(5237 S. K. m. 29, 35, 53, 62, 81, 82, 86, 87)
DAVA : Adana 5. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 04/10/2018 tarihli 2016/170 esas ve 2018/328 karar sayılı sanık K. Ö.'in katılan K. E. 'e yönelik tasarlamaya öldürmeye teşebbüs suçundan cezalandırılmasına ilişkin hükme karşı Cumhuriyet savcısı ve sanık müdafi tarafından istinaf yoluna başvurulmakla, dosyanın dairemizin 2018/4463 Esas sırasına kaydı yapılarak, yapılıp bitirilen açık yargılama sonunda:
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
KARAR: İDDİA:
Adana Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 06/04/2016 tarihli, 2016/8697 esas sayılı iddianamesi ile sanığın tasarlayarak öldürmeye teşebbüs suçunu işlediği iddiası eylemine uyan TCK'nın 81/1, 35, 53/1 maddeleri uyarınca cezalandırılması istemi ile Adana 5. Ağır Ceza Mahkemesi'ne kamu davası açılmıştır.
SAVUNMA:
Sanık K. Ö. ilk derece mahkemesinde alınan savunmasında: "Üzerime atılı suçlamayı kesinlikle kabul etmem, ben müşteki K. E. 'i tanımam, kendisini de bıçaklayan ben değilim, olaydan yaklaşık 5 yıl kadar öncesinde kardeşim olan M. Ö. K. E. tarafından bıçaklanarak yaralanmıştı, bundan dolayı yargılandığını biliyorum, ancak hangi mahkemede yargılandığını, davanın ne şekilde sonuçlandığı konusunda bilgi sahibi değilim, gerek önceki olay, gerekse yargılandığım olay nedeni ile ben K. E. 'i görmedim, aramda herhangi bir husumet de yoktur. K. E. 'in neden beni suçladığını, benim ismimi verdiğini bilmem, M. ve R. G. de benim arkadaşlarımdır, R. ve M. zaten olay tarihinde Antalya'da yaşıyorlardı. Suçsuzum, beraatimi talep ederim" şeklinde savunma yapmıştır.
SÖZLÜ DELİLLER:
Katılan K. E. ilk derece mahkemesinde alınan beyanında; "Sanıktan şikayetçiyim, davaya katılmak istiyorum, vekil talebim yoktur. Olaydan yaklaşık 5 yıl kadar önce sanık K. Ö.'in kardeşi M. Ö. ile aramızda bir yaralama olayı gerçekleşmişti, ben bu yaralama olayı nedeniyle Adana 4. Asliye Ceza Mahkemesinde yargılanıp 9 yıl hapis cezası aldım, bu ilk olay sonrasında Antalya'ya gidip bir süre orada kalmıştım, olaydan yaklaşık 3 gün önce Antalya'dan Adana'ya geldim, babamın biber tezagahında ona yardımcı oluyordum, huzurdaki sanık gündüz saatlerinde yanıma gelip bana biber sormuştu, akşam olunca ben tezagahı bırakıp gittiğim sırada arkamdan K. geldi, "Sen benim kardeşime nasıl vurdun" diyerek bana saldırmaya başladı, yanında K. dışında 3 kişi daha vardı, 4 şahıs da ellerindeki bıçaklarla beni yaralamaya başladılar, ben K.'ı, M. ve R. G.'i gördüm, 4. şahsın yüzünü göremedim, zaten ortam karanlıktı, K. elindeki bıçakla sol kalça tarafıma ve kalbimin yanına doğru vurdu, hatta cep telefonum da bıçak darbesi ile zarar gördü, ben ellerimle bıçak darbelerini önlemeye çalıştım, hatta K.'la da gözgöze geldim, yakındaki bir evden bir kadın" adam öldürüyorlar" diye bağırınca şahıslar beni bırakarak kaçtılar, söyleyeceklerim bunlardan ibarettir" şeklinde beyanda bulunmuştur.
YAZILI DELİLLER:
Adana Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesinin 24/11/2015 tarihli raporuna göre; K. E. ' de meydana gelen yaralanmanın;
-Kişinin yaşamını tehlikeye uğrattığı,
-Basit tıbbi müdahale ile giderilemez nitelikte olduğu olduğu belirtilmiştir.
Adana Emniyet Müdürlüğü Olay Yeri İnceleme Şube Müdürlüğünün 04/11/2015 tarihli uzmanlık raporuna göre; 26/10/2015 tarihinde F. Mah. 73033 Sokak No:19 ile No: 17 önü sokak içerisinde meydana gelen delici kesici aletle yaralama ile ilgili,
1- )Vestel ibareli yırtık gazete parçaları üzerinde 6 adet iz tespit edildiği belirtilmiştir.
Adana Emniyet Müdürlüğü Olay Yeri İnceleme Şube Müdürlüğünün 10/11/2015 tarihli uzmanlık raporuna göre; 26/10/2015 tarihinde F. Mah. 73033 Sokak No:19 ile No: 17 önü sokak içerisinde meydana gelen delici kesici aletle yaralama ile ilgili,
L1- L 2- L3-L4- L5- L6 numaralı izlerin yetersiz olduğu belirtilmiştir.
Adana Adli Kurumu Şube Müdürlüğü'nün 15/06/2016 tarihli raporuna göre; Mağdur K. E. 'de meydana gelen yaralanmanın;
-Yaşamsal tehlike oluşturduğu,
-Basit tıbbi müdahale ile giderilecek ölçüde hafif nitelikte olmadığı belirtilmiştir.
İstanbul Adli Tıp Kurumu Başkanlığı 2. İhtisas Kurulu'nun 25/01/2017 tarihli raporuna göre; Mağdur K. E. 'de meydana gelen yaralanmanın,
1- )26/10/2015 tarihinde sağ meme başında tariflenen ve pnömotoraksa neden olan yaralanmasının;
-Kişinin tehlikeye sokan bir durum olduğu,
-Kişi üzerindeki etkisinin basit tıbbi müdahale ile giderilecek ölçüde hafif nitelikte olmadığı,
2- )Kişinin sol uyluk ve kalçasındaki 6 adet yarasından en az birinin sol isciorectal fossaya uzandığı ve batına nafiz olarak kabul edildiği yaralanmasının;
-Kişinin yaşamını tehlikeye sokan bir durum olduğu,
-Kişi üzerindeki etkisinin basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte olmadığı,
3- )Kişide karaciğer ön yüzde hava dansiteleri izlendiği ancak hangi yaranın sonucu oluştuğunun tespit edilemediği,
-Kişinin yaşamını tehlikeye sokan bir durum olmadığı,
-Kişi üzerindeki etkisinin basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte olmadığı,
4- )Kişideki diğer yumuşak doku lezyonlarına neden olan yaralanmasının;
- Kişinin yaşamını tehlikeye sokan bir durum olmadığı,
-Kişi üzerindeki etkisinin basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte olmadığı,
-Kişide kemik kırığı tarif edilmediği,
-Yüzde sabit iz tayinine mahal olmadığı belirtilmiştir.
Bilirkişi raporu; Katılanın facebook'tan çıkartıp soruşturma aşamasında kolluğa ibraz ettiği fotoğraflar ile sanığın teşhis için çektirilen fotoğrafları üzerinde bilirkişi tarafından yapılan incelemede "Tam uyarlılık derecesinde" sanık K. Ö. olduğunun tespitine dair.
YEREL MAHKEMENİN HÜKMÜ:
Adana 5. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 04/10/2018 tarihli 2016/170 esas ve 2018/328 karar sayılı kararı ile sanığın tasarlayarak öldürmeye teşebbüs suçundan TCK'nın 82/1-a, 35/2, 29/1, 62. maddeleri uygulanmak suretiyle 6 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
İSTİNAF TALEBİNİN YAPILAN İNCELENMESİNDE:
Adana 5. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 04/10/2018 tarihli 2016/170 esas ve 2018/328 karar sayılı karar ile sanık K. Ö.'in mahkumiyetine ilişkin hükmüne karşı sanık müdafi ve Cumhuriyet savcısı tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulması üzerine dairemizde yapılan inceleme sonucunda 23/10/2019 tarihli karar ile suçun sübutunun, suç vasfının ve eylemin sabit olması halinde cezanın bireyselleştirilmesinin heyetçe değerlendirilmesi amacıyla davanın yeniden görülmesine ve duruşma açılmasına karar verilmiştir.
DAİREMİZCE YAPILAN YARGILAMA SIRASINDA:
Sanık Savunmasında: "Ben bu hususta soruşturma aşamasında ve ilk derece mahkemesinde ifade vermiştim, o ifadelerimi tekrar ederim, ekleyecek bir husus yoktur" şeklinde savunma yapmıştır.
Katılan beyanında: "Ben bu hususta ilk derece mahkemesinde beyanda bulunmuştum, o beyanlarımı tekrar ederim, olay günü akşam eve gidiyordum, akşam 19:30-20:00 civarları idi, Seher Kutuk isimli kadının evinin önünden geçerken arkadan bir kişi geliyordu, öbür taraftan da iki ya da üç kişi çıktı, olayın şokunda idim, sadece arkamdan gelen K. Ö.'di, onun yüzünü gördüm, ben bu kişinin K. Ö. olduğunu bilmiyordum, bunu bana telefonda gösterdiler, bana üç dört kişinin fotoğrafını gösterdiler, onların içerisinden K. Ö. isimli kişiyi teşhis ettim, bu K. Ö. dediler" şeklinde beyanda bulunmuştur.
Dairemizce Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu'na yazı yazılarak sanığın suç tarihinde ve halen üzerinde aktif olunan gözüken 0505 010 34 47 numaralı telefon numarası ile, halen aktif olarak gözükmeyen 05....., 05....., 05..... numaralı telefonların suç tarihi olan 26/10/2015 tarihinde atkif olarak kullanılıp kullanılmadığı kullanılıyor ise 26/10/2015 tarihinde 24 saatlik zaman dilimini kapsayacak şekilde, tüm HTS kayıtlarının baz istasyonlarını da gösterir şekilde gönderilmesi istenilmiş, gelen yazı cevabından 05..... numaralı hattın olay tarihi olan 26/10/2015 tarihinde, saat 19:41:49'da ( F. Mahallesi ) .... Caddesi 73059 sokaktan sinyal bilgilerinin tespit edildiği anlaşılmıştır.
C.SAVCISI ESAS HAKKINDAKİ MÜTALAASINDA:
Olay tarihinde müştekinin birkaç kişi tarafından bıçaklandığı, yaralanma neticesinde K. E. isimli müştekide 17 adet bıçak darbesinin tespit edildiği, müştekinin hayati tehlike geçirecek şekilde ve basit tıbbi müdahale ile iyileşmez nitelikte bıçakla yaralandığı, oluşa müştekideki bıçak darbe sayısı ve darbe yerlerine göre kastın ve eylemin öldürmeye teşebbüs olarak değerlendirilmesi gerektiği olaya ilişkin olarak;
Müştekinin olaydan iki gün sonra alınan ilk ifadesinde, üç kişi tarafından bıçaklandığını, şahısları gördüğünü ancak tanımadığını, kimse ile düşmanlığı olmadığını, kimseden şüphelenmediğini ifade ettiği, olaydan bir ay sonra verdiği ek beyanında kendisini bıçaklayan kişilerden birinin K. Ö. olduğu, facebooktan temin ettiği fotoğraflardan bu kişilerden birinin K. olduğunu teşhis ettiği, K.'ın kardeşi M. isimli şahısla 5 yıl önce mahkemelik olduğu ve bu davanın halen sürdüğü, K.'ın kendisinden intikam almak için bu olayı yaptığını belirttiği, müştekinin yargılama aşamasında ise verdiği ifadesinde kendisinin babasının biber tezgahında olay günü biber sattığı, sanığın olay günü gündüz saatlerinde gelip kendisinden biber sorduğu, daha sonra olay sırasında sanığın yanında bulunan 3 kişi ile birlikte gelip kendisine "sen benim kardeşime nasıl vurdun" diyerek bıçakla saldırdığı yönünde beyanlarına itibar edilerek hüküm tesis edilmiş, Bölge Adliye Mahkemesindeki yargılamada da sanığa ait getirilen telefon kayıtlarında birisinin olay mahallinde kullanıldığı belirlenmiştir. Bu durumda sanığın dosya kapsamına göre müştekiyi öldürmeye teşebbüs eylemi sabit olmakla;
Adana 5. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 04/10/2018 tarih 2016/170 esas ve 2018/328 karar sayılı kararına yapılan istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi mütalaa ve talep olunur" şeklinde mütalaada bulunmuştur.
DAİREMİZCE DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Yapılan yargılama, toplanan deliller, sanık savunması, mağdur beyanı, tanık anlatımları, Adana Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesinin 24/11/2015 tarihli raporu, Adana Adli Kurumu Şube Müdürlüğü'nün 15/06/2016 tarihli raporu, İstanbul Adli Tıp Kurumu Başkanlığı 2. İhtisas Kurulu'nun 25/01/2017 tarihli raporu, olay yeri inceleme raporu ve tüm dosya kapsamı uyarınca, katılan K. E. 'in 20/08/2011 tarihinde sanığın kardeşi M. Ö. 'i kasten yaralama eyleminden dolayı, Adana 4. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 31/01/2014 tarih, 2011/625 Esas - 2014/61 Karar sayılı kararı ile TCK'nın 86/1, 86/3-e, 87/2-b. maddeleri gereğince 9 yıl hapis cezasına mahkum olduğu, bu nedenle taraflar arasında husumet bulunduğu, olay günü saat 19:40 sıralarında katılanın ikameti olan F. Mahallesi 73033 sokağa girip bir süre ilerledikten sonra 17 numaralı binanın önünde sokak üzerinde 4 kişinin katılana bıçakla saldırdıkları ve 6 adedi yaşamsal tehlike oluşturacak nitelikte, toplam 17 bıçak darbesi ile yaraladıkları, katılanın 28/10/2015 tarihli hastanede alınan kolluk ifadesinde kendisini yaralayan şahısları tanımadığını, iki şahsı görse tanıyacağını, kimse ile husumetinin olmadığını söylediği, 24/11/2015 tarihli kolluk ek ifadesinde ise, kendisini yaralayan 4 kişiden 3'ünü tanıdığını, diğerini tanımadığını, teşhis de edemeyeceğini, geçen zaman zarfında facebook üzerinden kendisini bıçaklayan şahısları tespit ettiğini ve bu şahıslara ait fotoğrafların çıktısını alarak karakola geldiğini, bu üç şahıstan birinin adının K. Ö. olduğunu, diğerinin M. Güven olduğunu, R. isimli şahsın soyadını bilmediğini, yaklaşık beş yıl önce K. Ö.'in kardeşi M. ile aralarında olay olduğunu, mahkemenin halen devam ettiğini, yaklaşık 6 aydır il dışında olduğunu, 3 ay önce Adana'ya geldiğini, K. isimli şahsın kendisinden intikam almak için bu olayı yaptığını düşündüğünü söylediği, ilk derece mahkemesince katılanın ibraz ettiği dosyada mevcut CD'de kayıtlı sosyal medyadan alınan fotoğraflar ve sanığın teşhis için çektirilen fotoğrafları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırıldığı, 10/06/2016 tarihli bilirkişi raporuna göre, tanı fotoğrafları ile katılanın ibraz ettiği fotoğraflardaki şahsın K. Ö. olduğunun tespit edildiği, ayrıca katılanın yargılama aşamasında da sanığı canlı olarak teşhis ettiği, her ne kadar sanık olayın olduğu tarihte Denizli Mahallesinde bulunan tüpçü olarak faaliyet gösteren iş yerinde olduğunu, iş yerini saat 21:00'de kapattığını savunmuş ise de, sanığın olay tarihinde aktif olan 05..... numaralı telefonun olay tarihi olan 26/10/2015 tarihinde, saat 19:41:49'da ( F. Mahallesi ) .... Caddesi 73059 sokaktan sinyal bilgilerinin tespit edildiği, sanığın ikamet ettiği yerin Mithatpaşa Mahallesi olduğu, sanığın ikametgahı ile iş yeri arasındaki yol güzergahının olay yerinden geçmediği, sanığın olay tarihinde ve saatinde olay yerinde olduğunun tespit edildiği, aradaki husumet, öldürücü vasıftaki bıçak kullanılması, darbelerin sayısı, hedef alınan bölgeler gözetildiğinde sanığın öldürme kastı ile hareket ettiği, bu suretle sanığın katılan K. E. 'e yönelik kasten öldürmeye teşebbüs suçunu işlediği anlaşılmıştır.
İlk derece mahkemesi "olaydan önce kardeşi katılan tarafından bıçakla yaralanan sanığın öldürme kararı verdiği katılanı olay öncesi Antalya ilinden Adana iline gelişi, olay sırasında da iş çıkışında takip ederek önceden temin ettiği bıçakla, yanında kimlik bilgileri tespit edilemeyen kişilerle birlikte hayati bölgelerini hedef alarak, iç organ yaralanmasına ve hayati tehlike geçirmesine sebebiyet verecek şekilde yaraladığı" gerekçesi ile eylemi tasarlayarak öldürmeye teşebbüs olarak kabul etmiş ise de, "Tasarlama" halinin kabulü için, öldürme kararının şarta bağlı olmadan alınması, ruhsal dinginliğe ulaşıldığını kabule elverişli makul bir süre geçmesine karşın eylem kararlılığından dönülmemesi ve belli bir hazırlık yapılarak sebat ve ısrarla bir plan dahilinde öldürme fiilinin gerçekleştirilmesi gerekmekte olup, bu yönde sanığın suçu tasarlayarak işlediğine ilişkin dosyada delil bulunmadığı, sanığın katılanın Antalya'dan Adana'ya gelişini takip ve tespit ettiğine dair somut delil bulunmadığı, sanığın sanığın öldürme kararını aldığı tarihin tespit edilemediği, olaydan bir gün önce sanığın katılana biber sormasının, olayın olduğu gün katılanın takip edildiğini anlamasının tasarlama olarak kabul edilemeyeceği, hazırlık, sebat ve ısrarla plan dahilinde unsurlarının tespit edilemediği, ancak sanığın eylemini katılanın sanığın kardeşini neticesi sebebiyle ağırlaşmış şekilde yaralamasından kaynaklandığı, bu durumun sanık lehine haksız tahrik oluşturduğu, haksız tahrik oranının belirlenmesinde aradan geçen sürenin de dikkate alınması gerektiği kanaatine varılarak, ilk derece mahkemesinin sanığın TCK'nın 82/1-a, 35/2, 29/1. maddeleri gereğince cezalandırılmasına yönelik kararın kaldırılmasına, atılı suçtan sanığın TCK'nın 81/1, 35/2, 29/1, 62/1, 53. maddeleri gereğince cezalandırılmasına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1- )Sanık hakkındaki Adana 5. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 04/10/2018 tarih ve 2016/170 esas, 2018/328 karar sayılı kararı ile verilen mahkumiyet kararının 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Yasasının 280/2. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,
Sanık K. Ö.'in, üzerine yüklenen adam öldürme suçundan sabit olan eylemine uyan 5237 Sayılı TCK'nun 81/1. maddesi gereğince sanığın MÜEBBET HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
Sanığın eylemi teşebbüs aşamasında kaldığından 5237 Sayılı TCK'nın 35/2 maddesi gereğince meydana gelen zararın ve tehlikenin ağırlığı dikkate alınarak taktiren 12 YIL HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
Sanığın eylemini haksız tahrik altında gerçekleştirdiği anlaşıldığından, sanığa verilen cezadan 5237 Sayılı TCK'nın 29/1. maddesi gereğince 1/3 oranında indirim yapılarak 8 YIL HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
Sanığın duruşmada gözlemlenen iyi hali lehine takdiri indirim nedeni kabul edilerek, sanığa verilen cezadan 5237 Sayılı TCK'nın 62/1. maddesi gereğince takdiren 1/6 oranında indirim yapılarak 6 YIL 8 AY HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
Sanık hakkında başkaca yasal ve taktiri indirim ve artırım maddesi uygulanmasına takdiren yer olmadığına,
Anayasa Mahkemesi'nin 08/10/2015 tarih 2014/140 esas, 2015/85 Sayılı iptal kararındaki hususlar gözetilerek sanık hakkında TCK'nın 53/1-2-3 maddelerinin uygulanmasına,
Sanık hakkında Adana 4. Sulh Ceza Hakimliğinin 10/12/2015 tarih, 2015/865 sorgu sayılı kararı ile CMK'nın 109/3-b maddesi gereğince konulan adli kontrol tedbirinin uygulandığı süre gözetilerek kaldırılmasına,
CMK'nın 109/3-a maddesi gereğince konulan adli kontrol tedbirinin hükmün infazına başlandındığında kaldırılmak şartıyla devamına,
Adana C. Başsavcılığı adli emanetinin 2016/5686 sırasında kayıtlı bulunan Kahverengi Timur ayakkabı sol teki, Kahverengi Timur ayakkabı sağ teki, 555 ibareli anahtarın sahibine iadesine,
Adana C. Başsavcılığı adli emanetinin 2016/5686 sırasında kayıtlı bulunan 2 adet şüpheli leke, kan örneğinin saklanmasında yarar görülmediğinden karar kesinleştiğinde imhasına,
İlk Derece Mahkemesindeki yargılama sırasında yapılan 7 tebligat gideri 98,00.-TL, posta gideri 20,50.-TL, 21 adet müzekkere gideri 121,80.-TL, 2 ATK rapor gideri 612,00.-TL, bilirkişi ücreti 150.-TL, istinaf aşamasında yapılan 1 elektronik tebligat gideri 6,00.-TL olmak üzere toplam 1.008,30.-TL yargılama giderinin sanıktan tahsili ile hazineye irat olarak kaydına,
SONUÇ: Sanık, sanık müdafi ve katılan vekilinin yüzüne karşı, katılanın yokluğunda 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Yasasının 286/1 ve 291/1. maddeleri uyarınca, sanık ve katılan ile iddia makamı yönünden tefhimden itibaren 15 gün içinde Dairemize verilecek dilekçe veya tutanağa geçirilmek üzere zabıt kâtibine beyanda bulunmak veyahut bir başka İlk Derece Ceza Mahkemesi veya Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi aracılığıyla dilekçe gönderilmek suretiyle Yargıtay'a TEMYİZ yolu açık olmak üzere, iddia makamında Cumhuriyet Savcısı K. Yalçın ( 38478 ) olduğu halde talebe aykırı olarak, 16.01.2020 tarihinde oybirliği ile verilen karar 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Yasasının 275/2. maddesi gereğince açıkça okunup usulen anlatıldı. (¤¤)