T.C. ADANA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2019/ Esas - 2022/
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
ADANA
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO: 2019
KARAR NO: 2022/
HAKİM:
KATİP:
DAVACI:
DAVALI:
VEKİLİ: Av.
DAVA: Tazminat
DAVA TARİHİ: 28/11/2019
KARAR TARİHİ: 20/04/2022
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILMA TARİHİ:
Mahkememizde görülmekte olan ölüm ve cismani zarar sebebiyle açılan tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
DAVA :Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ...tarihinde çift taraflı kaza meydana geldiğini, bisiklet sürücüsü müvekkili ...'nın yaralandığını, kazanın meydana gelmesinde meydana gelmesinde ...plakalı aracın sürücüsü İlyas Ortakçı'nın kusurlu olduğunun tespit edildiğini, kaza nedeniyle oluşan sürekli iş gücü kaybı oranın, geçici iş göremezlik oranının ve geçici iş göremezlik süresi boyunca bakıma muhtaç olup olmadığı hususlarının çocuklar için özel gereksinim değerlendirmesi hakkında yönetmelik çerçevesinde tespit edilmesini, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100,00 TL olmak üzere zararın kapsamı belli olduktan sonra miktarı açıklanacak maddi tazminatın ... A.Ş.'den sigorta limitini aşmamak üzere, temerrüt tarihinden işletilecek ticari faizi, yargılama giderleri ve avukatlık ücretiyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP : Davalı tarafça cevap dilekçesinde özetle ; davacı yanın maluliyet oranını gösteren heyet raporu müvekkilinin sigorta şirketine yapılan başvuruda mevcut olmadığını, davacının başvurusunun usulüne uygun olmayacağından davanın dava şartı yokluğundan reddini, davacı yanın 100,00 TL üzerinden fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak açtığı davacı geçici işgöremezlik tazminat talebinin bulunmadığını, HMK 26 maddeye aykırı olarak taleplerinin genişletilmesine muvafakatlarının bulunmadığını, dava konusu olayda meydana gelen kazada trafik kaza tespit tutanağında müvekkil şirkete sigortalı araca kazanın meydana gelmesinde kusur verilmiş ise de düzenlenen trafik kaza tespit tutanağının gerçeği yansıtmadığını, dava konusu olaya bağlı olarak açılan Bolu 1. Asliye Ceza Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyada olayın oluş şekline uygun olarak sigortalı aracın kazanın meydana gelmesindeki kusurunun Ankara Adli Tıp ya da Karayolları Fen Heyetinden alınmasını, davacının kaza esnasında motorsiklet dizliklerinin takılı olmaması nedeniyle efor kaybının artmasında müterafik kusuru olduğunu, davacının dava açmadan önceki başvurusu usulüne uygun olmadığını, poliçe şartnamasında belirtilen evraklarla başvuru yapılmadığından müvekkil şirketin temerrüdünden bahsedilemeyeceğinden davacının usulüne uygun olmayan başvurusundan sonraki 8 iş günü temerrüt tarihi olmayacağını, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
YARGILAMA USULÜ :
... tarihinde 7101 sayılı yasa ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 4’üncü maddesinin ikinci fıkrasında değişiklik yapılarak, "Ticari davalarda da deliller ile bunların sunulması 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümlerine tabidir; miktar veya değeri yüz bin Türk lirasını geçmeyen ticari davalarda basit yargılama usulü uygulanır" hükmü getirilmiştir .Kanun hükmünce her ne kadar 100.000 TL altındaki ticari davaların basit yargılama hükümlerine göre yürütüleceği kuralı getirilmiş ise de işbu sınır miktarının yargılama aşamasında geçebilecek nitelikte olması, dava bedeli yönünden geleceği tartışmalı bulunan bir davada daha kısıtlı iddia ve savunma yapmasına olanak kılan basit yargılama yöntemini uygulamanın, “hukuki dinlenilme hakkının” ve “eşit yargılanma hakkının” ihlali niteliğinde görülmesi sebebiyle dava her ne kadar yazılı yargılama usulüne göre başlatılmış olsa da; 22/07/2020 tarihli ve 7251 sayılı Kanunun 58 inci maddesiyle 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 4’üncü maddesinin ikinci fıkrasında değişiklik yapılarak "Ticari davalarda da deliller ile bunların sunulması 12/01/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümlerine tabidir; miktar veya değeri beş yüz bin Türk lirasını geçmeyen ticari davalarda basit yargılama usulü uygulanır" hükmü getirilmesi sebebiyle, dava miktarının poliçe üst limiti gereğince 500.000,00 TL'yi aşmayacağına kanaat getirilerek mahkememizde açılan dava basit yargılama usulüne göre karara çıkartılmıştır.
DELİLLER VE GEREKÇE :
Taraflar arasındaki ihtilafın; trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir. İhtilaf kazada kusurun kimde olduğu, oranının ne olduğu, meydana gelen zarar, cismani zararın kapsamı, maluliyet oranı, iş göremezlik durumu, iş göremezliğin geçici ve/veya kalıcı olup olmadığı ve oranı, tazminat gerekip gerekmediği, gerekiyorsa miktarı noktalarında toplandığı anlaşılmıştır.
Mahkememiz, dava açılışından sonra tensip kararı ile birlikte, gerekli gördüğü bilgi ve evrakları dosya arasına celp edilmesi için ilgili mercilere müzekkereler yazmış, dava dilekçesi ve ekleri davalı tarafa tebliğe çıkarılarak, her iki taraf içinde yargılama usul ve esaslarına dair gerekli ihtaratlar yapılmıştır.
Kazaya karışan aracın tescil kayıtları, sigorta poliçesi ve hasar dosyası, kaza nedeniyle başlatılan soruşturmaya ilişkin dosya getirtilmiştir.
29/03/2017 tarihinde davacı sürücü ... idaresindeki bisiklet ile sigortalı araç sürücüsü ... idaresindeki ... plakalı aracın çarpıştığı, davacının bu kaza nedeniyle yaralandığı, anlaşılmaktadır.
Sigortalı araç sürücüsü hakkında taksirle yaralama suçundan ötürü bolu Cumhuriyet Başsavcılığı ... E. ... iddianame numarasıyla Bolu 1. Asliye Ceza Mahkemesinde ceza kovuşturması başlatılmıştır.
Mahkememizce bilirkişi olarak tayin edilen...15.09.2020 tarihli kusur raporunda özetle; ilk geçiş hakkı kuralını ihlal eden bisiklet sürücüsü ...’nın %70 oranında asli kusurlu olduğunu, kavşağa girerken hızını azaltmayan ... plakalı otomobil sürücüsü İlyas Ortakçı’nın %30 oranında tali kusurlu olduğunu rapor etmiştir.
Taraf vekilleri kusur raporuna itiraz etmişler; mevcut rapor hükme ve denetime elverişli görüldüğünden itirazları reddedilmiştir.
Kusur raporunun alınmasından sonra dosya maluliyet incelemesi için ATK'ya gönderilmiştir. ATK'dan ek ve kök raporlar alınmış, en son olarak hükme esas alınan İstanbul ATK 2. İhtisas Dairesinin 16.02.2022 tarihli raporuna göre; davacının özürlülük ölçütü maluliyetine göre % 0 kalıcı iş görememezliğinin bulunduğunu, çalışma gücü ve meslekte kazanma gücü kaybı oranı tespit yönetmeliğine göre ise de 29.01.2021 tarihli raporda belirtildiği üzere maluliyet tayinine mahal olmadığı, 2 hafta geçici iş göremezliğinin bulunduğunu, yüzde bulunan yaranın sabit iz niteliğinde olduğu rapor edilmiştir.
Taraf vekilleri malıliyet raporuna itiraz etmişler; mevcut rapor hükme ve denetime elverişli görüldüğünden itirazları reddedilmiştir.
Kaza tarihinde yürürlükte bulunan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49.maddesinin 1.fıkrasına göre, kusurlu ve hukuka aykırı bir fiil ile başkasına zarar veren bu zararı gidermekle yükümlü olduğu, anılan kanunun 51.maddesinin 1.fıkrasında, hakimin, tazminatın kapsamını ve ödeme biçimini, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirleyeceği, 54.maddesinde ise, bedensel zararların özellikle tedavi giderleri, kazanç kaybı, çalışma gücünün azalmasından yada yitirilmesinden doğan kayıplar ile ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar olduğu hükmüne yer verilmiştir.
Trafik kazalarında hukuki sorumluluk ve sigorta konusu 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85. ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olup sözü geçen kanunun 85.maddesinin 1.fıkrasında bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut birşeyin zarara uğramasına sebep olursa motorlu aracın bir teşebbüsünün ünvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen bilet ile işletilmesi halinde motorlu aracın işleteninin ve bağlı bulunduğu teşebbüsün sahibinin doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olacağı, aynı maddenin 5.fıkrasında işleten ve araç işleticisi teşebbüs sahibinin, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumlu olduğu, 91.maddesinin 1.fıkrasında işletenlerin, bu kanunun 85.maddesinin 1.fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmalarının zorunlu olduğu öngörülmüştür.
Kanunun bahsi geçen düzenlemesinden, zorunlu mali sorumluluk sigortacısının sorumluluğu, poliçe teminat limiti ile sınırlı olmak üzere trafik kazasına karışan aracın işleteni olan sigortalısına bu kaza sebebiyle isabet eden kusuru ve maluliyeti oranında olduğu anlaşılmaktadır.
Yukarıda açıklanan tüm bu nedenlerle; davalı sigortacı tarafından zorunlu mali mesuliyet sigortası yapılan aracın neden olduğu kazadan davacının yaralanmasından ötürü maluliyeti bulunmamasından ötürü davalı sigorta şirketinin 2918 sayılı KTK' nun 85 ve 91. Maddeleri gereğince maddi sorumluluğunun bulunmadığına kanaat getirilerek davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
KARAR :
1-Davanın REDDİNE,
2-Alınması gereken 80,70 TL karar ve ilam harcının peşin alınan 44,40 TL'den mahsubu ile bakiye 36,30 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
3-Arabuluculuk asgari ücret tarifesi kapsamında taraf sayısına göre hesaplanan 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin karar kesinleştiğinde davacıdan alınarak hazineye gelir kaydı amacı ile tahsil müzekkeresi düzenlenmesine,
4-Davacı tarafça yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan A.A.Ü.T. uyarınca hesap olunan 100,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-HMK'nun 297/ç bendi uyarınca artan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinden mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine verilecek dilekçe ile ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ nezdinde İSTİNAF YOLU açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır
¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır