tarihli, 30/08/2013 vade tarihli senet olduğu anlaşılmıştır.
Yargılama sırasında bilirkişi incelemesi yaptırılmış, bilirkişi tarafından dosyaya ibraz edilen 14/01/2022 tarihli raporda; davacı ticari defter kayıt ve belgeleri hakkında; davacı vekili tarafından 16/12/2011 tarihli ara karara istinaden mahkemeye verilen beyanda; müvekkilinin 28/02/2009 tarihinde mükellefiyetini terk ettiğini, müvekkilinin herhangi bir ticari yahut esnaf faaliyetinin olmadığını, dava konusu senedin 20/04/2013 tarihinde düzenlendiğini vadesinin de 30/08/2013 tarihi olduğunu, taraflar arasında kambiyo senedi düzenlenmesini gerektirecek herhangi bir hukuki işlem ve kanundan doğan borç ilişkisinin bulunmadığını beyan etmiş olduğunu, davalı ticari defter kayıt ve belgeleri hakkında ise; davalının ticari defter kayıt ve belge ibraz etmemiş olduğunu, dava dosyası içerisindeki mevcut bilgi ve belgelere göre alacağın var olup olmadığının tespitinin yapılamadığını belirtmiştir.
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 72. maddesi gereğince borçlu icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu olmadığını ispat için menfî tespit davası açabilir. Kural olarak, bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran/iddia eden taraf, o vakıayı ispat etmeye mecburdur. İspat yüküne ilişkin bu genel kural, menfi tespit davaları için de geçerlidir. Nitekim Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2020/5671 Esas, 2021/3553 Karar sayılı ilamında; "...Menfi tespit davasında ispat yükünün kural olarak alacaklı tarafta olduğu ancak bu kuralın uygulanabilmesi için borçlunun hukuki ilişkiyi inkar etmesinin ve borcun hiç doğmadığını ileri sürmesinin gerektiği, menfi tespit davasını açan borçlunun, kendisinden talep edilen alacağın ve bunun dayandığı hukuki ilişkinin hiç doğmadığını iddia etmeyip başka bir nedenle aradaki hukuki ilişkinin geçersiz olduğunu ya da sona erdiğini ileri sürmesi halinde ise ispat yükünün yer değiştirip borçluya ait olacağı.." belirtilmiştir.
Türk Borçlar Kanunu'nun 504/3 maddesinde; (madde 388/son) "Vekil, özel olarak yetkili kılınmadıkça dava açamaz, sulh olamaz, hakeme başvuramaz, iflas, iflasın ertelenmesi ve konkordato talep edemez, kambiyo taahhüdünde bulunamaz, bağışlama yapamaz, kefil olamaz, taşınmazı devredemez ve bir hak ile sınırlandıramaz." düzenlemesi mevcuttur. Görüldüğü üzere, vekil özel bir yetkiye sahip olmadıkça dava açamayacağı gibi, kambiyo taahhüdünde de bulunamaz. Vekilin kambiyo taahhüdünde bulunabilmesi için vekaletnamede açıkça “Kambiyo taahhüdünde bulunmak üzere” yetkilendirilmiş olması gerekir. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 2014/12-1091 Esas, 2016/847 Karar sayılı ilamı)
Kozan 1.Noterliği'nin 14/08/2000 tarih ve ... yevmiye numaralı vekaletname evrakı celp edilerek incelenmiş, vekâletnamede çek imzalama yetkisi bulunduğu halde bono tanzimi hususunda bir yetkinin olmadığı görülmüştür. Bu durumda ve yerleşik Yargıtay uygulamasına göre, vekilin bono düzenleyebilmesi için, kendisine verilen vekâletnamede bu konuda açıkça yetki verilmesi zorunludur. (Yargıtay 19.Hukuk Dairesi'nin 2016/2828 Esas, 2017/3396 Karar sayılı ilamı)
Tüm delillerin birlikte değerlendirilmesi sonucu; dava dışı ...'na davacı tarafından verilen Kozan 1.Noterliği'nin 14/08/2000 tarih ve ... yevmiye numaralı vekaletnamesinde bono tanzimi hususunda vekile ayrıca yetki verilmemiş olduğu, buna göre dava dışı vekil tarafından davalının lehtar olarak gösterilmesi suretiyle tanzim edilen bonodan dolayı davacının sorumluluğunun bulunamayacağı kanaatine varılmakla davacının davasında haklı olduğu kabul edilmiş, davacının davalıya Kozan İcra Müdürlüğünün 2013/... esas sayılı takip dosyasında mevcut bonodan dolayı 71.624,38 TL'lik takip nedeniyle borçlu olmadığının tespitine, takip konusu 20/04/2013 tanzim tarihli, 30/08/2013 vade tarihli ve 70.000,00 TL bedelli bononun davacı yönünden geçersiz olduğunun tespitine karar vermek gerekmiştir.
Öte yandan, davacı tarafça alacağın % 20'sinden az olmamak kaydıyla davalının kötü niyet tazminatına mahkum edilmesi talep edilmiştir. Menfi tespit davası açmak zorunda bırakılan borçlunun tazminat talep edebilmesi için gerekli koşullar; bu yönde bir talep olması, borçluya karşı icra takibi yapılmış bulunması ile takibin haksız ve kötü niyetli olmasıdır. Başka bir ifadeyle; İcra İflas Kanunu'nun 72/5. maddesi hükmüne göre, menfi tespit davasının davacı (borçlu) lehine sonuçlanması üzerine, alacak likit olsun veya olmasın, böyle bir alacağa dayalı takibin, haksız ve kötü niyetli olması halinde, istem varsa, davacı (borçlu) lehine kötü niyet tazminatına hükmedilmesi gereklidir. Takibin haksız olması tek başına yetmemekte, ayrıca kötü niyetli olması da gerekmekte olup ispat yükü takibin kötü niyetli olduğunu iddia eden davacı (borçlu)’nun üzerindedir. (Yargıtay 3.Hukuk Dairesi'nin 2021/4543 Esas, 2021/7504 Karar, Hukuk Genel Kurulunun 17/03/2010 tarihli ve 2010/19-123 E. 2010/154 K., 07/12/2011 tarihli ve 2011/13-576 E. 2011/747 K. ve 20/03/2013 tarihli ve 2012/19-778 E. 2013/250 K.) Dosya kapsamından, davalının kötüniyetli olduğu davacı tarafça ispat edilemediğinden davacının tazminat talebinin reddine, karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Açılan davanın KABULÜ İle;
Davacının davalıya Kozan İcra Müdürlüğünün 2013/... esas sayılı takip dosyasında mevcut bonodan dolayı 71.624,38 TL'lik takip nedeniyle BORÇLU OLMADIĞININ TESPİTİNE,
Takip konusu 20/04/2013 tanzim tarihli, 30/08/2013 vade tarihli ve 70.000,00 TL bedelli bononun davacı yönünden geçersiz olduğunun tespitine,
Şartları oluşmadığından davacının, davalının kötüniyet tazminatına mahkum edilmesi talebinin reddine,
2-Alınması gereken 4.892,66 TL karar harcından, peşin alınan 1.223,17 TL harcın mahsubu ile, bakiye 3.669,49 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,
3-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan AAÜT uyarınca hesap olunan 10.111,17 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
4-Davacı tarafından yapılan 1.223,17 TL peşin harcın tamamının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
5-Davacı tarafından yapılan 600,00 TL bilirkişi ücreti, 41,00 TL tebligat ve 16,90 TL müzekkere gideri, 410,20 TL noterlik ücreti olmak üzere toplam 1.068,10 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
6-Hüküm kesinleştiğinde kullanılmayan gider avansının ilgilisine iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı/vekilinin yokluğunda, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize yada mahkememize verilmek üzere bir başka yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek dilekçe ile Adana Bölge Adliye Mahkemesine İSTİNAF yolu açık olmak üzere karar verildi. 22/03/2022
Katip ...
e-imza
Hakim ...
e-imza
Not: 5070 sayılı yasa hükümleri uyarınca e-imza ile imzalanmıştır.