T.C. ADANA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2021/940 Esas - 2022/87
T.C.
ADANA
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
G E R E K Ç E L İ K A R A R
ESAS NO: 2021/940 Esas
KARAR NO: 2022/87
HAKİM: ...
KATİP: ...
DAVACI: ... ANONİM ŞİRKETİ - ...
VEKİLİ: ... - ...
DAVALI: ... LİMİTED ŞİRKETİ - ...
VEKİLİ: ... - ...
DAVA: İtirazın İptali (Trafik Kazası Nedeni İle Sigortacının Sigortalısına Rücuunden Kaynaklanan )
DAVA TARİHİ: 01/12/2021
KARAR TARİHİ: 03/02/2022
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILMA TARİHİ: ...
Mahkememizde görülmekte olan itirazın iptali davasının yapılan incelemesinde;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde ;"...Alacaklı şirkete ... nolu ZMM sigorta poliçesiyle sigortalı ... adına kayıtlı ... plakalı araç ... sevk ve idaresindeyken 18.08.2018 tarihinde ...'a çarpmıştır. Olay sonrası ... plakalı araç olay yerini terk etmiştir. İki taraflı maddi ve yaralamalı trafik kazasına sebebiyet vermiştir. Kaza sonucunda ... yaralanmıştır . Kazanın oluşu şöyledir; ... Mahallesi ... Caddesi ... önünde firari sürü sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ... plakalı motosiklete çarpıp kaçmıştır. Olayda motosiklette bulunan yolcu ... yaralanmıştır. Olay sonrası ceza dosyasında yapılan incelemelerde araç sürücüsü tespit edilmiş ve alkollü olduğu kesinleşmiştir. ... plakalı araç ... adına kayıtlı olduğundan Trafik Kanununa göre ARAÇ İŞLETEN sıfatına haizdir.Yukarıda izah ettiğimiz hususlara binaen ; Zorunlu Mali mesuliyet Trafik Sigortası genel şartlarının B4 maddesi 'a' fıkrası gereğince tazminat miktarı işletene rücu edilebilir. ... bu kazanın oluşumdan ve bu kaza sonucunda ...'da meydana gelen bedeni hasardan sorumludur. Sigorta Genel Şartlarına göre bazı hallerde ödeme yapan sigorta şirketi ödediği miktar kadarını sigortacıya rücu etme hakkına sahip olmaktadır. Bu sebeplerden biri de B.4.F çerçevesinde OLAY YERİ TERK'dir. Kaza sonrasında ... plakalı araç sürücüsü olay yerini terk ettiğinden müvekkilimizin sigortalıya rücu hakkı doğmaktadır..." şeklinde dava dilekçesi sunmuştur.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; "...Tazminat talebine konu trafik kazası 18.08.2018 tarihinde gerçekleşmiştir. Bu nedenle talep zamanaşımına uğramıştır. Davanın zamanaşımı nedeniyle reddi gerekir. Davacının %20 inkar tazminatı mesnetsizidir. Alacak belirli olmayıp yargılamayı gerektirir. İnkar tazminatı talebinin reddi gereklidir. Dava konusu olayda davacının rücu şartları oluşmamıştır. Zira kazaya karışan dava dışı ... olay yerini terk etmiş değildir. Kaza yerine ambulansı arayarak haber veren kişi kendisidir. Olaydan sonra kaza yerindeki bir işyerine gitmiş orada beklemiştir. Dava dilekçesinde iddia edilen ...'ün alkollü olduğuna yönelik iddia gerçek dışıdır. Bunu doğrulayan hiçbir tıbbi rapor mevcut değildir. Davacı sigorta şirketince dava dışı kişilere sigorta kapsamında yapılan ödeme yersizdir. Zira kazanın oluşumunda, müvekkil şirkete ait aracı kullanan ... kusurlu değildir. Kaza nedeniyle ... hakkında açılan ceza dosyası ile kazada yaralanan şahısların açmış oldukları tazminat davaları halen derdesttir. Kazada yaralanan kişilerin tam kusurlu oldukları yönünde düzenlenen bilirkişi raporları bu dosyalarda mevcuttur. .." şekilde cevap dilekçesi sunmuştur.
KABUL VE GEREKÇE:
Mahkememizin 02/12/2021 tarihli tensip tutanağının 17 nolu ara kararında, 19/12/2018 tarih ve 30630 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak 01/01/2019 tarihinde yürürlüğe giren 7155 Sayılı Kanunun 20.maddesi ile eklenen 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 5/A maddesine göre, Türk Ticaret Kanununun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olduğundan, davacı tarafa, 7155 Sayılı Kanunun 23.maddesi ile eklenen 6325 Sayılı Kanunun 18/A maddesinin 2.fıkrası uyarınca, davacı ve davalı taraflar arasındaki arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini mahkememize sunması için BİR HAFTALIK KESİN SÜRE verilmesine, belirtilen tutanağın verilen kesin süre içinde sunulmaması halinde DAVANIN DAVA ŞARTI YOKLUĞUNDAN USULDEN REDDEDİLECEĞİNİN İHTARINA, ihtaratın davacı tarafa davetiye tebliği suretiyle yapılmasına, karar verildiği ve ihtaratlı tensip zaptının davacı vekiline 11/12/2021 tarihinde tebliğ edildiği görülmüştür.
Dava, itirazın iptali davasıdır.
Dava şartları, 6100 sayılı HMK.nun 115/1 maddesinde dava şartlarının mevcut olup olmadığı hususunun yargılamanın her aşamasında mahkemece kendiğilinden araştırılması gerektiği belirtilmiş, anılan kanunun 114.maddesinin 1.fıkrasında dava şartları sayılmış, aynı yasa maddesinin 2.fıkrasında ise diğer kanunlarda yer alan dava şartlarına ilişkin hükümlerin saklı olduğu belirtilmiştir.
Davacı vekili 03/02/2022 tarihli duruşmasında "... eksiklikleri giderilmek üzere ve arabulucu son tutanak aslının sunmak üzere süre talep ederiz..." şeklinde beyanda bulunduğu anlaşılmıştır.
Yasal düzenlemeden dava şartlarının, bir davada bulunması gereken olumlu dava şartları ile bulunmaması gereken olumsuz dava şartları olarak ayrıldığı anlaşılmaktadır.
Tüm dosya kapsamının davacı vekilinin dava dilekçesi ve duruşmadaki beyanı ile yukarıda anılan yasal düzenlemelerin birlikte değerlendirilmesi sonucunda dava tarihi olan 01/12/2021 tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 5/A maddesine göre, itirazın iptali davası açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması gerektiği, yasal düzenleme dikkate alındığında söz konusu dava şartının noksanlığı sonradan giderilebilecek nitelikte olmadığı, davacı tarafça arabuluculuk kurumuna başvurulmaksızın doğrudan doğruya mahkememizde eldeki itirazın iptali davasının açıldığı, bu itibarla eldeki davada dava şartının gerçekleşmediği anlaşılmakla 6100 sayılı HMK'nın 115/1. ve 114/2.maddeleri ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 5/A maddesi hükümleri gözetilerek 6100 sayılı HMK'nın 115/2.maddesi gereğince dava şartı noksanlığından usulden reddine karar vermek gerekmiş olup aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;
1-Davanın ticari uyuşmazlıklarda zorunlu arabuluculuk başvurusuna dair arabuluculuk son tutanağının aslının veya arabulucu tarafından onaylanmış suretinin dava dilekçesi ile birlikte sunulmadığı gibi tensip zaptı ile verilen 7 günlük yasal kesin süre içerisinde de sunulmadığı anlaşıldığından DAVA ŞARTI YOKLUĞUNDAN USULDEN REDDİNE,
2-Alınması gereken 80,70 TL maktu karar ve ilam harcından peşin alınan 115,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 35,15 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
3-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT'nin 7/2 maddesi uyarınca hesap olunan 1.500 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,
4-Yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Harcanmayan avansın karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren 2 HAFTA içerisinde mahkememize yada mahkememize verilmek üzere bir başka yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek dilekçe ile Adana Bölge Adliye Mahkemesine İSTİNAF yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça ve usulen okunup anlatıldı.03/02/2022
Katip ...Hakim ...
¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır
¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır