(5271 S. K. m. 325) (5237 S. K. m. 32, 53, 54) (5607 S. K. m. 3, 13) (Adli ve Önleme Aramaları Yönetmeliği m. 8)
DAVA: İlk derece mahkemesince verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun süresi ve kararın niteliği, suç tarihine göre dairemizce yapılan inceleme ve yargılama sonucunda GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
KARAR: İddia: Mersin Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 15/01/2018 Tarih ve 2018/310 Esas sayılı iddianamesi ile sanığın ticari amaçla kaçak sigara taşıdığı iddiasıyla kamu davası açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi'nin Hükmü;
Mersin 1. Asliye Ceza Mahkemesince yapılan yargılama kapsamında; suç tarihinde kolluk görevlilerince sanığın şüphe üzerine durdurulduğu, elindeki poşetlerde ne olduğunun sorulması üzerine kaçak sigara olduğunu beyan ederek kolluk görevlilerine teslim ettiği, yapılan kontrolde 8 farklı markaya ait 394 paket gümrük kaçağı sigara bulunduğunun tespit edilerek sigaraların muhafaza altına alındığı,
Sanığın kollukta verdiği ifade de ele geçirilen sigaraları içmek için satın aldığını, etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanmak istemediğini beyan ettiği,
Mersin Gümrük Müdürlüğü'nün davaya katılma talebinde bulunduğu, talebinin kabul edildiği,
Yapılan keşif üzerine bilirkişi tarafından, ele geçirilen sigaraların gümrük kaçağı olduklarının ve CIF değerinin 355,60.-TL, gümrüklenmiş değerinin 3.555,48.-TL olduğunun bildirildiği,
Sanığın savunmasında "suça konu sigaraları bit pazarından tanımadığım birisinden faturasız ve belgesiz olarak satın aldım, gümrük kaçağı olduğunu bilmiyordum, ucuz bulduğum için içmek için satın aldım, olay tarihinde sigaralarla eve doğru giderken polisler beni durdurdu, polisler bana herhangi bir arama kararı göstermeden elimdeki poşette ne olduğunu sordular bende polislere poşeti gösterdim sigaraları buldular ben sigaraları ticari amaçla almadım, suç işleme kastım yoktur, beraatimi isterim" dediği,
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama neticesinde; suç tarihinde sanıktan ele geçirilen sigaraların her hangi bir arama kararı olmaksızın yapılan arama neticesinde ele geçirilmesi nedeniyle fiile ilişkin tek ve belirleyici değerin hukuka aykırı yöntemlerle ele geçirildiği, bu delil nazara alınmaksızın diğer deliller ışığında sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair mahkumiyetine yeterli kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği gerekçesi ile sanığın beraatine, ele geçirilen eşyaların müsaderesine dair karar verildiği,
Karara karşı katılanın süresinde istinaf başvurusunda bulunduğu anlaşılmıştır.
Dairemizce Yapılan İncelemede;
İstinaf başvurusunun duruşma açılarak incelenmesine karar verilmiş,
Katılan tarafın istinaf dilekçelerini tekrarla sanığın üzerine atılı suçun oluştuğunu, hakkında mahkumiyet kararı verilmesini talep ettiklerini,
Sanığın yakalama kararı üzerine yapmış olduğu savunmasında "ben üzerime atılı suçu kabul etmiyorum, ben yeniden hakkımda beraat kararı verilmesini istiyorum, benden ele geçirilen sigaraları ben ve ailemin içmesi amacıyla almıştım, ben % 50 engelliyim, buna dair engelli raporum vardır, engelli olduğum için çalıştığım yerde sadece evrak getirir götür işlerine bakarım, aldığım maaş bana yetmediği için bu kaçak sigaralardan ucuz buldukça alıp içiyordum, suçsuzum, yeniden beraatime karar verilmesini isterim, engelli olduğuma dair raporlarımın fotokopisi yanımdadır, mahkemeye gönderilmek üzere ibraz ediyorum" dediği,
Sanığın savunması üzerine Mersin Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı'ndan alınan 1208839 Sayılı rapor ile sanığın sınır mental kapasite tanısının olduğunun, işlemiş olduğu iddia edilen suç ile ilgili TCK.nın 32. Maddesi kapsamında değerlendirilemeyeceğinin heyet raporu ile bildirildiği,
Sanık müdafiinin; aşamalardaki savunmalarını tekrarla müvekkili hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğini beyan ettiği,
İddia Makamının, dosyada mevcut bilgi ve belgeler içeriğine göre;Suç tarihinde Mersin İl Emniyet Müdürlüğü'ne bağlı kolluk görevlilerince Yenişehir İlçesi 38. Cadde ile İstemihan Talay Cad. Kesişiminde devriye görevinin ifası sırasında daha önce hakkında 5607 Sayılı Kanuna Muhalefet suçundan işlem yapılmış olan sanığın elinde poşet ile görülmesi üzerine güvenlik güçlerince sanığa poşet içeriği sorulduğunda sanığın içerisinde sigara olduğunu beyan etmesi üzerine sanığın rızasıyla yapılan arama üzerine suç eşyası olan gümrük kaçağı 394 paket kaçak sigara ele geçirildiği, sanığın ticari amaçla sigaraları bulundurduğu, olayın gelişimi sanığın muvafakati, arama işleminin icrai biçimi ve Yüksek Yargıtay İçtihatları birlikte değerlendirildiğinde yapılan aramada usule aykırılık bulunmadığı, böylelikle müsnet suçunda yasal unsurları yönünden oluştuğu anlaşılmakla, ilk derece mahkeme kararının kaldırılarak sanığın eylemine uyan suçtan 5607 Sayılı Kanun'un 3/5-10 maddeleri uyarınca cezalandırılmasına, aynı yasanın 13/1. Maddesi delaletiyle TCK.nın 54/4. Maddesi uyarınca suç eşyalarının müsaderesine karar verilmesi, ayrıca TCK.nın 53. Maddesi uyarınca sanık hakkında hak mahkumiyetine hükmedilmesine karar verilmesi kamu adına talep ve mütalaasında bulunduğu anlaşılmıştır.
Dairemizce Yapılan İnceleme ve Kabulde;
Kovuşturma dosyasında mevcut delillere nazaran, ilk derece mahkemesince yapılan yargılama neticesinde, yargılamaya konu suç ilişkin delilin arama kararı olmaksızın yapılan arama işlemi neticesinde ele geçirildiği, yapılan işlemin hukuka aykırı olduğu, gerekçesiyle beraatine, suça konu eşyanın müsaderesine dair karar verildiği,
Her ne kadar kolluk görevlilerince yapılan işlemin hukuka aykırı arama niteliğinde olduğu kabul edilmiş ise de, suç tarihinde kolluk görevlilerinin, sanığı, dış görünüş itibari ile içerisinde sigara bulunan siyah poşet taşırken görmeleri üzerine şüphelenerek durdurdukları, elindeki poşetlerde ne olduğunu sordukları, sanığın kaçak sigara olduğunu beyan ederek kolluk görevlilerine teslim ettiği, Yargıtay 7. Ceza Dairesi'nin 2017/774 karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere, Adli ve Önleme Aramaları Yönetmeliği'nin karar alınmadan yapılacak aramaya ilişkin 8/1-b maddesinin "Hâkim kararı veya Cumhuriyet savcısının yazılı emri ile veya kolluk tarafından doğrudan yakalanan kişinin, kendisine, başkalarına veya yakalama işlemini yapan kolluk görevlilerine zarar vermesini önlemek amacıyla yapılacak kaba üst aramasında," hükmü nazara alındığında, kolluk görevlileri tarafından yapılan işlemin kaba üst araması niteliğinde olduğu, delillerin hukuka uygun şekilde ele geçirildiğinin kabulü gerektiği, kovuşturma dosyasında mevcut tutanak, sanık savunmaları, bilirkişi raporu ile dosya kapsamından, sanığın suç tarihinde ticari miktar ve mahiyetteki gümrük kaçağı sigaraları nakletmek suretiyle üzerine atılı suçu işlediği hususunda tam bir vicdani kanı oluşmakla;
Sanığın mahkumiyetine ve suça konu eşyanın müsaderesine, CMK.nın 325/1. Maddesi gereğince yargılama giderlerinin sanığa yüklenmesine, AAÜT 14/1. Maddesi gereğince kendisini vekil ile temsil ettiren katılan lehine, sanık aleyhine vekalet ücretine, yasal olanak bulunmadığından sanık hakkında hükmolunan hapis cezasının ertelenmesine ve seçenek tedbirlere çevrilmesine ve açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına dair karar vermek gerektiği anlaşıldığından aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
SONUÇ: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere :
Sanık İ. C. hakkında Mersin 1. Asliye Ceza Mahkemesince kurulan 2018/120 Esas - 2018/453 Karar sayılı 25/04/2018 tarihli kararın kaldırılmasına,
1-) Sanık İ. C.'ın üzerine atılı kaçakçılık suçunu işlediği sabit olduğundan, eylemine uyan 5607 S.Y.nın 6545 S.Y. ile değişik 3/18-son cümle delaletiyle 5607 Sayılı kanunun 3/5. Maddesi gereğince suçun işleniş biçimi, suç sebepleri ve saikleri, sanığın şahsi ve sosyal durumu, meydana gelen zararın ağırlığı, suç konusunun önem ve değeri göz önüne alınarak takdiren 1 yıl hapis ve 5 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına,
2-) Sanığın işlediği kaçakçılık suçunun konusunu oluşturan eşyanın sigara olduğu anlaşıldığından 5607 Sayılı kanunun 3/10 maddesinin 1. cümlesi uyarınca cezasının yarı oranında artırılarak 1 yıl 6 ay hapis ve 7 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına, sanığa verilecek ceza 5607 Sayılı kanunun 3/10. maddesinin son cümlesi uyarınca 3 yıldan az olamayacağından sanığın 5607 Sayılı kanunun 3/10. maddesinin son cümlesi uyarınca 3 yıl hapis ve 7 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına,
3-) Sanığın sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları, cezanın failin geleceği üzerindeki olası etkileri göz önünde bulundurularak TCK.nın 62/1. maddesi gereğince takdiren sanığın cezasında 1/6 oranında indirim yapılarak, sanığın 2 yıl 6 ay hapis ve 5 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına,
4-) Hükmolunan sonuç ceza miktarı nazara alındığında yasal olanak bulunmadığından sanık hakkında 5237 SY.nin 50. ve 51. Maddeleri ile CMK 231. Maddelerinin uygulanmasına yer olmadığına,
5-) TCK.nın 52/2-3 maddesi uyarınca sanığın ekonomik durumu ve diğer şahsi halleri gözönüne alınarak verilen 5 gün karşılığı adli para cezasının her bir günün 20 TL'den hesaplanmak suretiyle sanığın 100,00 tl adli para cezası ile cezalandırılmasına,
6-) Sanığın neticeten 2 YIL 6 AY HAPİS VE 100,00 TL ADLİ PARA CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
7-) Sanığın dosya kapsamından anlaşılan sosyal ve ekonomik durumu ile diğer şahsi özellikleri gözetilerek sanığa verilen 100,00 TL adli para cezasının TAKSİTLENDİRİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
8-) Sanığın kasten işlemiş olduğu suç için hapis cezası ile mahkumiyetinin yasal sonucu olarak sanığın 5237 Sayılı TCK'nın 53/1 maddesinin ( a ), ( b ), ( c ), ( d ) ve ( e ) bentlerinde yazılı haklardan aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca cezanın infazı tamamlanıncaya kadar kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise anılan maddenin 3. fıkrası uyarınca mahkum olduğu hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar YOKSUN BIRAKILMASINA, ancak kararın infazında Anayasa Mahkemesi'nin 08/10/2015 Tarih ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı İPTAL KARARININ GÖZETİLMESİNE,
9-) Yargılama giderleri olarak sarf edilen 272,84.-TL keşif ve bilirkişi, 7 tebligat gideri olan 88,50.-TL olmak üzere toplam 361,34.-TL.nin 5271 Sayılı CMK'nın 325/1. Maddesi uyarınca sanıktan tahsili ile hazineye irad kaydına,
10- Karar kesinleştiğinde kararın bir suretinin 5320 Sayılı CMKnin Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Yasanın 16. maddesi uyarınca soruşturma aşamasında görev yapan Kolluk Birimine gönderilmesine,
13- Katılan kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden ilk Derece Mahkemesi'nin Karar tarihinde yürürlükte bulunan 2018 AAÜT hükümleri gereğince 2.180.-TL maktu vekalet ücretinin sanıktan alınarak katılana verilmesine,
14-Katılan istinaf yargılamasında kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden 2020 AAÜT hükümleri gereğince 3.400.-TL maktu vekalet ücretinin sanıktan alınarak katılana verilmesine,
15- Suça konu gümrük kaçağı sigaraların 5607 Sayılı Kanun'un 13/1 maddesi delaleti ile TCK.nın 54/4 maddesi gereğince MÜSADERESİNE,
Dair; sanığın yokluğunda, sanık müdafiinin ve katılan vekilinin yüzüne karşı, iddia makamında C. Savcısı S. D.'ün huzurunda, yüzüne karşı karar verilenler açısından tefhim, yokluğunda karar verilenler açısından tebliğ tarihinden itibaren onbeş gün içerisinde hükmü veren Dairemize bir dilekçe verilmesi ya da zabıt kâtibine beyanda bulunup tutanak tutturup hâkime onaylatmak veya bir başka ilk derece ceza mahkemesi ya da bölge adliye mahkemesi ceza dairesi aracılığıyla dilekçe gönderilmek, ilgilinin cezaevinde bulunması halinde ceza infaz kurumu ve tutukevi müdürüne beyanda bulunmak veya bu hususta bir dilekçe vermek suretiyle, 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 286/1. maddesi uyarınca TEMYİZ yasa yolu açık olmak üzere, 22.01.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)